
Edebiyata sağladığı katkılardan dolayı 2006 yılında İngiliz Şövalyelik Nişanı verilen Alexander McCall Smith’in sirklerde aslanların olduğu zamanlarda geçen bir hikâyeyi anlattığı kitabı Aslan Terbiyecisi Fredi Mole, Berrak İdiman çevirisiyle, hep kitap etiketiyle yayımlandı.
Fredi Mole, herkesin sevdiği, iyi kalpli bir çocuk. Çok da çalışkan. Ailesine destek olmak için yaz tatillerinde babasına yardım ediyor. Arkadaşları da onu sık sık bir yerlere davet ediyor. Günlerden bir gün bir arkadaşı Fredi’ye, “Sirke gitmek ister misin?” diye sorunca Fredi’nin tüm hayatı değişiyor.
Ressam Eva Nielsen ve heykeltıraş Marion Verboom’un “Cosmovisions” isimli sergisi Eylül'de The Pill’de sanatseverlerle buluşacak. Küratörlüğünü Marianne Derrien’in üstlendiği sergi, modern mimari ve Meksika kültürünün karışımının bir sembolü olan Luis Barragán ve mimarisinden ilham alıyor. “Cosmovisions”, antik Aztek, Maya ve Meksika mimarilerinin dünyanın yüzeyinde ortaya çıkardığı gizli dünyaları çağrıştırıyor.
Eva Nielsen ve Marion Verboom’un bir Meksika gezisi sırasında hem çağdaş hem de geleneksel Meksika, Maya ve Aztek mimarisini keşfetmeleriyle başlayan yolculuğun bir sonucu olan sergi, 13 Eylül - 11 Kasım tarihleri arasında The Pill’de izlenebilecek.
İzlanda Edebiyat Ödülü finalisti Bragi Ólafsson’un Evcil Hayvanlar adlı kitabı Özde Çakmak çevirisiyle, Zeplin Kitap etiketiyle yayımlandı.
Evcil Hayvanlar, yer yer Kafka’nın Dönüşüm’ünü yer yer de Beckett metinlerini hatırlatan tuhaf ve eğlenceli bir roman. Başkahraman Emil, Londra seyahatinden yeni dönmüştür. Reykjavík’teki evinde yolculuğun yorgunluğunu daha atamadan, bir adamın kapısına dayandığını fark eder. Bu kişi, Emil’in yıllardır konuşmadığı ayyaş Havard’dan başkası değildir. Emil, Havard’la karşılaşmamak için aklına gelen en mantıklı yola başvurur: Yatağın altına saklanır. Buna karşılık olarak, Havard ise kendince en mantıklı yola başvurarak zorla Emil’in evine girer ve olaylar gelişir. Bir kedi, bir tavşan, bir kobay faresi, bir iguan, yatağının altından çıkamayan ve kendi evinde verilen partiye davet edilmeyen bir adam…
Görsel: Cinyee Chiu
Bu yıl 17-28 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek olan 28. Akbank Caz Festivali’nde konser verecek yeni isimler duyuruldu. Akbank Caz Festivali, 21 Ekim’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda kontrbas, davul ve piyanonun güç birliği yaptığı ünlü grup The Bad Plus’ı ağırlayacak. Festivalde ayrıca bir hikâye anlatıcısı olarak, çağdaş kadın ozan geleneğini sürdüren Jehan Barbur ile Fırat Tanış, 19 Ekim’de Caddebostan Kültür Merkezi’nde birlikte sahne alacaklar. İngiltere’nin önde gelen caz müzisyenlerinden saksafoncu, besteci ve grup lideri Nubya Garcia ise 23 Ekim’de Babylon’da sahne alacak.
23 Ekim’de Volkswagen Arena’da İngiliz caz sahnesinin başarılı isimlerinden Jamie Cullum, 26 Ekim Cuma günü Babylon’da Bixiga 70, 21 Ekim Pazar günü CRR’de trompetinin berrak sesiyle tanınan, çağdaş caz sahnesinin önemli isimlerinden Avishai Cohen ve 19 Ekim Cuma günü Babylon’da Karl Hector & The Malcouns sahne alacak. Detaylı programa www.akbanksanat.com adresinden göz atabilir biletleri ise Mobilet’ten temin edebilirsiniz.
Kasa Galeri; Gökçen Ataman, Gümüş Özdeş, Fadime Aygün, Onur Gürkan, Özden Demir ve Seydi Murat Koç’un aynı anda hem birbirinden farklı hem de ortak kesişmelere sahip pratiklerine ait üretimlerinden oluşturulan “Bırakılmış” başlıklı sergiye ev sahipliği yapacak.
Desen, fotoğraf, video ile nesne ve mekân düzenlemeleri seçkisinden oluşan sergi 7 Eylül’de açılacak. Her bir sanatçının kişisel sanat pratiğinde dikkatini verdiği yitirilmiş bir geçmişe odaklanan sergi, 20 Ekim’e kadar Kasa Galeri’de izlenebilecek.
LGBT hakları mücadelesine sanat aracılığıyla ifade alanları yaratmayı amaçlayan Pembe Hayat KuirFest’in sekizinci senesi için başvurular başladı. Festivale LGBTI+ temalı filmler ve/veya kuir yapımlar ile başvuru yapılabilecek. Film Freeway üzerinden yapılacak başvurular için son tarih 1 Ekim.
PEN Türkiye, bu ayın kitabı olarak Şeyhmus Diken'in İletişim Yayınları’ndan çıkan Ahmed Arif - Abisi Olmak Halkının kitabını seçti.
PEN Yazarlar Derneği seçim için şu açıklamayı yaptı: “Ahmed Arif'in tek kitabı Hasretinden Prangalar Eskittim bu yıl elli yaşında. Ve bugün de gençler onun şiirleriyle aşık oluyor, aşkını ifade ediyor, onun şiirleriyle zorbalığa, baskıya direniyor, onun şiirleriyle hasretini dindirmeye çalışıyor. Ahmed Arif'i yakından tanıma olanağı bulan, Ahmed Arif'le hemşehrilik bağı olan, tıpkı Ahmed Arif gibi "Diyarbekir" tutkusuyla yaşamayı ve yazmayı sürdüren Şeyhmus Diken'in İletişim Yayınlarından çıkan kitabı Ahmet Arif - Abisi Olmak Halkının adını taşıyor. Şeyhmus Diken, anıların izini sürerek, şairin hem yaşamında, hem şiirinde çocukluktan yetişkinliğe, Siverek'ten Afyon'a, Ankara'ya; mahpusluktan aşklara, kadim dostluklardan namus işçiliğine, eşsiz bir yolculuğa çıkarıyor okuru. Her satırına sevgi, saygı, insan sıcaklığı, Anadolu sevdası, halkların kardeşliğinin sindiği eseri Ayın Kitabı seçtiğimizi kıvançla duyururuz.”
Görsel: Mira Miroslavova
Lauren Elkin’in “flanör” kelimesini erilden dişile çevirerek “flanöz”e dönüştürdüğü, bu hayalî kelimenin temsil ettiklerinden yola çıkarak yazdığı kitabı Flanöz – Şehirde Yürüyen Kadınlar, Nebula Kitap etiketiyle yayımlandı.
Doğacan Dilcun Doğan’ın dilimize çevirdiği kitapta Elkin, okurunu Paris, New York, Tokyo, Venedik ve Londra’nın sokaklarında George Sand, Virginia Woolf, Jean Rhys, Agnès Varda, Sophie Calle, Martha Gellhorn ve Joan Didion gibi flanözlerin ayak izlerini takip ederek yürümeye davet ediyor. Yazar, yaşamöyküsünü, gezi notlarını ve edebi eleştiriyi bir araya getirerek yarattığı bu mozaikte kadınların edebiyat, sanat, tarih, sinema aracılığıyla metropolle kurdukları ilişkilerin seyrini ilham verici bir üslupla kayda geçiriyor.
“Bırakın yürüyeyim. Bırakın kendi hızımda ilerleyeyim. Bırakın hayatın içimde, etrafımda dolaşmasını hissedeyim. Bana heyecanlı olaylar verin. Bana beklenmedik dönemeçleriyle köşebaşları verin. Bana tekinsiz kiliseler, güzel vitrinler ve uzanabileceğim parklar verin. Şehir sizi heyecanlandırır; bir işe başlamanıza, hareket etmenize, düşünmenize, istemenize, bağlanmanıza alan açar. Şehir, hayatın ta kendisidir.”
Müslüm Gürses’in hayatını anlatan film Müslüm, 26 Ekim’de vizyona girecek. Senaryosunu Hakan Günday’la birlikte Gürhan Özçiftçi’nin yazdığı filmde Müslüm Gürses’in hayatı flashbacklerle çok katmanlı olarak ele alınıyor. Ketche ve Can Ulkay’ın yönetmen koltuğunda oturduğu filmde Müslüm Gürses’i Timuçin Esen, eşi Muhterem Nur’u ise Zerrin Tekindor canlandırıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Erkan Kolçak Köstendil, Ayça Bingöl, Erkan Can, Turgut Tunçalp, Taner Ölmez ve Güven Kıraç gibi başarılı isimler yer alıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=bpWRHiBOhQc
Gülçin Aksoy'un “Koro” isimli solo sergisi 5 Eylül'de Galata Rum Okulu'nda sanatseverlerle buluşacak. Sergi videodan yerleştirmeye, dokuma/halıdan fotoğraf ve performansa Gülçin Aksoy’un çeşitli mecralarda ürettiği son dönem çalışmalarından oluşuyor. Gülçin Aksoy, otobiyografik çerçevede hemen yanı başındaki kişiler ve mekânlardan yola çıkarak dünün bugünün kurumsal normlarını aile, cinsiyet, ahlak, toplumsal sınıf, devlet, resmî ideolojiye yönelik göstergeler vasıtasıyla inceliyor.
Küratörlüğünü Derya Yücel’in yaptığı “Koro”, 30 Eylül’e kadar Galata Rum Okulu’nda görülebilecek.