GÜNDEM
  • 24-12-2024

    Öner Taylan Öztürk’ün “Tuhaf bir ağırlık, küçük bir mesafe” başlıklı kişisel sergisi 28 Aralık’a kadar TOHUM Sanat Alanı’nda sanatseverlerle buluşuyor.

    Öner Taylan Öztürk, ilk kişisel sergisinde, kendi aile geçmişinden hareket ederek kurguladığı zaman, bellek ve uzamın birbirine dolandığı bir yolculuğu düşlüyor. Var olmayan yerlere hiç gerçekleşmeyecek olan bu yolculuk; eskimiş metinlerin, dağınık cümlelerin, kendi anlamlarından ve yüklerinden kurtulmaya çalışırken içine düştüğü bir gelecek ve kendilik karmaşasına dönüşüyor. Metinlerin, objelerin ve belleğin zamanın izlerini taşırken örtüşen içsel dünyaları ziyaretçileri, insan psikolojisinin kesintilerle, tutarsızlıklarla örülü ama sürekli devam eden yolculuğu üzerine bir meditasyona davet ediyor.

    “Mürekkep izleri, tül ve sargı bezine dolanık tanıklıklar, bir koltuk ve deniz manzarasından oluşan bu sergi, eşitsizlikleri yaratan güç dinamiklerinin mekân ile bağlantılarını tartışıyor. Malzemelerle zamanı betimleyerek dile gelmez yoğunlukları araştırıyor. Öner, böylelikle serginin içine yerleştiği koridordan bir diyalog sahnesi üretiyor.”
    Derya Bayraktaroğlu’nun kaleme aldığı sergi metninden alıntı.

    Künye:
    1. Ağırlık, 2024, Değişken boyut, Cam kavanoz, deniz kumu, kağıt, buluntu taş, tül
    2. Zamanın Vaadi, 2024, Değişken boyut, bordür taşı, sargı bezi
    3. Sürükleniş, 2024, Video, 2’08”
    4. Bir yere doğru IV, 2024, 21x15 cm, Aydınger üzerine kurşun kalem
    5-6. Koltuk, 2024, Değişken boyut, Koltuk, kumaş, mürekkep

    0
    0
    1182
  • 24-12-2024

    Tüm dünyada açılışını 295 milyon dolar gişe hasılatıyla yaparak tüm zamanların en yüksek hasılatlı animasyon filmi olan Ters Yüz 2, hikâyesine Dream Productions adlı diziyle devam ediyor. Disney ve Pixar imzalı dizi, 1 Ocak 2025’ten itibaren Disney+’ta izleyicilerle buluşacak.

    4 bölümden oluşan Dream ProductionsTers Yüz 2’nin ergen Riley’sinin hikâyesine odaklanıyor. Türkiye’de tüm zamanların en fazla izlenen yabancı animasyon filmi olan Ters Yüz 2’de ergenliğe giren Riley karakterinin hayalleri ve hikâyesi bu diziyle devam edecek. Maya Rudolph, Richard Ayoade, Amy Poehler, Diane Lane, Phyllis Smith, Tony Hale, Paula Pell ve Kyle MacLachlan gibi isimlerin seslendirme kadrosunda yer aldığı dizinin senaryosu Mike Jones’un imzasını taşıyor. Valerie LaPointe, Mike Jones ve Austion Madison’ın bölüm yönetmenliklerini yaptığı Dream Productions, 1 Ocak 2025’ten itibaren Disney+’tan izlenebilecek.

    ​Dizi, izleyicileri Riley’nin zihnine geri götürecek. “Dream Productions” ekibi, Riley’nin anılarını derinlemesine inceleyip genç kızın rüyalarını yaratarak bilinçaltında eğlence dolu bir yolculuğa çıkacak. Ekip, bu anılara başta Neşe olmak üzere kumanda merkezindeki duygular aracılığıyla ulaşabilecek.

    0
    0
    2673
  • 24-12-2024

    Ali Teoman Germaner’in 1950’lerden günümüze uzanan çalışmalarını bir araya getiren “ALOŞ, dün, bugün, yarın” sergisi 4 Ocak-30 Mart tarihleri arasında Cermodern’de sanatseverlerle buluşacak.

    Burak Fidan’ın küratörlüğünü üstlendiği “ALOŞ, dün, bugün, yarın” sergisi, Ali Teoman Germaner’in zaman ve bellek üzerine görsel düşüncelerine odaklanıyor. Sergi, sanatçının heykelleri, resimleri, baskıları, “Aloşname” desenleri ve multimedya yerleştirmesi aracılığıyla adeta insanlığın kolektif bilinçdışına yapılan bir yolculuğu gözler önüne seriyor. Sergi, sanatçının görsel düşüncelerini anlamak, onun yaratım serüvenine daha yakından bakmak isteyenler için eşsiz bir fırsat sunuyor.

    “Borges, Ficciones, Hayaller ve Hikayeler başlıklı kitabının önsözünde düşsel kitaplar yazmaktansa, bu kitapların yazılmış olduğunu varsayıp üzerlerine notlar yazmanın daha akla uygun ve daha kolay bir uğraş olduğunu söyler. Bu sergideki eserlerin yerleştirme fikrinde benzer bir prensip var. Sergi, artık hiç de düşsel olmayan kayıp bir zamandaki uygarlığın izlerini taşıyor. Bir zamanlar, bu uygarlığın yaratıcılarının – bu yırtıcı alıcı kuşların, Zümrüd-ü Ankaların, deri değiştiren yılanların, bu zamana düşmüş varlıkların - bugün bizlere iletmek istediği mesaj, geçmişin kaskatı değişmezliğinde değil, ortak yazgımızın devingen, yaratıcı ve taşıyıcı gücünde saklanıyor.”

    0
    0
    1875
  • 24-12-2024

    Kay Barnham’ın kaleme aldığı, Jennifer Naalchigar’ın resmettiği çocukların hayalini kurdukları meslekleri keşfetmeleri için ilham veren bir rehber olan “Meslekler” serisinin Sualtında Çalışmak ve Uzayda Çalışmak adlı iki kitabı Vera Güner’in çevirisiyle Mundi’den çıktı.

    4 yaş ve üzeri meraklı kâşiflere hitap eden bu seri çocukların hayal gücünü harekete geçirerek, gelecekte hangi işi yapmak istediklerini düşünmelerini teşvik etmeyi amaçlıyor. Serinin kahramanları Billie ve Mia.

    Sualtında Çalışmak kitabı, sualtı meraklısı çocuklara eğlenceli bir rehber oluyor. Minik okurlara, “Gelecekte sualtında çalışmak ister misin?” diye soran kitap, Billie ve Mia’nın maceralarıyla birbirinden ilginç meslekleri keşfetmeleri için yol gösteriyor. Billie ve Mia, kıyafet kutusundan bir kıyafet seçiyor ve kendilerini sualtıyla ilgili farklı meslekler yapan insanlarla tanışırken buluyorlar. Dalış eğitmeni, sualtı veterineri, okyanus bilimcisi ve çok daha fazlasıyla karşılaştıkları bu macerada Billie ve Mia insanların sualtıyla nasıl çalıştığını keşfediyor.

    Uzayda Çalışmak kitabı ise çocuklara, “Gelecekte uzayda çalışmak ister misin?” diye soruyor ve bu kez Billie ve Mia, kıyafet kutusundan bir kıyafet seçiyor ve kendilerini uzayla ilgili farklı meslekler yapan insanlarla tanışırken buluyorlar. Astronomlar, roket bilimciler, astronotlar, kozmologlar ve çok daha fazlasıyla karşılaştıkları bu macerada Billie ve Mia insanların uzayla nasıl çalıştığını keşfediyor. 

    0
    0
    982
  • 23-12-2024

    Yeni yıl kutlamaları ile özdeşleşen ve pek çok bale topluluğu tarafından yılbaşında sahnelenen Fındıkkıran balesi, P. İ. Çaykovski’nin ölümsüz müziğiyle bu kez İstanbul Genç Bale Topluluğu tarafından sahneye taşınıyor.

    Türkiye’de ilk kez bu yıl gerçekleştirilen “Genç Bale Topluluğu” konsepti, dünyada “Junior Ballet” olarak biliniyor. Ölümsüz klasik bale eserlerinin icra edildiği oluşumlarda, dünyada yıldızı parlayan genç bale sanatçıları buluşturuyor. İstanbul Genç Bale Topluluğu; Türkiye, Macaristan, İngiltere, Makedonya, İsviçre, İspanya, Kanada gibi dünyanın farklı ülkelerinden genç dansçıları bir araya getiriyor.

    Küçük Alman kız Clara Stahlbaum’un yeni yıl hediyesi olarak aldığı fındıkkıran oyuncağı ile ilgili rüyaların konu edildiği bu büyü-masal tarzı, yılbaşı klasiği Fındıkkıran balesi, Kuzey Makedonya Opera ve Balesi sanat yönetmeni, balerin, koreograf Olga Pango sahneye koyuyor. Fındıkkıran balesi 29 Aralık saat 18.00’de Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde prömiyer yapacak. Etkinlikte ayrıca, İstanbul Genç Bale Topluluğu’na destek vermek amacıyla Stuttgart Balesi’nin baş dansçısı Marti Paixa ve Kuzey Makedonya Balesi’nin baş dansçısı Balazs Locsei de eserin farklı temsillerinde başrolde dans edecekler.

    Fındıkkıran balesi 29 Aralık’taki prömiyerinden sonra 30 Aralık ile 2 ve 9 Ocak’ta da Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde sahnelenecek.

    0
    0
    1809
  • 23-12-2024

    Emma Cline’ın Amerikan tarihinin en vahşi hikâyelerinin birinden, Charles Manson kültünden esinlenerek kaleme aldığı romanı Kızlar, İrem Sağlamer’in çevirisiyle İthaki Yayınları’ndan çıktı.

    Cline, Granta dergisinin en iyi genç Amerikan yazarları arasında gösterilirken ilk romanı olan Kızlar 2016’da Shirley Jackson En İyi Roman Ödülü’ne layık görüldü. Kızlar, gösterişli ve tutkulu hayatların barındırdığı sapkınlıkları, özgürlüğün arkasında saklanabilen anarşiyi genç bir bakış açısıyla anlatıyor.

    “1960’ların sonları, gençliğin çığırından çıktığı, özgürlüğün ve anarşinin tüm eyaleti kapladığı California. Müziğin ve sinemanın yıldızları, aşkın ve aşkınlığın arayışı her yerde. Ailesinden ve küçük dertlerinden kaçmaya çalışan genç Evie, yaz başında rast geldiği havalı Suzanne ve arkadaşlarına kapılır. Gençliğin cüretkârlığı ve merakıyla, güzelliğin ve rahatlığın peşine takılınca yolu karizmatik bir adamın oluşturduğu bir külte çıkar. Tepelerin arasında bir çiftlikteki komünde kurulmuş deneysel yaşam, gittikçe sınırları zorlayan bir ivme kazanırken Evie, büyülenmiş gibi akıl almayacak olayların eşiğine geldiğinin farkına bile varamaz.”

    0
    0
    832
  • 23-12-2024

    2015 yılında Brighton’da kurulan İngiliz indie rock grubu Porridge Radio, %100 Müzik’in katkılarıyla 8 Mayıs 2025 gecesi Blind sahnesinde konser verecek.

    Vokalist, söz yazarı ve gitarist Dana Margolin tarafından kurulan dörtlü, 2018 yılında The Guardian tarafından yapılan “Yılın En İyi Yeni Sanatçıları” listesinde yer almayı başardı. 2020 yılında prestijli müzik ödüllerinden biri olan Mercury Prize’da “Yılın Albümü” dalında aday gösterilen grup, güçlü canlı performansları ve duygusal şarkı sözleri ile kısa sürede büyük hayran kitlesi edindi.

    Porridge Radio, Ekim 2024’te Clouds In The Sky They Will Always Be There For Me isimli dördüncü albümünü yayımladı. Grup, aşk, kayıp ve kişisel gelişim temalarını derinlemesine inceleyen albümün turnesi kapsamında İstanbul’da sahne alacak.

    ​8 Mayıs 2025 gecesi Asmalımescit Blind’da gerçekleşecek Porridge Radio konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1013
  • 23-12-2024

    Serina Haratoka’nın “Rüya Mağaraları” başlıklı kişisel sergisi 24 Aralık 2024 - 24 Ocak 2025 tarihleri arasında Tokatlıyan Han’ın beşinci katında sanatseverlerle buluşacak.

    Denizhan Özer’in küratörlüğünü üstlendiği “Rüya Mağaraları” sergisi rüya, mağara ve renk metaforlarına odaklanıyor. Serina Haratoka’nın uzun yıllardır yaptığı araştırmalar ve rüyalarla ilgili yaşadığı yüzlerce tesadüfle şekillenen, rüya ile gerçek arasındaki çizgiyi zaman zaman silmek istediği bir çalışma olarak ortaya çıkan sergi; öze dönüş, kendini bulma ve görünmeyeni keşfetme yolculuğuna davet ediyor. Sanatçının mağara betimlemeleri, eksik olan ruhsal yolculuğu tamamlamak için dönüşüm sürecini tetikliyor.

    Sergi kapsamındaki çalışmalarında, sanatçının geçmişte ağırlıklı olarak kullandığı figüratif anlatım dili, sembollere ve her şeyin eriyip renk hâline büründüğü ifadelere evriliyor. Gördüğü ve gerçekte yaşadığı uyku anındaki hipnagojik ve uyanık hâldeki parlak rüyalar, halüsinasyonlar ve Kafkasya’daki köklerinden gelen kadim inançların mirasıyla dünyanın farklı noktalarından edindiği çeşitli öğretiler üretimlerini şekillendiriyor. Sanatçı çalışmalarında antik çağlarda insanların inançları uğruna gösterdikleri çabadan ilham alıyor ve bu çabanın sanatın tüm dallarına yansımasına, mağara duvarlarından başlayıp dev tapınakların bezemelerine kadar uzanmasına referans veriyor. Mitoloji, doğa, ritüeller, sanat tarihi, prehistorik dönem, inanç sistemleri Haratoka’nın araştırma alanları arasında yer alıyor.

    ​Sanatçı, dört yıllık bir üretim sürecine dayanan yağlı boya resim ve enstalasyon ağırlıklı eserleriyle sergi kapsamında ilk defa izleyici karşısına çıkıyor. Tuvalin üzerinde sadece imge değil volüm de oluşturmak isteyen Haratoka, katmanlı diliyle resme boyut vererek mekânsal algı oluşturuyor. Mağara alegorisine referans veren sanatçının çalışmalarında tekrar etmeyen renk ve dokular, oyuntu ve çıkıntılar dikkat çekiyor.

    0
    0
    2248
  • 23-12-2024

    Hayatının 70 yılını sanata, sahnelere adayan oyuncu, yönetmen ve hoca Haldun Dormen’in yaşam öyküsünden hareketle hayat felsefesini anlattığı nehir söyleşi kitabı Ben Buyum İşte!, Masa Kitap’tan çıktı.

    Kültür sanat gazetecisi Uğur Ugan’ın hazırladığı kitap Dormen’in kendi ağzından hem kişisel hayatına hem de tanıklık ettiği döneme dair içeriden bir anlatıyı okurla paylaşıyor. Ben Buyum İşte!’yi okuyanlar hem Haldun Dormen’in hayatıyla hem de Dormen ekolünün bilinmeyenleriyle tanışacaklar.

    ​Haldun Dormen’in 29 yaşındayken kendi tiyatrosunu kurarak başladığı ve bir ömür boyu sürdürdüğü kariyeri anlatılıyor bu kitapla. Başarılar, alkışlar, ödüllerle geçen kariyerinin yanı sıra yaşadığı zorluklar ve üstesinden gelme biçimleri Haldun Dormen’in hayata karşı azmini, tutkusunu bir ilham kaynağı olarak kitapta gözler önüne seriyor. Sahnelere uzun süre hizmet veren usta, Türk tiyatrosunu değiştiren biri aynı zamanda. Batılı anlamda müzikali Türkiye’ye getiren kişi olmasının yanı sıra tiyatronun kurallarını yeni baştan yazarak sufleyi kaldırması, mizansen olarak selamlamayı getirmesi gibi bir dizi yeniliği ilk kez Türkiye’de Haldun Dormen gerçekleştiriyor. Tüm bunların yanı sıra ustanın önemli bir diğer özelliği ise kendisinden sonra gelen birçok ismi mesleğe kazandırması. Haldun Dormen’in fenomen bir hoca olarak yetiştirdiği ve sanat hayatına kazandırdığı isimler daha sonraki yıllarda kültür-sanat hayatımızın önemli figürleri arasına girdiler. Kitapta, ustanın kendinden sonra gelen ve hayatına yön verdiği günümüz yıldızlarının başlangıç öykülerine de tanık olacaksınız.

    0
    0
    1794
  • 22-12-2024

    Can Eskinazi’nin İsviçreli sanatçı Renée Levi’yi konu alan Bir İsim ve Bir Yer filmi, “Biz de Varız!” programı kapsamında 26 Aralık Perşembe günü saat 13.00’de İstanbul Modern’de gösterilecek.

    Bir İsim ve Bir Yer, Renée Levi’nin İstanbul’da geçirdiği iki haftaya odaklanıyor. Bu süreç; sergi prodüksiyonları, açılışlar, İstanbul gezintileri ile aile geçmişi, Marcel Schmid ve Janiv Oron ile iş birlikleri gibi olayları barındırıyor. Bu yoğun tanıklık izleyiciye; kadınlık, göçmenlik, İstanbul, Sefarad geçmişi, uluslararası sanat iş birlikleri ve sanat emekçiliği üzerine bir örgü sunuyor. Bir İsim ve Bir Yer prömiyerini İstanbul Film Festivali’nde, Ulusal Belgesel Yarışması dahilinde gerçekleştirdi.

    “Tanınmış İsviçreli sanatçı Renée Levi, 2022’nin Eylül ayında İstanbul’da iki sergi açacak ve büyük ebatta bir kamusal eser yerleştirecektir. 1960 yılında İstanbul’da doğan ve 6 yaşında ailesi ile beraber İsviçre’ye göç eden Levi için bu kent hem kendi çocukluğunu hem de anne babasının yurdunu imler. Son yıllarda özellikle İsviçre’deki kamusal sanat projeleri ve Fransa, Almanya ve İtalya’daki müze sergileri ile gündeme gelen Levi, sergi ve yapıtlarında hem doğduğu kent İstanbul’u hem de Sefarad mirasını vurgular. Renée Levi’nin Paris’te bulunan Palais de Tokyo’daki yerleştirmesi 11 Mayıs 2025’e kadar devam edecek.”

    İstanbul Modern’in “Biz de Varız!” programı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    ​Künye: “A Name and A Place / Bir İsim ve Bir Yer”, 2024 ©Can Eskinazi, Öktem Aykut

    0
    0
    1357
DAHA FAZLA
Geldanlage