GÜNDEM
  • 09-12-2024

    Kerem Ozan Bayraktar’ın küratörlüğünde gerçekleşen “Serbestlik Dereceleri” başlıklı karma sergi, 21 Aralık 2024 - 11 Nisan 2025 tarihleri arasında YUNT’ta sanatseverlerle buluşacak.

    Sümeyra Bakır, Tayfun Erdoğmuş, Bedirhan Kılıç, Merve Karakoç, Kerem Özkan, Dila Pirinç, Beste Saraç, Ulya Soley ve Berkay Tuncay’ın yer aldığı “Serbestlik Dereceleri” başlıklı sergi, sanatsal ifade biçimleriyle mekânı nasıl algıladığımıza, kurguladığımıza ve temsil ettiğimize odaklanıyor.

    Bir sistemin çevresel koşullara göre nasıl hareket edebileceğini, dönüşebileceğini ve yeniden biçimlenebileceğini açıklayan “serbestlik dereceleri” kavramı, sabit uzam modelleri yerine, farklı yoğunluklar ve hareket olasılıkları içeren bir anlayış öneriyor. Sergi, doğrusal mekân anlayışlarından doğan statik temsillerin dünyayı olduğu gibi yakalanabilecek sabit nesneler ve varlıklardan oluştuğu varsayımının yerine gerçekliğin dinamik ancak sınırlı yapısını merkezine alıyor. Yaşamın, özellikle de mekân deneyimlerinin farklı yoğunluklara, durağanlıklara ve hareketlere sahip özelliklerini vurgulayan sergi, uzamdaki olasılıklar ağına ve onun yer yer katılaşan sınırlarına odaklanan teknikler barındırıyor.    

    ​Sergide insan gözüne yönelik üretilmemiş teknik imgeler, üç boyutlu modellemeler, video ve farklı projeksiyon türleri gibi çeşitli haritalama tekniklerinin yöntemlerine müdahale eden işlerin yanı sıra uzamdaki birikmeleri işaret eden, onları dönüştüren, ayrıştıran ve çözümleyen çalışmalar da yer alıyor. Bu çalışmalar, hem çizgisel temsili alışılmışın dışında tartışmak için ortam hazırlıyor hem de sanatın varlığını olasılık alanlarının keşfiyle ilişkilendiriyor. Sergiye ev sahipliği yapan YUNT, bu alternatif ifadeleri bünyesinde barındırırken aynı zamanda kendi mekânsal kimliğine dair de bir tartışma alanı yaratıyor. YUNT dönüşüme açık bir alan olarak sergiyi hem bir ifade hem de bir araştırma alanı olarak şekillendiriyor.           

    Künye: 
    1. Merve Karakoç Otoportre Detay
    2. Tayfun Erdoğmuş -40 Nokta 

    0
    0
    2099
  • 09-12-2024

    Agneta Pleijel’in biri polisiye türünün diğeri ekspresyonizm ve modernizmin en önemli temsilcilerinden olan iki ismi karşı karşıya getiren gerçek ile kurgunun birbirine karıştığı kitabı Çifte Portre - Bir Agatha Christie ve Oscar Kokoschka, Merih Malmqvist Nilsson’un çevirisiyle Kafka Kitap’tan çıktı.

    Pleijel’in bu kitabı okura İngiliz yazar Agatha Christie ve Avusturyalı ressam Oskar Kokoschka’nın yaşamından ilginç kesitler sunuyor.

    “Agatha Christie’nin tek torunu Mathew Prichard, Oskar Kokoschka’dan anneannesinin bir tablosunu yapmasını ister, bu tablo Christie’nin sekseninci yaş günü armağanı olacaktır. Kokoschka, ilerleyen yaşını ileri sürerek önce buna pek yanaşmaz ancak Agatha Christie, karşı durulacak bir kişilik değildir.

    Böylece farklı yaşam görüşlerine sahip bu iki insan, kendilerini yazarın evindeki bir salonda, ressam ve modeli olarak bulurlar. Bazen çok güzel, bazen her şeyden vazgeçmeye karar verecek –sonra da cayacak– kadar çalkantılı geçer bu buluşmalar.”

    0
    0
    1128
  • 08-12-2024

    Mojave’nin çıkış albümü Kandırma Kendini’nin üçüncü teklisi “Al Biletleri” müzikseverlerle buluştu.

    “Al Biletleri”; birini derin bir tutkuyla sevmenin ve özlemenin getirdiği karışık duyguları, birlikte olabilmek için her yolu denediğiniz; ancak sonunda yine sizi hayal kırıklığına uğratan biri üzerinden anlatıyor. Şarkının agresif nakarat bölümleri, gergin melodiler ve sıkı davul ritimleriyle, Enes Cihan Güvenç’in (şarkıcı ve söz yazarı) öfkesini hissettiriyor. Öte yandan, melodik vokallerle süslenen nakaratta, her şeye rağmen hâlâ bir çıkış yolu aranıyor.

    Ozan Çanak tarafından prodükte edilen, mikslenen ve master’lanan şarkının kaydı Ozan Çanak’ın stüdyosu No:5’te gerçekleştirildi. “Al Biletleri” şarkısının kapağı ise Sırp sanatçı Stevie Whisper imzasını taşıyor.

    Mojave’nin “Al Biletleri” isimli yeni şarkısını buradan dinleyebilirsiniz.

    Künye:
    Vokal: Enes Cihan Güvenç
    Elektro Gitar: Can Doğu Baykan
    Davul : Ege Soydan
    Bas Gitar: Uluç Beykoz
    Sözler: Enes Cihan Güvenç
    Müzik: mojave
    Kayıt ve Prodüksiyon: Ozan Çanak
    Mixing & Mastering: Ozan Çanak
    Artwork: Stevie Whisper
    ​Fotoğraflar: Barry

    0
    0
    1006
  • 08-12-2024

    Bilsart, Nisan 2024’de duyurduğu üçüncü video sanat üretimleri için olan Açık Çağrı sonucunda desteklediği Ceren Su Çelik’in “Tayyare Hakkında Malumat Vereceğim” başlıklı projesini 11 Aralık 2024 - 04 Ocak 2025 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.

    Kayıtlara göre ilk kez 1915’te hava yoluyla Rumeli ve Anadolu feneri kuleleri bombalandı ve bu olayla birlikte İstanbul’un hava saldırılarına sıklıkla maruz kalabileceği ortaya çıktı. “Tayyare Hakkında Malumat Vereceğim” cümlesi, askerlerin arasında uçağın yaklaşmakta olduğunu haber vermek için kullanılan bir kod ifadesi. Bu çalışma, İstanbul’da gerçekleşen hava saldırılarına dair tarihsel gerçeklikle Rakik Mayreni adlı kurgusal bir karakteri bir araya getiriyor. Rakik Mayreni, tarih yazımındaki bir kısıtlılıktan doğan ve bu eksiklikte kendine yer bulan bir kimliği temsil ediyor. Mayreni’nin mektupları, bu kimliğin inşası için bir zemin oluşturuyor. Videodaki mektuplar, döneme ait çeşitli verilerle beslenmiş bir dil modeliyle üretildi. Aynı amaç doğrultusunda oluşturulan Mayreni’nin sesi de dönemin kantoları ve kayıtlarından elde edilen kişilerin seslerinin bir karışımı. Sergi, bu kurguyu Mayreni’nin çektiği fotoğraflar, günlük sayfaları gibi fiziksel unsurlarla genişletiyor.

    “Yeraltı ve yerüstü ikiliği anlatıda önemli bir yer tutar; yeraltı sarnıçları, mağaralar ile gökyüzünde dolaşan uçaklar arasındaki zıtlık bir tehdidin etkisine karşı güvenli bir alan arama ihtiyacının hem kültürel hem sembolik anlamını düşündürür. Rakik Mayreni ismini ve karakterini bu ihtiyaca karşılık olarak almaktadır. ‘Rakik’ kelimesi; Arapça ‘rķķ’ kökünden gelir ve yufka yürekli, ince, şefkat sahibi olan anlamını taşır. Mayreni ise Ermenicede maternal olan ve yuva gibi kavramlara karşılık kullanılmıştır. Mayreni’nin mektuplarındaki kişisel anlatılar, tarihin döngüselliğini bireysel deneyimler aracılığıyla görünür kılar; her neslin kendine has fakat bir o kadar da benzer mücadelelerini aktarmayı amaçlar.”

    0
    0
    1188
  • 08-12-2024

    Galeri Siyah Beyaz, Seval Şener’in “Uyuyan Venüs” başlıklı kişisel sergisini 4 Ocak 2025 tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Nü konusunu ilk günah ve cennetten kovulma ile ilişkilendirerek ele alan Seval Şener, sanat tarihi ve mitolojiyi merkeze aldığı işlerini “Uyuyan Venüs” sergisiyle izleyicilere sunuyor. Sanatçının biçim dili ve üslup dönüştürmeleri ile alternatif bir yaklaşım sunan sergi, mitolojik bir figür olan Venüs ile birlikte Adem ve Havva’yı da odağında tutuyor. Sanat tarihi boyunca bir Tanrıça, uyuyan çıplak bir kadın veya bir fahişe olarak tasvir edilen Venüs’ün hâlleri gözler önüne serilirken, Havva ve Adem aracılığıyla sanatsal ifadesini Nü’de bulan çıplaklığın, mitolojik ve ikonografik kökenleri araştırılıyor. Batı sanatına özgü bir tür olan Nü ile Doğu sanatına özgü bir biçim olan minyatür arasındaki karşıtlık üzerinden kurulan sergi, kutsal/göksel olan ile müstehcen/dünyevi olanın zıtlığına vurgu yapıyor. Şener, mekân ve derinlik etkisini yok ederek minyatür dilinde kurguladığı Boticelli’den Giorgini’ye Titian’dan Velazquez’e Manet’den Inger’a Rubens’ten Brugel’e kadar uzanan ikonik Nü resimlerini, figürinleri ve rölyefleri ile bir arada sergiliyor.

    Künye:
    1. Titian'in ardından 'Urbino Venusu'. Kağıt üzerine sulu boya, guaj, kalem. 50x70 cm. 2024
    2. Velazquez'in Ardından 'Rokeby Venusu', kağıt üzerine sulu boya, guaj, kalem. 50x70 cm. 2024
    ​3. Manet'nin ardından Kırda Ogle Yemeği. Kagit uzerine Sulu boya, guaj, kalem. 2023

    0
    0
    1442
  • 07-12-2024

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 110. yıl etkinlikleri kapsamında Japonya’nın geleneksel davulu Wadaiko’nun temsilcilerinden Sai grubunu, 9 Aralık Pazartesi günü saat 15.30 ve 19.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde izleyicilerle buluşturacak.

    Tokyo Üniversitesi’nde kurulan, “Eğlence yankılanıyor!” sloganıyla faaliyet gösteren ve sadece erkeklerden oluşan profesyonel Wadaiko grubu olan Sai’nin konseri, Japonya ile Türkiye’nin diplomatik ilişkilerinin kurulmasının 100. yıl dönümünde kapanış etkinliği olarak gerçekleştirilecek. Japonya Dışişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen çok sayıda kültürel etkinlikte sahne alan grup, bugüne kadar 35 farklı ülkede toplamda 2000 gösteri düzenledi. 2022 yılında Japonya’nın ulusal kanalı olan NHK’nın 13 Kamakura Lordu adlı tarihi dizisinin müzik kayıtlarında yer ala grup, Dubai Uluslararası Expo Fuarı’nın kapanış etkinliğinde Japonya’yı temsil ederek sahne aldı.

    9 Aralık Pazartesi günü Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde gerçekleşecek gösterinin biletlerine İstanbul Senin uygulaması üzerinden ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1063
  • 07-12-2024

    Maria Roza’nın “İlkel Diyaloglar” başlıklı kişisel sergisi 21 Aralık’a kadar İstanbul Concept Gallery’de sanatseverlerle buluşuyor.

    ​“İlkel Diyaloglar” sergisi, insanın doğa ve hayvanlarla kurduğu etkileşimleri bilinç dışı unsurları da göz önünde bulundurarak araştırıyor ve bu etkileşimleri türler arası bir diyalog olarak ele alıyor. Maria Roza, sergide sembolik geçişleri araştırırken, izleyiciyi varoluşun çeşitli düzlemlerinde derin bir yolculuğa çıkarıyor. Sergi, sanatçı için bir keşif sürecini temsil ediyor. Sergide yer alan eserlerde geleneksel sınırların ortadan kalktığı eşlik anlarını yakalayan görüntüler büyülü gerçeklik ve sembolizm diliyle izleyiciye sunuluyor. Sanatçının resimleri doğanın hem sakin hem de kaotik ve ilkel yönlerini bir araya getiriyor. Sergide bulunan her form, insanlar arasında bir köprü kurmayı amaçlıyor.

    0
    0
    1360
  • 07-12-2024

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Dairesi Başkanlığı ve Atatürk Kitaplığı iş birliğiyle Cumhuriyet Dönemi’nin öncü bestecilerinden Cemal Reşit Rey’e ait el yazmaları bir araya getirilerek tasnif ediliyor ve dijital ortama aktarılıyor.

    Proje, Türk müzik tarihinin en önemli isimlerinden Rey’in müzikal mirasını koruma ve gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor. CRR Dijital Arşiv projesi kapsamında, Cemal Reşit Rey’e ait halen CRR Konser Salonu çatısı altında bulunan yapıtların el yazması notaları, oluşturduğu konser programları, kişisel notları ve mektupları bir araya getiriliyor. Bu proje müzikolog Dr. Sungu Okan’ın koordinatörlüğünde, müzikolog doktorant Aslı Uzdil ve Doç. Can Okan’ın katılımıyla gerçekleşiyor. Projede, 50'ye yakın eser ve yüzlerce nota sayfası işlenmekte olup, arşivin tümünün CRR çatısı altında toplanması hedefleniyor.

    ​Projenin en önemli özelliklerinden biri Rey’in en ünlü yapıtlarından Lüküs Hayat ve Deli Dolu gibi operetlerinin el yazması notalarının korunması ve dijitalleştirilmesi. Proje ekibi, Cemal Reşit Rey’in sahne yapıtlarından orkestral yapıtlara, solo çalgı müziklerine ve oda müziği yapıtlarına kadar geniş bir repertuvara sahip eserlerinin kayıplarını bulma, çalgı partilerini sıralama ve tam bir kronolojik düzene getirme amacıyla titizlikle çalışıyor. Bu çalışmaların tasnif aşamasının 2024 yılı sonunda tamamlanması hedefleniyor. Dijitalleştirme süreci ise İBB Atatürk Kitaplığı’nın programına bağlı olarak yürütülecek.

    0
    0
    1032
  • 06-12-2024

    Volkswagen Arena, “Her Şey Bir Arenada” mottosuyla yılın son ayında da birbirinden farklı etkinlikleri müzikseverlerle buluşturuyor.

    Volkswagen Arena; aralık ayı boyunca Türkçe rock dünyasının en köklü ekiplerinden Duman, sevenleri tarafından heyecanla beklenen ikinci albümü AKKOR’un ilk Türkiye konserleri ile Melike Şahin, Türk pop müziğinin önemli seslerinden Murat Boz ve DJ performansıyla Ozan Doğulu’nun sahnede olacağı Papel Fest, opera, pop, rock ve dünya müziğini beş farklı dilde bir araya getirerek sahnede büyüleyici bir atmosfer yaratan ve dünyanın en etkileyici tenorlarından biri olan Mario Frangoulis, geleneksel hâle gelen yıl sonu konseri ile Fazıl Say, genç piyanist ve besteci Evgeny Grinko ve yerli alternatif rock müziğinin en önemli temsilcilerinden mor ve ötesi’ni sahnesinde ağırlayacak.

    Volkswagen Arena’da gerçekleşecek etkinliklerle ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    Program:
    8 Aralık / Duman
    11 ve 12 Aralık / Melike Şahin
    14 Aralık / Mario Frangoulis
    18 Aralık / Murat Boz ve Ozan Doğulu
    21 Aralık / Fazıl Say
    24 Aralık / Evgeny Grinko
    ​29 Aralık / mor ve ötesi

    0
    0
    890
  • 06-12-2024

    Hanefi Yeter’in “Dünya Hiç Bu Kadar Dünya Olmamıştı” başlıklı kişisel sergisi 6 Aralık 2024 - 8 Şubat 2025 tarihleri arasında Anna Laudel Düsseldorf’ta sanatseverlerle buluşuyor.

    Nietzsche’nin modern dünyaya dair düşüncelerinden esinlenerek oluşturulan “Dünya Hiç Bu Kadar Dünya Olmamıştı” sergisinde Hanefi Yeter’in son iki yıl içinde ürettiği birçok eseri ilk kez izleyici karşına çıkıyor. Günümüzün karmaşasına, çevresel sorunlara ve modern bireyin varoluş kaygılarına odaklanan sergideki seramik ve resimlerinden oluşan eserler, sanatçının doğa, toplum ve insan ilişkisini sorgulayan bakış açısını yansıtıyor. Sergi; sanatçının Ayvalık’tan temin edip boyadığı çömlekler, tuval üzerine akrilik çalışılmış tablolar ile, farklı tekniklerle oluşturulmuş yirmi eseri aşan bir seçkiden oluşuyor.

    Serginin ismi, Nietzsche’nin Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabında anlatılanlardan esinlenerek insanın varoluşunu sorgulama çabasını ve modern yaşamın getirdiği yabancılaşmayı vurgulayan bir ifade olarak izleyici karşısına çıkıyor. “Dünya Hiç Bu Kadar Dünya Olmamıştı”, modern dünyanın karmaşası ve insanın doğayla ilişkisinin bozulması gibi konulara işaret ediyor. Hanefi Yeter, eserlerinde bu temaları işleyerek iletişimsizlik ve tüketim kültürünün günümüzün en büyük problemlerinden biri olduğuna dikkat çekiyor. Sergideki eserler aracılığıyla sanatçı, modern dünyayı sorgularken izleyicilere derin bir düşünme alanı açıyor. Hanefi Yeter, her sergisinde olduğu gibi bu sergide de izleyiciyi dünyayı sorgulamaya teşvik eden temaları ele alarak yeni perspektifler sunuyor. İnsan figürleri ve doğa temsilleri yine Hanefi Yeter’in eserlerinin merkezinde yer alıyor.

    “Dünya Hiç Bu Kadar Dünya Olmamıştı” sergisi, Türkiye Cumhuriyeti Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul’un himayesinde gerçekleşiyor.

    Künye:
    1. Hanefi Yeter Kapama Yüzün 2024 Acrylic paint on canvas 131h x 149w cm
    2. Hanefi Yeter Doğayla Ol 2024 Acrylic paint on canvas 130h x 150w cm
    3. Hanefi Yeter Sayı 2024 Acrylic paint on canvas 149h x 128w cm
    4. Hanefi Yeter Gelen Yalan Giden Yalan 2019 Acrylic on wood 105h x 85w x 6d cm
    ​5. Hanefi Yeter Untitled 2022 Acrylic on terracotta 27h x 26w x 22d cm

    0
    0
    980
DAHA FAZLA
Geldanlage