
Fransız, Amerikan, İsviçre ve Vietnam kökenli beş sanatçıdan oluşan müzikal kolektif Moriarty, 25. Akbank Caz Festivali kapsamında 22 Ekim'de Babylon Bomonti'de dinleyicisiyle buluşacak.
Büyük konser salonlarından, sokak köşelerine kadar her yerde çalan Moriarty, ziyaret ettikleri şehirlerin kitapçılarında da akustik konserler vermektedirler. Konserlerini tiyatral bir atmosferde gerçekleştiren Moriarty, son olarak 2014 yılı turne dönüşünde not defterlerindeki bitmemiş parçalardan ve şarkı sözlerinden bir araya getirdikleri albümleri "Epitaph" ile karşımıza çıkacak.
Babylon Bomonti'de 22 Ekim saat 20.30'da başlayacak konserin biletleri Biletix'te.
Bienal Belleği -II-
Sanatçı Burak Delier’e bu yılki bienalde en çok hangi işi beğendiğini sorduk. Şu cevabı aldık: “Hepsini gezmeye fırsatım olmadı. En çok görmeye gerek olmayan işleri beğendim, hiçbir insani/izleyiciyi hedeflemeyen Pierre Huyghe'un deniz dibi sahnesi başta olmak üzere.”
Bienal kitpçığında Pierre Huyghe’un Derin Zemin çalışması şöyle anlatılıyor:
Derin Zemin daha yapım aşamasındadır. Denizin altına temelleri daha yeni atılmaktadır. İşin kendisi henüz görünür hale gelmiş değildir.
Yapım aşamasındaki bu mekânı görmek isteyenler için, İstanbul’u gören mesafede Marmara Denizi’nde bulunan Sivriada’ya gezintiye çıkacak hazırda bir tekne vardır. Projeyle ilgili birkaç kitap ve kısa bir metin, iskelede bulunabilir Marmara Denizi’nin dibinde, sürgün adası Sivriada dolaylarındaki mevcut kaya oluşumları üzerine beton bir iskele inşa edilmektedir. Birkaç aya kadar ve gelecek yıllar boyunca, bu iskele yüzeyden toplanan nesneler, Akdeniz bölgesinin tarihinden kalan üretimler ve sanatçının kendi üretimleri için de bir platforma dönüşecek.
İskele, denizanası, denizkestanesi, denizyıldızı gibi yerleşik deniz faunasına ait türlerin yanı sıra, Zikzak Venüs (Lioconcha castrensis) ve ölümsüz denizanası (Turritopsis dohrnii) gibi yeni türleri de buyur edecek. Bunlar, giderek büyüyecek olan bu koleksiyonun hem içinde hem dışında kendi evrimlerini devam ettirirken bir yandan da burayı sürekli dönüştürecek. Karadeniz’den başlayıp, Boğaz üzerinden Marmara Denizi’ne ve Adalara devam eden akıntı, çeşitli makineleri çalıştırmak için gerekli olan enerjiyi sağlayacak.
Akıntı, hayvan güdüsü davranışları, doğal fenomenler gibi biyolojik tekerrürler ve ritimlerin elektro-mekanik sistemlerle bu şekilde bir arada varoluşu ve tüm bunların yanında insan yapımı şeylerin varlığı, zuhurlara, yeni oluşumların ve örgütlenmelerin doğumuna vesile olacaktır.
Derin Zemin, canlı formların farklı halleri, karşılıklı olarak bağlantılı bir ağ örgüsüne dönüşürken kendi kendini üreten bir ritüeli de doğuracaktır. 2015 İstanbul Bienali, bu uzun vadeli dönüşüm ritüelini başlatmaktadır. Her yeniden yapıldığında, gelecek safhası yaşanacaktır.
Eataly İstanbul, sanatla iç içe yaşamayı hayat tarzı haline getiren sanatseverleri aynı çatı altında buluşturuyor. Sanata ulaşımı kolaylaştıran online çağdaş sanat platformu Art50.net ile birlikte gerçekleştirilen proje kapsamında genç sanatçıların keşfedilmesi, desteklenmesi fırsatı yaratarak Türkiye’de çağdaş sanat dünyasına farklı bir bakış getiriyor.
Art50.net tarafından Eataly için özel olarak kurgulanan “Eat Play Love” karma sergisinde yer alan 10 yükselen sanatçının yiyecek, maket, buluntu obje gibi özgün malzemeleri de kullanarak yarattıkları eserler kültürel değerleri ve sosyal etkileşimi ön plana çıkarıyor. Resim, heykel, baskı, fotoğraf türlerinde; kimisi özel olarak bu sergi için yaratılan eserler, 30 Kasım’a kadar Eataly’nin üst katında sergilenecek. Bu projeyle Eataly İstanbul, yemek ve oyun gibi insanları bir araya getiren iki öğeyi sanat aşkıyla buluşturuyor.
Beşiktaş Belediyesi Başkanlığı tarafından, PEN Yazarlar Derneği, Türkiye Yazarlar Sendikası’nın desteği ve Tekin Yayınevi organizatörlüğünde gerçekleştirilen bu yıl ilk kez düzenlenen Dağlarca Şiir Ödülü, Şükrü Erbaş ve Ömer Erdem’in oldu.
Ataol Behramoğlu, Doğan Hızlan, Enver Ercan, Ertan Mısırlı, Haydar Ergülen, Sennur Sezer ve Tarık Günersel’den oluşan Seçici Kurul tarafından, Şükrü Erbaş Pervane, Ömer Erdem ise Pas adlı kitaplarıyla ödüle değer görüldü.
Yazarlara ödülleri 18 Ekim'de Beşiktaş Belediyesi Fulya Sanat Merkezi’nde düzenlenecek törenle takdim edilecek.
SALT Beyoğlu, “Nerden Geldik Buraya” sergisi paralelinde düzenlediği etkinliklere devam ediyor.
1980’lerin müzik kültürü ve Türkiye’deki yansımalarını gazeteci-yazar ve müzik eleştirmeni Kanat Atkaya tarafından “Ne dinledik, ne okuduk?” başlıklı söyleşide anlatılacak. Dönemin popüler müzik dergileri “Stüdyo İmge”, “Hey” ve “Blue Jean” üzerinden yayıncılık ve toplumsal etkileri irdelenecek. Atkaya, o yıllarda müziğe ve yayınlara ulaşımı kendi ve çevresi üzerinden dinleyicilere aktaracak.
1980’lerde “neler dinlenir, neler okunur” siz de merak ediyorsanız 9 Ekim, saat 19.00’da SALT Beyoğlu’ndaki bu konuşmayı planlarınıza ekleyin.
Entang Wiharso’nun Dirimart’taki ilk kişisel sergisi olan “Anlatılmamış Hikaye”, 8 Ekim – 7 Kasım tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. 8 Ekim saat 19.00’ da yapılacak açılış kokteyli sanatçının katılımıyla gerçekleşecek.
Wiharso’nun çalışmalarında sanatçının kişisel deneyimleri, ülkesi Endonezya’nın hakim sosyo-politik koşullarının dikkatli bir incelemesi ile bir araya gelerek izleyici karşısına çıkıyor. Pop Art ve sürrealizmin yardımlarıyla Wiharso’nun zihinsel gerginlik alegorilerinden ırk, din ve etnik köken üzerine kurulu karmaşık politik sistemlerin kalbinde yer alan histeri, kara mizah ve hiciv gibi ruh halleri yayılıyor. Wiharso’nun çatışmalar, rüyalar ve trajediler kaynaklı problemleri ele alan alaycı işleri primitivizmi hayata dahil etmek adına yerel motifler ile uluslararası sloganlar, işaretler, can alıcı kelimeler ve özlü sözleri bir araya getiriyor.
Wiharso’nun Dirimart’taki sergisi sanatçının karbon tozu, reçine karışımı, pirinç ve aluminyumdan üretmiş olduğu rölyef benzeri heykelleri ile güçlü renklere sahip, biçimleri bozulmuş figürlerin adeta kendi farklılıklarını ifade edebilecekleri bir sahneymiş gibi davrandıkları bir resimden oluşacak.
Kanyon, 16-18 Ekim tarihleri arasında müziğin alternatif seslerini müzik severlerle buluşturmaya hazırlanıyor.
İKSV’nin müzik danışmanlığında düzenlenen “Kanyon’da Her Yer Müzik” farklı performanslara, farklı müzik tarzlarına sahip Mabel Matiz, Birsen Tezer, Gaye Su Akyol, Kalben, Can Güngör ve Barış Demirel gibi isimlerin yanı sıra hem genç yetenekleri hem de alternatif müzik dünyasının sevilen isimlerini ağırlayacak.
Program
16 Ekim Cuma
16.30 – D&R Deniz Tekin
17.30 – Wagamama Adamlar
18.30 – Troy Men With A Plan
19.30 – Ana Sahne Can Güngör
21.00 – Ana Sahne Gaye Su Akyol
17 Ekim Cumartesi
16.00 – Kitchenette Nilipek
18.00 – Ana Sahne Kalben
19.15 – GAP Bubi Tuzak
20.30 – Ana Sahne Mabel Matiz
18 Ekim Pazar
14.00 – Tazele önü Markiz Trio
15.00 – Ana sahne Barış Demirel
16.30 – Macrocenter Markiz Trio
17.00 – Ana Sahne Birsen Tezer
18.00 – Harvey Nichols Markiz Trio
19.00 - Sinema Köprü Markiz Trio
SALT Galata, tiyatro yönetmeni ve müzisyen Semih Fırıncıoğlu’nun “Uçuruma Doğru Lezzet Lokantası” adlı dans tiyatrosuna ev sahipliği yapıyor.
Altı modern dansçı tarafından daha önce deneyimlenen dansların dışında, öykü, tema ve bütünlük kaygılarını bir kenara bırakan mekâna özgü tasarlanan bir dans tiyatrosu sergileyecek.
Görsel ve işitsel duyularınızı uyandıracak bu dans tiyatrosu 14-17,20-21, 23-24 Ekim tarihlerinde 18.30-19.30 saatleri arasında SALT Galata, kat 3’te gerçekleşecek. Etkinlik dili Türkçe olup katılım 70 kişiyle sınırlıdır. Katılım formuna buradan ulaşabilirsiniz.
İstanbul İsveç BaşKonsolosluğu, Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi (RUSİHAK) ve Engelli Kadın Derneği (ENGKAD) işbirliği ile düzenlenen ‘‘Erişiyorsam Varım İstanbul!’’ sergisi, 10-31 Ekim 2015 tarihleri arasında İstanbullularla buluşacak.
Kadıköy Belediyesi Tasarım Atölyesi Kadıköy (TAK) sergi salonlarında açılacak olan ‘‘Erişiyorsam Varım İstanbul!” sergisinde, BM Engelli Hakları Komitesi Üyesi Şafak Pavey’in de aralarında bulunduğu Türkiye ve İsveç’ten farklı yaş ve engel gruplarındaki toplam 22 bireylerin portrelerine ve hikayelerine yer verilecek.
Sergiye paralel olarak 12 Ekim 2015 tarihinde İTÜ Taşkışla binasında gerçekleştirilecek konferansta ise İsveç ve Türkiye’den proje katılımcıları, akademisyen, STK ve bu alanda çalışan kurumların sözcüleri yer alacak.
Sıra dışı gösteriler ve atölye çalışmalarıyla toplumda herkes için eşit ve onurlu yaşam hakkının öneminin altını çizen sergi, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi uyarınca benimsenen değerlerin topluma yayılmasını sağlayarak “engel” kavramına farklı bir bakış açısı getirmeyi hedefliyor.
Şarkı sözleri ve duru vokaliyle dinleyicisinin vazgeçemediği isim Chinawoman, art arda iki gün 14-15 Ekim tarihlerinde Babylon Bomonti’de İstanbullulara unutulmaz anlar yaşatacak.
Sovyetler ve 70’ler Avrupa müziği arşivinden beslenerek büyüyen eşisiz vokali ve duygu yüklü şarkılara imza atan Chinawoman, 2010 yılında Show Me the Face albümünü, son olarak da geçtiğimiz Şubat ayında Let’s Part in Style albümünü yayımladı.