
Salon, bu hafta Türkiye’nin yerli müzisyenlerinden caz, rock ve Anadolu ezgileriyle dolu bir konser dizisi sunuyor.
Doğaçlamalardan ve gürültülü cazdan beslenen yeni projeleri “Marika”yla Korhan Futacı, Berke Can Özcan ve Barlas Tan Özemek 21 Ekim Çarşamba akşamı 21.30’da; Türkiye’nin en genç bağlama virtüözlerinden İsmail Altunsaray, Anadolu’nun lirik melodileriyle 22 Ekim Perşembe akşamı 21.30’da sahne alacak. Kaan Sezyum, Kerem Tüzün ve Cem Ömeroğlu’dan oluşan alternatif rock grubu Kök ile tarzıyla dikkatleri üzerine çeken enstrümantal progresif rock grubu Kes 23 Ekim Cuma akşamı 21.00’da; eğlenceli tarzıyla ve müzikler arası geçişleriyle Elif Çağlar da 24 Ekim Cumartesi akşamı 22.30’da Salon’da dinleyiciyle buluşacak.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Koç Holding sponsorluğunda düzenlenen14. İstanbul Bienali son iki haftasına girdi. Kapılarını açtığı 5 Eylül’den bu yana büyük ilgi gören 14. İstanbul Bienali şimdiye kadar 36 sergi mekânında 400 bine yakın ziyaretçiyi ağırladı.
TUZLU SU: Düşünce Biçimleri Üzerine Bir Teori başlığıyla Carolyn Christov-Bakargiev tarafından bir dizi işbirliği içerisinde şekillendirilen 14. İstanbul Bienali’nde 80’in üzerinde katılımcının 1.500’ün üzerinde eseri yer alıyor. Avrupa ve Anadolu yakasında, müzelerin yanı sıra tekneler, oteller, eski bankalar, otoparklar, bahçeler, okullar, dükkânlar ve özel konutlar gibi kara ve su üzerinde 36 farklı mekâna yayılan 14. İstanbul Bienali ücretsiz olarak 1 Kasım tarihine kadar gezilebilir.
Yoğun ilgiden dolayı 14. İstanbul Bienali mekânlarından İstanbul Modern’deki sergi ise uzatıldı ve 26 Kasım Perşembe gününe kadar gezilebilir.
14. İstanbul Bienali çerçevesinde, Galata Rum Okulu'nun Açık Okul Projesi kapsamında gerçekleşen ''Adalar Konuşuyor'' okuma serilerinin bu haftaki bölümünde okumalar Aslı Seven yönetiminde 21 Ekim Çarşamba saat 16.00-17.00 arasında gerçekleşecek.
Aslı Seven ile Rene Daumal'in Mount Analogue (Analog Dag) kitabıyla yola çıkarak, ruhsal bir yükselişe götüren fiziksel keşif ve tırmanış ile gözle görülmeyen bu sembolik dağın aranacağı okuma İngilizce gerçekleşecek.
İstanbul Modern Sinema, Türkiye sinemasından yeni filmler programının dördüncüsünü 5-19 Kasım tarihlerinde gerçekleştiriyor.
Sinema Sponsoru Türk Tuborg A.Ş.’nin katkılarıyla Biz de Varız! başlıklı programda, son iki yıldır adından söz ettiren, Türkiye’de, yurt dışında merak uyandırmış, festivallerden ödüllerle dönmüş ama vizyonda yeterince yer bulamamış filmler izleyiciyle buluşturuyor. Gösterimi yapılacak filmlerle Türkiye sinemasının son 20 yılında gelişmekte olan yeni karakterleri, yeni kimlik temsillerini, yeni toplumsal yaklaşımları toplumda “öteki” olana yer ayırırak çok sesli bir seçkiyle sunmak amaçlanıyor.
Programda daha önce Zenne filmiyle tanıdığımız yönetmenler Caner Alper ve Mehmet Binay'ın yeni filmi Çekmeceler, Selim Evci’nin üçüncü uzun metrajı olan ve başrolünde İlhan Şeşen’i izlediğimiz Saklı, ucuz TV filmleri çekerek kendini geçindiren bir yönetmenin trajikomik öyküsünü anlatan Neden Tarkovski Olamıyorum ve geçtiğimiz yıl Adana Film Festivali’nde “En İyi Film” başta olmak üzere pek çok ödül toplayan Toz Ruhu gibi filmler bulunuyor.
18-28 Şubat 2016 tarihlerinde İstanbul’da, 3-6 Mart 2016 tarihlerinde ise Ankara ve İzmir’de gerçekleştirilecek !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali tadımlık ‘!f İlham Serisi’ ile bizi festival maratonuna hazırlamaya devam ediyor. ‘!f İlham Serisi’ eylül ayında “Roger Waters – The Wall” belgeselini dünyayla aynı gün özel bir gösterimle gönüllerimizi fethetmişti. Şimdi ise Yann Arthus-Bertrand’ın son başyapıtı, görkemli görüntüleriyle izleyeni hayran bırakan filmi “İnsan/Human” sinemaseverlerle buluşacak. Film 27 Ekim’de İstanbul, Ankara, İzmir, Diyarbakır ve Trabzon’da aynı anda gösterilecek.
Çekimleri dünyanın 60 farklı şehrinde gerçekleşen ve 2 bin kişiyle yapılmış söyleşilerden oluşan “İnsan/Human”, “Bizi insan yapan nedir?” sorusunun peşine düşüyor ve bizi karanlık olduğu kadar umut verici insan hikâyeleriyle buluşturuyor. Savaştan ayrımcılığa, yoksulluktan homofobiye, bitmek bilmeyen insanlık sorunlarını kişisel hikâyelerle anlatmayı başaran Bertrand, bu çelişkiler üzerinden bizi empatiye davet ediyor ve sunduğu karanlık taraflarına rağmen insanlığın geleceğine dair umut dolu bir dünya seçeneğimiz olduğunu söylüyor.
Osmanlı Bankası Lefkoşa Şubesi’nin 1974’te çöpten kurtarılan ve 40 yıl sonra bir fotoğraf turu sırasında bulunan levhası SALT Galata’da sergileniyor.
Lefkoşa’da, Şubat 2014’te bir fotoğraf turu sırasında bulunan Osmanlı Bankası Lefkoşa Şubesi levhası, tahminen 1940’ların sonunda yerel bir sanatçı tarafından yapıldı. Kıbrıs’ta şube kapılarına asılan çift taraflı levhalar, bankanın Türkler ve Rumlar arasındaki ihtilaflardan etkilenmeye başladığı 1963’e kadar kullanıldı. O yıl banka, Lefkoşa şubesini kapatıp şehrin güneyine taşındı. Geride kalan levha, 1974’te Türkiye’den göç etmiş olan ve eski şubenin karşısındaki dükkânı Evkaf Müdürlüğü’nden kiralayan bir esnaf tarafından çöpten kurtarıldı; 2014’e dek Arabahmet Mahallesi’nde, askerî bölgenin sınırında bulunan bu dükkânda saklandı. Garanti Bankası KKTC Ülke Müdürlüğü tarafından satın alınan levha, Ekim 2015’ten itibaren bir yıl boyunca SALT Galata’da sergilenecek.
Türkiye performans sanatının öncü isimlerinden Şükran Moral 23 Ekim-17 Ocak tarihleri arasında Polonya'da gerçekleşecek olan bir grup sergisinde yer alacak. Muzeum Sztuki'de açılacak olan "All Men Will Be Sisters" isimli sergi Joanna Sokolowska küratörlüğünde gerçekleşecek. Sergide yer alacak diğer isimler: Ines Doujak, Birgit Jürgenson, Krystyna Gryczełowska, Margaret Harrison, Elżbieta Jabłońska, Mary Kelly,Teresa Murak, Leticia Parente, Alexander Kluge, Ola Kozioł, Nalini Malani, Marge Monko, Marcin Polak, Aleksandra Polisiewicz, Alicja Rogalska, Pauline Boudry & Renate Lorenz, Daniel Rumiancew, Jadwiga Sawicka, Allan Sekula, Zorka Wollny, Ken Jacobs, The Berwick Street Film Collective, The Hackney Flashers, Jo Spence, Agnes Varda.
Çalışmalarında kadının toplumdaki yerini sorgulayan ve özellikle kadına ve marjinalleştirilen alt kültürlere karşı şiddete odaklanan sanatçı performanslarını çoğu zaman genelev, hamam, akıl hastanesi gibi olağandışı yerlerde gerçekleştirmeyi tercih ediyor. İstanbul ve Roma'da dönüşümlü olarak yaşayıp çalışan sanatçının çalışmaları birçok özel ve kamusal koleksiyonda yer alıyor.
Sosyal belediyeciliği başarılı bir biçimde yürüten Kadıköy Belediyesi, Kadıköylülere kültürel, sanatsal birikimlerine katkı sağlayacak bir dizi atölye gerçekleştirmeyi hedefliyor.
Gündüz atölyelerinde “Bedensel Keşifle Dans”, “Dijital Fotoğrafçılık”, “Kişisel Etkili İletişim”, “Moda ve Kültür”, “Obje Tasarım”, “Sağlıklı Beslenme ve Dengeli Yaşam”, “Sosyal Medya ve İnternet Güvenliği”, “Temel Afet Bilinci,” “Temel İşaret Dili” ve “Yazın” başlıkları altında eğitimler verilecek. 18-30 yaş arasına özel Genç Atölyeleri’nde ise “Dijital Genç Fotoğraf”, “Film Yapımı”, “Genç İşaret Dili”, “Latin Dansları”, “Oyunculuk”, “Oyun Yazarlığı”, “Ritim”, “Senaryo Yazarlığı”, “Şiir ve Hayat” ve “Tiyatro Tarihi ve Düşüncesi” atölyeleri düzenlenecek.
19 Ekim-6 Şubat tarihleri arasında Barış Manço Kültür Merkezi, Kadıköy Akademi ve Kozyatağı Kültür Merkezi’nde usta eğitmenler tarafından 20 ayrı atölye gerçekleştirilecek. Kayıt için bu merkezlere başvurabilirsiniz.
Bienal Belleği 7
Görsel sanatçı Yasemin Özcan’a "Tuzlu Su" başlığıyla karşımıza çıkan 14. İstanbul Bienali’nde içerik ve sanatsal açıdan en beğendiği işin hangisi olduğunu sorduk. Haig Aivazian’ın performansının bienalin en etkilendiği bölümlerinden biri olduğunu söyleyen Özcan, bizler için performansı anlattı:
“En’lerle hemen kucaklaşamayan biri olduğumu belirterek başlayayım. Bu nedenle beni etkileyen pek çok işten, durumdan sadece birini paylaşıyorum. 14. İstanbul Bienali’ni, profesyonellere açıldığı ilk günden bugüne hâlâ deneyimlemeye devam ederken, bir yanda bienalin düşündürdüklerini de bir bütün olarak yazma arzusu güçleniyor.
Bir şeyi seçtiğimizde, beş şeyi dışarıda bırakmanın kaçınılmaz olduğu yoğun ön açılış programı içinde, Haig Aivazian’ın performansı, haklı bir fısıltı ile yayıldı sanat profesyonelleri arasında. Müzik ve dansın dünyayı kurtaracağına inancımın tam olduğunu bu vesile ile bir kere de yazılı olarak belirteyim. Son performans olduğunu, mutlaka izlemem gerektiğini söyleyenleri dinledim. Aivazian’ın Udi Hrant ile ilgili yaptığı araştırmayı da hatırlayarak performans için Rum Okulu’nda yerimi aldım. Beyoğlu Aya Triyada Ermeni Kilisesi Korosu icrasının ya da çıkardığı kutsi sesler bütününün mekânda nasıl katman katman duygu yarattığını çarpıcı biçimde tecrübe ettim.
Oysa gitmeden tüm bunların mümkünlüğüne dair bilgim de vardı. Buna karşın kolektif hafızanın ve duygulanımın gücünü idrak olarak tanımlayabilirim bu tecrübeyi. Dalgalıdır Bolis’in Denizi, Ey Ana! adlı performansta, mekânın giriş katında başlayan, uzun süre aynı tonda devam eden ve sizi yerinize mıhlayan bir ses, bir zil sesi ardından yükselişe geçiyor ve tam bu anda merdivenleri çıkmaya başlayan koroyu, takip eden izleyiciler ile toplu performatif bir eyleme dönüşüyordu.
O merdivenlerden, mekândaki herkesle birlikte çıkma deneyiminin yarattığı duygulanımı aktarmak doğrusu pek mümkün görünmüyor.
Yukarı doğru tekrar eden her merdiven çıkma eyleminde, birlikte yas tutmak ve sanatın iyileştirme ihtimalini düşünmek kadar gücünü de hissettiğiniz bir tecrübe. Değil metin, herhangi bir video kaydının da işi anlatmaktan uzak olduğunu düşünüyorum. Ancak anlatılması zor bu işi anlatmaktan kendimi alamayacak kadar da etkilendim. Sanatçı da böyle düşünmüş olmalı ki performansın kaydı şu anda bienalde sergilenmiyor. Ancak mekânın hafızasında ve tecrübe edenlerin zihinlerinde yaşamına devam ediyor.
Aivazian’ın incelikle yarattığı iklimin klişe olmaya aday hiç bir çukura düşmemekte ki becerisi oldukça etkileyici. Yaratttığı güçlü duygulanım, kaynağını ortaklaşan bir andan alıyor ve gücü tam da burada.”
Gelenekselleşen Inarts Sanat ve Tasarım Okulları Fuarı, 6. kez değişen dünyanın gelişen mesleklerinde eğitim imkanı sunan uluslararası üniversiteleri bir araya getiriyor. Dünyaca ünlü üniversite ve akademilerin de katıldığı Inarts Yurtiçi ve Yurtdışı Sanat Okulları fuarı 14-15 Kasım 2015 tarihlerinde Intercontinental Hotel, Taksim’de gerçekleştirilecek. Fuarda, kariyer hedefinde güzel sanatlar, dijital sanatlar, moda, tasarım, oyunculuk ve teknoloji barındıran meslekleri tercih eden öğrenciler ve genç profesyoneller ile dünyaca ünlü okullar bir araya gelecek.
14-15 Kasım 2015, İstanbul – Tüm dünyadan moda, tasarım, sanat üniversite ve akademilerini, sanat eğitimlerine ilgi duyan öğrenci ve genç profesyonellerle buluşturan INARTS; moda, tasarım, iç mimarlık, mimarlık, oyunculuk, fotoğrafçılık, güzel sanatlar, dans, bale, tiyatro, endüstriyel tasarım, taşıt tasarımı, sanat yönetimi, film yapımcılığı, mutfak sanatları gibi birçok branşta eğitim veren dünyaca ünlü okulları bir araya getiriyor.
Fuara katılan okul temsilcileri, fuar ziyaretçilerine, okul ücretleri, giriş ve başvuru şartları, burs imkanları, yurtdışında yaşam koşulları, ülkelerinin eğitim sistemleri hakkında her türlü bilgiyi vererek, eğitim görmek isteyenlerin tüm sorularını cevaplayacaklar. Fuarda ön lisans, lisans, yüksek lisans eğitimleri, yaz okulları, kısa ve uzun dönem mesleki eğitimler hakkında detaylı bilgi almak mümkün olacak.