
Galeri Siyah Beyaz, Beril Ateş’in “Neşemde bir Şeyler Eksik” başlıklı kişisel sergisini 16 Mayıs-14 Haziran tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.
Bütünselliğin parçalanması parçaların dağınıklığı, bir arada oluşu veya birbirini hiç bulamamaları üzerine yoğunlaşan Beril Ateş, sergide yeni bir canlı formu arıyor. İsmini, gerçekten görmeyerek / dikkat kesilmeyerek / tüketerek içi boşaltılan neşeli kavramından alan sergi, bir kişinin ya da bir şeyin rengarenk olmasını neşe ile ilişkilendirmenin hisleri sığlaştırdığına vurgu yapıyor. Duygulara renk atamayı sorgulayan eserler, biçimsel yansılarının ötesinde figür yorumundan kompozisyona kadar içsel bir derinliği yansıtıyor.
Toplumsal olarak acıları yaşama biçimimizi yorumlayan sanatçı, eril iktidarlıkta hakiki olanı arama dürtümüzün bir karşılığı olarak duyguları yaşama biçimimizi yorumluyor. İşlenen her türlü suçun altında yatan sevgisizliğin yok ettiği neşeye bir renk atama çabasının mümkün olmadığını vurgulayan sanatçı, gündelik hayatta karşılaştığımız tüm gerçekliklere dair bir alt anlamla kurguluyor sergiyi. Sanatçı, yapıtlarına taşıdığı; kadın cinayetleri, çocuk istismarı, doğa katliamı, fikir özgürlüklerinin engellenmesi gibi toplumsal sorunlara metaforik bir biçimde yaklaşıyor. “Yıktıklarımızla yeni bir insan inşası mümkün mü? Geliştiğini zannettiğimiz evrim, duygulardan muaf kaldığında geriler mi?” sorularını soruyor
Künye:
1-3. Beril Ateş, 2023, tuval üzerine karışık teknik
+1’in katkılarıyla 22 Haziran’da Bonus Parkorman’da gerçekleştirilecek Pozitif Vibrations serisinin ilk buluşmasının programı belli oldu.
Müzikseverler için holistik bir deneyim sunmayı amaçlayan ve şehre pozitif titreşim getirecek Pozitif Vibrations serisinin ilk buluşmasında; Foster The People, Biig Piig, English Teacher ve Mezerg dinleyicilerle bir araya gelecek. Los Angeles çıkışlı indie pop grubu Foster the People, Fifa 21’de çalan şarkısı “Don’t Turn Around” ile ünü geniş kitlelere yayılan Biig Piig, Mercury ödüllü indie rock grubu English Teacher ve elektronik müzikle piyanoyu buluşturan Mezerg’i ağırlayacak olan Pozitif Vibrations 22 Haziran’da Bonus Parkorman’da gerçekleşecek.
Foster the People, Biig Piig ve Mezerg’in yanı sıra English Teacher programın açıklanan son ismi oldu. Leeds Conservatoire’da öğrenciyken tanışarak birlikte müzik yapmaya başlayan dört üyeden oluşan English Teacher, 22 Haziran’da gerçekleşecek Pozitif Vibrations’ta İstanbullu müzikseverlerle buluşacak. 2021’de çıkardıkları “R&B” teklisiyle müzik dünyasında ses getiren, ilk EP’si Polyawkward ile kendine has, çok katmanlı ve estetik bir müzik dili oluşturan grup, Glastonbury ve Leeds gibi büyük festivallerde sahne aldı. Grubun hem kişisel hem politik temaları işleyen ilk albümü This Could Be Texas, 2024 Mercury Prize’a aday gösterildi ve kazandı.
Farklı bir festival deneyimi sunan +1 Sunar: Pozitif Vibrations biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Guns N’ Roses, 2025 Avrupa ve Orta Doğu turnesi kapsamında, tam kadro-orijinal grup üyeleri ile 2 Haziran’da Beşiktaş Tüpraş Stadyumu’nda konser verecek.
BKM organizasyonu ile T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) katkılarıyla gerçekleşecek konserde Guns N’ Roses, orijinal kadrosuyla sahne alacak. Dünyanın dört bir yanında milyonlarca hayranı peşinden sürükleyen grup, 1993’teki efsane konserin ardından, 32 yıl sonra aynı stadyumda yeniden dinleyicilerle buluşacak. Gecenin açılışını ise sahne enerjisiyle öne çıkan Amerikan rock grubu Rival Sons yapacak. Konserin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Rugül Serbest’in “Gözlerime Gülümserken Öylece Ölsen (Resimli Kalp Anatomisi)” başlıklı kişisel sergisi 15 Mayıs-28 Haziran tarihleri arasında Pi Artworks İstanbul’da sanatseverlerle buluşacak.
Taner Ceylan’ın küratörlüğünü üstlendiği “Gözlerime Gülümserken Öylece Ölsen (Resimli Kalp Anatomisi)” sergisi; aşkın, arzunun ve toplumsal baskıların sınırlarında gezinen duygusal bir haritayı gözler önüne seriyor. Rugül Serbest’in hem bedenini hem de iç dünyasını sanatsal bir yüzeye dönüştürdüğü bu işler, izleyiciyi duygusal ve estetik bir çatışmanın tam ortasına yerleştiriyor.
Sanatçı, aşkı “mantıksız sınırları olan, ulaşılmaz arzularla dolu bir kendini yok ediş” olarak tanımlıyor. Bu sergide aşk hem ilahi hem gündelik hem erotik hem yıkıcı bir formda karşımıza çıkıyor. Rafaello’dan Courbet’ye, Vermeer’den Caravaggio’ya uzanan sanat tarihsel referanslar, Serbest’in kişisel deneyimiyle birleşerek aşkın çok katmanlı doğasına ayna tutuyor.
Serbest’in yapıtları, kadın sanatçıların tarih boyunca dışlandığı temsiliyet meselesini merkezine alıyor. Cindy Sherman, Yoko Ono, Tracey Emin, Nil Yalter gibi isimlerin izinden giden Serbest, aşkı ve kadını yalnızca bir nesne değil, özne olarak konumlandırıyor.
Taner Ceylan sergiyi şu sözlerle tarif ediyor: “Bu sergide tam da bu savaşın içine düşüyoruz. Cepheleri muallak ve değişken, silahları ise sert ve acımasız. Kelleler havada uçuşuyor, kalpler göğüslerinden sökülüyor. Bakışlar ruhları delip dağlıyor. Cinayet aletleri etrafa saçılmış... ve en büyük suçlu, gözlerime gülümserken ve ölmeyi başta hak eden baharın çiçekleri. Güller, sümbüller, laleler bir ağızdan acıyla: ‘Gözlerime gülümserken öylece ölsen,’ diye bahar ağıtını söylüyorlar… Sanat, sanatçı için bir meydan okuma en başta. Öncelikle toplumla, ailesiyle ve çevresiyle bağlarını koparmak zorunda. Toplumlar sanatla ya baş eder ya da edemez... ama sonunda, yıllar geçse de barışmak zorunda kalır.”
Künye:
1. Rugül Serbest, Tehdit Serisi 1, 2025, tuval üzerine yağlıboya 15 x 12 cm
2. Rugül Serbest, İntikam Serisi 1, 2025, tuval üzerine yağlıboya 15 x 12 cm
3. Rugül Serbest, İntikam Serisi 2, 2025, tuval üzerine yağlıboya 15 x 12 cm
Tarihin, hafızanın ve gündelik hayatın iç içe geçtiği İstanbul Manifaturacılar Çarşısı 5. Blok’ta yer alan Atölye5554, 22 - 25 Mayıs tarihleri arasında düzenleyeceği İMÇ Performans Günleri’yle performanslar aracılığıyla mekânla, zamanla ve hikâyelerle canlı bir diyaloğa davet ediyor.
Atölye5554, sanatçılar ve tasarımcılar için atölye çalışmaları, ortak üretim ve topluluk inşasına açık bir üretim stüdyosu olarak faaliyet gösteriyor.
22 - 25 Mayıs tarihleri arasında IMÇ 5. Blok’ta gerçekleşecek İMÇ Performans Günleri’nde düzenlenecek etkinlerin biletlerine buradan, Atölye5554’ün sosyal medya hesabına ise buradan ulaşabilirsiniz.
Etkinlikler
22 Mayıs Perşembe 20:30
- On İkinci Ev
*etkinlik Atölye5554 avluda gerçekleşecektir.
23 Mayıs Cuma 20:30
- Olsa olmalı olabilir - Tiyatro BeReZe
24 Mayıs Cumartesi 20:30
- Sen Balık Değilsin ki - Çıplak Ayaklar Kumpanyası
*etkinlik Atölye5554 avluda gerçekleşecektir.
25 Mayıs Pazar 16:00-18:00
- Direniş Seçkisi
Kısa dans performansları
*etkinlik Atölye5554 avluda gerçekleşecektir.
Elektro-pop müziğin dünyaca ünlü ismi Róisín Murphy, Paribu Harbiye Açıkhava Konserleri kapsamında 19 Temmuz’da müzikseverlerle buluşacak.
Elektronik, dans ve pop müziği harmanlayan İrlandalı sanatçı Róisín Murphy’nin kendine has tarzı ve etkileyici sahne performansıyla 19 Temmuz’da Harbiye Açıkhava’da hayranlarıyla bir araya gelecek.
Mark Brydon ile kurduğu Moloko grubuyla dünya çapında ünlenen, Things To Make and Do albümüyle global müzik listelerinde yer alan ve son albümü Hit Parade ile dünya turuna çıkan Murphy, İstanbul’a da uğrayacak. Elektro, dans ve pop müziği harmanlayarak yaptığı müzikle kendi alanının “diva”sı kabul edilen Róisín Murphy, sahne şovları, iddialı prodüksiyonları ile dünyada canlı olarak dinlenmesi tercih edilen önemli müzisyenler arasında yer alıyor. 30 yılı aşkın kariyerinde müzik tarihinde Ruby Blue, Overpowered, Hairless Toys, Take Her Up to Monto, Róisín Machine, Hit Parade gibi albümler ve kreatif dünyasını özgürce kullandığı güçlü video çalışmaları hayata geçirdi.
19 Temmuz Cumartesi saat 21.00’de Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek Róisín Murphy konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Samuel Laurence Cunnane’ın “Kipple” başlıklı kişisel sergisi 4 Haziran’a kadar Öktem Aykut’ta sanatseverlerle buluşuyor.
“Cunnane’ın fotoğrafları öykülemelerden yola çıkar. Sanatçı karşılaştığı sahneleri fotoğraflarken, kameranın müdahaleciliğini en aza indirmeyi amaçlar.
Geri çekilmenin ve tekrar yaklaşmanın yarattığı dans, bilinmeyene alan açmak. Cunnane, bir an’ı ölümsüzleştirmektense; önemsiz gibi gözüken, kenarda kalmış detayları yakalama peşindedir. Bu edim bazen sıradan anları yüceltmek, bu anların içinde saklı hatıralar olduğunu ima etmek olarak da ortaya çıkar; hayal gücüne, belki de arzulara alan açmayı mümkün kılar. Fotoğraflardaki boşluklar ve bilinmezlikler gizli olasılıklara kapı aralar; düşler, fanteziler ve umutlar akla gelir. Çoklu gerçekliklerin akla gelmesine ve kişisel düşüncelerin yer bulmasına olanak tanır.
Kipple, Philip K. Dick’in ‘Android’ler Elektrikli Koyun Düşler mi?’ adlı romanında kullandığı bir terim. İnsan yaşamının yan ürünü olarak biriken, bir zamanlar işlevi olan ancak artık tedavülden kalkmış, gözden çıkarılabilir ıvır zıvırı ifade eder. Kimse etrafta yokken, kipple kendini çoğaltır, büyür.
Fotoğrafları, bize Cunnane’ın bir fotoğrafçı kimliğinin ötesinde kendi benliğine dair ipuçları sunar. Nerede olursa olsun kendini oraya ait ve güvende hissedebilme becerisi ile olaylara sakince bakabilen Cunnane, anları yakalar ve yükseltir. Kipple, Cunnane’ın geride kalan bütün artıklar ile barışma ve kullanılmayan, çürümekte olan eşya, nesne ve fikirlerden oluşan, birikip çoğalan bu yığılmayı kabullenme teşebbüsüdür.”
Künye:
1. Columns, 2024. Hand-printed C-type print on archival photo paper Arşivsel fotoğraf kağıdı üzerine C-type el baskısı, 19.4 x 29.5 cm
2. Peony (Red Floor), 2024. Hand-printed C-type print on archival photo paper Arşivsel fotoğraf kağıdı üzerine C-type el baskısı, 19.4 x 29.5 cm
Abie Longstaff’ın yazdığı, Nila Aye’nin resimlediği çocukları hayal denizinde yelken açmaya davet eden kitapları Hikâye Çorbası, Hülya Dayan’ın çevirisiyle Uçanbalık’tan çıktı.
5 yaş ve üzeri okurlara hitap eden bu kitap, dumanı üstünde tüten bir maceranın tarifini veriyor. Sarı sosislerden rengârenk bir zebraya hemen her şeyin ve herkesin bir hikâyenin konusu olabileceğini gösteren bu ilham verici kitap, hikâye türünün yapı unsurları hakkında küçük ipuçları vermeyi de ihmal etmiyor.
“Canınız şöyle nefis bir hikâye çorbası mı çekti?
Hımm, acaba içine neler eklesek?
Dünyalar güzeli bir prenses, azılı bir korsan, bir kavanoz bal, bir tutam tarçın ve biraz da ketçap!
Şimdi hikâyemizi güzelce karıştıralım...
Çorbamız kaynadı, güzelce köpürdü.
Vay canına, işte harika bir hikâye!
Oli, büyük bir heyecanla tencerenin başına geçtiğinde aklından sadece kaykaylar hakkında bir serüven geçiyordu. Ta ki kardeşi Suzi kaşla göz arasında çorbaya bir prenses atana kadar...”
Kreşendo’nun UNESCO Kültürel Çeşitlilik Uluslararası Fonu desteğiyle hayata geçen “Müzikte Eşitlik” Projesi kapsamında düzenlenen Kariyer Kampı 22, 23 ve 24 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek.
“Müzikte Eşitlik” Projesi, Türkiye’nin müzik endüstrisindeki dinamiklerini anlamak ve yapısal eşitsizliklere ilişkin politika önerileri geliştirmek üzere kapsamlı bir araştırma yürütüyor. Müzikte Eşitlik” Projesi kapsamında geliştirilen Kariyer Kampı, müzisyen ve müzik profesyonellerine sürdürülebilir kariyerler için ilham ve uygulanabilir araçlar sunmayı hedefliyor. Katılımcılara sektörel deneyimleriyle katkı sunacak isimler arasında Ahmet Kenan Biliç, Hakan Tamar, Hatice Arıcı, Işıl Kılkış, Emir Sıvacı, Duygu Mühürdar ve Esra Ece Kuleci gibi isimler yer alıyor. Bunun yanı sıra Spotify gibi markalardan temsilcilerin katılacağı özel oturumlar gerçekleşiyor. Kariyer Kampı’nın ardından Converse ortaklığıyla oluşturulacak olan "Müzikte Eşitlik Fonu" ile Kreşendo, müzisyenlerin yaratıcı üretimlerini desteklemeyi hedefliyor. Kampa katılan müzisyenlerin önceliklendirileceği bu fon; turne, klip ve stüdyo kaydı gibi alanlarda kullanılabilecek yaratıcı projelere katkı sağlayacak. Kariyer Kampı başvurularını 15 Mayıs Perşembe gününe kadar yapabilirsiniz.
“Müzikte Eşitlik” Projesi kapsamında düzenlenen Kariyer Kampı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
KAIROS, Halil Petük’ün “Susmuşlar Bahçesi” başlıklı ilk kişisel sergisini 23 Mayıs-14 Haziran tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.
Halil Petük ilk kişisel sergisi “Susmuşlar Bahçesi”nde görüntü, bellek ve kayıp arasındaki ilişkileri geçirgen yüzeyler ve sisli peyzajlar aracılığıyla odağına alıyor. Fotografik imgeye ait kadraj, bulanıklık ve ışık gibi ögeleri tuval üzerine akrilik ve yağlı boya tekniğiyle resim diline taşıyan sanatçı, netlikten çok hatırlamaya odaklanan bir görsel düşünce geliştiriyor.
“Susmuşlar Bahçesi”, sessizliğin görsel bir ifade biçimi olarak nasıl varlık kazandığını araştırıyor. Manzara bakışına geçirgen yüzeyler aracılığıyla, hatırlama ile temsil arasında gidip gelen bir görme deneyimi kuran Petük’ün pratiği, izleyiciyi görüntü ile anlam arasındaki boşluklarda dolaşmaya ve belleğin silik izlerini yeniden düşünmeye çağırıyor.
Künye.
1. Halil Petük İyonik Bağ Serisi 2025 120x160 cm Tuval Üzerine Akrilik
2. Halil Petük Yolculuk I 2024 25x30 cm Tuval Üzerine Yağlı Boya
3. Halil Petük Gnarled 2024 140x140 cm Tuval Üzerine Akrilik
4. Halil Petük İyonik Bağ Serisi 2025 140x105 cm Tuval Üzerine Akrilik