GÜNDEM
  • 14-06-2018

    Nobel Edebiyat Ödülü sahibi yazar Grazia Deledda’nın masalsı bir dille kaleme aldığı otobiyografik romanı Cosima, Leyla Tonguç Basmacı’nın çevirisiyle, Kolektif Kitap etiketiyle yayımlandı.

    Kolektif Kitap’ın yeni başlattığı kolektif edebiyat dizisinin ilk kitabı Cosima. Kendi dilinde, eser verdiği türde yer eden, farklı coğrafyalardan yazarların eserlerine yer verecek bu dizi.

    ​Deledda, eğitim şansının ve dünyevi imkânların kısıtlı olduğu, doğanınsa kendini sınırsızca sunduğu bir coğrafyada geçirilen çocukluğun hayal gücünde ve dilde yarattığı tüm etkileri anlatıyor. 

    0
    0
    2387
  • 13-06-2018

    Gökyüzünü, toprağı, denizi ve ormanı kendine fon olarak belirlemeye hazırlanan Elemental Sound; Fire, Air, Water ve Earth sahnelerine yayılacağı festival programının tamamını duyurdu. Doğayla iç içe, dört farklı elementten oluşan ve özgün seslerden beslenen Elemental Sound, 14 Temmuz’da Xuma Village’ın koyunda gerçekleşecek.

    ​Müziğin farklı renklerini bir araya getirmeyi planlayan Elemental Sound’un dört sahneye yayılacak programında David August, HVOB, Unders, Light in Babylon, Islandman, Džambo Aguševi Orchestra, Mind Shifter ve Elif gibi sanatçıların yanı sıra Cihangir Yoga, Buğday Derneği, Defne Koryürek, Freedomdance, DrVoice Clinic, Ayn-ı Şifa, Nott ve Badecanlar’ın atölyeleri de yer alacak.

    0
    0
    3694
  • 13-06-2018

    Julian Barnes’ın resim sanatı ve genel olarak “sanat” kavramı üzerine kaleme aldığı denemelerden oluşan kitabı Gözünü Açık Tutmak, Serdar Rifat Kırkoğlu çevirisiyle Ayrıntı Yayınları etiketiyle yayımlandı.

    Julian Barnes, “Giriş” yazısında nüanslarıyla belirttiği üzere, resim sanatına kişisel yöneliminin izlediği seyri, bir yandan tek tek ressamların kendi vizyon gelişimine yaptıkları katkılar açısından ele alırken, bir yandan da “modernizm” ve “gerçekçilik” akımlarının bu gelişim içinde yıllar içinde değişen ağırlıklarını, çeşitli açılardan sorgulamaya girişiyor. Sözgelimi, zamanla ısındığı, zamanla ilgisini kaybettiği, büyük birer usta olarak görmekle birlikte ihmal ettiğini düşündüğü yahut yeniden keşfettiği ressamlardan söz ediyor.

    Kitabında tablolarının ayrıntılı incelemelerine giriştiği ve hayatlarından ilginç anekdotlarla düstur niteliğinde sözler aktardığı sanatçılar arasında Géricault, Delacroix, Courbet, Manet, Redon gibi XIX. yüzyılın Fransız ressamları; Braque ve Magritte gibi modernizmin köşebaşlarını tutmuş olan ressamlar; Lucian Freud ve Howard Hodgkin gibi çağdaş ressamlar bulunuyor.

    Görsel: Gustave Courbet

    0
    0
    1794
  • 13-06-2018

    Gülçin Alpöge’nin dünyaca ünlü dâhi piyanist İdil Biret’in çocukluk ve gençlik yıllarını çocuklar için anlattığı İdil Biret: Dans Eden Parmaklar adlı kitabı Can Çocuk etiketiyle yayımlandı.

    8 yaş ve üzeri genç okurlar için olan kitap, Biret’in müziğe olan bağlılığını, tutkudan beslenen çalışkanlığını, insancıllığı ve alçakgönüllülüğünü anlatıyor ve okura kendi olanaklarını tanıyıp hayalleri uğruna çalışmanın ilhamını veriyor.

    ​İki yaşında, dinlediği orkestra eserlerinin melodisini piyanoda tek parmakla çıkarabiliyordu İdil. Dört yaşına geldiğinde, Bach’ın bazı eserlerini çalmaya başlamıştı bile. Duyduğu her sesi nota olarak ifade edebiliyordu. “İdil Yasası” olarak da anılan “Harika Çocuklar Yasası”, o yedi yaşındayken çıkarıldı. Sekiz yaşında, ilk radyo konserini verdi… İdil Biret, bugün dünyanın en geniş repertuvarlı piyanistlerinden kabul edilen, çocukluğun neşesini ve muzipliğini hâlâ gözlerinin parıltısında taşıyan bir dâhi.

    0
    0
    9446
  • 13-06-2018

    Sanatçı ve mimar olan Özden Demir’in içinde video, şiir ve enstalasyon çalışmalarının yer aldığı ilk kişisel sergisi “Muhafaza” açıldı. Mekân ve bellek konularına odaklanan sergi, 23 Haziran’a kadar Adahan İstanbul / -1 Galeri’de görülebilecek.

    Sergi Otoportre, Diğer Portreler ve Şeyler isimli videoyu merkeze alıyor. Video, anne evinde arka bahçeden görünen bir apartmanın aylar süren yıkımının hatırlattığı bir çocukluk anısı ile başlıyor. “Muhafaza” sanatseverleri bu kırılgan alana, kendi sığınağına davet ediyor. Sergi, ayrıca 22 Haziran’da gerçekleşecek performans işine de ev sahipliği yapacak.

    0
    0
    1782
  • 13-06-2018

    “Nuri İyem Resim Ödülü” Resim Yarışması bu yıl on üçüncü kez, Evin Sanat Galerisi tarafından düzenlendi. Yarışmaya 29 farklı şehirden 190 katılımcı, 264 resimle katıldı. İstanbul, İzmir, Ankara, Eskişehir, Antalya ve Adana başta olmak üzere, Konya, Mersin, Muğla, Erzurum, Diyarbakır, Kayseri Bursa, Zonguldak, Siirt, Kütahya, Sakarya, Çanakkale, Gaziantep, Kocaeli, Batman, Hatay, Kastamonu, Bilecik, Burdur, Kırşehir, Van gibi birçok şehirden katılım gerçekleşti.

    ​9 Haziran 2018 tarihinde seçici kurulun bir araya gelerek, şartname kurallarına uygun olarak belirlediği 26 resim sergilenmeye değer görüldü. Ancak seçici kurul tarafından ödül almaya layık bir yapıt belirlenemedi. 26 Haziran 2018 Salı günü, saat: 19:00’da Evin Sanat Galerisi’nde, Sayın Doğan Hızlan’ın katılımıyla gerçekleşecek olan açılışta ressamlara sergileme sertifikaları verilecek. Seçici kurul tarafından eserleri sergilenmeye değer bulunan sanatçılar: Tifak Arslan, Sedat Baki, Barış Banaz, Dilara Bozdağ, Sefa Çatuk, Zeynep Çaylı, Safiye Çölkesen, Hüseyin Çubuk, Serhat Demir, Soner Duman, Gülay Er, Birgül Ergün, Ali Rıza Kanaç, Damla Karadere, Rahime Korkut, Sinem Köroğlu, Enes Kurt, Serdar Oruç, İsmail Özgür Soğancı, Mihrişah Süerdaş, Çiler Süyev, Aysun Telli, Filiz Türer, Yunus Yanık, Ömer Yüksek. Sergi, 26 Haziran – 10 Temmuz 2018 tarihleri arasında Evin Sanat Galerisi’nde görülebilecek.

    0
    0
    8400
  • 12-06-2018

    Cynthia Ozick’in hem soykırım dehşetini hem de sağ kalanların ömürleri boyunca peşini bırakmayan öfkeyi ve boşluğu anlatan eseri Şal, Nebula Kitap etiketiyle yayımlandı.

    ​Amerikan edebiyatının yaşayan en iyi kurgu yazarlarından Ozick’in, yayımlandığında O. Henry Ödülü’nü kazanan Şal adlı romanında Rosa Lublin’le tanışıyor okur. Hikâye şalına sardığı kızı Magda ile Nazi kamplarından birine varan Rosa ile açılıyor. Şalından mahrum kalan Magda’nın bir anlığına ortaya fırlamasıyla, gözlerinin önünde çocuğunun yitişine tanık olan Rosa’nın yüreğinde bir daha asla kapanmayacak bir yara açılıyor. Yıllar sonra Rosa ile tekrar karşılaşıyoruz, bu travmayı hâlâ atlatamamış, yalnızlığını hatıralara ve şalına sarınarak unutmaya çalışan bir kadın var karşımızda. 

    0
    0
    2821
  • 12-06-2018

    Bu yıl 23 Mayıs-12 Haziran tarihleri arasında gerçekleşen 46. İstanbul Müzik Festivali, İngiliz Oda Orkestrası ve Güher & Süher Pekinel konseriyle son buluyor. Şef Gerard Schwarz’ın yöneteceği İngiliz Oda Orkestrası ve Güher & Süner Pekinel konseri, 12 Haziran Salı akşamı Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşecek.

    ​Bu yıl “aile bağları” temasıyla öne çıkan 46. İstanbul Müzik Festivali’nin, piyano ikilisi olarak ilk konserlerini altı yaşında veren ikiz kardeşler Güher ve Süher Pekinel, sıra dışı şiirsel müzikaliteleri, teknikleri, özgün stil ve yorumlarıyla kapanış konserini üstlenecekler. Güher ve Süher Pekinel kardeşlere eşlik edecek İngiliz Oda Orkestrası ise 891 kaydıyla diskografisi en geniş oda orkestralarından olup, dünyanın pek çok ülkesinde önde gelen müzisyenlerle aynı sahneyi paylaşan en önemli topluluklardan.

    0
    0
    2380
  • 12-06-2018

    Gama Art Gallery, 29 Haziran’da başlayacak olan Bebek Şenliği’ne bir sergiyle dahil oluyor. Kolaj sanatçısı Serdar Seven ve çalışmalarını sosyal, kültürel aidiyetler üzerine oluşturulan kimlikler, çevre odaklı sorunlar üzerine sürdüren Gonca Sezer’in eserlerinden oluşan “Geçmiş Zaman” adlı sergi, Bebek’te yer alan Aios Haralambos Rum Ortodoks Kilisesi’nde gerçekleşecek.

    ​Küratör koltuğunda Şule Altıntaş’ın oturduğu “Geçmiş Zaman” adlı sergi, 30 Haziran- 9 Temmuz tarih aralığında Bebek Aios Haralambos Rum Ortodoks Kilisesi’nde ziyaret edilebilecek. Organizatör Semih Arslanoğlu’nun katkılarıyla gerçekleşen etkinlik kapsamında, 30 Haziran’da gerçekleşecek sergi açılış gecesinde, İhtimaller Caz Projesi kapsamında Kenan Doğulu sahne alacak.

    0
    0
    1914
  • 12-06-2018

    Doğuş Grubu tarafından hayata geçirilen Sanata Bi Yer platformu, 2015 yılından bu yana genç sanatçı adaylarını destekleyerek çalışmalarını sanatseverlerle buluşturuyor. Güzel sanatlara ilgi duyan ve bu alanda eğitim alan genç sanatçı adaylarına görünür olma ve çalışmaları için yeni alanlar yaratma fırsatı veren platform, bu doğrultuda işlerini sergileyebilecekleri ve ulaşılabilir olacakları alternatif mekânlar yaratmayı amaçlıyor.

    ​‘’Çünkü Sanat Alan İster’’ mottosuyla yola çıkılan proje, bu sene 22-24 Haziran tarihleri arasında bomontiada avlu’da bir pop-up sergi ve eş zamanlı olarak Leica Gallery İstanbul’da gerçekleşecek olan ‘’Sanata Bi Yer 18’’ sergisiyle izleyiciyle buluşuyor. Farklı üniversitelerden 25 öğrencinin çalışmalarına yer veren seçkide resim, heykel, fotoğraf, baskı-edisyon gibi farklı disiplinlerde üretilen işler sergileniyor.

    0
    0
    2067
DAHA FAZLA
Geldanlage