
Latin Amerika edebiyatının önemli yazarlarından Ernesto Sabato’nun insanlığın yaşadığı dünyaya ve çevresindeki diğer bireylere yabancılaşmasını ele aldığı Direniş, Delidolu Yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı.
Sabato, Direniş’te, artık unutulmaya yüz tutmuş insani değerlerin yeniden hatırlanması gerektiğini vurgularken, insanı sahte umutlara yönelten teknolojiye karşı çeşitli uyarılarda bulunuyor. Arjantin’in, özellikle de Buenos Aires’in hızlı modernleşmesinin getirdiği yabancılaşmaya, kentin temel değerlerini yitirişine vurgu yapan Sabato, modern hayatın insanı soluksuz bıraktığını, bu hız içinde insanlığın kaybedildiğini öne sürüyor.
Sabato çağımızın teknolojik ve ekonomik çılgınlığına karşı ahlaki ve vicdani bir direnişi savunuyor.
"Çevremizdeki küçük dünyada bir güzellik ortamı yaratamayacak hale gelip aklımızı sadece giderek daha fazla insanlıktan çıkan ve rekabetçi olan işle ilgili konulara verirsek nasıl direnebiliriz?”
Londra Sanat Fuarı kapsamında verilen De’Longhi Art Projects Sanatçı Ödülü’nün bu yıl sahibi, Tanja Wagner Galeri tarafından temsil edilen Nilbar Güreş oldu.
Güreş’in işleri, 17-21 Ocak 2018 tarihleri arasında, 30. yıl dönümünü kutlayan Londra Sanat Fuarı ’nın Dialogues isimli bölümünde sergilendi. Bu sene küratörlüğünü Misal Adnan Yıldız’ın üstlendiği Dialogues ’ta ilk defa kadınların farklı kimlikleri ve tecrübeleri üzerine işler üreten, sadece kadın ve kendini kadın olarak tanımlayan sanatçılara yer verildi.
Nilbar Güreş, performatif bir yaklaşımla ürettiği işlerinde, fotoğraf, kolaj, desen ve video formlarını kullanarak, günlük hayatın gerçeklerini hikâyeleştiriyor ve bu şekilde kültürel kimlik ve kodları araştırıyor. Güreş’in espirili yaklaşımı aynı zamanda cinsel ayrımcılık, şiddet ve cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekiyor. Sanatçının işleri doğrudan kendisinin araştırma ve inceleme sürecine dahil olarak, çalışmasında yer alan kişilerle birlikte yaşayarak edindiği tecrübelerle şekilleniyor.
Kapak Görsel: Nilbar Güreş, Double Headed Snake - Queer Desire is Wild, 2015, Handmade belt. Courtesy of Galerie Tanja Wagner
Kerim Akbaş’ın ilk şiir kitabı Lodos Devam, Edebi Şeyler etiketiyle yayımlandı.
“şimdi şehre dönmemiz gerekiyor değiştirmek için çamurun kaderini
yüzyılların kısa tarihi isimli kitapların editörlerini
saatleri,
not defterlerini,
katliamları,
diyarbakır'da dayımı
görmem gerekiyor.
yaslarımı çünkü
yıkılan bir şehirle anlatabilirim ancak
şehrin çıkışında biten gençliğimi de
nasıl çevirebilirsem başka dillere, öyle.
insan isminde bir şeyin nasıl dönüştüğünü silaha
büyüyen ağrıya yırtıldığım kaygı
anlaşamadığım için harabeler ortasında zamanla
boşluğun dibindeyim.
değdiği yerdeyim, boşluğum ruhuma.”
Görsel: Alessandro Puccinelli
Napoli dörtlemesiyle dünya çapında geniş bir okur kitlesine sahip olan Elena Ferrante’nin söyleşi ve denemelerinden oluşan Bir Yazarın Yolculuğu, Everest Yayınları etiketiyle yayımlandı.
Yazarın kariyerinin başından beri gerçekleştirdiği söyleşileri, deneme ve yazışmaları bir araya getiriyor. Ve Ferrante’nin iç dünyasına da edebiyatına da ışık tutuyor. Münzevi bir hayat süren takma isimli yazar, Bir Yazarın Yolculuğu’nda edebiyat-medya ilişkisi, erkek egemen kültür eleştirisi, kadın yazını, toplumsal şiddet, geçmişte ve günümüzde kadınlık deneyimi gibi konuları ele alıyor. Elena Ferrante bir benzeri olmayan samimi, sakınmasız hatta acımasız üslubunu denemelerinde de devam ettiriyor.
Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım’la başlayan ve Kayıp Kızın Hikayesi’yle sonlanan dört ciltlik “Napoli Romanları” yayımlandığından bu yana son yılların en büyük edebiyat olayı olmayı sürdürüyor. HBO tarafından dizi filme uyarlanan ve çekim aşamasında olan romanlar ömür boyu süren bir kadın arkadaşlığını konu alıyor, yakın tarihte yaşanan dramatik değişimleri de sayfalarına taşıyordu. Özellikle erkek egemen toplum eleştirisi ve erkek şiddeti gibi temaları da alabildiğine gerçekçi ve çarpıcı bir üslupla aktaran Ferrante, son yılların tartışmasız en önemli kadın yazarı olarak görülüyor. Bir YazarınYolculuğu’nda, müstear isimle yazar Ferrante, üslubunu nasıl geliştirdiğini, hangi yazarlardan etkilendiğini, yazarken hangi aşamalardan geçtiğini ve kurgularının zaman içinde nasıl evrildiğini anlatıyor. Edebiyatta kadın ve erkek yazını konusundaki düşüncelerini de aktaran yazar, hem entelektüel gelişimini hem de kültür eleştirisini okurlarla paylaşıyor.
Birkaç yıldır tanık olduğumuz, alternatif müzik ve hip-hop sahnesinin en yetenekli isimlerinden King Krule, yeni albümün turnesi kapsamında, ilk defa 7-8 Şubat’ta İstanbul’da Salon’da konser verecek.
2010’da Zoo Kid mahlasıyla karşımıza çıkan King Krule, Elvis Presley filmi King Creole’dan esinlendiği ismiyle ilk işlerini yayımlamaya başladı. 2013’te 19 yaşındayken yayımladığı 6 Feet Beneath the Moon albümüyle herkesçe yeni jenerasyonun “Wonderkid”i olarak tanımlandı. Hayatı boyunca beslendiği müzik türlerini süzgecinden geçirip yarattığı, son dönemin belki de en özgün sound’u, punk jazz, hip-hop, trip-hop, post-punk ve indie-rock esintileri taşıyordu. 2015 sonunda bu kez kendi ismiyle, içinde ayrıca illüstrasyonların, yazıların ve kısa bir belgeselin olduğu bir hip-hop albümü yayımladı. Mount Kimbie’ye birçok şarkısında eşlik etti.
The Pill, Raphael Barontini’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisine ev sahipliği yapacak. 24 Ocak’ta açılacak olan “Bir Asteorid'ten Duvar Kilimi” adlı sergi, tarihsel ve fütüristik olayları birleştiriyor.
Barontini’nin geniş ölçekli tekstil kolajlari, izleyiciye tarih temalı resim geleneği içerisindeki resimli duvar dokumaları ve daha birçok üslup örneklerini anımsatırken, tüm dünyanın seslerinin ve imgelerinin yankılandığı fantezilerde vücut bulmuş bir duvar resmini temsil ediyor.
Raphael Barontini’nin “Bir Asteorid'ten Duvar Kilimi” adlı sergisi, 31 Mart tarihine kadar The Pill’de görülebilir.
Türkiye’nin her yerinden katılma olanağı veren E-Atölye bu kez deneyimli yazar Irmak Zileli’nin koordinatörlüğünde yapılacak.
Üç ay sürecek olan atölyede her katılımcı 15 günde bir öykü yazacak; yazma deneyimi olmayanlar ise gerekli yönlendirmelerle yazmaya teşvik edilecek. Bu süre boyunca yazılan öyküler Irmak Zileli tarafından incelenecek, editöryal bir süreçten geçecek ve katılımcılara kurmacanın pratikleri öykülere eklenen notlarla anlatılacak ve gerekli kuramsal ve edebi tavsiyeler sıralanacak.
14 Şubat – 14 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek atölyeye katılımcı olmak için öykü yazıyor olmak zorunlu. 10 kişi ile sınırlı olacak atölye, e-posta üzerinden ilerleyeceği için her şehirden katılım sağlanabilecek. Başvuru ve iletişim için: kurmacaatolye@gmail.com - 0541 667 23 27
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 2016 yılında düzenlenmeye başlayan ve 2017-2018 sezonunda DHL sponsorluğunda gerçekleştirilen İKSV Galaları, sinemaseverlere buz pistlerinin en büyük skandalını konu edinen, Altın Küre ödüllü I, Tonya’yı sunuyor. Sıfırdan başlayıp ön yargılara rağmen zirveye ulaşan ancak kurduğu komplo yüzünden gözden düşen yetenekli buz patencisi Tonya Harding’in çalkantılı hayat öyküsünü anlatan filmin Türkiye prömiyeri, 1 Şubat akşamı 21.30’da Cinemaximum City’s Nişantaşı’nda yapılacak.
Sıfırdan başlayıp buz pateninde dünya çapında giderek yükselen, son derece zorlayıcı “üçlü Axel” hareketini yapabilen tek Amerikalı kadın sporcu olmasına karşın ne izleyiciler ne de medyayla yıldızı bir türlü barışmayan Tonya Harding, iki kez Skate America şampiyonu olur ve Olimpiyat Oyunları’nın favorilerinden biri haline gelir. Fakat tüm engellere karşın hırsla Olimpiyat’a hazırlanan Tonya’nın hayatı, rakibi Nancy Kerrigan’a yapılan bir saldırıya adının karışmasıyla alt üst olur. FBI da soruşturmaya dahil olunca Tonya Harding, spor dünyasının en büyük skandallarından birinin kahramanı olarak tarihe geçer ve hayattaki en büyük tutkusundan ömür boyu men edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalır.
https://www.youtube.com/watch?v=KuDQOMICfr0
Geçtiğimiz yıl dünyayı kasıp kavuran, Paolo Genovese’nin yazıp yönettiği Perfetti Sconosciuti (Muhteşem Yabancılar) filmi, Türkiye’de ilk kez bir tiyatro oyunu olarak seyirciyle buluşuyor. Mutluyduk Belki Bugüne Kadar ismiyle seyirci karşısına çıkacak olan oyun, yedi arkadaşın oynadığı bir oyun etrafında şekilleniyor.
Türkçe’ye Kerem Pilavcı’nın uyarladığı Mutluyduk Belki Bugüne Kadar, pek çok ödüle sahip olan oyun yazarı ve yönetmen Ahmet Sami Özbudak tarafından sahneye konuluyor. Yedi arkadaşın bir akşam yemeğinde buluşmasıyla başlayan oyun sıra dışı bir seyir deneyimiyle seyirciyle buluşuyor. Performans hikâyedekine benzer şekilde Tophane’de bir loftta gerçekleşiyor. Seyirci eve girer girmez az sonra başlayacak hikâyemizin bir parçası oluyor. Dilerlerse, oyuncuların oturduğu kanepelerde oturuyor, onların gezindiği yerlerde dolaşıyor.
Mutluyduk Belki Bugüne Kadar dijital dünyada kurduğumuz mahremiyetin açığa çıkmasının nelere sebep olacağını tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Cep telefonlarımızı birer kara kutuya, hatta birer dijital mayın haline getirmenin başımıza ne işler açabileceği, bu hikâyede karşımıza net bir şekilde çıkıyor. Mutluyduk Belki Bugüne Kadar’ın oyuncu kadrosunda 22. Sadri Alışık Ödülleri’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü alan Başak Kıvılcım Ertanoğlu, Canan Atalay, Gökçe Eyüboğlu, Deniz Karaoğlu, Faruk Barman, Fehmi Karaarslan ve Giray Altınok yer alıyor. Mutluyduk Belki Bugüne Kadar, 24 ve 31 Ocak saat 20.30’da Plan Be Loft’ta temsiller verecek.
James Joyce’un doğum günü, Aidan McMahon, Doğukan Atasavun, Fáinche Egan, Fuat Sevimay, Jenny Miller ve Sevinç Erbulak’ın katılacağı; müzik ve edebiyatın bir arada olacağı bir etkinlikte kutlanacak.
World Experience Campus ve Yapı Kredi Kültür Sanat iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, Joyce’un olağanüstü dünyasını Finnegan Uyanması’nın çevirmeni Fuat Sevimay anlatacak. Tiyatro sanatçısı Sevinç Erbulak’ın Ulysses ve Dublinliler kitaplarından yapacağı okumalara Jenny Miller ve Aidan McMahon geleneksel İrlanda müziğiyle eşlik edecek. Programın son bölümünde, Oda Müziği’nden şiirler var. Şiirleri Fáinche Egan orijinal dilinden okurken, Prof. Gerry Smyth’ın bestelediği Oda Müziği’ni Doğukan Atasavun gitarıyla seslendirecek.
“James Joyce ile Bir Öğleden Sonra” başlıklı etkinlik, 3 Şubat, saat 14.00’te Yapı Kredi Kültür Sanat binası Loca’da ücretsiz ve herkesin katılımına açık olarak gerçekleşecek.