GÜNDEM
  • 19-11-2024

    Beyoğlu Caz Festivali kapsamında İBB Kültür AŞ ortaklığıyla M. Cevahir Akbaş küratörlüğünde düzenlenen “Yolculuğa Bakmak: Cazın Hafızası” başlıklı sergi 20 Aralık’a kadar Taksim Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor.

    Beyoğlu Caz Festivali’nin ana etkinlikleri arasında yer alan “Yolculuğa Bakmak: Cazın Hafızası” sergisi Türkiye caz tarihine odaklanıyor. Türkiye’de caz tarihinin arşivini, dönemin toplumsal gelişmelerini göz önünde bulundurarak araştırmayı ve görselleştirmeyi merkezine alan sergi, cazın ritmini ve enerjisini yansıtarak müziğin heyecanını izleyiciye taşımayı ve onu Türkiye’ye getiren ustalara saygı sunmayı amaçlıyor. Sergi, arşivlerden fotoğraflar, gazete küpürleri ve afişlerle semtteki caz kültürünün gelişimini görselleştirirken, Beyoğlu tarihini müzikal bir perspektiften inceliyor.

    İstanbul’da ve özellikle Beyoğlu’nda caz kültürünün başlangıcı ve yaygınlaşma sürecine odaklanan sergi, bugüne kadar ulaşmış arşivler aracılığıyla küratöryel bir seçki sunarak cazın Türkiye’ye girişi ve yaygınlaşmasını, kulüp kültürünün doğuşunu, caz kulislerini, kadınların caz müziğindeki yerini, swing dansının coşkusunu ve geçmişteki festivallerin hikâyelerini aktararak cazın Türkiye’deki yolculuğunu anlatmayı hedefliyor.

    ​Fotoğraf: Mert Bayrakcı

    0
    0
    1750
  • 19-11-2024

    Şener Şükrü Yiğitler ile illüstratör Büşra Kaygın Gafarov’un küresel ısınmadan etkilenen iki kardeş ayının ve onlara yardım etmeye çalışan bir çocuğun uyku yolculuğunu anlattıkları resimli öykü Derin Uykular Tatlı Rüyalar, Günışığı Kitaplığı’ndan çıktı.

    5 yaş ve üzeri tüm okurlarına bir çatı katından kutuplara uzanan renkli bir hikâye anlatıyor Derin Uykular Tatlı Rüyalar.

    “Büyük Ayı ve kardeşi Küçük Ayı, aşırı sıcaklar yüzünden bir türlü uyuyamıyordu. Odasının üstünde yaşayan ayı kardeşlere yardım etmek isteyen İnci, kış uykusuna yatabilmeleri için onlara masal kitapları okumaya başladı. Ama bu da işe yaramadı. Sonunda bir dünya haritası İnci'ye yol gösterdi: Kardeş ayılar, soğuk Kuzey Kutbu'nda rahatça uyuyabilirdi. Oraya ulaşmak içinse İnci'nin parlak bir fikri vardı!..”

    0
    0
    1105
  • 18-11-2024

    Dune filmlerinin spin-off dizisi Dune: Prophecy bugün (18 Kasım) BluTV’de yayımlandı.

    HBO yapımı Dune: Prophecy, Dune evreninin gizem dolu dünyasının kapılarını aralayarak, izleyicileri Paul Atreides’in yükselişinden 10.000 yıl öncesine götürüyor. Dizi, iki Harkonnen kız kardeşin insanlığın geleceğini tehdit eden güçlerle savaşmasını ve Bene Gesserit olarak bilinecek efsanevi tarikatı kurmasını konu alıyor. Brian Herbert ve Kevin J. Anderson tarafından kaleme alınan Sisterhood of Dune romanından esinlenilerek hazırlanan dizinin kadrosunda Emily Watson, Olivia Williams, Travis Fimmel, Jodhi May, Mark Strong, Sarah-Sofie Boussnina, Josh Heuston, Chloe Lea, Jade Anouka, Faoileann Cunningham, Edward Davis, Aoife Hinds, Chris Mason, Shalom Brune-Franklin, Jihae, Tabu, Charithra Chandran, Jessica Barden, Emma Canning ve Yerin Ha yer alıyor. Dizinin yapımcılığını Max ve Legendary Television ortaklaşa üstlenirken, Legendary aynı zamanda ilki altı Akademi Ödülü kazanan ve eleştirmenlerin beğenisini kazanan iki bölümden oluşan film serisinin de yapımcılığını üstleniyor.

    Dune: Prophecy dizisinin fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

    0
    0
    1420
  • 18-11-2024

    KAIROS, 17 sanatçının, 19. yüzyıl Pera’sına zaman kavramıyla odaklandığı “Pera’nın Yüzyılı Prolog: Kayıp Zaman” sergisini 30 Kasım’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    “Pera’nın Yüzyılı Prolog: Kayıp Zaman” sergisinde; Albrecht Dürer, Burhan Kum, Can Akgümüş, Can İncekara, Deniz Aktaş, Deniz Pasha, Elif Özen, Gurur Birsin, Gülnihal Yıldız, Hera Büyüktaşcıyan, İbrahim Özsözgün, Kazım Şimşek, Murat Balcı, Sinan Tuncay, ŞANT, Ümmühan Yörük, Vildan Hoşbak yer alıyor.

    “İnsan varoluşunun, yaşamla ilk ilişkisinin başladığı ve son ilişkisinin de onunla bittiği şey kuşku yok ki zamandır. Aslına bakarsak, insanın varoluşu zamanda başlar ve de onda biter. Zaman bütün varoluşu sarıp sarmalar; böylece hem yaratım hem de yıkımın onun içinde meydana gelir. Ancak onun varlığı ele avuca gelmez. Nehrin içinde devinen sonsuz sayıda su zerresini nasıl birbirinden ayıramıyorsak artık, bu bütünlüğü de ayrıştırarak bozamayız. Onun sürekli ve sonsuz akması gerekir hem öteye hem de geriye. Bu açıdan bakıldığında zaten zerrenin ne önemi kalır?”

    Sergi bu oluşun öncesini, şimdisini ve sonrasını işaret eden üç ana bölümden oluşuyor. Sanatçıların sezgisel olarak yakınlaştıkları bu oluş hissi, onların tasarladığı alternatif gerçekliklerle çatallanırken imgenin gücüyle izleyen gözlere temas ediyor. İçinde yaşadığımız dünyanın güncel koşullarıyla iki zıt yöne akan bir nehir görmemiz mümkün olmayabilir, ancak bu anlatı eğer ona derinden kulak verirsek gözlerimizin önüne serilebilir.

    ​“Pera’nın Yüzyılı Prolog: Kayıp Zaman” sergisini, 30 Kasım’a kadar salıdan cumartesiye 12.00-19.00 saatleri arasında KAIROS Galeri’de ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1168
  • 18-11-2024

    Elizabeth O'Connor’ın değişimin eşiğindeki dünyada geçen, çağrışımlarla dolu bir ergenliğe giriş hikâyesi anlattığı romanı Balinanın Ölümü, Sevinç Sanem Erzurumlu’nun çevirisiyle Timaş Yayınları’ndan çıktı.

    Balinanın Ölümü, uçurumun kenarındaki bir topluluğun ve bir kadının incelikli portresini, üzerlerine kapanan dış dünyayla yüzleşmek zorunda kalan insanların hikâyesini anlatıyor.

    1938 yılında, uzak bir Galler adasının kıyılarına ölü bir balina vurur. Tüm hayatını adada geçirmiş Manod için bu, hem bir kıyamet alameti hem de adanın kıyılarının ötesinde neler olabileceğinin bir sembolü gibidir. Babası ve kız kardeşiyle yaşayan genç Manod, ailesinin nesiller boyunca yuva bildiği, güzel ama bir o kadar da hırçın adanın ötesindeki hayatı keşfetme arzusundan kurtulamaz.

    ​Kıyıya vuran balinanın ardından ada kültürünü incelemek üzere gelen iki İngiliz etnograf, ona hem kendi adasının uzağındaki hayata bir bakış hem de bir kaçış ihtimali sunar. Manod, topluluğunun yanlış anlaşıldığına dair şüphelerine rağmen, bambaşka duygularla hesaplaşmak zorunda kalacaktır.

    0
    0
    1120
  • 18-11-2024

    Seda Mit’in son dönem çalışmalarından oluşan “Burada Her Şey Mümkün” başlıklı kişisel sergisi 27 Kasım’a kadar Evrim Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşuyor.

    “Burada Her Şey Mümkün” sergisinde, Seda Mit’in kâğıt üzerine marker, akrilik ve yağlı pastel teknikleri ile hazırladığı çalışmalarının yanı sıra, mdf üzerine cam ve taş kullanarak ürettiği 40 eser yer alıyor. Sanatçı eserlerinde; durumu, olayı ya da ifadeyi çarpıtarak anlatmayı tercih ediyor. Bu yaklaşım, ona kendine has bir dil geliştirme fırsatı sunarken, salt bir anlatıcı olmanın ötesine geçmesini sağlıyor. Mit, anlattığı hikâyeye kendi plastik diliyle dahil olarak öznelleştirirken, kahramanlarını sıradan insanlardan seçiyor.

    ​Evrim Sanat Galerisi’nin kurucusu ve yöneticisi Betül Ketenci ile sergi küratörü Arzu Kılıçdoğan, etkinlik ile ilgili düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi: “Evrim Sanat Galerisi olarak, değerli sanatçımız Seda Mit’in eserlerine ev sahipliği yapmaktan ve son dönem çalışmalarından oluşan seçkiyi sanatseverlerle buluşturmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Sanat dolu bir yolculuğa çıkmak ve bu ustaların muhteşem eserlerini görmek için tüm sanatseverleri galeriye davet ediyoruz.”

    0
    0
    1042
  • 18-11-2024

    Psikoterapist ve yazar Adam Phillips’in “vazgeçme” kavramını farklı yönlerden ele aldığı, merkezine “Daha yaşam dolu hissetmek için neyden vazgeçmeliyiz?” sorusunu koyduğu çalışması Vazgeçmek Üzerine, Elif Ersavcı’nın çevirisiyle Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı.

    Vazgeçmenin, psikolojik sağlık açısından umut ve sevgi kadar önemli olduğunu savunan Vazgeçmek Üzerine, kişisel sınırlamalar ve arzular gibi konulara değinirken vazgeçmenin yaratabileceği pozitif değişimlere odaklanıyor.

    “Vazgeçmek ya da vazgeçmemek? Kaçınılmaz gibi görünen bu sorunun yanıtı hiçbir zaman basit olmamıştır. Alışkanlıklarımızdan vazgeçmek bir şeydir fakat toptan hayatın kendisinden vazgeçmek bambaşka. Fedakârlığın bir biçimi, hayran olunacak ve ilham alınacak olumlu hisler uyandırırken, diğeri derinden rahatsız eder, ya da etkin olarak arzulanan bir şey değildir.

    Belli ki iyi ve kötü fedakârlık her zaman vardır fakat ilk elden hangisinin hangisi olduğunu bilemeyiz. Bir şeyden vazgeçeriz çünkü mevcut koşullarla devam edemeyeceğimizi biliriz. Bu anlamda vazgeçmek kritik bir seçimdir, farklı bir geleceğe atılmış bir adım denemesidir.”

    0
    0
    1485
  • 17-11-2024

    Elvin Beşikçioğlu’nun yönetmenliğini üstlendiği Tatbikat Sahnesi’nin yeni oyunu Batı Ekspresi, 25 ve 26 Kasım’da Ses 1885 - Ortaoyuncular Tiyatrosu’nda tiyatroseverlerle buluşacak.

    Prömiyerini Uluslararası Kent Tiyatro Festivali-Etimesgut’ta (KentFest) yapan Batı Ekspresi, Matéi Visniec’in göç ve batılılaşma temalarına odaklanan güçlü metnini sahneye taşıyor. Oyun; savaş, ekonomik çöküş, kültürel ayrılık gibi sebeplerle batıya doğru yol alan bireylerin içsel yolculuklarını ve arayışlarını ironik bir dille anlatıyor. Matéi Visniec’in kaleme aldığı, Elvin Beşikçioğlu’nun yönettiği oyunda Adem Aydil, Derin Beşikçioğlu, Fatih Sönmez, Selin Tekman, Selin Zafertepe ve Ünsal Coşar rol alıyor. Oyunun dekor tasarımı Barış Dinçel’in, ışık tasarımı Önder Arık’ın, kostümleri Başak Özdoğan’ın, müzikleri ise Utar Dündar Artun’un imzasını taşıyor.

    Göçün acısını batılılaşmanın coşkusuyla harmanlayan Batı Ekspresi, bir yandan batının bolluk ve tüketim toplumu cazibesine kapılırken diğer yandan kendi kültürlerini cebine doldurup türlü sebeplerle gurbet yollarına düşen ve Şark Ekspresi’ne binenlerin hikâyesini anlatıyor. Özgürlüğün, batılılaşmanın ve kapitalizmin çarpıcı etkilerini işlerken öte yandan göç edenlerin, doğdukları topraklara duyduğu özlemi ironik ve düşündürücü bir yaklaşımla ele alan oyun, kültürel değerlerin Batı’nın sunduğu “vaha” ile çatışmasını gözler önüne seriyor. Batı Ekspresi, yolculuğun sadece gidişini değil, aynı zamanda dönüşünü de sorgulatan bir tecrübe sunuyor.

    ​25 Kasım Pazartesi ve 26 Kasım Salı saat 20.30’da Ses 1885 – Ortaoyuncular Tiyatrosu’nda sahnelenecek Batı Ekspresi oyununun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    2126
  • 17-11-2024

    Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nin çocuklara farklı bir deneyim sunmak amacıyla her yıl gerçekleştirdiği Museum Takeover Day (Müzeyi Ele Geçirme Günü) etkinliği bu yıl 23 Kasım’da düzenlenecek.

    Museum Takeover Day (Müzeyi Ele Geçirme Günü) etkinliği, çocukların müzenin çeşitli görevlerini üstlenerek müzenin işleyişini deneyimlemelerine olanak tanıyor ve onların müzeyle güçlü bağlar kurmalarını sağlıyor. İngiltere Kids in Museums (Çocuklar Müzede) organizasyonunun bir projesi olan bu etkinlikte çocuklar müzeyi bir günlüğüne ele geçirerek müze profesyonellerinin görevlerini devralıyor.

    Tüm dünyadan birçok müzenin katıldığı proje Türkiye’de ilk kez Erimtan Müzesi tarafından 2019 yılında gerçekleştirildi. Bu yıl 23 Kasım Cumartesi günü 13.00-17.00 saatleri arasında, ücretsiz katılımla gerçekleşecek etkinlikte çocuklar; tur rehberi, gişe görevlisi, mağaza sorumlusu, sosyal medya yöneticisi, müze eğitimcisi, güvenlik görevlisi ve kafe görevlisi olarak bir müzenin nasıl işlediğini deneyimleyecek ve bu sayede müzeyle güçlü bağlar kuracaklar.

    ​Detaylı bilgi için egitim@erimtanmuseum.org adresine mail atabilirsiniz.

    0
    0
    858
  • 17-11-2024

    İrem Apak’ın ekosistemlerin çöküşü ve yeniden doğuşunu ele aldığı eserlerinden oluşan “The Stream Whispers Run/Koş Diye Fısıldıyor Dere” başlıklı sergisi 8 Aralık’a kadar Eldem Sanat Alanı | Fırın’da sanatseverlerle buluşuyor.

    Küratöryel danışmanlığını Melike Bayık’ın üstlendiği, SAHA Sürdürülebilirlik Fonu desteğiyle düzenlenen “The Stream Whispers Run/Koş Diye Fısıldıyor Dere” Apak’ın ilk kişisel sergisi olma özelliğine sahip. Sanatçı metamorfozlar ve genetik değişimler gibi temaları irdelediği video, ses, heykel, yerleştirme, cam ve tuval gibi plastik ve dijital disiplinlerde ürettiği eserlerle organik ve inorganik unsurları bir araya getirerek yapay bir fauna yaratıyor.

    ​Beş haftalık misafir sanatçı programı kapsamında Eskişehir’de çalışmalarını sürdüren İrem Apak, farklı organizmaların simbiyotik ilişkilerini ve doğadaki kaos içindeki düzeni inceliyor. Araştırmalarında, yaşamın kırılganlığına ve organizmaların adaptasyon süreçlerine odaklanarak, ekosistemlerin karmaşıklığını ve sürdürülebilirlik üzerine düşüncelerini eserlerine yansıtıyor.

    ​Fotoğraflar: FLUFOTO

    0
    0
    1104
DAHA FAZLA
Geldanlage