
Ray Bradbury’nin distopya edebiyatının dört temel kitabından biri olan kitabı Fahrenheit 451, Dost Körpe’nin yeni çevirisi ve yeni bir kapak tasarımı ile İthaki Yayınları tarafından yeniden yayımlandı.
Hugo En İyi Roman Ödülü ve Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü sahibi Fahrenheit 451, yeryüzünde tek bir kitap kalacak olsa, o kitap olmaya aday bir kitap.
Guy Montag bir itfaiyeciydi. Televizyonun hüküm sürdüğü bu dünyada kitaplar ise yok olmak üzereydi zira itfaiyeciler yangın söndürmek yerine ortalığı ateşe veriyordu. Montag’ın işi ise yasadışı olanların en tehlikelisini yakmaktı: Kitapları.
Montag yaptığı işi tek bir gün dahi sorgulamamıştı ve tüm gününü televizyonla kaplı odalarda geçiren eşi Mildred’la beraber yaşıyordu. Ancak yeni komşusu Clarisse’le tanışmasıyla tüm hayatı değişti. Kitapların değerini kavramaya başlayan Montag artık tüm bildiklerini sorgulayacaktı.
İnsanların uğruna canlarını feda etmeyi göze aldığı bu kitapların içinde ne vardı? Gerçeklerin farkına vardıktan sonra bu karanlık toplumda artık yaşanabilir miydi?
BLOK art space’te geçen sene gerçekleşen “Botanik Üzerine” adlı karma sergide yer alan sanatçılardan Macoto Murayama, Türkiye’deki ilk kişisel sergisini “Gizil Görünümler” adıyla, 10 Nisan – 20 Mayıs tarihleri arasında BLOK art space Çukurcuma’da gerçekleştirecek.
Botech (Boteknik) kavramı, sanatçının botanik ve teknik sözcüklerinden türettiği bir kelime oyunundan geliyor. Sergiye de adını veren “latent imaj” mantığının bir yansıması olarak Murayama’nın çiçekleri, gözle görülemeyenlerin görünüm kazanma sürecini temsil ediyor.
Doğada olan ama farkına varılamayan her bir detay, saklı yapılar ve mekanikler sanatsal dışavurum süreci aracılığıyla görülebilir hâle gelir. Bilimsel illüstrasyon tekniğiyle “dijital botanik bahçesi”ne dikilen bitkiler, gerçek bir bitkinin neredeyse 6 kat büyütülmüş ve diyagram çıkarma (blueprint) yöntemiyle detaylandırılmış hâlleri. Bitki ile makinayı, doğal olan ile dijital olanı görsel bir dil ile birleştiren Asya Dijital Sanat Ödüllü sanatçının sergide yer alan eserlerine Botech Composition – 1 adlı bir tek kanallı video işi ile bu sergisine özel üretim aşamasında olduğu farklı bir video işi de eşlik ediyor.
İsviçre edebiyatının gelecek vadeden isimlerinden biri olarak gösterilen ödüllü yazar Dorothee Elmiger’in Uykuyayatanlar adlı kitabı Olcay Mağden Ünal çevirisiyle Deli Dolu Yayınları tarafından yayımlandı.
Uykuyayatanlar, adını, sanayi devriminin ilk yıllarında kırsaldan kente yoğun göç nedeniyle yaşanan evsizlik ve yersizlik olgularından alarak, günümüzün “uyuyanlarına” yönelik politik ve sosyolojik bir çalar saat görevi üstleniyor.
“Mültecilik” ve “sınır” olgularına dair yeni bir bakış getiren kitap, “Herkesin birbirini tanıdığı ve yabancılaştığı bir dünyada, ‘öteki’olmamak ne kadar mümkün?” sorusunu yöneltiyor.
Avrupa’nın orta yerinde, farklı meslek ve geçmişlere sahip bir grup insan bir evde buluşur. Aralarında, aidiyet kavramına ilişkin, derin ve bitimsiz bir sohbet başlar. İnsanın varoluşundan bu yana konuşulan konular, kimi zaman eski bir portreye, kimi zaman güncel bir habere, kimi zamansa mahalleye yeni taşınan yabancılara gelir. Ardı sıra akıp giden cümlelerin ucu hep aynı yere dokunur: İnsanın “ait olamama” sorunu. Peki, hiç susmadan konuşan bunca insanın, bir yere varabildiklerini kim iddia edebilir?
Tiyatro Eleştirmenleri Birliği üyelerinin, 2017-2018 sezonunda sahnelenen tiyatro oyunları arasında belirlediği 2018 TEB Ödülleri’nin sahipleri, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde açıklandı.
Tiyatro Eleştirmenleri Birliği, TEB Özel Ödülü’nün Şevket Çoruh yönetimindeki Baba Sahne’ye, Yılın Oyunu Ödülü Pürtelaş Tiyatro yapımı Martı’ya, Yılın Kadın Oyuncusu Ödülü Sevgili Arsız Ölüm - Dirmit oyunuyla Nezaket Erden’e, Yılın Erkek Oyuncusu Ödülü, Bir Baba Hamlet’teki performansıyla Murat Akkoyunlu’ya, Yılın Yerli Oyun Yazarı Ödülü Aysel Yıldırım ve Duygu Dalyanoğlu’na, 2018 TEB Onur Ödülü ise Müjdat Gezen ve Prof. Dr. Zehra İpşiroğlu’na verilecek.
2018 TEB Ankara Ödülleri’nde de TEB Özel Ödülü’nün Devlet Tiyatroları’na, Yılın Oyunu Ödülü’nün Ankara Devlet Tiyatrosu yapımı Gün Batımı’na, Yılın Kadın Oyuncusu Ödülü Miraç Eronat’a, Yılın Erkek Oyuncusu Ödülü Olcay Kavuzlu’ya, Yılın Yerli Oyun Yazarı Ödülü Ali İhsan Kaleci’ye verilmesi kararlaştırıldı. Onur Ödülü ise bu yıl Ömer Atilla Sav’a verilecek.
Tiyatro Eleştirmenleri Birliği’nin düzenlediği 2018 TEB Ödülleri, Nisan ayında İstanbul ve Ankara’da yapılacak törenlerle sahiplerine ulaşacak.
Fotoğraf: Nazlı Erdemirel
Seray Şahiner’in geçtiğimiz yıl yayımlanan Kul adlı kitabı, Dolunay Soysert’in performansıyla sahneye taşınacak.
TOY İstanbul ve id İletişim’in ortak yapımcılığında sahnelenecek Kul’da, 12 farklı projede tiyatro sahnesinde izleyiciyle buluşan ve 2005 Afife Tiyatro Ödülleri’nde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu ödülü kazanan Dolunay Soysert rol alacak. Hanımların Dikkatine kitabıyla 2012 Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü, Antabus oyunuyla ise 2016 Afife Tiyatro Ödülleri’nde Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü’nü kazanan yazar Seray Şahiner’in kaleme aldığı Kul’un yönetmen koltuğunda Mert Öner oturacak. Dekor ve kostüm tasarımını Özlem Karabay’ın, ışık tasarımını Ayşe Ayter’in yapacağı oyunun yönetmen yardımcılığını Abdullah Cersel, proje asistanlığını ise Yeşim Çelebi üstlenecek.
Tek perde olarak sahnelecek Kul, 4 Nisan 2018 Çarşamba akşamı saat 20.30’da gerçekleşecek prömiyerinin ardından 11, 18 ve 25 Nisan Çarşamba akşamları da TOY İstanbul’da sahnelenecek.
Küçük bir kızın gökyüzünün rengini değiştirme çabasını ve kuşların uçma hikâyesini anlatan Bazı Kuşlar Uçtu, Nesin Yayınevi’nin Çocuk Cenneti Kitaplığı serisinde yayımlandı.
Esra Ercan Bilgiç’in kaleme aldığı, Merve Erbilgiç’in çizimlerini yaptığı kitabın başkahramanı kendi hayallerinin peşinden giden bir kız çocuğu.
“Rüzgar esti.
Yapraklar havalandı.
Ağaçlar hışırdadı.
Bulutlar Hareket etti.
Bazı Kuşlar Uçtu.
Bulutların arasında, daha önce
Gökyüzünde hiç görmediği bir resim oluştu.”
Akbank Private Banking’in dijital lifestyle platformu A Journal, yayın hayatına kokunun sanatsal boyutunu yansıttığı ve ISTANBUL’74 iş birliği ile hayata geçirilen “The Art of Scent 1889-2012" / "Koku Sanatı 1889-2012” sergisi ile başlıyor.
“Koku sanat mıdır?” sorusunun yanıtını ziyaretçilere yönelten “The Art of Scent 1889-2012” sergisi; “Ernest Beaux’nun Chanel N ̊ 5”i,“Aimé Guerlain’in Jicky”si, “Bernard Chant’ın Aromatics Elixir”i ve “Olivier Cresp’in Light Blue”su gibi ikonikleşmiş 12 kokuyu sanat eseri olarak ele alıyor ve koku tarihini resim, heykel, mimari ve müzik gibi disiplinlerin estetiksel ve tarihsel bağlamında konumlandırarak, daha geniş bir kapsamda incelenmesine fırsat tanıyor.
Sergi kapsamında ilk kez paylaşılacak olan Akbank Private Banking’in dijital platformu A Journal, ISTANBUL’74 tarafından oluşturulan içeriğiyle; sanat, mimari, tasarım, moda, yaşam, müzik, seyahat ve teknoloji gibi hayatın farklı alanlarında ilham veren konuları, global bir bakış açısıyla okuyucularına yansıtmayı hedefliyor.
“The Art of Scent 1889-2012”, 13 Nisan 2018’e kadar ISTANBUL’74’ün Teşvikiye’deki galerisinde görülebilecek.
Geçtiğimiz yıl Kode 9 ve Prins Thomas gibi elektronik müzik sahnesinin sevilen isimlerini SónarLab sahnesine taşıyan Red Bull Music, 2018’de de Zorlu Performans Sanatları Merkezi tarafından düzenlenen Sónar İstanbul ile iş birliğini sürdürüyor. Red Bull Music, bu yıl İngiltere’nin önde gelen DJ’lerinden biri olarak anılan Erol Alkan, Hollandalı müzisyen Bas Bron’un yeni projesi Fatima Yamaha ve Berghain’de gerçekleştirdiği performanslarla adından söz ettiren Honey Dijon gibi isimleri SónarLab sahnesinde müzikseverlerle buluşturacak. Sónar İstanbul 6-8 Nisan 2018 tarihleri arasında Zorlu PSM’de gerçekleşecek.
Sónar Festivali’nin yaratıcılık ve teknolojiyi birleştiren alanı Sónar +D’de bu yıl sosyal girişimcilik ve teknolojinin konuşulacağı bir panel de yer alacak. Sosyal girişimleri büyüten ve geliştiren uluslararası bir platform olan Red Bull Amaphiko’nun Impact Hub Istanbul ile beraber üstleneceği panelde katılımcılar teyit.org ve Reflect İstanbul’un katkılarıyla eleştirel düşünme ve bilgi doğrulama/aktarımı konularında bilgilenecekler. 7 Nisan saat 11.00’da gerçekleşecek panele katılım Sonar +D katılım formu üzerinden sağlanacak, etkinlik ücretsiz gerçekleşecek. Atölyelere kayıtlar ve detaylı bilgiler için www.redbull.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
Versus Art Project, 29 Mart – 6 Mayıs tarihleri arasında Prof. Yusuf Murat Şen’in “Fading Away” isimli sergisine ev sahipliği yapacak.
Versus Art Project’te gerçekleştirdiği ilk sergisinde sanatçı, buluntu-fotoğrafların tekrar değerlendirilmesi üzerinden olgusal ve kurgusal olan ile, geçmiş ve bugün arasındaki bir sınırda ürettiği çalışmalarını sergiliyor. Buluntu fotoğrafları farklı bir teknikte ve bağlamda yorumlayan Yusuf Murat Şen; kaybolmaya, dağılmaya, sararmaya başlayan bu imgelere yeni bir yaşam kazandırıyor. Sergi, başlığını imgelerin solması, canlılığını yitirmesi, diğer bir deyişle ‘yok olması’ndan alıyor: “Fading Away”.
Foto Kandiye, Foto Turan ve kaynağı tam olarak bilinmeyen negatiflerden türetilen bu serideki buluntu fotoğraflar, bir zamanlar öğrencilerin katıldığı törenler, sağlık taramaları, toplumsal acılar, yığınlar, kimsesiz portrelerin görüntülerinden oluşuyor. Sanatçı; zamanında savaş, acı, hastalık, bayram yeri, aile portresi gibi kayıt tutulma amaçlı belgelenen fotoğrafları çeken isimlerle günümüzün sanat izleyicisini karşı karşıya getiriyor.
Modern hikâyemizin kurucularından Sait Faik’in beş farklı öyküsünden derlenen “Şehir Amber Kokacak” başlıklı dinleti, İş Sanat’ın edebiyatçıların eserlerine yer verdiği dinleti serisinde yerini alacak.
İstanbul’u ve şehrin sıradan insanlarının acılarını, sevinçlerini anlatan usta yazarın “Müthiş Bir Tren”, “Havuz Başı”, “Balıkçısını Bulan Olta”, “Yüksekkaldırım”, “Serseri Çocuk” ve “Köpek” hikâyeleri izleyicilere sunulacak. Atilla Birkiye’nin hazırladığı, Mehmet Birkiye’nin sahneye uyguladığı dinletideki öykülere usta oyuncular Tilbe Saran, Metin Belgin, Hakan Gerçek ve Hümay Güldağ sesleriyle hayat verecek.
Eski bir radyo kayıt stüdyosunun canlandırıldığı sahne düzeninde seslendirilecek hikâyelere, Serdar Yalçın’ın düzenlediği müzikler renk katacak. Sözcüklerle müziğin iç içe geçeceği dinletiye kemanda Seda Subaşı, çelloda Şemsa İdil Ural eşlik edecek.
Dinleti, 9 Nisan 2018, Pazartesi, saat 20.30’da İş Sanat sahnesinde ücretsiz ve herkesin katılımına açık olarak gerçekleşecek. Yerler numarasız ve salon kapasitesiyle sınırlı olacak.