
Fransa’da pozitif ebeveynlik yönteminde öncü bir isim olan psikoterapist Isabelle Filliozat ile çocuk terapisti Virginie Limousin’in kaleme aldığı, Éric Veillé’nin resimlediği Duygularım - Oynuyorum ve Kendimi Tanıyorum, Domingo Yayınevi etiketiyle yayımlandı.
5 yaş ve üzeri çocuklara hitap eden kitap, çocuğun yapacağı 100’den fazla etkinliğin yanı sıra en sonunda bir de ebeveyn kitapçığı içeriyor. Çocukların duygu dünyaları ile tanışmalarını, hissettiklerini adlandırabilmelerini hedefleyen bir etkinlik kitabı.
“Evet küçük dostum, sen de bazen her şeyi kırıp dökmek, çılgınlar gibi koşmak, en iyi arkadaşına sımsıkı sarılmak, sevinçten zıplamak, hıçkıra hıçkıra ağlamak mı istiyorsun? Öyle mi? Bu yaşadıklarına duygu patlaması denir. Haydi, kitabı aç ve kendi içinde neler olup bittiğini anla.”
Istanbul Rooftop Festival 2018, 8 Eylül’de İstanbul’un 12 farklı terasında yaza yeniden veda ediyor. Üçüncü kez gerçekleşen ve sonbaharın sevilen etkinlikleri hâline gelen İstanbul Rooftop Festival, tek bir bilet ile 12 farklı terasta 40’tan fazla müzisyen ve aktiviteleriyle sonbahar güneşini gündüzden geceye kadar müzikle harmanlayacak. Istanbul Rooftop Festival 2018’de performans sergileyecek sanatçılar arasında yer alacak isimler:
Round Table Knights, Kalabrese & Rumpelorchester, Timboletti, Jad & The, Nico Sun, Akın Sevgör, Menachem 26, Headwaters, Islandman, Kurt Adam, Heyet (live), Aksak, Bayram Özcan, Bahadir Gurceer, Birol Giray BeeGee, C Squared, Can Tanca, Can Ayverdi, Cüneyt Öztürk, Doruk Şengün, Discolog, Ekrem Şenol, Efe Kantel, Evrim de Evrim, Golden Girls, Hemi Behmoaras, Ilgaz Celik, Jamie Sen, Johngoo, Kerem Tekinalp, Koray Tuncel, Murat Uncuoglu, Memo Garan, Mertkan Akdogan, Murat Tokuz, Murathan Özbek & Can Balta, Orkun Bozdemir, Serhat Demiral, Turkish Edits, Tan Güner, Violations Radio ve Yakuza.
Festivale dahil olan mekânlara ve performansların detaylarına https://www.istanbulrooftopfestival.com/ adresinden göz atabilirsiniz.
20. yüzyılın usta bilimkurgu yazarlarından Ray Bradbury’nin Mars Yıllıkları, Jorge Luis Borges’in önsözüyle İthaki Yayınları tarafından yeniden yayımlandı.
1950’de yayımlanan Mars Yıllıkları, insana dair yazılmış en naif ve en karanlık eserlerden biri. İnsanlık atom savaşlarının gölgesindeki, sorunlarla boğuşan Dünya’yı terk etmek için Mars’ta koloni kurmaya karar verir. İlk roketler umut dolu kızıl gezegene iniş yaptıklarında yolcular hiç beklemedikleri sorunlarla karşı karşıya kalır. Mars’ta yalnız değillerdir. Marslılar şekil değiştiren, zihin okuyan, belirli bir gelişmişlik seviyesine erişmiş canlılardır ve gezegene gelen bu istenmeyen ziyaretçiler için orada yeni bir hayat kurmak hiç kolay olmayacaktır. Bradbury’nin yer yer ürkütücü yer yer dramatik anlatımı da burada sahne alır. Irkçılık ve hümanizm gibi fikirler Mars’ta kendine yer bulur.
Vehbi Koç’un ailesi ile birlikte uzun yıllar yaşadığı Sarıyer’deki Büyükdere Evi, ABD’li fotoğraf sanatçısı ve koleksiyoncu Josephine Powell’ın 2007 yılında Vehbi Koç Vakfı’na bağışladığı kilim koleksiyonundan bir seçki ile kapılarını ziyarete açtı.
Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra Türkiye’yi gezmesine izin verilen ilk yabancı olan gezgin Josephine Powell’ın koleksiyonunda Osmanlı döneminde 18. yüzyıl ile 20. yüzyılın başı arasında dokunmuş olan ve günümüze ulaşabilen seçkin örneklerden oluşan otuz altı adet kilimin yanı sıra altı adet çuval, bir adet dokuma tezgâhı ve yetmiş üç adet dokuma aleti bulunuyor. Sergi süresiz olarak Vehbi Koç Büyükdere Evi’nde, çarşamba günleri dışında haftanın her günü ücretsiz olarak görülebilecek.
Melisa Kesmez’in hususi ve kolektif belleğin silindiği zamanlarda kök salmanın insaniyeti üzerine yazdığı öykülerden oluşan üçüncü kitabı Nohut Oda, Sel Yayıncılık etiketiyle yayımlandı.
Kesmez, Nohut Oda’da insanın bitmek bilmeyen yuva arayışına bir güzelleme yaparken, içimizde büyüttüğümüz, bazen kadim bir yara gibi sürekli sızlayan, bazen de eski şiddetini yitiren öfke ve hesaplaşmaların hemen yanı başında aşkın ve inceliklerin filizlendiğini bir kez daha hatırlatıyor.
Görsel: Monfa Cabrera
Başka Sinema Ayvalık Film Festivali, 5-10 Ekim tarihleri arasında Azize Tan’ın direktörlüğünde gerçekleşecek. Festival boyunca uluslararası festivallerde ödüller kazanmış, bağımsız sinemanın dünyada tanınmış yönetmenlerinin imzasını taşıyan filmler, sinema klasikleri ve Türkiye’den son dönem ön plana çıkan 40’a yakın film sinemaseverlerle buluşacak. Festival boyunca ayrıca söyleşi, panel, atölye ve konserler de gerçekleşecek.
Başka Sinema Ayvalık Film Festivali filmleri ve etkinlikleri dört farklı mekânda izleyicilerle buluşacak. Ma’adra Binası, Ayvalık’ın tek sinema salonu olan Vural Sineması, Sanat Fabrikası ve Belediye Amfi tiyatrosu festivalin gerçekleşeceği dört mekân olarak belirlendi. Festival süresince ayrıca her akşam Ayvalık ve Cunda’nın çeşitli mekânlarında açık hava film gösterimleri de yapılacak. Festivalde yer alacak filmlere ve Başka Sinema Ayvalık Film Festivali’nin detaylarına http://www.baskasinema.com/ayvalik-film-festivali/ adresinden ulaşabilirsiniz.
Amsterdam merkezli Corridor Project Space ve NOKS Bağımsız Sanat Alanı iş birliğiyle düzenlenen “Seyahatin Geleceği: Sanat Eserinin Yolculuğu” sergisi, 9 Eylül’de sanatseverlerle buluşacak. Corridor Project Space’in 2017’de başlattığı Teotwawki sergi serisinin son ayağı olan sergi, seyahati ve sanat nesnesinin ulaşımını merkezine alıyor.
“The End of the World as We Know It” cümlesinin kısaltılmışı olan Teotwawki sergi serisi “Dayanışmanın Geleceği”, “Neyin Geleceği?”, “Paranın Geleceği”, “Ekolojinin Geleceği”, “Arşivin Geleceği” sergilerinden sonra “Seyahatin Geleceği” sergisiyle devam edecek. Sanat nesnesinin seyahatine ilişkin sanatçıların yaşadığı deneyimler ve ortaya çıkan hikâyelerden oluşan sergi, sanat eserinin dolaşımı ile ilgili imkân ve imkânsızlıklar üzerine konuşma ve tartışma fırsatları yaratmayı amaçlıyor. “Seyahatin Geleceği: Sanat Eserinin Yolculuğu”, 7 Ekim’e kadar Cumartesi ve Pazar günleri NOKS Bağımsız Sanat Alanı’nda görülebilecek.
İlker Karakaş’ın ilk kitabında kurduğu, kararlılıkla yürüttüğü sade ve düz anlatımlı öykülerinden oluşan dördüncü kitabı Çıkmaz Sokak, Notos Edebiyat etiketiyle yayımlandı.
Karakaş’ın öykülerinde yaşananlar bir dizinin birbirine eklenen halkaları gibi. Aykırı bir karakter öyküden öyküye kendi dünyasını dışavururken okurunu bilinen hayatlarla yüzleştiriyor. Alkole tutkuyla bağlılık, kadınlarla uyumsuz ilişkiler, yaşadığı hayatla bir türlü barışık olmama, neredeyse bir yok oluşa sürükleniş. Yaşadığımız hayatın kıyısından kopup gelmiş yaşantılar. Tüm bunlarla birlikte Türkçeyi güzel kullanma amacı hep kendini gösteriyor.
Görsel: Jan Erik Waider
Bu yıl 30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında ikinci kez İstanbul’da düzenlenecek olan 55. Ulusal Yarışma’nın jüri üyeleri belli oldu. Ulusal Yarışma’nın bu yılki jürisinde yönetmen Duygu Sağıroğlu, oyuncu Fatma Girik, yazar, oyun yazarı ve şair Murathan Mungan, çağdaş sanatçı Gülsün Karamustafa ve sinema yazarı Uğur Vardan’ın yanında geçen sene Ulusal Yarışma’dan ödülle dönen iki isim de yer alıyor: En İyi Film ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini kazanan Daha’nın yönetmeni Onur Saylak ve Kar ile En İyi Kadın Oyuncu seçilen Hazar Ergüçlü. 55. Ulusal Yarışma jürisi bu yıl En İyi Film, Yönetmen, Senaryo, Kadın Oyuncu, Erkek Oyuncu dallarında ödüller verecek.
Geçtiğimiz yıl Uluslararası Antalya Film Festivali’nde ulusal yarışma kategorisinin iptal edilmesinin ardından bir araya gelen bir grup sinemacının düzenlediği Ulusal Yarışma, bu yıl ilk defa uygulanacak olan ön jüri sistemiyle devam ediyor. Festivalde yarışacak filmleri belirlemek için yapımcı, yönetmen, kurgucu, sanat yönetmeni, müzisyen gibi farklı alanlarda sinema sektöründe aktif olarak faaliyet gösteren sanatçıların yer aldığı 74 kişiden oluşan yeni bir ön jüri sistemini oluşturuldu. Böylece, her yıl bir önceki yılın film ekiplerinin katılmasıyla yıllar içinde artması planlanan ve gittikçe gelişen bir ön jüri oluşturulması ve yeni kuşak sinemacıların birbirleriyle bağlantı hâlinde olması amaçlanıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=-v4PRDxf3ZQ
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen ve “Tiyatro Bir Kez Yaşanır” sloganıyla karşımıza çıkan İstanbul Tiyatro Festivali, 22. kez 17 Kasım – 4 Aralık tarihleri arasında seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor. 22. İstanbul Tiyatro Festivali’nde bu yıl, yurt dışından 12, Türkiye’den 12 olmak üzere 24 tiyatro, dans ve performans topluluğunun 52 temsilinin yanı sıra okuma tiyatroları, söyleşiler, film gösterimleri, atölye çalışmaları ve ustalık sınıfları gibi ücretsiz yan etkinlikler de olacak. Şehrin iki yakasında 21 farklı mekânda seyirciyle buluşacak olan 22. İstanbul Tiyatro Festivali’nin bu yılki Onur Ödülleri’nden ilki Zeliha Berksoy’a takdim edildi. Diğer ödülün sahibi ise Hamlet I Collage oyununda oyuncu olan Evgeny Mironov’a 22 Kasım Perşembe akşamı takdim edilecek.
22. İstanbul Tiyatro Festivali bu yıl, yurt dışından 12 tiyatro ve dans topluluğuna ev sahipliği yapacak. Festival daha önce duyurduğu, Kanadalı yönetmen Robert Lepage’ın sahneye koyduğu, Evgeny Mironov’un 11 Hamlet karakterini canlandırdığı Hamlet | Collage’ı ve dünya güncel dans sahnesinden Nederlands Dans Theater I’in dört ayrı koreografiden oluşan dans performansını seyirciyle buluşturacak. Geçtiğimiz seneki festivalde üçlemenin son oyunu Encore ile ülkemize gelen Theodoros Terzopoulos, bu yıl üçlemenin ilk iki oyunu Amor ve Alarme ile festivale katılacak. Commedia dell’arte geleneğinin klasik yazarlarından Carlo Goldoni’nin Il Teatro Comico eseri, klasikleri güncel bir bakışla ele alan yönetmen Roberto Latini’nin aktüel yorumuyla karşımıza çıkacak. 1990’ların hip-hop sahnesinden Mourad Merzouki’nin koreografisiyle PIXEL adlı proje ise ışığın ve dansın sınırlarını zorlayacak. Camilla Pessi ve Simone Fassari’nin iş birliklerinden oluşan Compagnia Baccalà’nın, tiyatroyu sirk ve clown ile harmanlayan, zekice kurgulanmış gösterisi Pss Pss de bu yılki festivalde yer alan projelerden.
22. İstanbul Tiyatro Festivali’nde ayrıca 12 yerli yapım yer alıyor. Duru Tiyatro yapımı Yüzleşme, Abud Efendi Konağı’nda seyircisiyle buluşacak olan 45’lik, Oyun Atölyesi yapımı Kral Lear, Talimhane Tiyatrosu yapımı Zebercet, Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu’nun oyunu Artık Bir Davan Var, DasDas yapımı Timsah, GalataPerform yapımı Yüz Yılın Evi, Bakırköy Belediye Tiyatroları yapımı Gülünç Karanlık, Hareket Atölyesi Topluluğu’nun oyunu Ruhiye, İstanbul Devlet Tiyatroları’ndan Sahibinin Sesi, Taldans’ın Do Ku Man adlı oyunu ile Gülce Uğurlu ve Ata Ünal’ın Misafir projesi bu yılki festivalin yerli yapımlarından.
İstanbul Tiyatro Festivali, uluslararası ve disiplinlerarası bir çalışma alanı olan Belçika merkezli Platform 0090 iş birliğiyle, Türkiyeli sanatçıların katılımı ve Türkiye’ye dair konuların, temaların ve bağlamların yer aldığı beş yapımı seyircilerle buluşturacak. 22. İstanbul Tiyatro Festivali biletleri, 15 Eylül Cumartesi günü 10.30’dan itibaren Biletix ve İKSV gişelerinden temin edilebilecek. Festivalde yer alan yan etkinliklere ve ayrıntılı bilgilere tiyatro.iksv.org adresinden ulaşabilirsiniz.