GÜNDEM
  • 26-11-2024

    Amerikalı sanatçı Richard McGuire’ın bir oturma odasında yaşananları geçmişten geleceğe uzanan bir zaman yolcuğuna dönüştürdüğü grafik romanı Burada, Ümit Mutlu’nun çevirisiyle Desen Yayınları tarafından yayımlandı.

    The New Yorker dergisinin düzenli çizeri olan McGuire’in Burada’sı ilk kez 1989’da, RAW dergisinin ikinci cildinin birinci sayısında altı sayfalık bir karikatür olarak yayımlandı. Bu çalışma ses getirdi, karikatür ve grafik roman alanında devrim yarattı. 20 dile çevrilen Burada, Oscar ödüllü usta yönetmen Robert Zemeckis tarafından aynı isimle beyazperdeye de uyarlandı.

    Burada; Amerika’nın yerlilerinden kolonyal döneme, tarih öncesi çağlardan 2033 yılına uzanarak aynı mekânın farklı zaman dilimlerindeki hâllerinden ilginç kesitler sunuyor. McGuire’ın kendi ailesinin oturduğu evden yola çıkarak tasarladığı kitap, tek bir odanın köşesinden, o odada -ve mekânda- yüzbinlerce yıl boyunca gerçekleşen olaylara tanıklık ettiriyor. Geçmişin hayaletlerini geleceğin düşleriyle buluştururken bugünün endişelerine kayıtsız kalamayan sanatçı, zaman kavramına felsefi bir perspektiften yaklaşmamızı da sağlıyor.

    0
    0
    1046
  • 25-11-2024

    Elektronik müzik sahnesinin öne çıkan gruplarından Kosheen, 25 yıllık müzik kariyerlerini kutlamak için çıktığı turne kapsamında Black Label Events organizasyonu ile 23 Şubat 2025 akşamı IF Performance Hall İstanbul’da konser verecek.

    Kosheen, 2001 yılında çıkardığı ilk albümü olan ve platin satış başarısı yakalayan Resist’ten “Hide U” şarkısıyla büyük bir hayran kitlesin ulaştı. Grup, ardından gelen “Catch”, “Hungry” ve “All In My Head” gibi hitlerle başarısını pekiştirdi. Kosheen, drum’n’bass’in breakbeat ritimlerini geleneksel şarkı yazımıyla harmanlayarak Birleşik Krallık ve Avrupa müzik listelerinde zirveye yerleşti ve birçok ödül kazandı. Bu benzersiz tarz, şarkıcı ve söz yazarı Sian Evans tarafından şekillendirildi.

    Bir süredir ara verdikleri canlı performanslara 2019’da geri dönen grup, sayısız festivalde ve dünya çapında etkinliklerde yer aldı. O zamandan beri, yeniden yapılandırılmış kadrosuyla performanslar sergiliyorlar.

    ​%100 Müzik Sunar: Kosheen konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1320
  • 25-11-2024

    Alman ressam Jan Zöller’in “Başkalarıyla Sohbet” başlıklı kişisel sergisi 27 Kasım-29 Aralık tarihleri arasında Dirimart Pera’da sanatseverlerle buluşacak.

    Jan Zöller’in İstanbul’daki ilk sergisi “Başkalarıyla Sohbet”, izleyiciyi sanatçının eserleriyle diyaloğa girmeye davet ediyor. Zöller ne soyutlama ne de figürasyondan yana sayılabilecek, keşif odaklı sanatsal yaklaşımını izleyiciye tanıtırken eserleri aracılığıyla görsel anlatının sınırlarını sorguluyor. Sanatçı, soyutlama ile figürasyonu harmanlayan, çok yönlü ve alışılmışın dışındaki resim pratiğiyle tanınıyor. Sergide öne çıkan kuş benzeri figürler, pantolon, ayakkabı ve çarpıcı gagalarıyla insansı varlıklar olarak tasvir edilirken, birbirleri arasındaki kaotik çokseslilikleri ve anlatıları renk ile form katmanları içinde harmanlama özellikleriyle izleyicileri görsel bir diyaloğa çekiyor. Sergi mekânına yerleştirilen sanatçının kendi tasarımı tekerlekli koltuklar ise izleyicileri Zöller’in imge dünyasında fiziksel ve zihinsel bir yolculuğa çıkarıyor.

    “Başkalarıyla Sohbet”, Jan Zöller’in birbirine zıt görsel temaları bir araya getirme yetisini gözler önüne seriyor. Aydınlık ve havadar tonlardan, karanlık alanlara uzanan eserler, şifreleri çözülecek geniş bir iç görü ve keşif alanı tanıyor.

    Künye:
    1. Aufenthalt (am Morgen) 2024 80 x 100cm
    ​2. Discussion with the others 2024 250 x 200cm

    0
    0
    1459
  • 25-11-2024

    Doktor ve biliminsanı Chris van Tulleken’in besleyici olmaktansa aşırı yemeyi teşvik etmek için tasarlanmış yeni tip yiyeceklerin etkileri üzerine yaptığı kapsamlı çalışması Ultra İşlenmiş İnsanlar, Gökçe Çakmak’ın çevirisiyle Domingo Yayınevi’nden çıktı.

    “Neden gıda olmayan şeyler yiyoruz… ve neden vazgeçemiyoruz?” alt başlığında yayımlanan bu kitabı Chris van Tulleken çok sayıda araştırmaya dayanarak ve kendisinin bizzat katıldığı deneyden de faydalanarak hazırladı. Kitap; besleyici olmaktansa aşırı yemeyi teşvik etmek için tasarlanmış yeni tip yiyeceklerin beynimizi nasıl manipüle ettiğini, çocuk yaştan bağımlılık yaratıp vücudumuzu yıkıcı bir şekilde etkilediğini, nasıl sorumsuzca ve serbestçe pazarlandığını ortaya koyuyor.

    ​Lezzet ve kıvam artırıcılar, modifiye nişastalar, hidrolize proteinler, guar zamkı, emülgatörler... İnsanlık bir “yeni gıda çağı”na girdi. Tarihte ilk kez aldığımız kalorilerin büyük kısmı yeni bir kaynaktan geliyor: ultra işlenmiş gıdalardan. Bunlar sadece abur cuburlar değil, daha fazlası: Ultra işlenmiş gıdalar, kendilerini masum, cazip –hatta faydalı– gösteren ustalıklı etiketleriyle, her gün tabaklarımızda daha çok yer kaplıyor. Ve çok azımızın, paketlere küçücük harflerle eklenmiş onca tuhaf isimli şeyi neden yediğimiz ve sağlığımızın bundan nasıl etkilendiği hakkında bir fikri var. Chris van Tulleken, onları iyice tanıyıp, yeme davranışımız ve sağlığımız üzerindeki kontrolü yeniden ele alabilmemiz için yol gösteriyor.

    0
    0
    916
  • 25-11-2024

    Echoes Sahne ve Ma Platform ortak yapımı Khôra, 2 Aralık Pazartesi akşamı saat 21.00’de DasDas Açık Sahne’de prömiyerini yapacak.

    Khôra oyunu, bu dünyanın ve özellikle bu coğrafyanın sanatçıları olarak güncel meseleleri ve reel politiği, bireysel ve sanatçı sorunlarını da odağa alarak “biz şimdi bu koşullar altında nerede duruyoruz?” sorusuna yanıt arıyor. Beden, ses ve metin kullanarak devised yöntemiyle üretilen oyun, seyircinin zihninde yeni sorular ile performanstan ayrılmasını amaçlıyor.

    “‘Bir ülkede birlikte yaşamak ne demek? Biz olabilmek ne demek? Bir yeri sahiplenmek ne demek? Bu ülkede sanatçı olmak ne demek? Bir yeri sevmek ne demek? Bir yer ne zaman bizim evimiz olur? Ya da bir eve ihtiyacımız var mı?’

    Bu sorulardan yola çıkarak bedende ve sahnede bir arayışa girdik. Ve aynı zamanda bu ülkeye karşı hissettiğimiz güzel duyguları savunamadığımızı düşündüğümüzden, bu hislerin karşılıklarının ve görünümlerinin neler olduğunu araştırdık.”

    2 Aralık Pazartesi saat 21.00’de DasDas Açık Sahne’de izleyiciyle buluşmaya hazırlanan Khôra’nın biletlerine buradan, oyun hakkında ayrıntılı bilgiye ise buradan ulaşabilirsiniz.

    Künye:
    Yönetmen: Salih Usta
    Oynayanlar: Berfu Aydoğan, Ferhat Akgün, Nilsen Arıbaş, Tanıl Yöntem
    Dramaturg: Ozan Ömer Akgül
    Performans Metni ve Düzenlemeler: Sertaç Sayın
    Editör: Büke Erkoç
    Hareket Tasarımı: İlyas Odman 
    Dekor Tasarımı: Cihan Aşar
    Işık Tasarımı: Utku Kara
    Kostüm Tasarımı: Hilal Polat
    Prodüksiyon Direktörleri: İlker Kara, Özgür Doğa Görürgöz 
    Asistanlar: Aslı Yiğit, Deniz Beste Akdoğdu, Hazal Kuzuloğlu, Yasmin Endaze 
    Yapımcı: Gökhan Civan
    ​Yapım: Echoes Sahne & Ma Platform

    0
    0
    1005
  • 25-11-2024

    Belmin Pilevneli’nin “Ortalık Durulunca/When the Dust Settles” başlıklı kişisel sergisi 26 Kasım-15 Aralık tarihleri arasında Galeri/Miz’de sanatseverlerle buluşacak.

    Küratörlüğünü Senem Çağla Bilgin-Keys’in üstlendiği sergi, varlığın öteki/yan anlamlarını ifşa etmeye ve doğa ile ilişkisini temellendirmeye çalışıyor.

    “Ortalık Durulunca” sergisi bitkilerin, suyun ve bulutların organik ve amorf şekillerinden yola çıkarak yapı bozuma uğrattığı kompozisyonları yaşam döngülerini resmederken; patlamaların, düzenin, başlangıçların ve bitişin bitmeyen değişimini yeni hayal dünyaları ve şiirlerle bir araya getiriyor. Pilevneli bu sergisiyle döngülerdeki benzer süreçlere odaklanarak, modern insanın yaşadığı karmaşayı aslında dağılanın tekrardan düzene girebilmesi için oluşmuş fırsatlar olarak gösteriyor. Bu anlamda eserlerinde resmettiği formlar, kullandığı malzemeler ve renk paleti belirli bir arınma hissini, sakinlik ve huzuru ön plana çıkarıyor.

    Künye:
    1. All Things Come Back Together Explosion mini no 5 small
    2. All Things Come Back Together Explosion
    3. Blue Whirlpool 2024
    4. Scattered into the pink sky copy

    0
    0
    1601
  • 25-11-2024

    Erdal Karakaya’nın okumayı seven ve yazar olma hayali kuran çocuklar için kaleme aldığı, sayfalarının arasında keşfedilmeyi bekleyen bir hazine bulunan, Beyza İlercil’in resimlediği kitabı 9 Kapı 1 Hazine, Doğan Çocuk’tan çıktı.

    Kitabın kahramanları Yaren, Efe, Doğa ve Doruk kitapların dünyasında sıradan okurlar ola­rak değil, kitabın doğuşuna şahitlik eden kâşifler olarak yer alıyorlar. 9 Kapı 1 Hazine, bir kitabın doğuş sürecinin ardındaki gi­zemleri keşfetmek isteyenleri bir maceraya davet ediyor. Her bir kapının ardında bir sır, her bir adımda bir ders saklı. Okur, bu yolculukta sadece bir hikâyenin değil, aynı zamanda bir kitabın her aşamada nasıl hayat bulduğunu görecek ve en so­nunda, okuduğu her kitabın ardında ne kadar büyük bir emek olduğunu bir kez daha fark edecek. Ayrıca kitabın son sayfalarına gelindiğinizde kitaba özel hazırlanmış sürpriz şarkılar bulacaksınız.

    “Bu hikâye, bir kitabın ilk satırlarından başlayarak sayfa sayfa nasıl hayat bulduğunu anlamaya çalışan dört arkadaşın macerasını anlatıyor. Onlar için her kapı, bir kitabın yaratım aşamasını temsil ediyor. Bir yazarın hayal gücünden doğan hikâyelerin editörlerin dikkatli ellerinde nasıl şekillendiğini, çizerlerin çizimlerle bu hikâyelere nasıl renk kattığını ve mat­baanın büyük makinelerinden geçen sayfaların okurla nasıl buluştuğunu göreceksiniz. Bu yolculuk sadece bunlarla sınırlı da değil.

    Kitap korsanları da yayın dünyasının tehlikeleri arasında yer alıyor. Kitapları izinsiz çoğaltarak onların değerini düşür­meye çalışan korsanlar, sadece kitapların kalitesini değil; aynı zamanda okurların okuma keyfini de tehdit ediyor. Bu nok­tada kahramanlarımız, korsanlarla mücadele etmek zorunda kalıyor ve okurlara ulaşan her kitabın arkasında yatan emeği savunuyorlar.”

    0
    0
    1405
  • 24-11-2024

    Avrupa’nın en önemli barok topluluklarından Les Talens Lyriques ile opera dünyasının nadir seslerinden kontr-tenor Zoltan Darago, Johann Sebastian Bach’ın eserlerinden oluşan bir repertuvarla 5 Aralık Perşembe akşamı İş Kuleleri Salonu’nda sahne alacak.

    Eğitimine Béla Bartók Konservatuarı’nda başlayan kontr-tenor Zoltan Darago, Franz Liszt Müzik Akademisi’nin genç yeteneklere özel programına katılma hakkı kazanan ilk opera şarkıcısı oldu. 2015 yılında, henüz yirmi iki yaşında, Macar Devlet Operası’nın en genç sesi olarak sahneye çıktı. Darago, 2021 yılında Helsinki Operası’nın sahneye koyduğu Philip Glass’ın Akhnaten operasında oynadığı başrolde gösterdiği başarılı performansıyla dikkat çekti.

    Eylül ayında yayımladığı Johann Sebastian Bach’ın alto ses için yazdığı eserlerinden oluşan ilk albümünde Christophe Rousset ve Les Talens Lyriques ile bir araya geldi. İlk albümü için; “Bach’ın dehasını keşfettiğimiz zorlu ve zenginleştirici bir macera oldu. Bu muhteşem aryaları özenle seçtiğimiz için gurur duyuyorum” diyerek duygularını dile getiren Darago, Bach’ın en ustalık gerektiren eserlerini Les Talens Lyriques gibi tecrübeli bir toplulukla seslendirmenin kendisi için büyük bir şans olduğunu da belirtti.

    ​Johann Sebastian Bach’ın bestelediği eserlerin en üst noktası sayılan arya ve kantatlarının seslendirileceği konserin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1183
  • 24-11-2024

    Labirent Sanat, kurgu ve yürütücülüğünü Arzu Arbak’ın üstlendiği, Aslıhan Kaplan Bayrak, Aylin Leblebici Öztürk, Meryem Güldürdak, Öznur Eren ve Suzan Bayazıt’ın katılımıyla gerçekleşen “Düş Haritaları” çalışmasının sonucu olan “Kristal Labirent” sergisini 7 Aralık’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Kolektif üretim ve düşünme alanı yaratmak amacıyla Arzu Arbak tarafından tasarlanan ve beş aylık süreci kapsayan “Düş Haritaları” çalışmasında sanatçılar görsel sanatlardan, edebiyattan, felsefeden, sinemadan, müzikten alıntılanan parçaları ve bu parçalar arasındaki ilişkiyi kullanarak bir harita kurguladı. Birbiri içine geçen birbirini çağıran veya birbirini iten tüm bu parçalar ile kurgulanan düş / düşünce haritası ve harita eşliğinde yapılan konuşmalar işlerin ortaya çıkmasını sağladı.

    “Aslıhan, bakışı şaşırtan, her bakışta yeni bir ayrıntının yakalandığı, birbirini yankılayan, daha önce de aynı yerden geçildiği izlenimi yaratan yeni labirentler yaratıyor. Birbirine koşut zamansallıkların ağlarını örüyor.

    Kuş bakışıyla labirent, hatları birbirine geçmiş bir yüze benzer. Yüz sanki boşluk tarafından yutuluyor gibidir. Aylin’in fotoğraflarındaki bulanıklaşmış, silinmeye başlamış yüzler, artık kanıt olmaktan çok uzak; bilinmezliğin getirdiği tekinsizliği yankılıyor. Boşluk ‘yüz’de anlamını buluyor.

    Tekinsiz bir yolculukta önce ‘İçsel Uzay’ı keşfetmek, bedenin tüm hislerini devreye sokmak gerekir. Meryem’in, foto-performanslarında çevresiyle girdiği diyalog ve keşfettiği yeni lisan, dünya tanımlarının lineer katılığından uzak; kıvrılıyor, esniyor. Labirentte kaçış çizgileri yaratıyor.

    Her yol ayrımı, her eşik, yolcu için yüzleşme ve dönüşümü zorunlu kılar. Öznur’un fotoğraf ve elinin jestinin bir aradalığından doğan melez yaklaşımları, labirentteki eşik-mekânları tasvir ediyor ve barındırdığı zenginliği gözler önüne seriyor.

    Kristalin yansıyıp kırılan olasılıklarını, renk değişimlerini bir metafor olarak kullanan Suzan, tarihe farklı perspektiflerden bakmayı öneriyor. Ve labirente kristal bir katman ekliyor.

    Çoğul, varsayılan dizgeden uzak, sonsuzluk, boşluk hissinin getirdiği baş dönmesine sanatçıların önerisi kristal bir labirent oluyor. Çünkü labirente kafa tutmanın yegâne yolu yeni bir labirent kurmaktır.”

    Künye:
    1. Aylin Leblebici Öztürk, Çıkış Way Out, 2024, fineart baskı, hahnemühle photo luster 260 gr, çerçevesiz dibond, 82x120cm
    2. Meryem Güldürdak, Kalbim Yeşillikli Serin mi, 2024, fineart print, 17x25cm
    3. Öznür Eren, Ağaçlara Bakıyorum Her Bahar, 2024, fineart baskı, 120x92cm
    4. Suzan Bayazıt, Zamanda Gölge, 2024, fineart baskı, 70x55cm
    5. Aslıhan Kaplan Bayrak, Pasaj - 1 Passage - 1, fineart print, 2024, 84x60cm

    0
    0
    1118
  • 23-11-2024

    Beykoz’un kültür, sanat ve yaşam merkezine dönüşen Çubuklu Silolar’da yer alan Dijital Sanatlar Müzesi, İBB Miras ve İBB Kültür tarafından düzenlenen ışık, mekân ve boşluk arasındaki sonsuz gerilimi araştıran “Boşluk” adlı sergiyi ağırlıyor.

    “Boşluk” adlı sergi; Barış Çavuşoğlu, Berkay Tuncay, Buşra Tunç, ha:ar & Hakan Gündüz, MAOTIK & NikColk Void, media.tribe ve Meggie Weinheimer’ın ışık, mekân ve boşluk ekseninde ürettiği son dönem eserlerinden oluşuyor. Sanatçıların1930’lu yıllardan günümüze uzanan petrol depolarını mesken tutan ve boşlukla yakından ilişki kuran ışık temelli yerleştirmeleri, mekânın formunu yeniden şekillendirirken ona mimari anlamda yeni olasılıklar kazandırıyor.

    Sergi, ışık kavramına yalnızca bir aydınlanma aracı olarak değil; içinde yaşadığımız mekânı, zamanı ve hatta bireyin algısını yeniden şekillendirebilen bir güç olarak yaklaşıyor. Parçası olduğumuz modern dünyayı günden güne değiştiren teknolojik gelişmeler doğrultusunda ışığın bugünkü rolü nedir? Bizi kimi zaman gerçeklikten uzaklaştıran, kimi zaman da yepyeni bir gerçeklik inşa etmemize aracı olan ışık, sınırları nasıl belirliyor? Bilim ve teknolojinin dijital imge üretimine sonsuz patikalar açtığı günümüzde sanatsal anlamda nasıl bir yerde konumlanıyor?

    “Boşluk” sergisi, 23 Şubat 2025 tarihine kadar pazartesi hariç her gün 10.00 - 19.00 saatleri arasında Çubuklu Silolar Dijital Sanatlar Müzesi’nde ziyaret edilebilir. Çubuklu Silolar’ın detaylı programı hakkında bilgi sahibi olmak için İBB Kültür sosyal medya hesapları ve kultursanat.istanbul adresi takip edilebilir; etkinlikleri için ücretsiz biletler ise İstanbul Senin uygulaması üzerinden alınabilir.

    ​Adres: Çubuklu Mah. Şehit Ersin Güner Cad. Çubuklu İstinye Arabalı Vapur İskelesi Yanı Beykoz/İstanbul

    0
    0
    2779
DAHA FAZLA
Geldanlage