
BİENAL BELLEĞİ -I-
Akademisyen, sanat yazarı Özgül Kılınçarslan’a, “Tuzlu Su” başlığıyla karşımıza çıkan 14. İstanbul Bienali’nde en beğendiği işi sorduk. “Beğendiğim birden fazla iş var ama sadece bir işi adres göstermemi istiyorsanız, bu durumda oyumu Francis Alys için kullanıyorum” diyen Kılınçarslan’ın bu iş hakkındali yorumu şöyle:
"Depo’da yer alan, Francis Alys’in The Silence of Ani (Ani’nin Sessizliği) bienalde etkilendiğim işlerden biriydi.
Alys’in üretim pratiğindeki ritim duygusu, politik bir konuya şiirsel bir anlatım getirmesi her zaman beni etkilemiştir. Bu çalışmasında da benzer jestleri kullanarak izleyiciyi, Kars’ın merkezine çok yakın Ermenistan sınırındaki Ani kentinin kalıntıları arasında dolaştırıyor. Saklambaç gibi bir çocuk oyununun içinde, sınırlar, tarihin kalıntıları, soykırım, doğa kültür karşıtlığı gibi oldukça büyük ve ağır konularla başbaşa bırakıyor. Videonun üretim süreci de videonun kendisi kadar belirleyici. Kars’taki Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri ile gerçekleştirdiği performans yine Alys’in üretim pratiğinde karşımıza çıkan yerel olanla ilişki, çalışmayı daha samimi aynı zamanda çok boyutlu hale getiriyor."
İsmini İngilizcede küçük bir mekanı tarif etmeye yarayan, ‘odacık’ ya da ‘hücre’ anlamlarına gelen bir terimden alan “cubbyhole”, Sergen Şehitoğlu’nun henüz hiçbir yerde sergilemediği çalışmalarını kapsayan bir seri. Özünde modernizmin idealist vizyonu üzerine temellendirilmiş günlük hayatlarımızın, baştaki ideallerin aksine ne kadar da daraltıcı, kopartıcı ve hapsedici olduğunun altını çizen seri, özellikle büyük kentlerde modern şehir hayatının insana dayattığı hayat biçimlerini sofistike ve çok katmanlı imgelere dönüştürüyor.
Sergen Şehitoğlu da serideki fotoğraflarında insanın insandan, insanın doğadan kopartıldığı bu dünyadaki yalnızlaşmış bireyin izini sürüyor. Dijital manipülasyon olmadan yarattığı neredeyse kaleydoskopik bu imgeler, tekrarlanan yatay ve dikey çizgilerle, hapsedilmiş bireyi fotoğraflarında tekrar ve tekrar hapsediyor. Sergi 8 Ekim- 7 Kasım tarihleri arasında Sanatorium'da görülebilir.
S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi “ZERO. Geleceğe Geri Sayım” sergisi kapsamında Alman sinemasının önemli yapımlarının gösterileceği bir program sunuyor.
II. Dünya Savaşı sonrasındaki yıkım ve olumsuzluk havasına bir cevap olarak doğan 20. Yüzyılın en geniş sanat ağı olan ZERO’yu şekillendiren tarihsel ve kültürel olaylara odaklanan filmlerden oluşan program Alman sinemasının kapsamlı bir temsili niteliğinde.
7 Ekim 2015 – 6 Ocak 2016 tarihleri arasında gerçekleşecek gösterimlerde farklı tarih ve coğrafyalarda üretilmiş ve sinema tarihini şekillendirmiş yapımlara da yer verilecek. Etkinlik serisinde yer alan tüm yapımlar, orijinal dublaj ve Türkçe altyazılar eşliğinde sinemaseverlerle buluşacak.
Film gösterimleri, 7 Ekim, saat 18.00'de Walter Ruthman'ın Berlin Senfonisi eşliğinde ve Atilla Dorsay ile Alman sineması üzerine gerçekleşecek söyleşiyle başlayacak.
Filmlere ve etkinlik programına ulaşmak için tıklayınız.
Ressam Güler Kutluk, “pür his / pure sense” serisinde, git gide kendimizden uzaklaştığımız, doğallığımızı ve asıl benliğimizi yitirdiğimiz modern toplumumuzda, gündelik hayatın sıradan öğretilerinden uzak, doğaya ve öze daha yakın, saf ve en içten duygulara ulaşma çabasını yansıtıyor.
Kutluk, egodan, beklentilerden, sonra öğrenilenden, dış gerçekliklerden uzaklaşırken yaşadığı duygusal ve zihinsel sürecin soyutlaması olan bu seride, sezgilerin gücüne ve saf hislerimize geri dönüşe odaklandı. Yalnızca resimde değil yaşamda da soyut olanı benimseyen sanatçı, çalışmalarıyla kendi pür hislerimizi keşfetmemize yardımcı olmayı umuyor. Sanatçının kendi deyimiyle "çalışmalarım, izleyici ile buluştuğunda, onların algılarıyla birleştiğinde etkileri genişlemiş ve tamamlanmaya yakın olacaklar". “pure sense”, 8-24 Ekim 2015 tarihleri arasında Marjinart Gallery’de görülebilir.
1 Ekim’de Space Debris’de açılacak “Suyun Hafızası” isimli video sergisi, belleği ya da ‘hatırlama eylemi’ni mekana-özel işlerle etkileşime geçiriyor. Her sanatçının birbirinden olduğunca farklı anlatım biçimleri olmasına rağmen onları birleştiren ortak nokta, hafıza üzerine kurguladıkları anlatımlarında fotoğraf ve video arasındaki diyaloğu kullanarak değerlendirmeleri. Bazısı çağımız ‘millenial’larına yakışacak şekilde akıllı cihazlarıyla kaydedilen belleklerle, kimi klasik fotoğraf ve film teknikleriyle, kimi daha bilimsel bir bakış açısıyla, kimi de yâri-belgesel tarzı dökümanter bir tavırla bu fenomeni bambaşka tekniklerle inceliyor.
Melis Bürsin, Sırma Doruk, Seyhan Musa, Bahar Yürükoğlu, Louisa Marie Summer’in işlerinin yer aldığı “Suyun Hafızası” 25 Ekim’e kadar Karaköy’deki Space Debris Art’ta görülebilir.
Güney Koreli sanatçı Jae-Hyo Lee ağaç gövdeleri kullanarak etkileyici ahşap heykeller yaratıyor. İlk olarak ahşap parçalarını toplayarak üretimine başlayan sanatçı büyük bir ekip ile çalışarak ahşabı özgün formundan çıkartıyor. Manipülasyon tekniğiyle tanınan Lee, zarif, fonksiyonel aynı zamanda da dikkat çekici tasarımlar üretirken ahşabın doğal özelliklerini bozmamak için dikkat ettiğini söylüyor.
Oldukça titiz bir çalışma yürüten sanatçı, metal ve kesilmiş ahşap kullanarak heykel ve mobilyalar tasarlıyor. Bu elementler, lineer yapı bileşenlerinin, yarı geometrik sanat parçaları haline dönüştüğü noktada şekilleniyor. Jae-Hyo Lee'nin elinden çıkan her bir parça, hem mekanın şekli ile bütünleşiyor, hem de doğası gereği yerel amaçlara hizmet eden bir obje olmaya devam ediyor.
Sanatçı şuradan takip edilebilir.
Çağdaş sanatın yeni buluşma mekanı Zorlu Performans Sanatları Merkezi, bu yıl ilk kez İstanbul Bienali ile eş zamanlı gerçekleştirilecek iki paralel etkinliğe, artnivo.com işbirliğiyle imza atıyor. 6 Eylül – 1 Kasım tarihleri arasında sergilenecek bu iki projeden biri Zorlu PSM için özel olarak üretilen 'site specific/mekana özel' bir enstalasyonken, diğeri ise izleyiciye deneyim yaşatmayı hedefleyen enstalasyon, performans ve farklı disiplinlerin bir araya gelmesinden oluşan bir proje.
Bu sergiler kapsamında bir dizi etkinlik de gerçekleşiyor.
Söyleşi
3 Ekim 14:00 - 15:00
Moderatör: Nazlı Pektaş
Konuşmacılar: Burak Dak, Selin Balcı, Leyla Emadi
*Nazlı Pektaş'ın moderatörlüğünde gerçekleşecek konuşmada Burak Dak, Selin Balcı ve Leyla
Emadi'nin Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde gerçekleşen "40 Metre 4 Duvar 8 Küp" sergisindeki
yerleştirmelerin mimariyle ilişkisi ve sanatçıların genel sanat pratikleri ele alınacak.
Söyleşi
10 Ekim 14:00 - 15:00
Moderatör: Ebru Yetişkin
Konuşmacılar: Yoğunluk İnisiyatifi
*Ebru Yetişkin moderatörlüğünde gerçekleşecek konuşmada Yoğunluk İnisiyatifi'nden İsmail Eğler, Nil Aynalı Eğler ve Nezih Vargeloğlu'nun, Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nin ön cephesinde 14.
İstanbul Bienali süresince sergilenecek "Sublime" isimli yerleştirmeleri ve üretim süreçleri ele
alınacak.
Çocuklar ile Dijital Klonlama 'Workshop'u
31 Ekim 12:00 - 15:00
Dijital klonlama tekniği tüm aşamalarıyla çocuklar ile ekip çalışması içinde uygulanacaktır.
Çocuklardan oyun havasında çok basit kurallar dahilinde performans yapmaları (dans, koşma, zıplama
gibi) istenecek. Bu sırada çekimin nasıl yapıldığını gözlemleyerek nelere dikkat etmeleri gerektiğini
görecekler. Yarım saatlik performans ve çekim aşamasından sonra montaj aşamasına geçilecek. 1 saat
sürecek montaj aşamasında çocuklara bilgisayar başında programın nasıl çalıştığı ve temel prensipler
gösterilecek. Çocuklar performans sırasında kullanmak üzere hulahoop, top, kurdela, bayrak, kumaş
parçaları gibi enstrümanları yanlarında getirip kullanabilirler. Amaç çocukların ekip çalışması ile
sanatsal bir video çalışmasını nasıl gerçekleştirebileceklerini görmeleri ve deneyimlemeleridir.
Workshop, sanatçı Erdal İnci tarafından yönlendirilecektir.
SALT Beyoğlu,İzmir Ekonomi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi’ninin Türkiye'de 1950'lerden itibaren üretilen modern mobilyaları belgelendiği DATUMM (Dokümantasyon ve Arşivleme – Türkiye'de Modern Mobilya) adlı projesinin konuşulacağı bir panele ev sahipliği yapıyor.
DATUMM Arşivi'nin yorumlanacağı panelde, modern mobilyanın tarihselliği, tasarım pratiklerinin belgelenme ve arşivlenmesi, arşivlerin bu pratikler üzerindeki etkileri konuşulacak. Sayısal arşivin yanı sıra sergi, katalog ve belgesel filmden oluşan projede Türkiye'de tasarım tarihi alanındaki çalışmalar ve mobilya üretimi konusuna yönelik tartışmalar açılacak.
Panelin ardından DATUMM projesi kapsamında hazırlanmış belgesel filmin gösteriminin de yapılacağı etkinlik 7 Ekim saat 16.00-19.00 saatleri arasında SALT Beyoğlu, Açık Sinema’da gerçekleşecek.
Bozlu Art Project, yeni sezonda Ahmet Görsev’in ‘’İçimden’’ isimli fotoğraf sergisine ev sahipliği yapıyor. Açılış akşamı Kerem Görsev Trio’nun küçük bir konser vereceği sergi, Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) yararına düzenleniyor. Eğitimin erken yaşlardan itibaren başladığına inanmakta olan Görsev, bu düşüncesinden yola çıkarak, geleceğin anne ve babalarının eğitilmesi gerektiği mesajını vermeyi amaçlıyor.
Ahmet Görsev’in hayatında ‘an’ların sonsuzlaştığı karelerden 40 tanesine tanıklık edeceğimiz sergide, Görsev’in hissettiklerine yakınlaşma fırsatı bulacağız. 01 - 16 Ekim 2015 tarihleri arasında Bozlu Art Project Şişli’de düzenlenecek olan serginin geliri AÇEV’e bağışlanacak.
Borusan Müzik Evi her sene olduğu gibi sezonu yine Mercan Dede ile açacak. Mercan Dede’ye bu seneki açılış konserinde rock müzikte farkını ortaya koyan başarılı isim Hayko Cepkin güçlü vokaliyle eşlik edecek.
14 Ekim saat 21.00’de gerçekleşecek konserde ikili kariyerleri boyunca ilk defa aynı sahneyi paylaşacak. Hem ortak hem de solo performanslar sergileyecekleri konserin sonunda ise genç müzisyenlerden oluşan Istanbul Perküsyon Ensemble yeni projeleriyle dinleyicilerle buluşacak.