GÜNDEM
  • 15-06-2016

    İstanbul Fransız Kültür Merkezi, UEFA 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’na paralel olarak Magnum Photos ajansının “Planète Football” sergisini düzenliyor.

    1947 yılında Robert Capa, Henri Cartier-Bresson, George Rodger ve David Seymour tarafından kurulan Magnum fotoğraf ajansı, sektör sınırlamalarını reddederek sanatsal özgürlüğü savunuyor. Bu bakımdan Magnum fotoğrafçıları, fotoğraflarında görülen kadar hissettiklerini de öne çıkartıyor. Sergi, futbol dünyasını bir de Magnum fotoğrafçılarının gözünden sunuyor. Futbol aşkının dünyanın her yerinde din, dil, ırk farketmeden aynı coşkuyla yaşandığını gösteriyor.

    Yarım yüzyıllık bir süreçte, dünyanın dört bir yanında Magnum fotoğrafçılarının kamerasını yakalanan bu coşkulu fotoğraflar, 10 Temmuz’a kadar İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde görülebilir.

    0
    0
    1922
  • 15-06-2016

    Space Debris Art’ta, Ali Şimşek’in küratörlüğünü üstlendiği Bengisu Bayrak’ın “Aletheia-Açığa Çıkan” isimli kişisel sergisi kapsamında, Performistanbul’un katkılarıyla bir performans gerçekleşecek.

    İstanbul’da yaşayan İtalyan video ve performans sanatçısı Cristina Ghinassi’nin Örtü isimli performansı, Avrupa’ya ilk ayak basan mültecilere verilen battaniyelerin koruyucu ve yansıtma özellikleriyle ilintili anlamları araştırıyor. Isı yansıtıcı battaniyeler ile kendi bedenini ayna gibi kullanan sanatçı; kendisi, izleyici ve göçmenler arasında bir bağ yaratıyor.

    Akdeniz ve Ortadoğu coğrafyasına yönelik multidisipliner yöntemlerle çalışan Cristina Ghinassi’nin performansı, 16 Haziran Perşembe günü saat 19:30’da Space Debris Art’ta izlenebilir.

    0
    0
    2220
  • 15-06-2016

    Yüzyılımızın son filozoflarından Leszek Kołakowski’nin, Leibniz’in meşhur sorusunu başlık olarak seçtiği kitabı Neden Hiçbir Şey Yok da Bir Şey Var? , Jaguar Kitap etiketiyle raflardaki yerini aldı.

    Kołakowski, felsefe tarihinin otuz büyük ismini mercek altına yatırdığı kitabında onlara âdeta bir çiçek dürbününden bakıyor. Her filozofu, felsefe tarihine kazandırdığı sorusu ışığında incelerken, onların felsefi sistemini de kendi sorularıyla bitiriyor ve böylece okurlarını felsefi bir sürece davet ediyor.

    Kołakowski, okuyucusuna şu mesajı sunuyor:

    “Amacım size hap şeklinde bir felsefe tarihi sunmak değil. Bu küçük kitap, çok yoğun bir ders kitabı, ansiklopedi veya sözlük olsun düşüncesiyle hazırlanmadı. Eğer bir öğrenci bu denemeler ışığında bir sınava girmeye kalkarsa hayal kırıklığına uğrayacak ve sınavdan kalacaktır. Felsefeyle ilgili bir sürü iyi ders kitabı, ansiklopedi ve sözlük var ve benim niyetim Platon’u, Descartes’ı ya da Husserl’i “özetlemek” değil, ki bu saçma bir heves olurdu. Bunun yerine, bu büyük filozoflara, her birinin felsefesindeki bir düşünceye –önemli bir düşünceye, felsefi yorumlarının temeli olan ama aynı zamanda bugün hâlâ anlayabildiğimiz bir düşünceye, sadece bir düşünce parçası olmayan fakat içimizi titreten bir düşünceye– yoğunlaşarak yaklaşmak istiyorum. Her denemeyi okura yöneltilen sorularla bitirmeye çalışacağım: O filozofun felsefesinden kaynaklanan, hâlâ önemli olan ve hâlâ çözümlenmemiş sorularla.”

    Neden Hiçbir Şey Yok da Bir Şey Var?
    Leszek Kolakowski
    Çev.: Suat Kemal Angı
    Jaguar Kitap
    22 TL

    0
    0
    4189
  • 14-06-2016

    Tüm dünyada fenomen haline gelen Olasılıksız ve Empati’nin yazarı Adam Fawer’ın yeni romanı OZ April Yayıncılık etiketiyle yayımlandı.

    “Dorothy ilk defa öldüğünde on iki yaşındaydı. En azından bana söylediği buydu. Delirdiğini düşünmüştüm ama şimdiona inandığım için esas deli ben miyim diye merak ediyorum.Öyleysem bunların hiçbirinin önemi yok demektir. Ama değilsem…
    Eh, o zaman dünya benim düşündüğüm gibi bir şey değil demektir. Üstelik tek bir dünya yok.”

    Kafanızı karıştıracak kurgusu ve hikayesiyle OZ, “Ben mi delirdim yoksa siz mi?” dedirtecek türden bir roman.

    Oz
    Adam Fawer

    Çev.: Algan Sezgintüredi
    April
    25 TL

    0
    0
    7200
  • 14-06-2016

    Geçtiğimiz yılın ekim ayında yayın hayatına başlayan kültür, sanat, hayat dergisi Pulbiber, yaz boyu devam edecek olan “Pulbiber Yaz Buluşmaları”nın ilkini 15 Haziran’da gerçekleştirecek.

    Beyoğlu'nun seçkin kültür-sanat ve eğlence mekanlarından DAM'da gerçekleştirilecek. Söyleşiye ilk sayıdan beri Pulbiber kadrosunda da yer alan usta oyuncu Ayşen Gruda ve Hayko Cepkin konuk olurken, söyleşinin moderatörleri Heja Bozyel ile Anıl Nişancalı olacak.

    Söyleşi 15 Haziran Çarşamba, saat 19.30’da gerçekleşecek. Katılım sınırlı sayıda olduğu için katılmak isteyenler kamile@pulbiberdergi.com adresine isim ve iletişim bilgilerini göndererek rezervasyon yaptırmalı.

    0
    0
    2998
  • 14-06-2016

    Mimar Sinan Üniversitesi Heykel Bölümü’nde öğretim üyesi olan Neslihan Pala’nın “Sıkıntı Yok” isimli kişisel sergisi bugün Galeri Selvin’ 2de açılıyor.

    Pala, işlerinde fobilerin, korkuların ve takıntıların mizah yoluyla ortaya çıkmasını amaçlıyor. Alay, saldırganlık ve yer yer sükunet kavramlarının izleri sanatçının heykellerinde hissediliyor.

    Neslihan Pala’nın figüratif heykellerinden oluşan sergisi 14-30 Haziran tarihleri arasında Galeri Selvin 2’de görülebilir.

    0
    0
    2915
  • 14-06-2016

    Dünya çapında tanınan sanatçımız Kutluğ Ataman’ın Sakıp Sabancı’nın Portresi isimli video enstalasyon çalışması, Royal Academy of Arts’ın "Yaz Sergisi"nde yer alacak.

    Kutluğ Ataman’ın Sakıp Sabancı’nın aramızdan ayrılışının onuncu yıldönümü için hazırladığı çalışma, ünlü iş adamıyla yolu kesişen binlerce kişinin fotoğrafından meydana geliyor. Yaklaşık 10.000 LCD ekranından oluşan eser, daha önce 2014’te S.Ü Sakıp Sabancı Müzesi’nde, 2015’te ise Venedik Bienali’nde sergilendi.

    Kutluğ Ataman’ın da işinin görülebileceği, Royal Academy of Arts’ın 1769 senesinden beri her sene düzenlediği ve bu sene 248.si gerçekleşecek olan "Yaz Sergisi", 21 Ağustos’a kadar devam edecek.

    0
    0
    3110
  • 13-06-2016

    Kadın portreleriyle tanıdığımız, 2014 yılında Contemporary İstanbul'da Kaplumbağa Terbiyecisi tablosuna getirdiği yorumla dikkat çeken Mertim Gökalp yaşamına ve çalışmalarına Avustralya'da devam ediyor. Portrelerinde gerçek hayattan modeller kullandığını söyleyen sanatçı, profesyonel modellerle çalışmayı özellikle tercih etmediğini belirtiyor.

    Kaygıların ve mücadelelerin resmini yaptığını söyleyen sanatçı; korku, nefret ve arayıştan ilham aldığını söylüyor.

    0
    0
    4880
  • 10-06-2016

    2015 yılının Ekim ayında disiplinlerarası özgür yaratım alanı fikrinden yola çıkarak kurulan Serbest Bölge,ticari kaygıları bir kenara bırakarak hareket eden bir platform.

    Kişilerin içindeki ruhsal ve fiziksel gücü ortaya çıkarmaya yönelik kısa süreli atölyeler düzenleyen, dans, müzik, sinema, hareket ve kuramları baz alarak her yaştan katılımcının perspektifini genişletmek üzerine adımlar atan ekip, bu akşam ve yarın akşam farklı bir performansı sahnesine taşıyacak. Hayali Sen Olmazsan, Ben Düşerim isimli performans, akrobasinin, dengenin ve ifadenin sadece vücut dili ile anlatılmasından yola çıkan bir hikaye. Melissa Guex ve Emre Yıldızlar’ın yer aldığı duo’ya Ermanno Pingitore ve müzikte Julien Megevand eşlik ediyor. Bu akşam ve 11 Haziran Cumartesi akşamı saat 20.30’da Serbest Bölge’de izlenebilecek temsilin biletleri Biletix’te!

    0
    0
    2886
  • 10-06-2016

    Görsel sanat ve performans sanatını kesiştiren Alt, 12 Haziran’da Christodoulos Panayiotou’nun Sahnede Ölmek adlı performansına ev sahipliği yapacak.

    Sahnede Ölmek performansı, SSCB’li balet Rudolf Nureyev’in ölümünden önce sahneye koyduğu son işi La Bayadere’i temel alarak edebi, mecazi ve sembolik ölümleri bir araya getiriyor. İzleyici oyuncunun bedenine kısılmış karakterler arasındaki acımasız ilişkiye tanıdık olur.

    Daha önce Serpentine Gallery(Londra), Performa 15(New York), CND(Paris)’de sahnelenen Sahnede Ölmek, 12 Haziran saat 15.00-17.00 arasında bomontiada’daki Alt Sanat mekanında izlenebilir.

    0
    0
    2074
DAHA FAZLA
Geldanlage