
Şair ve yazar olan Sinem Sal’ın daha önce bir yerde yayımlanmamış öykülerinin bir araya getirildiği Dank isimli kitabı April etiketiyle raflardaki yerini aldı.
Süper olmayan süper kahramanlar, tekkesini terk eden dervişler, bir yıldız tohumunun peşinde ellerini kana bulayanlar, sarı bir tablo için yokuş yukarı koşmasını öğrenenler, tüm şehri etkisi altına alan hissizlik hastalığıyla savaşanlar, yastıklarının altına mayın döşeyen aileler, gizli teşkilatlar, patlayan silahlar, patlamayan silahlar, cenaze evleri, mezarlıklar, yiv, set ve sonunda Dank’a ulaşan hikayeler.
“Merkeze girerken kardeşime el sallamıştım. Hastaları düzene sokuyordu. Henüz Toza Soranlar ekibine katılmamıştı. Ona ve hastalara baktım. Bakmaya ihtiyacım vardı. Etrafımdaki her şey o kadar hareket ediyordu ki benim hiç kıpırdamadan anlamaya ihtiyacım vardı. Anladığımda bir şey hissetmeye ihtiyacım vardı. Bu halime alışmamaya ihtiyacım vardı. Bu çağa Hissizlik Çağı dediler, ama bence bu çağ Hırıltı Çağı. Hepimizin içinden bir ses geliyor, yaşadığına dair. Anlamı yok. Bu çağ, kesinlikle Hırıltı Çağı…” (Kitaptan)
Dank
Sinem Sal
April
15 TL
Art On İstanbul; Ahmet Çerkez, Olcay Kuş, Erman Özbaşaran ve Olgu Ülkenciler’in eserlerinin yer aldığı “Crossroads 4” adlı karma sergiye ev sahipliği yapıyor.
“Crossroads 4” sergisi, genç sanatçıları destekleme misyonuna sahip Art On Galeri’nin yeni temsil etmeye başladığı sanatçıların güncel işlerine odaklanıyor. Sergide aynı atölyeyi paylaşan Ahmet Çerkez ve Erman Başaran’ın ortaklaşa ürettikleri heykel yerleştirmesinin yanı sıra sanatçıların kişisel resim ve desenleri, Olgu Ülkenciler’in soyut heykelleri ve rölyefleri, Olcay Kuş’un yoğun doku ve boya katmanlarının yanında yeni yüzeyler denediği resimleri yer alıyor.
Art On Galeri’nin önümüzdeki sezon sergilerinin öngösterimi niteliğindeki bu karma sergi, 11 Haziran-30 Temmuz tarihleri arasında ziyaret edilebilir.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Modern Klasikler Dizisi’ne İngiliz romancı, oyun ve öykü yazarı W. Somerset Maugham’ın Dante’nin İlahi Komedya’sındaki mısralarından esinlenerek kaleme aldığı ünlü eseri Boyalı Peçe’yi kattı
1924 yılında Cosmopolitan dergisinde tefrika olarak yayımlanmaya başlanan Boyalı Peçe’nin hikayesi ve karakterleriyle kendi hayatları arasında paralellik kuran bazı kişiler dergiye dava açmışlardı. Boyalı Peçe, 1920’li yıllarda Londra ve Hong Kong’da bir Kitty isimli bir kadının ruhani uyanışını konu ediyor. Annesi tarafından sosyal statüsünü evlilik yoluyla yükseltmeye yönlendirilen Kitty, yaşı ilerlerken ufukta böyle bir evlilik belirmeyince sevmediği bir adam olan Walter’la evlenir. Walter’ın Kitty’nin ihanetini öğrenmesiyle başlayan süreçte, genç kadın kendi sığlığını ve insani zaaflarını fark ederek, hayatında ilk kez anlam aramaya başlar.
Maugham hikayesini yazarken esinlendiği Dante mısraları ise şöyle:
“Yeryüzüne dönüp de
Bu uzun gezinin yorgunluğunu giderince
Anımsa beni de, adım Pia;
Siena can vermişti bana,
Maremma aldı canımı;
Parmağıma nikâh yüzüğü takan, iyi bilir bunları.”
Boyalı Peçe
W. Somerset Maugham
Çev.: Meltem Aydın
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
16 TL
Bohem Sanat Galeri, Sıla Güven’in “Evren’de Yolculuk I” adlı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor.
Güven, Hubble uzay teleskopuyla görüntülenmiş gök cisimlerinden yola çıkarak günümüzün gökbilimsel bulguları konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Keten lifi, toprak gibi malzemeler kullanmayı tercih eden sanatçının resimlerindeki dokulu yüzeyler uzayın derinliklerini andırıyor.
İnsanoğlunun uzay maceralarını referans alan sergi, 10-25 Haziran tarihleri arasında ziyaret edilebilir.
Burak Ata, 1989 yılında İstanbul'da doğdu. Liseyi İstanbul Avni Akyol Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü'nde tamamladıktan sonra Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü'ne girdi. 2010 yılında altı ay Accademia di Belle Arti di Bologna'da öğrenimine devam etti. Çeşitli karma sergilere katıldı. Bunlardan bazıları; 2013 yılında artSümer'de ''İlk Gösterim'', 2014 yılında Galeri Tankut Aykut'da ''ORTAKSALON'', Adahan İstanbul'da ''Zamanın İşaretleri - Dış/Düş'', 2015'te Pi Artworks'te ''Zamanın İşaretleri - Başı Balkonda Dünyaya Ters'' ve Galeri Siyah Beyaz’da ‘’Küratör Denen Canavar’’.
İstanbul’da yaşayan ve çalışmalarına devam eden sanatçının son sergileri arasında Tasarım Bakkalı'nda Tolga Tarhan ile gerçekleştirdiği “Ağrıyorsa Yaşıyorsun” ve de Özkan Cangüven küratörlüğünde, Spot desteğiyle gerçekleşen "Kahramanlar, Bedenler ve Harabeler" sergileri yer alıyor. Sanatsal pratiğinde Rönesans dönemini ve zaanatkarlarını kendine referans alan, günümüz resim sanatını ve eğitimini sorgulayan Ata; "Kahramanlar, Bedenler ve Harabeler"de düne, bugüne ve yarına dokunan yeni işleri ile izleyicilerle buluşmuştu.
Uykusuz’daki karikatürleriyle tanıdığımız Göksu Gül, 1984 yılında Ankara’da doğdu. 2006 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu. Şu an resim ve heykel çalışmalarına devam ediyor, aynı zamanda mizah dergilerinde yazar ve çizer olarak çalışmalarını sürdürüyor.
Gül, şu sıralar Ebrahim Mohammadian ile birlikte BLOK art space’de yer alan “İki Dünya Karşılaştığında” sergisinde yer alıyor. İkilinin doğa üzerine incelemelerinden oluşan ortak bir gözlem süreci sonucunda ortaya çıkan sergi, sanatçıların giderek koparıldıklarını ve uzaklaştıklarını hissettikleri doğaya geri dönüş niteliğindeki desen ve resimlerden oluşuyor. Artık karikatürleri kadar resimlerini de görmeye alıştığımız sanatçı, karikatür-resim diye ayrım yapmadığını çizmekle ilgili her şeyi yapmayı sevdiğini söylüyor.
C.A.M. Galeri yaz sezonunu “Whatever Forever” isimli karma sergiyle karşılıyor.
Sergi isminin çıkış noktası; farklı teknik ve anlatım dillerine sahip sanatçıların bir araya gelmesiyle oluşan çeşitlilik ve karmaşa. Chris Retsina, Elif Aybüke Koçak, Funda Özgünaydın, Furkan ‘Nuka’ Birgün, Jonathas Nazareth, Matt Lifson, Sinem Yıldırım ve Özlem Ünlü’nün işlerinin yer alacağı serginin temelinde sanatın ulaşılabilirliği sorunsalına değiniliyor.
Farklı disiplinlerde çalışan genç sanatçıların bu genç soluklu sergisi, 9 Haziran-30 Temmuz tarihleri arasında C.A.M Galeri’de ziyaret edilebilir.
1932 doğumlu Hollandalı balet, koreograf ve fotoğrafçı Hans van Manen, Türkiye’nin kendisine vereceği özel ödül olan Yüzyılın Koreografı Ödülü’nü reddetti.
Manen, 2-16 Temmuz tarihleri arasında yapılacak 7. Uluslararası Opera ve Bale Festivali kapsamında gerçekleşecek ödül töreninde, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nce verilen kararla bu özel ödüle layık görülmüştü. Manen’in ödülü reddetme sebebini ‘Türkiye’deki basın özgürlüğü ve insan hakları alanlarındaki olumsuz gelişmeler” olduğunu belirtti ve ekledi “Türkiye’de gazeteler susturulup, gazeteciler hapse girdiği sürece bu ödülü kabul edemem.”
Manen’e ait 5 Tangos, festival kapsamında gösterimde olacak temsillerden.
O’Art Sanat Platformu, genç sanatçılara destek olmak amacıyla bir yarışma düzenliyor. Konu, teknik ve ebat sınırlaması olmayan yarışmanın iki şartı var: Katılan sanatçıların 35 yaş altında olması ve daha önce herhangi bir yerde sergilenmemiş eserleriyle başvurmaları.
Yarışmanın seçici kurulu Aslı Alıveren, Prof. Aydın Ayan, Doç. Dr. Burcu Pelvanoğlu, Emre Zeytinoğlu, Genco Gülan, Marcus Graf ve Özlem Alıcı’dan oluşuyor. Yarışmanın sonucunda 22 Eylül'de O'Art'ta sergilenmeye hak kazanan eserlerin yer alacağı bir sergi düzenlenecek. Ayrıca beş sanatçıya 10.000 TL'lik başarı ödülü verilecek.
Her disiplinden sanatçıya açık olan yarışmanın son başvuru tarihi 15 Haziran! İlgilenen genç sanatçılar O’Art’ın web sitesi üzerinden başvurabilir.
1993’te çıkarttıkları ilk albümleri Pablo Honey’nin çıkış single’ı Creep ile müzik listelerini alt üst eden ve hala Radiohead’in hitleri arasında yer alan şarkının üzerinden yedi albüm geçti. Dokuzuncu stüdyo albümleri A Moon Shaped Pool’u geçtiğimiz ay yayınlayan ekip, dijital platformlarla anlaşmasını da yapmayı ihmal etmedi. Albüm Apple Music ve Tidal’dan hali hazırda dinlenebiliyor. Şimdi ise sıra Spotify’da. 17 Haziran’da Spotify’dan dinlenmeye başlayacak olan albümün aynı gün raflarda da yer alması bekleniyor. Grup aynı gün (17 Haziran) Secret Solstice Festival’da da sahne alacak.
Albüm raflara çıkmadan izleyenlerin hala etkisinde kaldığı Primavera Festival’daki performansı ile Radiohead’e göz atın!