GÜNDEM
  • 30-01-2025

    İstanbul Müzik Festivali’nin, TSKB iş birliğinde genç kadın müzisyenleri desteklemek amacıyla düzenlediği “Yarının Kadın Yıldızları: Genç Kadın Müzisyenler Destek Fonu” için başvurular başladı.

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Borusan Holding’in sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Müzik Festivali’nin TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası) iş birliğiyle 2018 yılında başlattığı “Yarının Kadın Yıldızları: Genç Kadın Müzisyenler Destek Fonu” için başvurular 14 Mart Cuma günü saat 17.00’ye kadar devam ediyor. Bugüne kadar 107 genç sanatçının müzik kariyerine katkı sağlayan fona yurtdışında lisans veya lisansüstü seviyesinde bir müzik okulundan kabul alan, müzik eğitimini yurtdışında sürdüren, kariyer gelişimine olumlu katkıda bulunacak ustalık sınıfı, orkestra seçmesi, uluslararası yarışma gibi etkinliklere katılmak veya çalgı almak için desteğe ihtiyaç duyan kadın müzisyenler başvurabiliyor.

    Başvurular, İstanbul Müzik Festivali Direktörü Efruz Çakırkaya başkanlığında, keman sanatçısı ve orkestra şefi Hakan Şensoy, arp sanatçısı ve akademisyen İpek Mine Sonakın, keman sanatçısı Nilay Sancar ve piyanist İris Şentürker’den oluşan seçici kurul tarafından değerlendirilecek. TSKB’nin destekleriyle oluşturulan fondan yararlanmaya hak kazanan müzisyenlere toplam fon miktarı, ihtiyaç duydukları destek oranında paylaştırılacak.

    1990 yılından bu yana İstanbul Müzik Festivali'nin destekçileri arasında yer alan ve bu sene kuruluşunun 75. yıldönümünü kutlayan TSKB, kadınların güçlenmesi yönündeki sosyal sorumluluk faaliyetleri kapsamında Yarının Kadın Yıldızları projesinde eğitim destek sponsoru olarak yer alıyor.

    Yarının Kadın Yıldızları fonundan yararlanmaya hak kazanan genç yıldızların 53. İstanbul Müzik Festivali izleyicisinin karşısına çıkacağı konserde, görsel sanatçı Hilal Can kanaat önderi olarak, İKSV Genç Sanatçı Fonu desteğiyle, genç müzisyenlerle birlikte sahnede olacak.

    İstanbul Müzik Festivali ve TSKB’nin besteci Ceren Türkmenoğlu’na verdikleri ortak siparişin dünya prömiyeri 21 Haziran Cumartesi akşamı Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda gerçekleştirilecek. Türkmenoğlu’nun yaylı çalgılar dörtlüsü için besteleyeceği yeni eserini Yarının Kadın Yıldızları bursiyerleri seslendirecek; Hilal Can ise canlı görselleme performansıyla genç yıldızlara eşlik edecek.

    “Yarının Kadın Yıldızları: Genç Kadın Müzisyenler Destek Fonu” hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    Künye:
    1. Hilal Can
    ​2. Ceren Türkmenoğlu

    0
    0
    1091
  • 30-01-2025

    İngiliz-Alman post-punk ikilisi Lebanon Hanover, Epifoni organizasyonuyla %100 Müzik’in katkılarıyla 19 Eylül akşamı IF Performance Hall Beşiktaş’ta konser verecek.

    William Wordsworth’e hayranlık duyan, art nouveau estetiğinin güzelliğinden etkilenen, geceleri İngiliz sahillerini ve ormanlarını keşfeden ve Berlin’in şehirciliğinden ilham alan modern çağın gerçek romantikleri olarak karşımıza çıkan ekip, enerjisi yüksek performanslarıyla öne çıkıyor. Zamanlarının müziklerinden çok sıkılan, 80’lerin analog dünyasında mutluluğu bulan Larissa Iceglass ve William Maybelline; tutkularının peşinden gitmek için iş ve eğitimlerini bir kenara bırakarak bundan 14 yıl önce Lebanon Hanover’i kurdu. İkilinin müziğinde, William’ın güçlü bas çizgisi ve Larissa’nın kara mizah içeren İngilizce-Almanca şarkı sözleri dikkat çekiyor.

    ​19 Eylül saat 21.30’da gerçekleşecek %100 Müzik Sunar: Lebanon Hanover konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1077
  • 30-01-2025

    Amerikalı çağdaş sanatçı, yazar ve küratör Jason Stopa’nın Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Interior Monument”, 30 Ocak-1 Mart tarihleri arasında Sevil Dolmacı İstanbul’da sanatseverlerle buluşacak.

    Eserlerinde analog ve dijitalin iç içe geçtiği çağdaş bir dil kullanan Jason Stopa’nın sergiye özel ürettiği seçkisini izleyicilerle bir araya getirecek. Jason Stopa, eserlerinde analoğun ve dijitalin iç içe geçtiği çağdaş bir dil kullanarak, renk, ışık ve mekân arasındaki ilişkiyi sorgulayan işler üretiyor. Sanatçının üretim süreci, büyük fırça darbeleri ve şeffaf katmanlar kullanarak tuval üzerine uygulanan yağlı boya ile şekilleniyor. Bu, izleyicilerin dijital görüntülere kıyasla resmin fiziksel varlığını ve önemini ve maddi oluşunu tanımasını sağlıyor. Böylelikle izleyici, yalnızca dijital bir yaratım değil, aynı zamanda resmin fiziksel varlığını ve önemini fark edebiliyor. Stopa, resmin “ışık kadar renk ve mekân kadar ışık” olduğu anlayışını benimseyerek, izleyicinin ön ve arka plan algısını bulanıklaştıran eserler yaratıyor. Stopa, bir resmin hem renklerini hem de mekânını ışığın bir parçası olarak kabul ediyor ve izleyicinin algısına adeta yansıtma yapıyor. Sanatçı resimlerinde, sadece renklere ve formlara değil, ışığın kendisine de yapısal bir unsur olarak yer veriyor.

    ​“Interior Monument” (İçsel Anıt) sergisinde, Stopa'nın işlerindeki temalar; soyut resmin ve sanatçının kişisel tarihi ile bağlantılı. Sanatçı, resimlerin biçimsel olarak bireyle ilişki kurduklarına inanıyor. Stopa, resimlerindeki geometrik formları iki boyutlu heykellere benzetiyor. Çalışmalarının çoğunda süsleme, çerçeveleme kullanan sanatçı, geometri ve duygusal form arasındaki gerilimi ve/veya uyumu inceliyor. Ayrıca kullandığı çarpıcı, parlak ve canlı renk paleti ise Henri Matisse’den, Bob Thomson’a ve Stanley Whitney’e uzanan sanatsal bir soy ağacından geliyor.

    0
    0
    1483
  • 30-01-2025

    Ödüllü yazar Marie Colot’un herkesin eşit haklara sahip olduğu bir dünya hayaline okurlarını da ortak ettiği kitabı Sınıfta Seçim Var!, Florence Weiser’ın resimlediği, Nihan Özyıldırım’ın çevirisiyle İlksatır Çocuk’tan çıktı.

    7 yaş ve okuru için kaleme aldığı bu kitabında Colot, bir sınıfı küçük bir ülkeye benzetiyor. Farklı düşüncelere, karakterlere ve isteklere sahip çocukların aynı sıralarda barış içinde oturmasının yolunun demokrasiden geçtiğine inanıyor. Farklı düşüncelere, karakterlere ve isteklere sahip çocukların aynı sıralarda, barış içinde oturmasının yolunun demokrasiden geçtiğini anlatan yazar, herkesin eşit haklara sahip olduğu bir dünya hayaline okurlarına da ortak ediyor.

    “Sara ileride başkan olmak istiyordu. Jorge ise bu işin kızlara göre olmadığını düşünüyordu. Sınıftaki tartışma büyüyünce Colin Öğretmen bir çözüm buldu: Sınıfta seçim yapıp temsilci seçeceklerdi. Seçim afişleri, broşürler, kampanyalar, vaatler… Bir seçimde olan her şey vardı, iktidar hırsı bile! Öğrenciler arasındaki yarış o kadar kızıştı ki oyunların yerini tartışmalar aldı. Bu durumdan rahatsız olan Elvis eski güzel günleri çok özlüyordu. İşleri yoluna koyabilecek bir fikir bulabilecek midir?”

    0
    0
    1098
  • 29-01-2025

    Altın Palmiye kazanan ilk Kore filmi Parasite’in Oscar ödüllü yazar/yönetmeni Bong Joon Ho’nun yeni filmi Mickey 17, 7 Mart’ta vizyona girecek.

    Başrollerinde Robert Pattinson, Toni Collette ve Mark Ruffalo’nun yer aldığı filmden yeni bir poster ve fragman yayımlandı. Edward Ashton’ın Mickey 7 adlı romanından uyarlanan filmin yapımcılığını Dede Gardner, Jeremy, Bong Joon Ho ve Dooho Choi üstleniyor. Başyapımcılar ise ünlü oyuncu Brad Pitt, Jesse Ehrman, Peter Dodd ve Marianne Jenkins.

    Görüntü yönetmenliğini Darius Khondji’nin, kurgusunu Yang Jinmo’nun üstlendiği filmin yapım tasarımcısı Fiona Crombie, filmin görsel efekt sorumlusu Dan Glass, kostüm tasarımcısı ise Catherine George.

    Beklenmedik kahraman Mickey Barnes (Robert Pattinson) kendini, işine en üst düzeyde bağlılık isteyen bir işverene çalışmak gibi olağanüstü bir durumda bulmuştur: Geçinebilmek için ölmek.

    ​Ülkemizdeki dağıtımını TME Films’in üstlendiği Mickey 17 filminin fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

    0
    0
    1740
  • 29-01-2025

    Gülden Bostancı, Baran Kurtoğlu’nun küratörlüğünü üstlendiği “Ara” başlıklı sergiyi 8 Mart’ta kadar sanatseverlerle buluşuyor.

    “Ara” sergi; sanatçıların yaratım süreçlerine dair araştırma materyalleri ve düşünsel notlarını eserleriyle birlikte sergileyerek, izleyiciyi sanatın epistemolojik dinamikleriyle yüzleştirmeyi amaçlıyor. İzleyiciyi keşifsel bir alanda tutan sergi, eserler ve düşünsel süreçler arasında mekânsal bir ağ kurmak için gölgelerin metaforik dilini kullanıyor. Materyaller ve eserler, duvarda oluşan gölge iz düşümleri aracılığıyla birbirine bağlanarak, üretim süreçlerini görünür kılan soyut bir harita oluşturuyor. Böylelikle sergi, üretimleri fiziksel ve kavramsal bir bağlamda yeniden yorumlayarak, sürecin çok katmanlı yapısını eleştirel bir düzlemde sunuyor.

    ​Sergide; Cem Adrian, P. Hazal Aktaş, Pelda Aytaş, Baki Bodur, Serdar Eğer, Hale Feriha Hendekcigil, Alp İşmen, Burhan Kum ve Baran Kurtoğlu yer alıyor.

    Künye:
    1. Burhan Kum ‘Kampanya’ 61x88cm 2003
    2. Cem Adrian ‘Untitled’ 50x70cm Hahnemühle Baskı Tek edisyon 2024
    3. Hale Feriha Hendekcigil ‘Untitled’ 42x30x10cm Glass casting 2025

    0
    0
    1619
  • 29-01-2025

    Julian Cribb’in yaşam tarzımızın felakete yol açan sonuçlarından kaçınmak için hem küresel hem de kişisel düzeyde yapabileceklerimize odaklandığı kitabı Gezegeni Nasıl Düzeltiriz? – 21. Yüzyılda Sağ Kalmak İçin Tavsiyeler, Barış Gönülşen’in çevirisiyle Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıktı.

    Gezegeni Nasıl Düzeltiriz?, insanlığın karşı karşıya olduğu büyüyen yok oluş tehlikesini konu ediniyor.

    “Başta gençler olmak üzere pek çok insan iklim değişikliği, küresel zehirlenme, pandemiler, nükleer savaş gibi muazzam küresel sorunları çözme görevinin devasalığı karşısında umutsuzluğa kapıldığını söylüyor. Umutsuzluğun panzehri eylemdir. Bu kitap tamamen eylemle ilgili; neler yapılması gerektiğini anlatan zengin bir bilimsel literatürden ve diğer güvenilir kaynaklardan alınan tavsiyelerin damıtılmasıyla oluştu.”

    0
    0
    1126
  • 29-01-2025

    Pera Film’in “Vera Molnár’ın İzinde” sergisine paralel hazırladığı, Matrix serisinin tüm filmlerinin gösterileceği “Sıfırlar ve Birler” programı, 31 Ocak-16 Şubat tarihleri arasında Pera Müzesi Oditoryumu’nda sinemaseverlerle buluşacak.

    Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Film ve Video Programları (Pera Film), 2025 yılının ilk programı “Sıfırlar ve Birler” ile sinemaseverleri dijital sanat ve algoritma dünyasının derinliklerine davet ediyor. Program, bilgisayar sanatının öncülerinden Vera Molnár’ın algoritmalara dayanan yaratıcı süreçlerini ve onun çalışmalarından etkilenen çağdaş sanatçıların eserlerini bir araya getiren “Vera Molnár’ın İzinde” sergisine paralel olarak bilimkurgu ve aksiyon sinemasının kült serilerinden Matrix’i izleyiciyle bir araya getirecek.

    25 yıl önce beyaz perdede ilk filmi izleyiciyle buluşan Matrix serisi, dijital estetiği, çığır açan görsel efektleri ve ikonlaşan “yeşil kod” tasarımıyla hem popüler kültüre hem de dijital sanata yön verdi. Yapay zekâ, algoritmalar ve sanal gerçeklik kavramlarını felsefi bir derinlikle ele alan seri, dijital dünyaların sanat ve teknolojiyle olan ilişkisine yeni bir bakış açısı kazandırdı. Serinin dört ikonik filmi, 31 Ocak-16 Şubat arasında Pera Müzesi Oditoryumu’nda izlenebilecek.

    “Sıfırlar ve Birler” programı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    Gösterim Programı:
    Matrix
    31 Ocak Cuma, 19.00
    9 Şubat Pazar, 15.00

    Matrix Reloaded
    1 Şubat Cumartesi, 15.00
    12 Şubat Çarşamba, 19.00

    Matrix Revolutions
    7 Şubat Cuma, 19.00
    15 Şubat Cumartesi, 15.00

    Matrix Resurrections
    8 Şubat Cumartesi, 15.00
    ​16 Şubat Pazar, 15.00

    0
    0
    1083
  • 29-01-2025

    Gökhan Gökseven’in “Choose Your Own Adventure” başlıklı kişisel sergisi 30 Ocak - 1 Mart tarihleri arasında x-ist Gümüşsuyu’nda sanatseverlerle buluşacak.

    “Choose Your Own Adventure”, izleyiciyi alternatif hikâyeler yaratmaya davet eden, farklı katmanlar barındıran bir anlatı dünyası sunuyor. Sergi, 1980’lerde Edward Packard tarafından yaratılan ve Türkiye’de “Macera Tüneli” olarak bilinen, okuyucunun olayların akışını ve sonunu kendi seçimleriyle şekillendirdiği kitap serilerinden ilham alıyor.

    Gökhan Gökseven’in eserlerinde, retro çizgi film estetiğinin büyüsü, 80’ler kültürüne ait oyuncak figürlerin nostaljik cazibesi ve 19. yüzyıl İskandinav folk illüstratörlerinin detaycı dünyası iç içe geçiyor. Alman romantizmi ile Theodor Kittelsen ve John Bauer gibi isimlerin etkilerini hissettiren sanatçı, izleyicisini geçmişin görsel hafızasıyla günümüzün psikolojik sorgulamalarını harmanlayan bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Önceki sergisinde korku temasını merkeze alan sanatçı, bu kez macera kavramını odak noktası olarak seçiyor. Korkunun bilinmezlik duygusuyla kurduğu paralellikten yola çıkarak, izleyiciyi kendi hikâyesini yaratmaya teşvik ediyor. Çocukluk anılarından beslenen eserler, nostalji, zaman, kayıp ve ölüm gibi evrensel temaları gündeme getirirken, psikolojik katmanlarıyla derinleşiyor.

    Künye:
    1. On Patrol, 2023-24, oil on board, 64.5 x 54.5
    2. A thief & a mother,2024-25, oil on board, 60x45 cm

    0
    0
    1433
  • 29-01-2025

    Donatella Di Pietrantonio’nun bir kadının terk edilişini, aidiyet arayışını ve ayakta kalma mücadelesini anlattığı, 2024 Strega ödüllü romanı Geri Verilen Kız, Aydagül Ferullo’nun çevirisiyle Domingo Yayınevi’nden çıktı.

    Geri Verilen Kız, on üç yaşındayken büyüdüğü ve sevildiği ortamdan alınıp o güne kadar tanımadığı öz ailesine geri verilen bir kızın bir kızın hikâyesini anlatıyor. 2017’de Premio Campiello ödülünü de kazanan roman, 2021’de de sinemaya uyarlandı.

    On üç yaşındaki bir kız, sevgi dolu, kitaplarla çevrili güvenli dünyasından koparılır ve hiç tanımadığı bir gerçekliğe, beş çocuklu öz ailesinin yanına bırakılır. Bu geri verilişin nedenleri ondan sır gibi saklanır. Yoksulluğun ve sertliğin hüküm sürdüğü kırsal bir hayatın parçasıdır artık. İki anne, iki farklı hayat ve iki kimlik arasında savrulurken, tüm bu zorlukların içinde, bir ışık parıldar: Küçük kız kardeşi Adriana'nın saf, sarsılmaz sevgisi. Adriana, bu sert dünyada ablası için hem bir sığınak hem de direnişin simgesi olacaktır.

    “Ben Arminuta’ydım, yani geri verilen. Konuştuğum dil başka bir dildi ve kime ait olduğumu bilmiyordum...”

    0
    0
    2665
DAHA FAZLA
Geldanlage