
Deniz Karanfil’in şiir tadında öykülerinden oluşan ilk kitabı Salyangozlar, Sandalyeler, Bulutlar, Can Yayınları etiketiyle yayımlandı.
Karanfil’in öykü dünyası o şiirin atmosferinden, dünyamızın bir kenara itilmiş kadim masalından geliyor. Yaşamlarını ancak düşlerin yardımıyla katlanılır kılan insanların, gri toz bulutunun içinde kendi rengini arayan filizlerin öyküleri var bu kitapta.
“Ve birden bulut, bir kurşun külçesi rengini ve ağırlığını aldı düşüp kaldı ahırın ortasına boğuk bir sesle. Adamcağız ahırın ortasında bulutun ve oğlunun arasında kalakaldı. Açtı ahırın kapısını boğulmamak için, ayın ışığı aralık kapıdan sokuldu içeri. Çocuk ancak görmüş geçirmiş bir adamda görülebilecek bir vakarla çıktı ahırdan. İçeriden bir urgan aldı, yerde yatan bulutun ölüsünü hayvan pisliklerini temizlemek için yapılan kanaldan sürüyüp çıkardı evin önüne...”
Görsel: Chris Cerrato
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 6-17 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek 37. İstanbul Film Festivali’ne geri sayım başladı. Festival, dünya sinemasının en saygın yönetmenlerinden Ingmar Bergman’ı, doğumunun 100. yılında özel bir bölümle anıyor.
37. İstanbul Film Festivali’nin özel bölümlerinden Bergman 100 Yaşında için Türkiye’den 10 yönetmen, çağdaş sinema sanatının en etkileyici filmlerine imza atan Ingmar Bergman’ın kendilerini en çok etkileyen filmlerini seçti. Yönetmenler, kariyerlerini ve sinemasal yaklaşımlarını etkileyen bu filmlerin İstanbul Film Festivali’ndeki gösterimlerini bizzat sunacak ve İsveçli büyük ustayı kendi gözlerinden, festival izleyicisiyle paylaşacaklar.
Ayfer Tunç ve Murat Gülsoy’un bir süredir devam ettirdiği, insana ve yazıya dair temel meseleleri konuştukları Diyaloglar serisinde bu kez Şilili genç yazar Alejandro Zambra’nın Eve Dönmenin Yolları romanı ele alınacak.
2010 yılında Granta’nın İspanyolca yazan en iyi yirmi iki romancı arasında gösterdiği Zambra, Eve Dönmenin Yolları’nda belleğimizdeki lekeleri kazırken, geçmiş ve şimdiki zaman arasında bocalayan insana, kendine dönüş yolunu gösteriyor.
“Bir keresinde kayboldum. Altı ya da yedi yaşındaydım. Aklım başka yere gitmişti, birden annemle babamı kaybettim. Korktum ama sonra yolumu buldum ve eve onlardan önce vardım – ümitsizlik içinde beni arıyorlardı. Ama bence o akşamüstü esas onlar kaybolmuştu. Çünkü ben eve dönmeyi biliyordum ama onlar bilmiyordu.”
Eve Dönmenin Yolları üzerine konuşulacak etkinlik, 16 Ocak, saat 19.00’da Saint Michel Fransız Lisesi’nin tiyatro salonunda gerçekleşecek.
Akbank Sanat, Ocak ayında İtalyan Kültür Merkezi’nin iş birliği ile Güncel İtalyan Sineması’ndan üç kurmaca, bir belgesel olmak üzere dört filmi izleyici ile buluşturuyor.
Akbank Sanat Sinema Kuşağı kapsamında düzenlenecek etkinlikte; 9 Ocak Salı günü Güzel Şeyler, 16 Ocak Salı günü oyuncular arasında ünlü Hollywood yıldızı Sharon Stone’un da yer aldığı Bir Altın Çocuk, 23 Ocak Salı günü Sen Hiç Aya Gittin mi?, 30 Ocak Salı günü İtalyan sinemasının yükselen yıldızı Marco Bocci’nin başrolde olduğu Italo filmleri gösterilecek.
İtalyanca orijinal ve Türkçe alt yazılı, ücretsiz olarak izlenebilecek etkinliğin davetiyeleri gösterimlerden bir saat önce Akbank Sanat Danışma’dan temin edilebilecek.
Monograf, 10. sayısının “Dipnot” bölümünde 2000’lerde öne çıkan önemli yazarlardan biri olan Barış Bıçakçı’nın edebiyatına odaklanacak.
Editörlüğünü Jale Özata Dirlikyapan’ın yapacağı çalışma, Bıçakçı’nın edebiyat evrenini, hem kendi gelişimi içinde hem de dönemin edebiyat atmosferi ve toplumsal gelişmeleriyle bağlantılar kurarak incelemek, yazarın öykü ve romanlarını farklı perspektiflerden değerlendirmek istiyor.
Monograf, bu dosyada yer alması için 15 Nisan 2018 tarihine kadar Barış Bıçakçı edebiyatına yönelik başka yaklaşımları da ele alan, özgün fikirlere dayalı makaleleri info@monografjournal.com adresine bekliyor.
“Dipnot” bölümünde yer alacak makaleler için konu başlıkları:
*2000 sonrası Türkçe edebiyat tarihi içerisinde Barış Bıçakçı metinlerinin konumu
*Barış Bıçakçı metinlerinde biçimsel ve izleksel süreklilikler ve kesintiler
*Barış Bıçakçı metinlerinin başka metinler ve edebiyatlarla etkileşimi
*Gündelik hayat çalışmaları bağlamında Barış Bıçakçı edebiyatı
*Toplumsal ve politik gelişmeler bağlamında edebiyatın işlevine ilişkin tartışmalar ve Barış Bıçakçı edebiyatı
*Barış Bıçakçı metinlerinin dili ve biçimsel özellikleri
*Aforizma tartışmaları çevresinde Barış Bıçakçı edebiyatı
*Erkeklik ve çocukluk bağlamında Barış Bıçakçı’nın karakterleri
*Barış Bıçakçı metinlerinde varoluş gerilimleri ve bu gerilimlerle baş etme tarzları
*Barış Bıçakçı edebiyatında kent ve kent deneyimleri
Yazar ve çizer Peter Brown’ın New York Times Bestseller Listesi’ne giren iki resimli kitabı Bay Kaplan Yabana Çıkıyor ve Meraklı Bahçe, Sevin Okyay’ın çevirisiyle hep kitap etiketiyle 12 Ocak’ta raflardaki yerini alacak.
Brown’ın okul öncesi dönemdeki çocuk okurlarını yeni maceralara davet ettiği kitapları 2013 Amazon En İyi Çocuk Kitabı, Publishers Weekly Yılın En İyi Kitabı ve Kirkus Yılın En İyi Kitabı ödüllerinin de sahibi.
Kaplan Yabana Çıkıyor’da Bay Kaplan, belli kuralların dışına çıkılmayan bir toplumda yaşar. Aslında içinde bulunduğu sosyal hayat ona sıkıcı gelir. Derken, şehir hayatından bunalan Bay Kaplan’ın aklına kendi doğasını keşfetmek için harika bir fikir gelir. Özüne dönmek, kendini bulmak için yabana çıkacaktır. Bu maceranın sonuna doğruysa Bay Kaplan her şeyin yeri ve zamanı olduğunu anlar.
Meraklı Bahçe’de ise kasvetli bir şehirde yaşayan Liam adında bir erkek çocuğun hikâyesi anlatılır. Mahallesinde keşif gezilerine çıkmaya bayılan Liam bir gün olmadık bir yerde küçücük bir yeşillik görür. Bu yeşilliği oluşturan bitkilere bakmaya karar verir. Bitkiler gösterilen bu ilgiyi karşılıksız bırakmaz. Liam’ın dokunuşuyla şehir bambaşka bir havaya bürünür.
Caz’dan Rock'n Roll'a, metalden deneysel müziğe pek çok farklı projeye imzasını atmış ünlü davulcu ve müzisyen Ediz Hafızoğlu’nun yeni albümü 13, 23 Şubat’ta Kabak & Lin etiketiyle yayımlanıyor. Üç yıl önce yayımladığı ilk solo albümü Nazdrave’in devamı niteliğinde olan albümde Birsen Tezer, Ece Ünsal, Elif Çağlar Muslu, Jülide Özçelik ve Ülkü Aybala Sunat, Hafızoğlu’na sesleriyle eşlik ediyor. Birsen Tezer’in seslendirdiği ve albümün ilk single’ı olan Kül ise son zamanların en çok dinlenen şarkılarından biri oldu.
13’ün ilk video klibi de Kül’e çekilecek. Mix’ini Hüseyin “Buergermaister” Köroğlu’nun, mastering’ini de Evren Arkman’ın yaptığı şarkının klibi, Şubat başında dijital platformlarda ve müzik kanallarında yayımlanacak.
Edebiyatımızda iz bırakan yazar ve şairlerin eserlerini sahneye taşıyan İş Sanat’ın dinleti serisi kapsamında ilk kez Türk şiirinin önemli şairlerinden biri olan Gülten Akın’ın dizeleri yer alacak.
Atilla Birkiye’nin hazırladığı, Mehmet Birkiye’nin sahneye uyguladığı “Kestim Kara Saçlarımı…” başlıklı dinletide şiirleri Tilbe Saran, Hümay Güldağ ve Aslı Yılmaz seslendirecek. Serdar Yalçın’ın müzik yönetmenliğini yaptığı, şiirle müziğin iç içe geçeceği dinletiye Seda Subaşı ve Ceren Gürkan kemanlarıyla, Deniz Yücel viyolasıyla, Şemsa İdil Ural da çellosuyla eşlik edecek.
“Kestim Kara Saçlarımı…” başlıklı dinleti 22 Ocak 2018, Pazartesi akşamı saat 20.30’da İş Sanat’ta gerçekleşecek. Dinleti ücretsiz ve salon kapasiteyle sınırlı olacak.
Neredesin Firuze ve Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü? gibi çok sevilen filmlerin usta yönetmeni, film anlatıcısı Ezel Akay’ın TOY İstanbul’da gerçekleştireceği “Hikâye Anlatıcısı Olarak Sinemacılar” başlıklı atölye, 14 Ocak Pazar günü 13.00 – 16.00 saatleri arasında gerçekleşecek.
Senarist, yönetmen ve oyuncuların, bir anlatıcı olarak mercek altına alınacağı atölyede Akay, sinema “zanaatı”nın bazı “numaraları”nı da katılımcılarla paylaşacak. “Hikâye Anlatıcısı Olarak Sinemacılar” atölyesi; bir anlatıcının hikâyesini anlatmak için kullandığı dilin yeniden şekillenmesine, anlatı için yeniden kurgulanan bu dilin gündelik ilişkilerdeki dilden farklı bir hâle gelişine odaklanacak. Yönetmen ve yapımcı Ezel Akay aynı zamanda katılımcılara, sinema ve reklam filmleri için iki farklı formatta sinematografik ürünün nasıl geliştirildiğine ve seyirciye nasıl sunulduğuna dair bir analiz de yapacak. Analiz, fikirden senaryoya, yönetmenin hazırlığından yapım çözümlerine, çekimden kurguya ve final ürüne uzanacak. Ders sonunda dileyen katılımcılara, takip edilecek şekilde ödevler de verilecek.
Atölyeye katılmak için, toyistanbul.com/workshops adresinden ön kayıt formunun doldurulması gerekiyor.
Çağdaş İngiliz edebiyatının özgün ismi Jeanette Winterson’ın coşku ve cüretkarlık üzerine kaleme aldığı metinlerden oluşan Sanat Başkaldırır, ilk kez Türkçede Sel Yayıncılık etiketiyle yayımlandı.
Zeynep Baransel'in dilimize kazandırdığı kitapta kaleminin dönüştürücü niteliğinden faydalanarak sanatla aramızdaki mesafeyi kısaltmayı amaçlayan Jeanette Winterson, bu kez sanatı hayatının bir parçası kılmak için çıktığı keşif yolculuğunda sanat nesnelerinin özündeki muhalif niteliği vurgulayarak önyargıların, kanonun, toplumsal cinsiyetin bu nesnelerin üzerine örttüğü kirli ve karanlık perdeyi cesurca aralıyor ve kendi kadar okurlarına da radikal bir görme biçimi geliştirmede kılavuzluk ediyor.
Sanatı satın alınabilir, izah edilebilir, katı kurallara oturtulabilir kılan toplumsal, ekonomik ve ticari dinamikler kimin umurunda? İlham perisine kulak asmayan “sanatçılarla”, erkek egemen dile hizmet eden “kalemlerle” niçin vakit kaybedelim ki?