GÜNDEM
  • 04-09-2018

    Seran Demiral’ın annesinin hastalığı yüzünden yaşamı değişen bir çocuğun müziğin kıyısında gezinen hikâyesini anlatan romanı Likya'nın Şarkısı, Tudem Yayınları tarafından yayımlandı.

    10 yaş ve üzeri okuru anneanneden toruna, üç farklı kuşağı, müziğin birleştirici gücüyle buluşturan Likya’nın Şarkısı, derinlikli öyküsüyle okurunu içindeki müziğe kulak vermeye çağırıyor.

    ​Likya’nın annesi müzisyen, kendisi ise annesinin en büyük bestesi. Bütün anneler çocuklarının doğum gününde pasta yaparken Likya’nın annesi beste yapıyor. Arkadaşları onun hayatına imrenirken, her gece müziğe “maruz kalan” Likya, sonunda kendisinin koca bir şarkıya dönüşeceğini düşünüyor. Her şey annesinin ani hastalığı ile değişiyor. Yaşadıkları ve hissettikleri düşüncelerini değiştirirken Likya’yı da bambaşka birine çeviriyor. Öyle ki; bir zamanlar içindeki şarkının susmasından başka bir isteği olmayan Likya, artık annesi için beste yapmaya başlıyor… 

    0
    0
    2769
  • 04-09-2018

    Jon McGregor’un 2017 Costa Roman Ödülü’ne layık görülen romanı Gölet 13, Mehmet Gürsel’in çevirisiyle hep kitap tarafından yayımlandı.

    İngiltere’de huzur dolu küçük bir köy. İnsanlar işinde gücünde. Kimi sürüsünü otlatıyor, kimi tarlada ekin ekiyor, kimi atölyesinde çömlek yapıyor, kimi pansiyon işletiyor. Noel tatili için ailesiyle birlikte köye gelen on üç yaşındaki Rebecca’nın aniden ortadan kaybolmasıyla her şey değişiyor, köyde yaşam bir süre sekteye uğruyor. Kurtarma ekipleri, polis ve köy halkı her yerde küçük kızı arıyor. Göletler, fundalık arazi, eski taşocağı, ambarlar… Bakılmadık yer kalmıyor. Küçük kızdan hiç iz yok!

    ​Mevsimler değişiyor, bebekler doğuyor, ergenler yetişkin oluyor, yaşlılar ölüyor, kuşlar göç ediyor... Kayıp kız hep akıllarda, bir gün bulunacağı, kendiliğinden ortaya çıkacağı umudu ise hep yüreklerde.

    Fotoğraf: Shane O'Rourke

    0
    0
    1844
  • 03-09-2018

    Huo Rf’nin “… buradaydı” başlıklı üçüncü kişisel sergisi 22 Eylül’de sanatseverlerle buluşacak. Sanatçının 2018 yılında ürettiği iki işten oluşan sergi, zaman ve mekândan uzak bir yolculuk hikâyesinden geriye kalanlardan oluşuyor. Küratörlüğünü Merve Elveren’in yaptığı sergi, Huo Rf’nin Kars ve Ani’ye yaptığı seyahatten ilham alıyor.

    ​Sergide Ani’deki surların, kiliselerin ve manastırların seçili alanlarına odaklanan 10 adet bakır levha bulunuyor. Mekânın duvarına yan yana, ancak birbirleri arasında herhangi bir devamlılık ilişkisi olmadan yerleştirilen levhalarda yapıların mimari özelliklerinden çok duvarlarına kazılan ve yazılan isimler, tarihler, şehirler ve aşk hikâyeleri ön plana çıkıyor. Diğer seri ise sanatçının Kars ve Ani yolculuğunda çektiği fotoğraflardan oluşuyor. Seri İliç, Aşkale, Ani ve çevrelerinde arda kalan hiçbir yaşam belirtisinin olmadığı fotoğraflar aracılığıyla ziyaretçilere gösteriyor. Sergi 22 Eylül-13 Ekim tarihleri arasında Elhamra Han’ın birinci katında izlenebilecek.

    0
    0
    1850
  • 03-09-2018

    Salon İKSV, 8 Eylül’den itibaren yeni sezona yepyeni konserlerle “merhaba” diyecek. Eylül ayının ilk haftasında kendi kulvarında oldukça farklı ve güçlü sesleri sahnesinde ağırlayacak.

    ​Salon, Birlikte Güzel iş birliğiyle gerçekleşecek sezonun ilk konserinde Kanadalı prodüktör ve vokalist Michael Milosh tarafından 2013’te kurulan Rhye’ı 8 ve 9 Eylül’de konuk edecek. İlk İstanbul konserini Kasım 2015’te Salon’da veren Rhye, bu yılın başında yayımladığı ikinci albümü Blood’un dünya turnesi kapsamında ikinci kez İstanbul’u ziyaret edecek. Rhye’ın vereceği konserlerle sezona “merhaba” diyecek olan Salon, devam eden günlerde Warhaus, Okkervil River, Jehan Barbur, Cecilia Krull ve Joep Beving gibi isimlerin olduğu birçok müzisyeni sahnesinde ağırlayacak.

    0
    0
    2143
  • 03-09-2018

    Brezilyalı yazar Blandina Franco’nun yazdığı, illüstratör José Carlos Lollo’nun resimlediği öfke duygusu ve kontrolünü kalan Öfke, Özgür Gökmen’in çevirisiyle Desen Yayınları etiketiyle yayımlandı.

    Öfke gibi son derece kuvvetli ve yıkıcı bir duyguyu çarpıcı bir hikâyenin merkezine taşıyan Öfke, günümüz dünyasının en önemli sorunlarından birini yalın bir dil ve stilize resimler eşliğinde anlatıyor.

    ​Özgün metninin yanı sıra siyah-beyaz minimal çizgileriyle öne çıkan Öfke, insan ruhunu esir alan öfke hissini kırmızı renkle vurgulayarak, öykünün akışı ile gittikçe büyüyen, ele avuca sığmaz bir virüs olarak yansıtıyor.

    0
    0
    2413
  • 02-09-2018

    Pg Art Gallery, Özer Toraman’ın “Tutkunun Anatomisi” başlıklı üçüncü kişisel sergisine ev sahipliği yapacak. Cinsiyetçi konturlardan uzak figürleri ile erkek/kadın ikiliğinin dışında bir tekilliği sorgulayan sanatçı, cinsiyetçi kategorizasyonun sınırları üzerine yoğunlaşırken, bu kavramları yeniden ele alarak iki cinsiyete ait olmayan melez figürler oluşturuyor.

    ​Çalışmalarında masumiyeti simgeleyen açık pastel renkleri, özelikle mavi ve uçuk pembeyi tercih eden sanatçı, sergisinde tutkunun yaşamımızdaki önemine dikkat çekmeyi amaçlıyor. “Tutkunun Anatomisi”, 15 Eylül - 12 Ekim tarihleri arasında Pg Art Gallery’de izlenebilecek.

    0
    0
    2198
  • 02-09-2018

    Kültürel hayata eşit katılımın yaygınlaşması amacıyla hayata geçen ve bu yıl altıncısı düzenlenen Engelsiz Filmler Festivali, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da İstanbul, Eskişehir ve Ankara olmak üzere üç şehirde gerçekleşecek. 6. Engelsiz Filmler Festivali bu yıl, 8 - 10 Ekim tarihleri arasında İstanbul, 12 - 14 Ekim tarihleri arasında Eskişehir, 17 - 21 Ekim tarihleri arasında ise Ankara’da sinemaseverlerin katılımıyla gerçekleşecek.

    ​Her yıl Türkiye ve dünya sinemasının en iyi örneklerinden 40’a yakın filmi, görme ve işitme engelli sinemaseverlerin erişimine uygun olarak gösteren Engelsiz Filmler Festivali, film gösterimlerinin yanı sıra tüm yan etkinliklerini de görme ve işitme engelli bireylerin erişimine uygun olarak sunarken, ortopedik engelli sinemaseverlere uygun, erişilebilir mekânları tercih ediyor. Detaylar için http://www.engelsizfestival.com/tr/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    2015
  • 02-09-2018

    Irena Douskova’nın bir çocuğun dünya algısıyla yetişkinlerinki arasında gerçekleşen yüzleşmeyi konu aldığı romanı Her Şey Nasıl Oldu, Aslı Bülbül Candaş’ın çevirisiyle Cumartesi Kitaplığı etiketiyle yayımlandı.

    "Sık sık Bay S. Gururdu da acaba bir komünist mi diye merak ediyorum. Hakkında hep şiir dinletisi düzenlendiğine göre belki de öyleydi. Eğer öyleyse çok yazık olur, feci derecede hoş biri olduğunu düşünüyorum çünkü… Ve henüz S.Gururdu’nun gerçekte kim olduğunu bilmiyorum, okulda onunla ilgili hiçbir şey öğrenmedik. Winnetou gibi cesur bir Kızılderili olabilir, buna kanaat getirdim. ‘Ve S. Gururdu direndi ve yalan sözlerle ağzını ya da yüreğini lekelemedi.’ Ne de olsa böyle laflar büsbütün Kızılderili. Muhtemelen Julius Fučík ya da Maruška Kudeříková gibi biriydi ama ne fark ederdi ki. Kesinlikle bir kahramandı o. Ne zaman bir zorluk çeksem aklıma onu getiriyorum ve S. Gururdu’nun direndiği gibi direnmek zorundayım diyorum kendi kendime."

    0
    0
    2526
  • 01-09-2018

    Geçtiğimiz günlerde merakla beklenen yeni sezon programından ilk isimleri duyuran Zorlu PSM, rock ve metal müzik dünyasından ağırlayacağı sanatçılarla Studio’da gerçekleşecek konserlere hazırlanıyor. Norveç metal sahnesinin etkili figürlerinden Ihsahn, progresif metalin en sevilen isimlerinden Pain of Salvation, post-rock’ın İrlandalı temsilcisi God is an Astronaut ve İzlanda metal sahnesinin sevilen ismi Sólstafir, Studio’da konser verecek.

    Emperor’un kurucusu Ihsahn 3 Ekim’de, Pain of Salvation 18 Ekim’de, God is an Astronaut 14 Aralık’ta ve Fjara ve Otta gibi sevilen şarkılarıyla Sólstafir konseri ise 15 Aralık’ta Zorlu PSM Studio sahnesinde gerçekleşecek. Detaylar ve bilet bilgileri için www.zorlupsm.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    2358
  • 01-09-2018

    Meg Wolitzer’in dostluğu, kıskançlığın doğasını, sınıfsal rolleri, sanatı, parayı, gücü ve bunların hayatımızı nasıl değiştirebileceğini konu alan kitabı İlginçler, Ferhan Ertürk’ün çevirisiyle Pegasus Yayınları etiketiyle yayımlandı.

    1974 yazı, gece vakti. Altı genç, New York’un dışında yer alan bir kamp alanındaki çadırlarında sohbet ediyor. Julie dışında hepsi şehirli ailelerin çocukları. Her biri kendisinin özel ve farklı olduğunu düşünüyor ve hepsi sanatçı olmak istiyor. Yaz sanat kampında tanışan bu altı genç, köklü bir arkadaşlığın temelini atacak ve bizler, geçen zamanın onları gerçeklikle pazarlık etmeye zorlamasına tanıklık edeceğiz.

    ​Roman, onları hayatlarının kırk yılı boyunca takip ediyor. Ethan, Ash’le evlenecek, birlikte hem başarı elde edecek hem de acı verici olaylar yaşayacaklar. Goodman adli bir olaya karışacak, Jonah ise müziğe sırt çevirecek. Peki ya Julie? Julie, zaferleri ile hayal kırıklıklarını, seks, aşk ve hastalıklarla yüzleşmesini, bir de sevdiklerinin ölümünü deneyimleyecek ve İlginçler’i yıllarca gözlemleyerek onların hikâyelerini anlatacak.

    0
    0
    2302
DAHA FAZLA
Geldanlage