GÜNDEM
  • 22-12-2024

    Ansen’in “HUMAN(in)RACE” başlıklı kişisel sergisi 26 Aralık 2024 - 25 Ocak 2025 tarihleri arasında x-ist’te sanatseverlerle buluşacak.

    Sergi, “Güç ve İnsan” teması çerçevesinde bireylerin ve toplumların güç ve hırs ilişkisini sorguluyor. İnsan doğasının sınırlarını, yaratıcılık ve yıkıcılık arasındaki ince çizgiyi ele alan sergi, insanlığın “yarış” içinde yapabileceklerine odaklanıyor. Serginin başlığı olan “HUMAN(in)RACE”, iki anlamı bir araya getiriyor. “İnsan” (human) kavramını ve “yarış” (race) olgusunu harmanlayan bu ifade, insanlığın kendisiyle, doğayla ve tarihle olan bitmeyen mücadelesine vurgu yapıyor. Sergi, geçmişten bugüne, insanlığın hırslarının ve güç arayışının, yaratıcılığı nasıl tetiklediğini ya da nasıl yıkıma dönüştüğünü, farklı dönem ve coğrafyalardan örneklerle gözler önüne seriyor. Ansen, eserlerinde insanın dünya üzerindeki hâkimiyetini, yarattığı medeniyetlerin doğasını ve güce ulaşma çabalarını mizahi bir dille ele alırken, eserlerinde yer yer fantastik öyküleme, yer yer ironik anlatımlar göze çarpıyor. İnsan egosu ve süper egosu arasındaki çatışmaları sahneleyen sanatçı, görünenin ardındaki hikâyelere dair güçlü bir keşif deneyimi sunuyor.

    Sergide yer alan eserler, plastik sanatların farklı disiplinlerini bir araya getirerek hem tarihi hem de hayal gücünü bir potada eritiyor. Dünya edebiyatından seçkin metinler ve mitolojik göndermelerle zenginleştirilen yapıtlar, güç ve iktidar ilişkisini izleyicisine yeniden düşünmeye davet ediyor. Ansen, anlatım dilinde öykülemenin yanı sıra malzeme çeşitliliği ve metaforik detaylarla izleyiciyi görsel bir yolculuğa çıkarttığı “HUMAN(in)RACE”, bireyin ve toplumun içsel dinamiklerini anlamaya yönelik bir keşif çağrısı yapıyor ve izleyiciyi bu sorgulamaya aktif olarak katılmaya davet ediyor.

    ​Ansen’in “Gücün ve Hırsın İzinde: HUMAN(in)RACE” başlıklı kişisel sergisini 26 Aralık 2024 - 25 Ocak 2025 tarihleri arasında Beyoğlu’nda yer alan x-ist Galeri’de ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. The Beast Within 2024 Ansen 77cm x 155cm
    2. In The Land Of The Blind The One Eyed Man Is King II 2025 Ansen 113cm x 105cm
    ​3. Agatha and Hercule 2024 Ansen 100cm x 80cm

    0
    0
    1371
  • 22-12-2024

    Nanae Aoyama’nın yalnızlığın farklı yüzlerini, sıradan günlerin içinde saklı duyguları ve şehir yaşamının bireyde bıraktığı izleri ele aldığı kitabı Yalnız Kalmak İçin Mükemmel Bir Gün, Merve Sever’in çevirisiyle Beyaz Baykuş Yayınları’ndan çıktı.

    Günümüz dünyasında yalnızlığın anlamını sorgulatan dokunaklı bir hikâye anlatan bu kitap, Japonya’nın prestijli edebiyat ödülü Akutagawa’yı kazandı ve bugüne kadar 15’ten fazla dile çevrildi. Yalnız Kalmak İçin Mükemmel Bir Gün, modern Japon toplumunun bireyler üzerindeki etkisini, yalnızlık, aidiyet ve geçicilik temaları üzerinden etkileyici bir şekilde işlerken, romanın başkahramanı Chizu’nun yaşamına dokunaklı bir pencere açıyor.

    Chizu, hayatının yönünü belirlemek için Tokyo’ya göçen genç bir kadındır. Kalacak yeri yoktur, aile dostu bir yaşlı kadının yanında geçici bir yuva bulur. Fakat bu ev, yalnızlığı, geçmişin izlerini ve ilişkilerin karmaşık yanlarını içinde barındıran bir dünya sunar ona. Bir yandan özgürlüğe adım atmak isterken diğer yandan başkalarıyla bir arada yaşamanın getirdiği zorlukları keşfeder.

    “Büyükşehirde, yalnızlık bir tercih midir, yoksa, kaçınılmaz bir durum mudur?”

    0
    0
    1999
  • 21-12-2024

    Melbourne çıkışlı Glass Beams, Epifoni ve All Things Live Middle East organizasyonuyla 29 Mayıs 2025 akşamı KüçükÇiftlik Park’ta konser verecek.

    Döngüsel, ritimsel ve hipnotik melodilerle saykodelik müziği bir araya getirdikleri şarkılara imza atan Avustralya’lı esrarengiz üçlü Glass Beams’in biletleri 23 Aralık Pazartesi sabah satışa çıkacak.

    Maskeleriyle kimliklerini sır gibi saklayan, mistik ve sakin bir sound’a sahip olan Glass Beams, multi-enstrümantalist ve yapımcı Rajan Silva’nın müzik projesi. Rajan Silva’nın müzikal serüveni ise 1970'lerin sonunda Hindistan’dan Melbourne’a göç eden babasıyla ilgili çocukluk anılarının yeniden canlanmasıyla başladı. Grup, Doğu ve Batı, eski ve yeni arasındaki bu çapraz tozlaşma ruhunu, kendi ürettiği çalışmalarında yakalamaya çalışıyor.

    ​Glass Beams, canlı enstrümantasyon ve DIY elektronika prizması aracılığıyla kültürlerin ve seslerin zamansız bir füzyonunu sunuyor ve tüm bunları kendi yarattıkları büyüleyici ve mistik bir görsel dünyaya sarıyor. Glass Beams, ilk EP’si “Mirage” ve bu yılın başında yayımladığı “Mahal” ile sosyal medyada kulaktan kulağa yayılarak milyonlarca yeni takipçiye ulaştı. Canlı performansları için solo projeden üçlüye dönüşen grup hem Avrupa hem de Kuzey Amerika turnelerinde tüm konserlerinde yok satarak olağanüstü bir başarı elde etti. 2021’deki çıkışlarından bu yana kısa bir süre geçmiş olsa da Glass Beams, Primavera Sound, Best Kept Secret gibi önemli festivallerdeki performanslarıyla dikkat çekti.

    0
    0
    1174
  • 21-12-2024

    Sinop Bienali’nin 9. edisyonu kapsamında Sinop Tarihî Cezaevi Kültür Merkezi’nde sergilenen Yeşim Uzunöz’ün “O Benim Hikayemdi” sergisi, İBB Kültür ve İBB Miras’ın katkılarıyla 9 Mart 2025 tarihine kadar Bebek Sarnıcı’nda sanatseverlerle buluşuyor.

    ​Sinop kökenli sanatçı Yeşim Uzunöz, “O Benim Hikâyemdi” sergisinde, kendi köklerinden yola çıkarak katılımcı sanat pratiklerini ekolojik ilişkilerle bir araya getiriyor. Uzunöz, sergide kendini kum zambağı ile özdeşleştirerek bu endemik bitkinin gözünden anlatılan bir hikâyeyi izleyicilere sunuyor. Toplamda sekiz kitaptan oluşan eserde, birinci kitapta kum zambağının kendi öyküsü anlatılıyor. Diğer yedi kitap ise, ilk kitaptaki kum zambağının hikâyesinden yola çıkarak, Sinop’ta yaşayan yedi kadının bu nesli tükenmekte olan bitkiyle kurduğu ilişkilerden beslenen yeni hikâyeler yaratıyor. Yerleştirmenin önemli bir parçası olan video, Sinop Akliman Sahili’nden alınan kum zambağı görüntülerini içeriyor. Bu video, sahilden gelen kum ile sergilenerek koruma altında olan endemik bir tür olarak bitkinin yok olma tehlikesine dikkat çekiyor. Kum zambağı, ince bir kum içinde, tuzlu suyla süren hayatın eşiğinde, rüzgârda salınarak kırılgan bir iz bırakır. Bu yerleştirme, türdeşlikler ve ekolojik yıkım arasında bir bağ kurarken, aynı zamanda kişisel hikâyelerle çok katmanlı anlatılar sunuyor.

    0
    0
    1392
  • 21-12-2024

    Çağdaş Kore edebiyatının önde gelen yazarlarından Hwang Sok-yong’un modernleşme arzusuyla daima ileri giden bir ülkenin geride bıraktığı insanlara ve maziye son bir bakış niteliğindeki romanı Günbatımında, S. Göksel Türközü’nün çevirisiyle Doğan Kitap’tan çıktı.

    ​Romanın baş kahramanı Minu Bak zengin ve başarılı bir adamdır. Seul’ün kenar mahallesinde fakir bir aileye doğmuş, hızla modernleşen bir ülkede o da zenginleşmiştir. Büyük bir mimarlık şirketinin başında çalışırken bir zamanlar âşık olduğu ve ihanet ettiği kadından bir mesaj alır. Anılar birden canlanır ve Minu yıllar önce geride bıraktığını düşündüğü dünyayı ziyaret etmek ister. Ancak suç, fakirlik ve şiddetle birlikte aşkın, heyecanın ve fırsatların da ülkesi olan o mahalle artık yoktur.

    0
    0
    1080
  • 20-12-2024

    Piyanist, klavsen sanatçısı ve besteci İklim Tamkan, aralık ayında Türkiye’nin dört bir yanında sahne alarak müzikseverlerle buluşacak.

    Avrupa ve ABD’deki performanslarının ardından Tamkan, barok, caz ve halk müziğini harmanladığı eşsiz repertuvarıyla Türkiye’deki dinleyicilerle bir araya gelecek. İklim Tamkan’ın turnesi 7-8 Aralık tarihlerinde Minoa Pera’da gerçekleştirilen konserlerle başladı. Mezzo-soprano Senem Demircioğlu ile sahne alan Tamkan, Fazıl Say prodüktörlüğünde yayımlanan İlk Atlas albümünden eserlerin yanı sıra, barok ve halk müziğinden seçilen parçaları da dinleyicilerle buluşturdu. Aralık ayı boyunca farklı mekânlarda devam edecek turne kapsamında Tamkan, 23 ve 26 Aralık tarihlerinde saat 20.30’da Taksim’deki Saint Antuan Kilisesi’nde konser verecek. Musicandle konserleri kapsamında gerçekleşecek bu performanslarda, kilisenin tarihi orgunda Johann Sebastian Bach’ın dünyaca ünlü eseri “Re Minör Toccata” da icra edilecek.

    ​İklim Tamkan ve Senem Demircioğlu, Van ve Diyarbakır’da da konser verecek. 20 ve 21 Aralık’ta saat 19.30’da Van’daki Tariria Kültür Sanat Merkezi’nde, 22 Aralık saat 20.00’de ise Diyarbakır’daki Çand Amed Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek konserlerde, barok, caz ve halk müziği gibi farklı tarzları bir araya getiren zengin bir repertuvar sunacaklar.

    0
    0
    1397
  • 20-12-2024

    Borusan Contemporary, Doug Aitken’in Türkiye’deki ilk monografik sergisi “İçimdeki Şehir”e eşlik eden Doug Aitken: İçimdeki Şehir kitabını yayımladı.

    Amerikalı multidisipliner sanatçı Doug Aitken’in “İçimdeki Şehir” sergisine özel olarak hazırlanan kitap kapsamlı içeriği ile Aitken’in disiplinlerarası üretimleri ve özgün sanatsal yaklaşımına ışık tutuyor. Küratörlüğünü sanat yönetmeni Jérôme Sans’ın üstlendiği sergi, çağdaş toplumun ve güncel insanlık durumunun çarpıcı bir portresini çizerken, Perili Köşk’ün mimarisiyle etkileyici bir diyalog kuruyor. Doug Aitken: İçimdeki Şehir, Aitken’in zengin ve özgün sanat pratiğine derinlemesine bir bakış sunuyor. Kitapta Dr. Kumru Eren, Jérôme Sans ve Prof. Dr. Ali Akay’ın kaleme aldığı makalelerin yanı sıra, Jérôme Sans’ın Doug Aitken ile gerçekleştirdiği bir röportaj da yer alıyor. Bu kapsamlı içerik, Aitken’in sanat pratiğinin düşünsel kaynaklarını, ilham ve bağlantı noktalarını, özgün sanatsal yaklaşımını, okuyuculara derinlikli bir anlatı ile sunuyor.

    Doug Aitken: İçimdeki Şehir sergi kitabı Borusan Contemporary içerisinde yer alan Frankeştayn Kitabevi’nden temin edebilirsiniz. Doug Aitken’in “İçimdeki Şehir” sergisini ise 17 Ağustos 2025 tarihine kadar Perili Köşk’te ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1492
  • 20-12-2024

    Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nin Atlas Publishing Lab iş birliğiyle düzenlediği “Yazar-Editör Sohbetleri”nde yılın son konukları editör Berrak Göçer ve yazar Yekta Kopan olacak.

    26 Aralık akşamı gerçekleşecek etkinlikte, Kopan’ın kasım ayında Can Yayınları etiketiyle yayımlanan yeni öykü kitabı Belki Yaz Erken Gelir odağında gerçekleşecek. Bu kitabın yanı sıra yazarın sanatsal üretim yolculuğu detaylı bir şekilde ele alınacak. Göçer ve Kopan, bu kitap ve öyküler aracılığıyla yazı bekleyenleri, yolun nereye varacağını bilmeyenleri, uzaktan duyulan sesleri ve durmadan yürüyenlere dair derinlikli hikâyeleri konuşurken, katılımcıları hayatın bitmeyen bekleyişine edebiyat aracılığıyla tanık edecekler.

    Kopan’ın yeni kitabının yanı sıra yıllara yayılan sanatsal üretiminin de konuşulacağı etkinlik, editörlük ve yazarlık ilişkisini, bir kitabın ortaya çıkış sürecindeki dinamikleri ve yaratıcı süreçleri irdeleyerek edebiyat dünyasının merak edilen yönlerine de ışık tutacak.

    ​“Yazar-Editör Sohbetleri” 26 Aralık Perşembe günü, saat 18.00’de Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleşecek ve ücretsiz olacak. Rezervasyon gerekmemektedir.

    0
    0
    950
  • 20-12-2024

    Shoegaze/dream pop üçlüsü Plastic Ideas, yeni albümden önceki son teklisini “Her Şey Anlamsız”ı Tamar Records etiketiyle müzikseverlerle buluşturdu.

    2019 yılında İstanbul’da kurulan Plastic Ideas, Bakiyesi Belirsiz Ömrüm isimli ilk albümünü 2022 yılında yayımladı. Grubun yeni albümden önce çıkardığı son teklisinin “Her Şey Anlamsız”, post-rock tınılarını shoegaze’in duygusal derinliğiyle harmanlayan bir parça.

    Şarkı, boğucu bir içsel karanlığı ve kendini kaybetmişliği anlatan sözleriyle, şarkı dinleyiciyi varoluşsal bir sorgulamanın içine sürüklüyor. Yoğun tekrarlar ve katmanlı gitar dokunuşlarıyla, modern hayatın anlamsızlığı ve yalnızlık duygusu arasında yankılanıyor.

    Plastic Ideas’ın yeni teklisi “Her Şey Anlamsız”ı buradan dinleyebilirsiniz.

    Künye:
    Söz: Sertaç Çomak, Efekan Küçükçınar, Berkan Çalışkan
    Müzik: Berkan Çalışkan
    Vokaller: Berkan Çalışkan, Efekan Küçükçınar, Sertaç Çomak
    Canlı Enstrümanlar: Berkan Çalışkan
    Kayıt & Prodüksiyon: Berkan Çalışkan
    Ses Mühendisi, Mix & Mastering: Berkan Çalışkan
    ​Single Kapağı: Gökçe Porsuk

    0
    0
    988
  • 20-12-2024

    Gülşah Mursaloğlu’nun “Pul Pul Döküldü, Ufalandı Zaman” başlıklı kişisel sergisi 27 Aralık 2024 - 22 Şubat 2025 tarihleri arasında SANATORIUM’da sanatseverlerle buluşacak.

    “Pul Pul Döküldü, Ufalandı Zaman” sergisi yaşama elveren koşulları, üretkenliği, makinelerin ve insanların üretmediği, es verdiği zamanı ve yavaşlamayı araştırıyor. Mekâna yayılmış, farklı formlarda asılı kalmış, dönüşmüş yumurtalar, kabukları ve uyku dalgaları bu araştırmanın merkezinde yer alıyor.

    Kuytuda Uğuldayan Yumurta isimli video yerleştirmesi yaşamı başlatan ve devam ettiren koşulları sorguluyor: konak olma, dikkat ve bakım, kesinti, aksama, düzensizlik, kargaşa ve dönüşüm. Performansçı bir depo koridorunda yumurtalarla dikkatli bir şekilde ilişkilenirken, soyut bir peyzajda yumurtalar çeşitli hızlarda parçalanıyor. Kamera yakın kadrajda farklı yumurtaların yolculuklarını takip ederken iki eş zamanlı koreografi ortaya çıkıyor: yumurtalar mekânın kontürlerini izliyor, sindiriliyor, yuvalara yerleşiyor, kabukları kırılıyor, parçalanıyor ve sonsuz döngülerde çevriliyor.

    Serginin girişinde yer alan yerleştirme Hızlandırılmış Milyon Yıllık Bir Karşılaşma sanatçının bir seneyi aşkın süredir kendi mutfağından ve çevresinden topladığı yumurta kabuklarından oluşuyor. Yumurta kabuklarının yüzde doksanı kumtaşı, kireç taşı, şişt gibi tortul kayaçların da yapıtaşı olan kalsiyum karbonattan oluşur. Kayaların oluşması binlerce, milyonlarca yıl sürerken bir tavuğun vücudunda yumurta kabuğunun oluşması yaklaşık 20-24 saat sürer. Isıyla zamanda bir yolculuk yaparak taşlaşan yumurta kabukları seramik parçalarının üzerinde yan yana diziliyor. Sergi boyunca mekâna giren izleyiciler yarattıkları titreşimlerle işe dâhil oluyorlar, hem yerleştirmedeki seramikleri temas ettirip ses çıkarmalarına hem de sırın içindeki kabukların ufalanmasına katkıda bulunuyorlar.

    Dalgalar Boyu Derya-degiş’te sergi mekânının iki çapraz köşesine iki bedenin uyku dalgaları konumlanıyor. İnsan yaşamının üçte birini, bazı türlerinse yaşamının yüzde seksenini kaplayan uyku, türleri eşitleyen, birleştiren bir alan oluşturuyor. Yerleştirmede, sıklıkla ofislerde kullanılan kare floresan lambalar serginin açık olduğu sekiz saat boyunca renk değiştirerek bu bedenlerin REM, non-REM dalgalarını ve uykularındaki kesintileri taklit ediyor, geceyi gündüze taşıyor.

    Sanatçının topladığı kabukların bir kısmı Gözeneklerde Kutu Kutu Pense’de ezilip parçalara ayrılıp, tekrar bir araya geliyor. Bedenler ve türler arası geçiş yapan yumurtaların kalıntıları birbirine karışıyor, fosilleşmiş fragmanlar hâlinde galerinin duvarlarında geziniyor.

    Sergiye sanatçının Goldrausch Künstlerinnenprojekt çalışma ve araştırma programı kapsamında ürettiği, Sina Ribak’ın Tending to Elusive Matter [Anlaşılması Güç Maddeye İcabet Etmek] metnini içeren aynı isimli yayın eşlik ediyor.

    Künye: Gülşah Mursaloğlu, A Chanting Egg, Near the Dent, 2024, Single channel video installation, 14'06'', 3 + 1 AP (Sanatçı ve SANATORIUM’un izniyle)

    0
    0
    1603
DAHA FAZLA
Geldanlage