
İstanbul ve Londra’da yaşayan genç sanatçı Burcu Yağcıoğlu’nun beşinci kişisel sergisi "Arayüzde Doğanlar" 17 Aralık 2015 – 16 Ocak 2016 tarihleri Galerist’de görülebilecek.
Yağcıoğlu sergisinde güzellik, zarafet ve duygusallığı hassasiyetle kenara bırakarak bize organik ile inorganik, hayvan ile makinenin birleştiği, arayüzde doğanlar tarafından iskan edilmiş, insan sonrası bir çağ sunuyor. "Arayüzde Doğanlar" sergisi teratoma imgesi ve düşüncesi ile teknobiokültürel bir fenomen olarak üç boyutlu biyobaskı etrafında şekilleniyor.
Antoine de Saint-Exupéry’nin küçük bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyasını anlattığı dünyaca ünlü hikayesi Küçük Prens, Türkiye’de ilk defa bir müzikal olarak sahneye uyarlanıyor.
Doğa Okulları'nın desteği ve Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nin ev sahipliğinde Türkiye'nin ilk büyük ve yerli çocuk müzikali olma özelliği de taşıyan müzikalin yapımcılığını ve yönetmenliğini Alev Baymur yapıyor. Küçük Prens rolünde Altın Kelebek ödüllü Ata Berk Mutlu’yu, hikayede yer alan diğer rollerde ise Özkan Uğur, Meltem Cumbul, Burak Kut, Ferman Akgül (maNga), Erhan Yazıcıoğlu, Demet Tuncer, Bülent Şakrak, Tamer Levent, Cihan Okan’ı izleyeceğiz. Altan Gördüm ise hem oyuncu hem de oyuncu yönetmeni olarak yer alacak. Müzikleri Sir Anthony Hopkins ve Yücel Arzen'e ait müzikalde hikaye anlatımını Uğur Polat’ın sesinden dinleyeceğiz.
Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde gerçekleşecek gösterimlerin tarihi ise şöyle:
8 Ocak Cuma: 20.30
9 Ocak Cumartesi: 12.00
15 Ocak Cuma: 20.30
16 Ocak Cumartesi: 12.00
22 Ocak Cuma: 20.30
23 Ocak Cumartesi: 12.00
29 Ocak Cuma: 20.30
30 Ocak Cumartesi: 12.00
5 Şubat Cuma: 20.30
Space Debris Art 17 Aralık 2015-17 Ocak 2016 tarihleri arasında "Sahne" isimli karma sergiyi ağırlıyor. Cemil Batur Gökçeer, Evrim Kavcar, Başak Kaptan, Evren Erlevent, Çağla Köseoğulları, Mehmet Öğüt’ün yer alacağı sergide küratör koltuğunda Mehmet Kahraman karşımıza çıkıyor.
"Dil, mekan ve zamana bağlı olarak farklı karakterler kazanmaya uygun bir yapıdadır. Hayatın sahnelerinde, dilin olanaklarıyla oynadığımız roller, karakterlerimizin parçalı hallerini görünür kılar. Yarattığımız kavramlar ve durumlar yine dilin aracılığıyla sahneden çekilecekleri anı bekler. Oyun oynamak da bir dünya kurma bicimi olmasıyla, dilin bu manipülatif yanına benzer. Sahne sergisinde sanatçılar, farklı stratejilere başvurarak, dilde ve oyunda olduğu gibi, kendi dünyalarını—değişken sahne düzenlerini—oluştururlar.
Martin Esslin’in “absürt tiyatro” olarak bahsettiği Samuel Beckett tiyatrosu (özellikle uzun oyunları; Godot’yu Beklerken, Oyun Sonu, Mutlu Günler) parça parça ele alındığında, gerçek hayattan kopuktur. Ancak teker teker “anlamsız, absürt” denebilecek sözler ve eylemler bir araya geldiğinde, ortaya koydukları varoluşçu bakış açısı içerisinde anlamlanır, kendi yarattıkları sistem içerisinde değer kazanmış olurlar. Sahne’deki “oyuncuların” da “replikleriyle” sıradışı bir gerçeklik, yoruma açık bir düzen kurdukları söylenebilir." serginin basın bülteninden.
Galeri Zilberman 9 Ocak - 5 Mart 2016 tarihleri arasında Aylin Tekiner’in “Babaların Elbisesi Hep Gri Mi Olur?” isimli sergisini ağırlıyor.
Konusunu, 12 Eylül dönemindeki bir siyasi cinayetten alan proje, yaşananları iki yaşındaki bir kız çocuğunun tanıklığıyla yeniden yorumluyor. Doktora sonrası (post-doc) çalışmalarını Yale School Of Drama’da sürdüren sanatçı Aylin Tekiner, nisan ayında sahneye koyulacak bir deneysel tiyatro ve sergiye hazırlanırken, farklı sanat disiplinlerini bir araya getiren bu projenin ilk aşamasını Galeri Zilberman’da gerçekleştiriyor.
Proje, toplumda infial yaratmak ve darbe sürecini meşru kılmak için art arda işlenen siyasi cinayetlerden birine odaklanıyor. Cinayetin ardından küçük kızın yaşadıkları, gerçek ve hayal, toplum ve birey, görünen ve gizli kalan arasında gidip geldikçe oluşan yeni kurgu bu projenin altyapısını oluşturuyor. Kayadan oyma evler, sığınaklar, derin vadiler, yeraltı yerleşimleri ve tünelleriyle eşine az rastlanır bir coğrafi yapıya sahip olan Kapadokya bölgesi, sadece işlenen cinayetin değil sahneye konan projenin de görsel arka planını oluşturuyor.
Yılın sonlarına doğru her yerde gördüğümüz 2015’in en’lerinden biri de sosyal sinema platform Fil’m Hafızası’ndan geldi.
Türkiye’deki bağımsız sinema algısını güçlendirmeyi kendilerine amaç edinen Fil’m Hafızası 6 Ocak’ta ünlü yönetmen Ezel Akay’la "Best Shorts of 2015" etkinliğini gerçekleştirecek. Tematik gecelerinde gösterilen kısa filmlerin bir derlemesinden oluşan programda aynı zamanda yarışmalar ve Ezel Akay ile sinema dolu bir sohbet gerçekleşecek.
Neredesin Firuze, Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?, Yedi Kocalı Hürmüz'ün yönetmenliğini, Tabutta Rövaşata, Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak'ın yapımcılığını üstlenen Ezel Akay pek çok film ve dizide de oyunculuk yaptı.
6 Ocak’ta Bronx Pi Sahne’de gerçekleşecek “Best Shorts of 2015 hosted by Ezel Akay” etkinliği 150 adet biletle sınırlıdır. Katılmak isteyenler için biletler Biletix’te.
Birleşik Krallık Mimarlar Enstitüsü (RIBA - The Royal Institute of British Architects), dünyanın en iyi yeni binasını ödüllendirmek için düzenlediği 2016 Uluslararası RIBA Ödülü’nü duyurdu. Dünyanın bütün mimarlarına açık olan yarışma, başvuruları kabul etmeye başladı. Olumlu toplumsal katkısı olan, mükemmel tasarım ve mimari iddiayı en iyi temsil eden binaya verilecek ödül için yarışmaya, 9 Şubat 2016 tarihine kadar, tüm dünyadaki kalifiye mimarlar başvuru yapabilecek.
Kazanan, dünyaca ünlü mimar Richard Rogers’ın yönetimindeki, aralarında NLÉ’nin kurucusu ve yöneticisi Kunle Adeyenmi ve Gumuchdjian Architects’in kurucusu ve RIBA ödül komitesi başkanı Philip Gumuchdjian’ın dahil olduğu Büyük Jüri tarafından belirlenecek. Değerlendirmeye dahil olacak diğer jüri üyeleri ilerleyen zamanlarda açıklanacak.
Türk edebiyatının usta kalemleri Akbank Sanat Edebiyat Buluşmaları’nda Küçük İskender’in moderatörlüğünde ağırlanmaya devam ediyor.Senenin son konukları Günseli İnal, Nilay Özer ve Ahmet Ümit oluyor.
Türk şiirinin önemli kadın temsilcilerinden Günseli İnal ve Nilay Özer 22 Aralık’ta “Şiir Daima Kadındır” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirecekler. Son dönemde kaybettiğimiz Sennur Sezer ve Gülten Akın’ın da anılacağı etkinlikte Türk şiirinde kadının yeri ve gelecekte nerede olacağına yönelik konular konuşulacak.
Ayın son konuğu 24 Aralık’ta Ahmet Ümit oluyor. Kitapları yirmiden fazla dile çevrilen, güncel edebiyatın ve Türkiye’de polisiye romanın en önemli temsilcilerinden biri olan yazar söyleşide edebi kimliği, yaşamı ve günümüz Türk edebiyatı hakkındaki görüşlerini paylaşacak.
Söyleşiler Akbank Sanat’ta 22 ve 24 Aralık tarihlerinde 19.30’da. Katılım sınırlı sayıda ve ücretsiz.
Gülderen Depas, 23 Aralık'a kadar İzmir Mimarlar Odası'nda yer alan "Arzunun İtici Gücü/Wunschregung" isimli sergisiyle sanatseverlerle buluşuyor. Sergi başlığını ve tanımını Freud'dan alıyor.
"Çağdaşları tarafından saygıda kusur edilmeyen, ancak büyüklükleri, kalabalıkların amaç ve ideallerine oldukça yabancı nitelik ve başarılara dayanan bazı kişiler vardır. Bu insanlar yalnızca küçük bir azınlık tarafından tanınırken, büyük çoğunluğun onları tanımaya tenezzül etmediği kolaylıkla düşünülebilir. Ancak insanın düşünce ve davranışı arasındaki tutarsızlıklar ve "arzunun itici gücü-wunschregung" çeşitliliği hesaba katıldığında böyle bir sonuca kolayca ulaşılamaz." Sigmund Freud
Sergide yer alan kişilerde Freud'un sözünü ettiği ruhsal renklilik ve çeşitlilik açıkça gözlemlenebiliyor. Hedy Lamarr, Anais Nin, Geoerge Sand, Diana Arbus, Tina Modotti, Afife Jale ve daha onlarcası...
Babylon Bomonti, Mozart bestelerinin Roman ezgileriyle buluşacağı bir geceye ev sahipliği yapıyor: “Tepecik Filarmoni Orkestrası: İlle de Mozart Olsun”.
30 yılı aşkın bir süredir Türkiye’de ve dünyada pek çok önemli isimle aynı sahneyi paylaşan perküsyon üstadı Hamdi Akatay bu sefer düsturları “Biz Mozart da çalarız Haydar Tatlıyay da” olan Tepecik Filarmoni Orkestrası’yla sahnede.
Her biri konservatuar öğrencisi olan 15 Roman gençten oluşan Tepecik Filarmoni Orkestrası, Hamdi Akatay’ın desteğiyle “İlle de Mozart Olsun” projesini oluşturmuş. Roman gençler, Mozart’ın 25. Senfonisi’ni, Haydar Tatlıyay’ın Nihavent Üvertürü ile birleştirip yeniden yorumlayarak, K457 C Minör –piyano sonatına Trilok Gurtu’nun Nine Horses eseriyle hayat veriyorlar.
7 Ocak’ta, Babylon Bomonti’de gerçekleşecek olan bu müzik ziyafetine siz de şahit olmak istiyorsanız biletlerinizi şimdiden alın.
"Başka Bir Dünyanın Zarafeti" adlı sergi 19 Aralık Cumartesi saat 15:00'da .artSümer'de gerçekleştirilecek küratör Nihan Çetinkaya'nın konuşması ve sanatçılarla buluşma ile sona eriyor.
Sergi, ismini, Gilles Deleuze’ün sinema estetiği üzerine yazdığı iki ciltlik çalışmasının ilk cildi olan Image-Mouvement (Hareket-İmge) isimli kitabında yer verdiği bir cümleden alıyor. Sergide yer alan sanatçılar: Ayşe Bezenmiş, Eda Gecikmez, Emrah Altınok, Erhan Özışıklı, Gümüş Özdeş, Güneş Çınar, Merve Şendil, Serra Behar, Yağız Özgen, Yavuz Erkan.