
İthaki Yayınları ve Yabancı Yayınları’nın iş birliğinde bu yıl ilki gerçekleşecek olan İthaki Akademi Çocuk Festivali kapsamında 5-12 yaş arası çocuklar için sanat ve edebiyat atölyeleri düzenlenecek.
Çocuklar, Mitolojik Yolculuk Atölyesi’nde Odysseus ‘un İthaka’ya mitolojik yolculuğunu resim ve video ile yorumlayacak, Yazar Çocuklar Kulübü atölyesinde; kitaplara, filmlere, oyunlara, çizgi romanlara, süper kahramanlara meraklı olanlar ‘kahramanlarını’ yazacak. Özgür Abi (Özgülgün) ise masallara, kendi hayallerinden bir elbise dikecek ve kendi ruhundan ruh üfleyecek. Böylelikle masal canlanmış, çocukların kulaklarıyla ve ruhuyla buluşmaya hazır hale gelmiş olacak.
Animasyon Atölyesi çocukların tamamen kendilerine ait bir karakteri üç boyutlu hale getirmesi ile başlayacak, yarattıkları karakterleri bir hikâyenin içinde yaşar hale getiren çocuklar küçük birer yönetmene dönüşecek. Karikatür Atölyesi’nde yaratıcılıklarını kullanarak, espri üretmeyi ve eleştirel mizah yapmayı deneyimleyecek olan çocuklar, Misket Parkuru Atölyesi’nde oyuncak yapacak, çeşitli aletleri kullanırken el becerilerini geliştirebilecekleri bir deneyim yaşayacaklar.
Festival 21 Ocak – 1 Şubat tarihleri arasında İthaki Akademi’de gerçekleşecek. Detaylı bilgi için ithakiakademi.com’u ziyaret edebilir, 0216 348 64 55 ve 0533 064 01 01 numaralı telefonlardan bilgi alabilirsiniz.
Atölye Programında yer alacak konu ve konuklar:
Mitolojik Yolculuk Atölyesi - Deniz Soruklu Evren
Karikatür Atölyesi - Sibel Bozkurt
Yaratıcı Masal Atölyesi: Bir Yokmuş Bir Varmış - Gökçe Okay
Stop Motion Animasyon Atölyesi - Deniz Öcal
Yazar Çocuklar Kulübü ‘‘Çocuklar kahramanlarını yazıyor.’’- Seran Demiral
Özgür Abi ile Masal Atölyesi - Özgür Özgülgün
Misket Parkuru Atölyesi - Gökçe Okay
Drama ve Düşünce Becerileri : Oyun Atölyesi - Özgür Özgülgün
Görsel: Andrea Ucini
TOY İstanbul’un, Kemal Hamamcıoğlu imzalı yeni oyunu Baldan Karanlık; kaybolan, terk edilen, bekleyen ve vazgeçmeyenlerin duygusal hikâyesiyle izleyenlerin yüreğine dokunurken, bize kim olduğumuzu hatırlatıyor. Metin Akdülger’in tek başına muhteşem bir oyunculuk sahnelediği ve yoğun ilgi gören Baldan Karanlık oyunu, 6 Ocak Cumartesi akşamı TOY İstanbul’da tiyatroseverlerle buluşacak.
İzleyenleri, çok iyi bildikleri ama unutmayı seçtikleri yollardan geçerken, kaybolanların hikâyelerine ortak olmaya davet eden Baldan Karanlık; insanın, doğaya ve insana yaptıklarının nedenini sorguluyor. Oyun, insana kim olduğunu hatırlatan içten anlatımıyla da izleyenleri sarmalıyor.
Işıl Özgentürk, Gülşah Elikbank ve Sedat Demir’in eğitmenliğinde Kurmaca İşler çatısı altında sekiz hafta sürecek bir öykü atölyesi başlıyor.
Katılımcılar, eğitim boyunca Gülşah Elikbank ile kurgu anlayışlarını yeniden değerlendirme fırsatı yakalarken, Işıl Özgentürk ile karakter ve atmosfer oluşturma gibi detaylar konusunda bilgilenecek. Ardından, Sedat Demir yazılan metinleri yeniden değerlendirecek ve üç eğitmen tarafından seçilecek öyküler, Dante Yayınları bünyesinde kitaplaşacak.
21 Ocak-11 Mart Pazar tarihleri arasında toplam 24 saat sürecek atölyeye katılımcı sayısı 20 kişi ile sınırlı olacak. Başvuru diğer detaylar için: atölye@kurmacaisler.com 0538 920 37 49
Program:
1. Hafta
İnsanın yazma eylemiyle, yazınla, anlatı ve kurmacayla ilişkisi.
2. Hafta
Kurmacanın temel öğeleri, gerçeklik soruşturması ve düş gücü. Diğer temel kavramlar.
Bir metnin (öykünün) hazırlanma süreci, bu sürecin temel unsurları.
Dili doğru kullanarak anlatıda ifade doğruluğu, yalınlık, teknik ve üslup arayışı.
3. Hafta
Kurmacada karakterin önemi.
4. Hafta
Kurmacada karakter oluşturma.
Yazıda betimleme, çok anlamlılık, eksiltme ve atmosfer ve bu doğrultuda uygulama
5. Hafta
Açık Yapıt’ın tanımı üzerinden kurgu
6. Hafta
Kurgu ve onun temel unsurları.
Uygulama ve metin çözümleme
7. Hafta
Okuduklarınıza ve yazdıklarınıza eleştirel bir bakış açısı sağlayacak özelliklerin ve bu konudaki temel yapıtların kısa değerlendirmesi
8. Hafta
Dünya ve ülkemiz edebiyatının seçkin ve doğru isimleriyle tanışma ve atölyede uygulama ve metin çözümleme
Roman ve öyküde yeni yaklaşımlar doğrultusunda onların diğer sanatlarla olan ilişkileri
Görsel: Rafik El Hariri
KRANK Art Gallery “Sivas” sergisiyle izleyiciyi, Pelin Kırca’nın düşsel dünyasına davet ediyor. Kaan Müjdeci’nin ilk uzun metrajlı filmi olan ve 2014’te Venedik Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan Sivas, Pelin Kırca’nın eserlerine ilham veriyor. Grafikten illüstrasyona, desenden dijital tasarım, animasyon ve video sanatına dek geniş bir skalada interdisipliner üretimiyle tanınan Kırca, sergide filmin duygusal doku ve boyutundan esinle farklı ölçülerdeki suluboyalarını izleyiciyle paylaşıyor.
Sergide Norgunk tarafından sınırlı sayıda basılan ve sanatçı imzalı Sivas adlı kitabın lansmanı da gerçekleştirilecek. “Sivas”, 23 Ocak – 3 Şubat tarihleri arasında görülebilir.
Galeri Soyut, 5 Ocak tarihinde Orhan Umut’un 50. kişisel resim sergisi “Açık Alan”ı sanatseverlerle ile buluşturuyor. Umut çalışmalarından bahsederken: “Kendi hayatımdan enstantaneler bunlar. Başkalarının korkunç şiddet eylemleri yoluyla çalmak istedikleri hayatların iz düşümü bir anlamda. İşte benim yaşama amacımı bulmam bundandır. Başka bir canlının ruhunu canlandırmak için gerçekten hayatta olmak ve yaşamak gerek soluksuzca.” diyor.
“Açık Alan” ile ilgili “dostça ama tehditkâr bir süreç olduğunu bilerek sizleri kentin geleneksel ve kamusal alanlarını revize etmeye davet ediyorum” diyen Umut’un son sergisi, 24 Ocak tarihine dek görülebilecek.
Bağımsız müzisyenlerin bir araya geldiği ve bu yıl 8.’si gerçekleştirilecek olan Kendine Has Demonation Festivali’nin açılışı, 5 Ocak Cuma akşamı Kadıköy’de yer alan Arkaoda’da gerçekleşecek. Geçtiğimiz aylarda Hush Hush Records etiketiyle A Quiet Mind Awaits isimli albümünü yayımlayan İstanbullu prodüktör Badmixday ve karanlık, deneysel çalışmalarıyla tanınan Pullahs’ın yanı sıra, Robo Geisha ve Eylül Deniz Keleş’in taptaze projesi Kill Some Men, 5 Ocak tarihinde festivalin açılışında yer alacak.
6 Ocak Cumartesi günü Bomonti’de Babylon’a taşınacak olan Kendine Has Demonation Festivali; Lara Di Lara ve Levni’nin 90’lar Trip Hop’una güzelleme olarak anılan projesi Alike Places’in yanı sıra, Ankara çıkışlı rock’n roll grubu Al’York, festivalin bu yılki onur konuğu olan “kim ki o”, yüksek enerjiye sahip canlı performansıyla Ankaralı Aga Bando ve yılın en etkileyici albümlerinden birine imza atan Doğukan Acar’ın sonik detaylarla dolu projesi Fluctuosa ile devam edecek.
Festivalin üçüncü ve son gününde ise rota tekrar Kadıköy’e dönerken, Bant Mag. Havuz / Bina’da gerçekleşecek konserlerde, son dönemde dikkat çeken Awesome Tapes From Turkey projesinden özel bir gösteriyle Grup Ses sahne alacak. Festivalin kapanış performansları ise KargART sahnesinde stoner ve psikedelik rock esintileriyle Congulus ve üretimlerinde endüstriyel bir yaklaşım benimseyen Affet Robot tarafından gerçekleştirilecek. KargART’taki performansların ardından Kendine Has Demonation Festivali No:8, kapanış partisiyle son bulacak.
Şair Nâzım Hikmet, doğumunun 116’ncı yılında “Kübist Şair Nâzım Hikmet” başlıklı bir etkinlikle anılıyor.
CerEdebiyat tarafından düzenlenen söyleşide konuşmacı olarak Öykü Terzioğlu Özer yer alacak. Özer, Nâzım Hikmet’in şiirlerini Kübizm ve Fütürizm üzerinden değerlendirecek. Ayrıca Nâzım Hikmet’in ilk dönem şiirinde, genellikle iddia edildiğinin aksine Fütürizm’den çok Kübizm’den etkilendiğini ileri sürecek. Bunu yaparken de “Kübist şiir nedir?”, “Hangi teknikleri kullanır?” ve “Nâzım Hikmet neden dünya görüşünü aktarmak için Kübist şiirin tekniklerine başvurmuştur?” sorularına yanıt arayacak.
“Kübist Şair Nâzım Hikmet” başlıklı etkinlik, 13 Ocak Cumartesi, saat 15.00’te CerModern’de gerçekleşecek.
İstanbul Modern Sinema, Başka Sinema iş birliğiyle ve Türk Tuborg A.Ş.’nin katkılarıyla, 90. Akademi Ödülleri’nde “Yabancı Dilde En İyi Film” kategorisine aday filmlerden oluşan bir seçki sunuyor. Oscar'ın Yabancıları, Oscar adayı olmalarına rağmen Hollywood kulvarının dışında, dünya festivallerinde başarılı olmuş, farklı dil ve kültürlerden filmlerin buluştuğu bir kategoriyi temsil ediyor. 11-21 Ocak 2018 tarihleri arasında düzenlenen Oscar'ın Yabancıları programının bu yıl öne çıkan filmleri arasında Avrupa ve dünya sinemasından önemli örnekler yer alıyor.
13 filmin izleyiciyle buluşacağı programda yer alan filmlerden birkaçı; Arjantinli yönetmen Lucrecia Martel'in açılışını Venedik’te yaptığı, uzun bir aradan sonra beklenen dönüş filmi Zama, Ruben Östlund’un çağdaş sanata dair güçlü bir taşlama sunduğu ve karşılığında Cannes’dan Altın Palmiye’yle dönen The Square ve İstanbul Modern Sinema’nın 2013 yılında adına toplu gösterim düzenlediği Michael Haneke’nin yine Avrupa’da çıkışsız bir burjuva ailesi resmi çizen yeni filmi Happy End.
Ataol Behramoğlu’nun son yıllarda yazdığı şiirlerden yapılmış seçmelerin yer aldığı yeni kitabı Ne Çok Hain, usta sanatçılar tarafından seslendirilecek bir etkinlikte tanıtılacak.
Kadıköy Belediyesi tarafından düzenlenecek etkinliğe Genco Erkal, Rutkay Aziz, Ebru Saçar, Orhan Aydın, Tuna Kiremitçi, Meltem Cumbul, Levent Üzümcü, Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz katılacak. Şiirlere piyanosuyla Selçuk Korku, gitarıyla Haluk Çetin eşlik edecek. Behramoğlu toplumsal içerikli şiirlerinde Gezi’den, Adalet Yürüyüşü’ne Türkiye gündemine damgasını vuran toplumsal olaylar yer alıyor.
Yeni kitabının tanıtımı ve şiir okumalarından oluşan etkinlik, 6 Ocak Cumartesi günü saat 15.00’te Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.
Jan Terlouw’un kaleme aldığı, Hollanda’da bir çocuk klasiği kabul edilen Savaşın Son Kışı, Mayo Kitap etiketiyle yayımlandı.
Erhan Gürer'in dilimize çevirdiği kitap, 1973’da prestijli çocuk ve gençlik edebiyatı ödülü Gouden Griffel’e layık görüldü ve 2008’de yönetmen Martin Koolhaven tarafından aynı adla sinemaya uyarlanandı.
15 yaşındaki Michiel’in macerası, İkinci Dünya Savaşı’nda Alman işgali altındaki Hollanda’da geçiyor. Direnişe üye bir arkadaşı Almanlarca yakalanınca yaralı bir İngiliz pilota yardım etme görevi Michiel’e kalır ve Michiel kendisini yavaş yavaş direniş hareketinin içinde bulur.
Kışın acımasız soğuğunda, açlık ve kıtlık yüzünden göç eden insanlar, ihanet ve ölüm gündelik hayatın parçası olur. Çocukça kahramanlık hayalleri kuran Michiel de savaşın karanlık yüzüne tanık oldukça değişecek, yetişkinliğe doğru bir adım atar.