
Öykü Gazetesi’nde yayımlanan öyküler, yazarların ve seslendirmek isteyenlerin sesiyle Öykü Kaseti isimli YouTube hesabından yayımlanmaya başlandı.
Ekim 2016’da yayına başlayan Öykü Gazetesi, ayda bir yayımlanan ve yalnızca öykülere yer veren bir yayın. Şimdi ise gazetede yer alan öyküler görme engelliler ve öyküleri dinlemeyi sevenler için sesli haliyle yayımlanmaya başladı.
İlk beş öykü yazarlarının sesinden Kadire Bozkurt’un Haciz, Fergun Özelli’nin Aç Açına, Gökçe Ceylan’ın Benim Görünmez Kalkanlarım, Baran Güzel’in Sonra Geçecek, Özge Lena’nın Masalcı Karavelli'nin Son Gecesi isimli öyküleri oldu.
Öykü Kaseti’nde yer almak isteyenler seslendirdikleri öykülerin kayıtlarını oykugazetesi@gmail.com’a gönderebilirler.
https://www.youtube.com/watch?v=xqYjy3AXirc
İllüstratör, yazar Galia Bernstein’ın, çitadan pumaya kedigiller familyasının bütün üyelerini tanıttığı; farklı özelliklere sahip olmanın güzelliğini vurguladığı Ben Bir Kediyim isimli kitabı Uçan Balık etiketiyle yayımlandı.
Bernstein, bakmakla görmek arasındaki ince farkı, mizahi cümleler ve dikkat çekici görseller eşliğinde anlatıyor. 5 yaş ve üzeri çocukları, sevimli bir kendini keşif serüvenine çıkaran bu resimli öykü, küçük okurları hem güldürüyor hem düşündürüyor.
Simon sevimli bir ev kedisidir. Bir gün, kedigiller ailesinin diğer fertleriyle karşılaştığında, kendisinin de onlar gibi bir kedi olduğunu iddia eder ve ortalık karışır. Ailenin bütün BÜYÜK üyeleri tek bir ağızdan kahkahayı basar! Küçük Simon’un ne aslan gibi yeleleri vardır, ne de çita gibi hızlıdır. Puma gibi sert ya da kaplan gibi turuncu da değildir. Oysa Simon tüm bunlara rağmen bir kedidir ve bunu diğerlerine kanıtlamalıdır…
Soho House Istanbul, bu Pazar günü (14 Ocak) PALM ekibiyle birlikte, üyelerine yemek etrafında kurgulanan çok özel bir etkinlik sunmaya hazırlanıyor. Palm ekibi etkinliği şöyle anlatıyor:
“Yemek tadıyla olduğu kadar görselliğiyle, kokusuyla, dokusuyla, hikâyesiyle birçok duyuya hitap eden bir deneyim. Doğayla son derece iç içe olmasının yanı sıra müzik, tasarım, sanat, birçok yaratıcı disiplinle de iç içe, pek çok ifade biçimine ilham olmuş. Biz yaratıcı fikirleri bir sofra etrafında bir araya getirmeyi istedik. Samimi buluşmaların, uzun sohbetlerin yapıldığı, birçok yeni fikrin doğduğu sofralarda yaratıcı fikirleri bir araya getirmeyi düşündük ve ortaya neler çıkabileceğini görmeyi ve Soho House üyeleriyle paylaşmayı istedik.”
Soho House İstanbul’un şefi Gürcan Gülmez ve müzisyen Lara Di Lara birlikte yemeğin yaratım süreci ve sunumunda yeni yollar keşfettikleri bu menüyü, özel bir performansla Soho House üyeleriyle buluşturuyor. PALM ekibi sözlerine şöyle devam ediyor:
“Yemek ve müzik herkesi bir araya getiren ortak bir dil. Bu yemekte öncelikle tatların ve müziğin buluştuğu, bol sohbetli ve keyifli bir buluşma bizi bekliyor. Bu yemeği hazırlarken Gürcan ve Dilara ile bir araya gelip bolca sohbet ettiler. Sevdikleri yemeklerden, dinlediğimiz müziklerden bahsettiler, kendi işlerini ortaya koyarken nelerden ilham aldıklarını konuştular. Doğa her ikisinin de ilham kaynağı. Dilara’nın şarkılarında doğayı nasıl hikâyeleştirdiğinden yola çıkarak Gürcan da doğanın sunduklarını farklı lezzetlere dönüştürdü. Dilara’nın Buluşmuşuz Aslında, Denizin Kralları, Bencil, Hayvanlar Alemi ve Aşık şarkılarının hikâyeleri bu menüde farklı tatlar aracılığıyla anlatılıyor.”
Elgiz Müzesi 2012 senesinde, genç heykel sanatçılarını desteklemek ve heykel sanatına yeni bir sergileme alanı kazandırmak amacıyla “Teras Sergisi” adlı bir sergi alanı oluşturdu. Gelenekselleşen “Teras Sergisi” serisi bu yıl da heykel sanatçılarına davette bulunuyor!
Sergiye son başvuru tarihi 6 Mart. Sanatçılar, başvuru dosyalarını bu tarihe kadar Elgiz Müzesi, Beybi Giz Plaza, 34398 Maslak İstanbul adresine elden teslim edebilir ya da posta yolu ile gönderebilirler.
Sinema Yazarları Derneği (SİYAD), 2017 yılı Türkiye Sineması ödül adaylarını üyelerin oylarıyla belirledi. 2017 yılında Türkiye’de sinemalarda gösterime giren tüm uzun metraj yerli yapımların değerlendirmeye alındığı oylama sonucunda başta En İyi Film olmak üzere 11 dalda beşer aday belirlendi.
En İyi Kadın Oyuncu dalında iki oyuncusu birden aday olan İşe Yarar Bir Şey filmi, dokuz dalda toplam 10 adaylık elde etti. Pelin Esmer’in filmi İşe Yarar Bir Şey’i sekizer adaylıkla Ceylan Özgün Özçelik’in ilk filmi Kaygı ve Reha Erdem’in filmi Koca Dünya izledi.
Sarı Sıcak yedi, Körfez altı, Aile Arasında, Tarla ve Yol Ayrımı üçer, Ayla ve Buğday ikişer, İstanbul Kırmızısı, Taş ve Zer ise birer dalda adaylık elde ettiler.
Müzisyen Ekin Fil, bu yıl gösterime giren iki farklı film için yaptığı müziklerle En İyi Müzik dalında iki adaylık aldı. Belgesel, kısa film ve fantastik film dallarındaki SİYAD Ödülü adayları önümüzdeki günlerde açıklanacak. Ödüller ise SİYAD üyelerinin yapacağı ikinci tur oylamanın ardından Mart ayında düzenlenecek törende sahiplerine verilecek.
2017 Türkiye Sineması SİYAD Ödülleri adayları:
En İyi Film
İşe Yarar Bir Şey
Kaygı
Koca Dünya
Körfez
Sarı Sıcak
En İyi Yönetmen
Reha Erdem - Koca Dünya
Pelin Esmer - İşe Yarar Bir Şey
Ceylan Özgün Özçelik - Kaygı
Fikret Reyhan - Sarı Sıcak
Emre Yeksan - Körfez
En İyi Senaryo
Barış Bıçakçı, Pelin Esmer - İşe Yarar Bir Şey
Ahmet Büke, Emre Yeksan - Körfez
Reha Erdem - Koca Dünya
Ceylan Özgün Özçelik - Kaygı
Fikret Reyhan - Sarı Sıcak
En İyi Kadın Oyuncu
Algı Eke - Kaygı
Demet Evgar - Aile Arasında
Öykü Karayel - İşe Yarar Bir Şey
Başak Köklükaya - İşe Yarar Bir Şey
Ecem Uzun - Koca Dünya
En İyi Erkek Oyuncu
Serkan Ercan - Tarla
Engin Günaydın - Aile Arasında
Berke Karaer - Koca Dünya
Aytaç Uşun - Sarı Sıcak
Muhammet Uzuner - Taş
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
Çiğdem Selışık Onat - Yol Ayrımı
Ayta Sözeri - Aile Arasında
Ayşenil Şamlıoğlu - İşe Yarar Bir Şey
Zerrin Tekindor - İstanbul Kırmızısı
Nihal Yalçın - Yol Ayrımı
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Ali Atay - Ayla
Ilgaz Kocatürk - Tarla
Mehmet Özgür - Sarı Sıcak
Yiğit Özşener - İşe Yarar Bir Şey
Ahmet Melih Yılmaz - Körfez
En İyi Görüntü Yönetimi
Florent Herry - Koca Dünya
Radosław Ładczuk - Kaygı
Márton Miklauzic - Sarı Sıcak
Giles Nuttgens - Buğday
Gökhan Tiryaki - İşe Yarar Bir Şey
En İyi Müzik
Anjelika Akbar - Yol Ayrımı
Mustafa Biber - Zer
Doğan Duru - Tarla
Ekin Fil - Kaygı
Ekin Fil - Körfez
En İyi Kurgu
Ahmet Can Çakırca - Kaygı
Reha Erdem - Koca Dünya
Pelin Esmer, Evren Luş - İşe Yarar Bir Şey
Ömer Günüvar, Fikret Reyhan - Sarı Sıcak
Selda Taşkın - Körfez
En İyi Sanat Yönetimi
Kerem Ardahan, Sıla Karaca - Kaygı
Ömer Atay - Koca Dünya
Naz Erayda - Buğday
Elif Taşçıoğlu - İşe Yarar Bir Şey
Fırat Yünlüel – Ayla
Müzik, çağdaş sanat, gastronomi ve açık hava disiplinlerinin bir araya geldiği etkinliklerde yerel ve ulusal yaratıcıları, tüm dünyadan katılımcılarla buluşturan Cappadox’un bu yılki teması “Sessizlik”. Cappadoxluların ve Kapadokyalıların yoğun ilgisi üzerine 6 güne uzatılarak Volkswagen ana sponsorluğunda 14 – 19 Haziran tarihlerinde gerçekleşecek Cappadox 2018, bu eşsiz coğrafyada katılımcıları sessizliği duymaya davet ediyor. Tatilini bayram sonrasına uzatmak ve bayram trafiği yoğunluğundan kaçmak isteyen katılımcılar yeni tarih düzenlemesi ile Cappadox’u deneyimleyebilecek.
Cappadox’un çağdaş sanat programının küratörlüğünü üstlenen Fulya Erdemci ve Ilgın Deniz Akseloğlu (yardımcı) her yılın temasını da çağdaş sanat disiplininden hareketle belirliyor. Bu sene çağdaş sanat programı John Cage’in, rastlantısal müziğinde zamansallığı inşa ederken sessizliği tam da merkeze oturttuğu yaklaşımından ilham alıyor. Cage, bu yaklaşımını, 1952’de çığır açan performansı 4’33” (4 dakika 33 saniye) ile radikal bir noktaya taşıyor. Dinleyiciler, “mutlak” sessizlik içinde konser salonunda oturmuş Cage’in yeni bestesinin dünya prömiyerini beklerlerken, çıkardıkları istemsiz sesler bestenin kendisini oluşturuyor. Sessizlik, genellikle, bir performansın başını veya sonunu belirler, ancak 4’33”de, performansın ta kendisidir. Notasız ve çevresel seslere işaret eden 4’33”, çevremizle (ve de kendimizle) ilgili bilinçli bir farkındalığa çağırıyor.
Türk resim sanatının önemli isimlerinden biri olan Gökhan Anlağan’ın vefatından 14 sene sonra, adına bir sergi açıldı. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nde profesörlük yapan sanatçının anısına düzenlenen bu sergi, Ziraat Sanat bünyesinde bulunan Tünel Sanat Galeri’sinde izleyici ile buluştu.
Gökhan Anlağan imzalı resimlerin bir arada bulunduğu sergi, 29 Ocak – 16 Şubat tarihleri arasında görülebilir.
Kapak Görseli: İyi ve Kötü - Tuval Üzerine Yağlı Boya
Gama Gallery, Rıza Erdeğirmenci’nin “Dilemma” adlı sergisine ev sahipliği yapıyor! Postmodern çağın bireyinin iki farklı kişilik arasında yolunu bulması üzerine gelişen sergi, 15 Şubat – 19 Mart tarihleri arasında görülebilecek.
“Dilemma” sergisi, varoluş hallerine diptikler aracılığıyla bakmayı öneriyor. Özünde seyirciyi iki seçenek arasında düşünmeye davet eden bir tartışma ortamı yaratırken, üçüncü bir bakış açısının olasılığını da sorguluyor. Sanatçı Rıza Erdeğirmenci, “Dilemma”da, insanlık tarihinin bitmeyen arayışına ve yaşamın gizemlerine kamerası aracılığıyla ulaşmayı deniyor.
İthaki Akademi’nin akademisyenleri, gazetecileri ve edebiyatçıları okurlarla buluşturduğu söyleşi dizisi yeni yılda da devam ediyor. İlk söyleşi 16 Ocak’ta Gamze Arslan’la olacak.
Ocak ayından itibaren başlayacak etkinlikler dizisinde alanına hâkim akademisyenler, gündemi tartışan araştırmacı ve gazetecilerin yanı sıra her ay gerçekleşecek yazar ve okur kahvaltısı var. Bir yenilik olarak henüz ilk kitabı yayımlanmış yazarlarla da hem kitapları hem de ilk kitabın bütün zorlukları enine boyuna konuşulacak. Etkinliklerin hepsi ücretsiz olup rezervasyonla sınırlı olacak.
Program:
16 Ocak 2018 Salı 19.30
Gazme Arslan ile Bir İlk Kitap: Çerçialan
17 Ocak 2018 Çarşamba 19.30
Foti Benlisoy ile Bugünü anlayabilmek için iki anahtar kavram: Faşizm ve Bonapartizm
24 Ocak 2018 Çarşamba 19.30
Seval Şahin ile Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Türkçede Polisiye Roman
31 Ocak 2018 Çarşamba 19.30
İpek Şahbenderoğlu ile Sevgi Soysal’ı Konuşmak
21 Ocak 2018 Pazar 12.00
Hakan Bıçakcı ile Bir Yazar Kahvaltıda etkinliği
Blonde Redhead, yeni EP’leri 3 O’clock sonrası Avrupa turnesi kapsamında, Freebird Agency ve Vera Müzik organizasyonu ile 20 Şubat 2018 Salı akşamı If Performance Hall Beşiktaş sahnesinde olacak. Grup kendine sadık hayran kitlesini tüm dönemlerinden parçaların bulunduğu büyülü bir müzikal yolculuğa çıkaracak.
New Yorklu alternatif/indie topluluğun temelleri İtalyan ikizler Simone ve Amedeo Pace’in Berklee Music of College’da Japon Kazu Makino ile birlikte kurdukları jazz trio ile atıldı. 1993 yılında, ismini DNA grubunun bir parçasından alan Blonde Redhead kuruldu. 90’ların en önemli plak firmalarından Touch & Go etiketiyle yayımladıkları Fake Can Be Just As Good ve In an Expression of the Inexpressible, ardından da 4AD’ye geçiş yaptıkları Misery is a Butterfly albümleri ile eşsiz karakterlerini ortaya koydular. Art rock, indie ve shoegaze üçgeninde gezinen üçlü, kendilerine has stillerinde icra ettikleri müzikleriyle dinleyicilere her defasında yenilikler sunmaya devam etti. Elephant Woman, Misery Is A Butterfly, Dr. Strangeluv gibi melankolik klasiklere imza atan topluluk, her birinde apayrı öyküler anlattıkları dokuz stüdyo albümü ile alternatif müzik sahnesinin en saygın ve öncü isimlerinden biri oldu.