
Dağlarca’nın anısını yaşatmak,Türk şiirinin gelişimine katkıda bulunmak ve şiiri hayata daha çok katmak amacıyla Beşiktaş Belediyesi Başkanlığı tarafından, PEN Yazarlar Derneği, Türkiye Yazarlar Sendikası'nın desteği ve Tekin Yayınevi Organizatörlüğünde gerçekleştirilen I. Dağlarca Şiir Ödülü için başvurular başladı.
I. Dağlarca Şiir Ödülü 2015 Seçici Kurulu’nda; Ataol Behramoğlu, Doğan Hızlan, Enver Ercan, Ertan Mısırlı, Haydar Ergülen, Sennur Sezer ve Tarık Günersel yer alıyor.
Yarışma için başvurular 31 Ağustos 2015 tarihine kadar devam ederken; yarışmanın sonuçları Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın ölüm tarihi olan 15 Ekim’de açıklanacak ve 17 Ekim Cumartesi günü Beşiktaş Belediyesi Fulya Sanat Merkezi’nde düzenlenecek etkinlikle ödül sahibini bulacak.
Katılım Koşulları:
1. Ödüle, ilk baskısı 1 Ocak 2014 - 1 Haziran 2015 tarihleri arasında yapılan yapıtlarla başvurulabilir. Ödül, yayımlanmış yapıtlara verilecektir.
2. Seçici Kurul üyeleri yarışmaya katılamaz.
3. Bir kitap, şairi dışında başka kişi ya da kurumlar tarafından da aday gösterilebilir.
4. Ödüle başvuracak ya da aday gösterilecek kişinin, kitap olarak basılmış bandrollü yapıtının veya yapıtlarının her birinin 8 adedini, kişinin özgeçmiş yazısıyla ve iletişim bilgileriyle birlikte teslim edilmesi ya da gönderilmesi gerekir.
5. Başvurular, 31 Ağustos 2015 tarihinde sona erer. Seçici Kurul'un kararıyla başvuru tarihi uzatılabilir.
Galerist proje mekanı STUDIO’da, Arap ve Afrika Modernizmi’nin yaşayan en önemli temsilcilerinden 1930 Sudan doğumlu Ibrahim El Salahi’nin “Arap Baharı Günlükleri” başlıklı sergisine 1 Eylül – 3 Ekim 2015 tarihleri arasında yer verecek. El Salahi’nin Arab Baharı’na sanatsal cevabı niteliğindeki çalışması 46 mürekkep çiziminden oluşan bir karalama defteri niteliğinde. “Arap Baharı Günlükleri”, sanatçının Tate Modern’deki retrospektifinin (2013) ardından ilk defa Galerist Studio’da sergilenecek.
İngiltere’de yaşayan ve olaylar cerayan ettiği sırada yaşını almış bir sanatçı olan El Salahi, yaşananları medya üzerinden gözlemliyor. İnançlı bir müslüman ve eski bir siyasi tutuklu olan Sudan’lı sanatçı, devrimci ve anti-diktatör ruh, şiddetle ve ani bir patlama enerjisiyle Arap dünyasında yayıldığı zaman şu sözleri söylemişti: “...Arap Baharı yaşandığı zaman memnun oldum... çünkü o kocaman bir adaletsizliği ve bir otorite piramidini yıktı... Güç bildiğimiz gibi aç gözlülüğü doğurur ve aç gözlülük yozlaşmayı, adaletsizliği ve eşitsizliği doğurur.”
Sanatçı mürekkep çizimlerinde, sıradışı, derin ve çelişkili duygular ile olayların anlamları, çeşitli zorbalıklar ve onların kurbanlarının yanı sıra insanın, grotesk ve yarı soyutlanmış tasvirlerini ele alıyor. El Salahi, bir çok çiziminde isyancılar ile çeşitli zorbalar arasında yaşanan beklenmedik hesaplaşma anlarını dramatize ediyor. “Şimdi Ağlamak İçin Çok Geç” isimli desende, El Salahi’nin zalim figürü, görkemli saray çevrelerinde keyifsiz bir şekilde oturuyor. Başka bir çizimde ise, insan, hayalet görünümlü figürler kitlesi, gölgede gizlenmiş şekilde, suçlayıcı bakışlarla etraflarını gözlemliyor. El Salahi bu çalışmayı şöyle açıklıyor: “bu gazetecilerin bizim tipimizdeki ülkelere geldiğinde ve insanlara olayların iyi tarafından bakmalarını söyleyip durmalarına benziyor, bütün gelişmelere bak fakat hapishanelere ve haksızlıklara bakma”.
Deniz ve güneş ikilisinin yanında bir de Bora Uzer konseri de olunca Babylon Kilyos'a gitmek, güzel bir hafta sonu planı olabilir. Eğlenceli ve enerjik sahne performanslarıyla dikkat çeken Bora Uzer "Sunset Sessions" başlığı altında her cumartesi 17.00'de sahnede.
Babylon Kilyos'ta ilerleyen günlerin programı ise şöyle:
- 15 Ağustos: İlhan Erşahin İstanbul Sessions
- 22 Ağustos: GusGus Live
- 13 Eylül: COMPASS a Day at the Beac
Akbank Sanat, yeni sanat sezonunu dünya çapında bir sergi ile açmak için hazırlanıyor. 20. yüzyılın en önemli kadın sanatçılarından ve sadece kendisinden sonraki sanat oluşumunu derinlemesine etkilemekle kalmamış, kendisinden önceki sanat tarihinin de yeni bir gözle ele alınmasını sağlamış Louise Bourgeois’nın yapıtlarından oluşan “Louise Bourgeois: Dünyadan Büyük” (Louise Bourgeois: Larger Than Life) isimli sergi 01 Eylül – 28 Kasım tarihleri arasında Akbank Sanat’ta sanatseverlerle buluşacak.
Küratörlüğünü Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman’ın yaptığı sergide, Türkiye’de yapıtları daha önce görülmemiş, sadece 1997 yılında 5. Uluslararası İstanbul Bienali’nde tek bir eseri sergilenmiş Louise Bourgeois 58 yapıtı ile ülkemizde ilk kez sanatseverlerle buluşacak.
Sergiyle eş zamanlı olarak Akbank Sanat’ta hem özel olarak Bourgeois’nın sanatı hem feminist sanat ve ilgili diğer konularda hem Türkiye’deki feminist sanat konusunda konferans ve toplantılar düzenlenecek. Bunun yanısıra, Akbank Sanat kütüphanesinde özel bir Louise Bourgeois köşesi oluşturulacak ve sanatçı hakkında filmler gösterilecek.
Kadınlık olgusunu sanatının belkemiği yapan ve de ilginç yaşam öyküsünü sanatını oluştururken ana kaynak olarak kullanan sanatçı, 35 yıla yakın bir süre içinden geçtiği psikanaliz seanslarının verilerini yapıtlarında işler. Bourgeois tüm bu özellikleriyle feminist sanatın belkemiği denebilecek bir konumdadır. Bununla birlikte sanatı bellek, kimlik, beden, aidiyet, mekan, anımsama, unutuş, tekinsizlik gibi konuları enine boyuna kuşatır.
Adres : İstiklal Cad. No:8 34435 Beyoğlu-İstanbul
İlk görselin künyesi: Louise Bourgeois Sergisi, “Lit gros édredon”, Akbank Sanat
Şehre bu kadar yakın olup ama bir o kadar uzak hissettiğimiz ada sokakları 1-6 Eylül tarihleri arasında bir sokak festivaline ev sahipliği yapacak.
Adalar günlük ziyaretçilerin verdiği zararlarla, kaçak yapılaşmalar, hatalı turizm politikaları, faytonları çeken atların bakımsızlığı, fayton ve bisiklet trafiği ve plansız imar tehlikesiyle karşı karşıya. Bu sorunlara dikkat çekmeyi amaçlayan festivalde insanlardan, bilim adamlarından, sanatçılardan, hayvan severlerden, edebiyatçılardan destek bekleniyor.
Festival konsepti, performanslar ve çalışmalar “Ada Düşü” temasında gerçekleşecek. Burgazada Kültür ve Kalkınma Derneği’nin de proje ortağı olduğu “Adalar Sokak Festivali”nde resimle, müzikle, heykelle, edebiyatla, tiyatroyla, dansla sorunlara dikkat çekip iyileşme hareketi başlatılması amaçlanıyor. Festivalle ilgili gelişmeleri takip etmek için
https://www.facebook.com/events/733741420105529/ hesabını takip edebilirsiniz.
SERGİ VE ETKİNLİK ALANLARI – BÜYÜKADA
Açık Alanlar
Deniz Otobüsü Meydanı
Saat Meydanı
Liman / Balıkçı Barınağı
Konak Sokak
Çınar Meydanı
Lunapark Meydanı
Özel Atölyeler
Necdet Kutlucan Atölyesi
Atölye Gülhan
Ali Alizadeh Atölyesi
SERGİ VE ETKİNLİK ALANLARI – BURGAZADA
İskele Meydanı
Kulüp Meydanı
Gezi Parkı
Aya Nikola Parkı
Cami Sokak
Yelkenci Mehmet Sokak 6 Numara
Hiristos Tepesi
İndos-Kumbaros
Burgazada Kolektif
Sanatorium yeni sezona Gizem Akkoyunoğlu ve Yunus Emre Erdoğan'ın eş zamanlı kişisel sergileriyle giriyor.
Gizem Akkoyunoğlu’nun ilk kişisel sergisi olma özelliği taşıyan “Ve Yolun Her Adımı” 1 Eylül'de Sanatorium'da sanatseverlerle buluşacak. Siyah beyaz, füzen ve karakalem işlerden oluşan sergi sanatçının son bir yıldır ürettiği işleri kapsıyor. Akkoyunoğlu’nun üç bölümde kurguladığı sergi hayali bir karakterin yolculuğu ile başlıyor ve her bölüm, ana hikayenin bir bölümünü, karakterin yolculuğundan bir kesiti ele alıyor. Süreç içerisinde alınan yol bir araçtan, amaca dönüşüyor. Karakter kendini ve çevresini yeniden keşfediyor ve esas yolculuğun geri dönüş olduğunu anladığı noktada sonlanıyor. Sergi 3 Ekim'e dek devam edecek.
Yunus Emre Erdoğan’ın ilk kişisel sergisi olan, 1 Eylül’de açılacak “Gizliden Sesler”, sanatçının son dönem çalışmalarını kapsıyor. Mekânın fiziksel sınırlarıyla öznel kavrayışının sınırları arasında gidip gelen bir arayış halinde olan sanatçı, bakma eylemini iç mekâna çekerek özel alanda sürdürüyor. Erdoğan’ın çalışmalarında, bakışı mekânın içine hapseden, dışarıyla ilişkisini kesen indirgenmiş detaylar göze çarpıyor. Sanatçının içsel yolculuğu, bulunduğu alandaki seçtiği kesitlerle somutlaştırıyor. Ağırlıklı olarak füzen malzemeyle oluşturulan çalışmalar dingin olduğu kadar gerilimli bir atmosfere de sahip Detaylardaki mekânsal öğelerin zaman zaman biçimselliğinden sıyrılarak tekniğin özgün kullanımıyla yeni bir bakışa hizmet ettiği söylenebilir. Sergi 3 Ekim’e dek devam edecek.
Sanatorium adres: Asmalı mescit Mah. Asmalı mescit Sok. No:32/A Beyoğlu
İlk görselin künyesi:
Gizem Akkoyunoğlu_İsimsiz x Kağıt üzerine füzen 21 x 29 cm
Yalnızca sanatçı kimliğiyle değil düşünür, öğretim üyesi, yazar ve küratör olarak da kültürel üretime önemli katkılarda bulunmuş Hüseyin Bahri Alptekin’in retrospektif sergisi “Demokratik Lüks”, 2 Eylül’de Rampa’da açılıyor. Sanatçının arşivinden seçilmiş çizimler, eskizler ve notları da dahil ederek, sanatçının düşünce süreçlerinin derinine inmeyi amaçlayan sergi, Rampa ve Belçika, Antwerp’te bulunan M HKA (Güncel Sanat Müzesi) işbirliğiyle düzenlenecek ve her iki mekânda izlenebilecek.
Alptekin’in yeni milenyumdan önceki ve sonraki on yıllarda ürettiği eserleri bir araya getiren bu çok kapsamlı retrospektif, 90'ların başından itibaren ürettiği fotoğraflar, heykeller, enstalasyonlar, neon metinler, video ve kolajları da bir araya getiriyor.
“Demokratik Lüks” ayrıca, Alptekin’in Bunker Research Group (Korugan Araştırma Grubu) ve Barn Research Group (BRG) gibi başka sanatçılarla ortak girişimlerinin yanı sıra Jules Verne'in İnatçı Keraban’ının (1883) izlediği rotayı takip ederek, sanatçılar arasındaki eleştirel tartışmalara ve sanatsal değiş tokuşa katkıda bulunmak amacıyla Karadeniz'i dolaşan “yüzen bir laboratuvar” kurma arzusu Sea Elephant Travel Agency’i (Deniz Fili Seyahat Acentası) ele alışıyla da dikkat çekiyor.
Hüseyin Bahri Alptekin’in varisleri ile ortaklaşa geliştirilen “Demokratik Lüks” sergisi 2 Eylül-14 Kasım 2015 tarihleri arasında İstanbul’da Rampa’da, Belçika, Antwerp’te ise M HKA’da (Güncel Sanat Müzesi) izlenebilir.
Rampa adres:
Şair Nedim Caddesi No: 21a Akaretler - Beşiktaş
İlk görselin künyesi:
HÜSEYİN BAHRİ ALPTEKİN
CAPACITY / CAPACITIES, 1998
36 adet fotoğraf üzerine LED yazılı panel / Panel with LED writing mounted on 36 photographs 158.5 x 354 cm x 7 cm, 62.4 x 139.37 x 2.76 inches (tümü / all), 39 x 39 cm, 15.35 x 15.35 inches (her biri / each)
Photo: Barış Özçetin
Sanatçının Varislerinin ve Rampa İstanbul'un izniyle / Courtesy the Estate of the Artist and Rampa Istanbul
Avusturya Devleti’nin 2005’ten bu yana her yıl, Gelibolu’da savaşmış her milletten bestelerden oluşan “Gelibolu Senfonisi” 10 mini eseri kapsıyor. Senfoninin dünya prömiyeri; 4 Ağustos Salı akşamı Aya İrini’de gerçekleşti.
“Gelibolu Senfonisi”nin ilk bölümü “Barış Umudu” (Hope Of The Higher Heart) 2005 yılında müzisyen Demir Demirkan tarafından bestelendi. “Barış Umudu” bölümünün ilk defa seslendirildiği bu konserde 60 kişilik İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ve İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü’nden 40 kişilik bir koro “Gelibolu Senfonisi”ne hayat verdi.
Çanakkale Zaferi’nin 100. yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleşen konsere; Türkiye, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan devlet yetkililerinin yanı sıra, Demir Demirkan ve diğer eserlerin bestecileri de katıldı.
Fransa'da geçen hafta gümrükte 27 milyon dolar (yaklaşık 75 milyon TL) değerinde bir Picasso tablosu yakalandığı duyuruldu. "Head of a Young Woman" (Genç Bir Kadının Başı) adlı eser, İspanyol kültür varlığı olarak tescil edilmişti. CNN'e bağlı BFMTV televizyonuna konuşan Korsika'daki Fransız gümrüğü sorumlularından Vincent Guivarch, ülkeden çıkarılması yasak olan tablonun bir gemide gönderilmeye hazır, sarılı halde bulunduğunu belirtti. Gemide inceleme yapan gümrük yetkililerinin belge talebi üzerine, gemi kaptanınca tablonun durumuna ilişkin herhangi bir doküman gösterilemedi.
Yetkililer, İspanyol ressam Pablo Picasso'nun 1906 yılında tamamladığı yağlı boya tablonunun Fransa'ya bağlı Korsika Adası'nda bulunduğunu açıkladı. İsviçre'ye kaçırılmak istenen eserin sahibinin İspanyol banker Jaime Botin olduğu ve tabloyu 2012'den bu yana ihraç etmek için izin almaya çalıştığı söyleniyor.
Picasso'nun "Les femmes d'Alger, Version O" (Cezayirli Kadınlar, Versiyon O) tablosu, mayıs ayında 179.3 milyon dolara (yaklaşık 483 milyon TL) satılarak, açık artırmayla satılan en pahalı tablo olmuştu.
Picasso bu satışla İngiliz ressam Francis Bacon'ın "Three Studies of Lucian Freud" (Lucian Freud'un Üç Taslağı) adlı eserininin rekorunu kırmıştı. Bacon'ın eseri 2013 yılında 142.4 milyon dolara (383 milyon TL) alıcı bulmuştu.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) ve La Scala Tiyatrosu Akademisi tarafından düzenlenen 8. Leyla Gencer Şan Yarışması finalleri bu yıl Polonya Ulusal Operası, Adam Mickiewicz Enstitüsü, İtalyan Kültür Merkezi, Kadıköy Belediyesi iş birliği ve Borusan Sanat'ın katkılarıyla, 6-11 Eylül tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşecek.
Yarışmanın haziran ayı içerisinde Paris, Londra, Berlin, Milano, Varşova ve İstanbul'da gerçekleştirilen ön elemelerine 24 farklı ülkeden 32 yaş altı 100 genç şancı katıldı. Ön elemelerde seçilen 14 farklı milletten toplam 42 genç şancı final serisine katılma hakkı kazandı.
Final serisine 6 Eylül'de kayıt işlemiyle başlanacak, 7 Eylül Pazartesi ve 8 Eylül Salı günleri 11.00-17.00 saatleri arasında halka kapalı olarak çeyrek finaller gerçekleşecek. 9 Eylül Çarşamba 11.00-17.00 saatleri arasında bilet alınarak takip edilebilecek yarı finalde, yarışmacılar piyano eşliğinde aryalarını seslendirecekler. Finale kalan 8 yarışmacı ise 11 Eylül Cuma akşamı 20.00’da Süreyya Operası’nda, Antonio Pirolli yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşliğinde jüri ve dinleyiciler önünde birer arya seslendirecek.
Yarışmanın biletleri 13 Ağustos Perşembe günü Biletix Satış kanallarından ve İKSV ana gişeden temin edilebilir.