
Sinema tarihinin kült animasyon filmlerinden Aslan Kral dünyasının efsanesini devam ettiren Mufasa: Aslan Kral, 9 Temmuz’dan itibaren Disney+’ta izleyicilerle buluşacak.
Vizyona girdikten beş haftanın sonunda dünya genelinde gişe hasılatı 592 milyon dolara erişen Aslan Kral’ın uzantısı olan Mufasa: Aslan Kral, sinemaların ardından 9 Temmuz’dan itibaren ilk kez ve sadece Disney+’ta gösterime girecek. Filmin yönetmenliğini Oscar ödüllü Barry Jenkins üstleniyor. Aslan Kayalığı’nın (Pride Lands) sevgili kralının beklenmedik yükselişini konu alan filmin şarkılarını ödüllü şarkı yazarı ve oyuncu Lin-Manuel Miranda’nın imzasını taşıyor.
Filmde Mufasa, efsanesini Simba ve Nala’nın kızı aslan yavrusu Kiara’ya aktarması için Rafiki’den yardım istiyor. Timon ve Pumbaa da kendilerine özgü şakalarını paylaşmaktan kaçınmıyor. Geçmişe dönüşlerle anlatılan hikâye, Mufasa’yı kaybolmuş ve yalnız bir yetim yavru olarak tanıtıyor, ta ki kraliyet soyunun varisi Taka adında sempatik bir aslanla tanışana kadar. Şans eseri buluşma, kaderlerini arayan olağanüstü bir grup uyumsuzun yola koyulmasına neden oluyor. Bu grubun arasındaki bağ, tehditkâr ve ölümcül bir düşmandan kaçmak için birlikte çalışmaları sonucu sınanıyor.
Aaron Pierre’in Mufasa’ya sesiyle hayat verdiği filmin seslendirme kadrosunda Kelvin Harrison Jr. (Taka), Tiffany Boone (Sarabi), Kagiso Lediga (Genç Rafiki), Preston Nyman (Zazu), Mads Mikkelsen (Kiros), Thandie Newton (Taka’nın annesi Eshe), Lennie James (Taka’nın babası Obasi), Anika Noni Rose (Mufasa’nın annesi Afia), Keith David (Mufasa’nın babası Masego), John Kani (Rafiki), Seth Rogen (Pumbaa), Billy Eichner (Timon), Donald Glover (Simba) ve Beyoncé Knowles-Carter (Nala) gibi önemli isimler yer alıyor.
Arter’in Paribu’nun desteğiyle gerçekleştirdiği “Uzun Cumartesi” uygulaması çerçevesinde çok yönlü bir program 21 Haziran’da ziyaretçilerle buluşacak.
“Uzun Cumartesi” kapsamında güncel sergilerin yanı sıra kütüphane ve kitabevi de 11.00-24.00 saatleri arasında ziyaretçileri ağırlayacak. 21 Haziran’da Arter’de çocuklar için “Resimli Günlüğüm”; yetişkinler içinse “Heykellerin Müziği” başlıklı atölyeler gerçekleşirken rutin turlara ek rehberli turlar da düzenlenecek. Kitap Kulübü’nün yeni buluşmasının da gerçekleşeceği Paribu ile “Arter’de Uzun Cumartesi”, ücretsiz DJ performanslarının ardından Pitohui ve kim ki o gruplarının art arda vereceği iki konserle sona erecek.
Koray Ariş’in heykellerini üretim sürecine dair unsurlarla araya getirerek sanatçının pratiğine kapsamlı bir bakış sunan kişisel sergisi İçinde “Yaşadığımız Deri”; heykeli alışılmış tanımlardan uzak bir biçimde deneyime açan Franz Erhard Walther’in Türkiye’deki ilk kapsamlı kişisel sergisi “Heykel Olma Teşebbüsü”; Kader Attia’nın, Arter Koleksiyonu’nda yer alan aynı adlı büyük ölçekli yerleştirmesinin mekâna özgü bir kurgu içinde sergilendiği “Asesinos! Asesinos!” başlıklı kişisel sergisi ve 15 sanatçının resim, heykel, fotoğraf gibi farklı mecralarda ürettiği eserlerinden oluşan “Basınç Altında Suyun Üstünde” başlıklı grup sergisi, 21 Haziran’da Paribu ile “Arter’de Uzun Cumartesi” kapsamında gece yarısına kadar ziyarete açık olacak.
7-11 yaş aralığındaki çocuklara yönelik “Resimli Günlüğüm” atölyesi, 21 Haziran Cumartesi günü 11.00’de düzenlenecek. Franz Erhard Walther’in Yıldız Tozu (2007–2009) isimli otobiyografik çizgi-romanından ilham alan atölye, Walther’in “Heykel Olma Teşebbüsü” başlıklı kişisel sergisini merkezine alıyor.
“Heykellerin Müziği” atölyesi, Deniz Kulaksızoğlu yürütücülüğünde 21 Haziran Cumartesi günü saat 14.00’te Arter’in -1. katındaki Atölye mekânında gerçekleşecek. Etkinlik, Koray Ariş’in Arter’de devam eden “İçinde Yaşadığımız Deri” başlıklı kişisel sergisinde yer alan Ahenk / Vurmalı Heykeller serisinden esinleniyor.
Kitap Kulübü’nün 21 Haziran Cumartesi günü saat 16.00’da Arter Kütüphanesi’nde gerçekleşecek yeni buluşmasında katılımcılar, Latife Tekin’in Rüyalar ve Uyanışlar Defteri başlıklı kitabı üzerine konuşacaklar.
Paribu ile “Arter’de Uzun Cumartesi” kapsamında Arter’in arka bahçesinde ücretsiz olarak gerçekleşecek DJ performanslarında, Radyo Modyan “In His Best Behaviour” program yapımcısı Murat Babalık ve “Swörl” program yapımcısı Zeliha Mine Nart sahne alacaklar. Ardından, dört kişilik deneysel/psikedelik rock grubu Pitohui ile bas ve synth ikilisi kim ki o, Arter’e konuk olacak ve 21.30’da başlayıp arka arkaya gerçekleşecek konserlerinde ilk kez aynı sahneyi paylaşacaklar.
Arter Öğrenme Programı kapsamında gerçekleştirilen rehberli turlar, 21 Haziran’da, saat 12.00’de İngilizce; 13.00, 15.00, 17.00, 19.00, 20.30 ve 22.00 saatlerinde ise Türkçe rehberli turlar düzenlenecek.
Paribu ile “Arter’de Uzun Cumartesi” hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Batuhan Tozkoparan’ın farklılıkları kabullenme ve her hâliyle kendini sevme üzerine gülümseten bir hikâye anlattığı, İpek Konak’ın resimlediği Babaannemin Bigudileri, Martı Çocuk Yayınları’ndan çıktı.
Babaannemin Bigudileri, okurlarını dostluk, özgüven, aile bağları ve arkadaşlık üzerine bir yolculuğa çıkarıyor.
“Yaz tatili, güneşli günler, kumdan kaleler… Ve babaanne yazlığı!
Batu için bu yaz biraz farklı. Severek okuduğu kitabın kıvırcık saçlı başkahramanıyla karşılaşınca kendi saçlarının da tıpkı onun gibi olmasını ister. Ama bunun nasıl olacağına dair en ufak bir fikri bile yoktur.”
Dünyaca ünlü besteci ve piyanist Fazıl Say’ın 50 yıllık müzik yolculuğuna odaklanan “Piyano Başında 50 Yıl” başlıklı konser, 3 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.15’te ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek.
ENKA Sanat, daimi sanatçısı Fazıl Say’ın, 1975 yılında ilk piyano dersinden günümüze yarım asırlık hikâyesini ele alan “Piyano Başında 50 Yıl” başlıklı konserini sanatseverlerle buluşturuyor. Sanatçının deyimiyle, “Bu 50 yılın hikâyesini bilen Türk halkıyla Türk halkını temsil eden Fazıl Say arasında bir selamlaşma” niteliği taşıyan konserde, yeni eserlerinin yanı sıra büyük beğeni toplayan solo piyano bestelerinden de oluşan özel bir repertuvar sunulacak. Yarım asırlık müzikal birikimin izlerini taşıyan bu özel gecede, sanatçı, yalnızca müzikal üretimini değil, aynı zamanda sanatıyla kurduğu kişisel bağları da dinleyiciyle paylaşacak. Program boyunca seslendireceği eserler hakkında bilgi verecek olan sanatçı, böylece izleyicileri eserlerin arka planına ve yaratım sürecine tanıklık etmeye davet edecek.
3 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.15’te ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek “Piyano Başında 50 Yıl” konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Laleper Aytek’in küratörlüğünde 14. Bursa Uluslararası Fotoğraf Festivali’nden bir seçki sunan “Şehrin İtirazı” sergisi Mecidiyeköy Sanat’ta İstanbullularla buluşuyor.
Bursa’nın ardından İBB Kültür ve İBB Miras iş birliğiyle İstanbul’daki sanatseverlerle buluşan sergi temasını Feride Çiçekoğlu’nun aynı adlı kitabından alıyor. “Şehrin İtirazı” sergisi, festivalde solo sergileriyle yer alan17 fotoğrafçının 58 eserinden oluşuyor. Sergide, bu yıl festivalde ilk kez yer verilen “Gençlere Saygı” bölümünde eserleri sergilenen 6 genç sanatçının fotoğrafları da İstanbullularla buluşuyor. Festivalde olduğu gibi seçkide de kadın fotoğrafçıların %61 oranla temsil edildiği “Şehrin İtirazı” sergisi, bugüne kadar hiçbir festival ve seçkide olmayan bu gurur verici oranla da dikkat çekiyor.
“Şehrin İtirazı”nda A. Nur Türk, Cem Ersavcı, Denef Huvaj, Dersu Saral, Dina Ogavona, Ece Nur Saygın, Emre Baykal, Gülbin Özdamar Akarçay, Murat Aslan, Mustafa Mesut Şık, Nur Sevim Başar, Reyhan Mente, Savaş Onur Şen, Sevil Alkan, Suzan Pektaş, Şafak Hacaloğlu ve Yasemin Çinal’ın çalışmaları yer alıyor. Sergi, 14. Bursa Uluslararası Fotoğraf Festivali’nin sürdürülebilirlik, yaygınlık ve görünürlük olmak üzere 3 ana eksen üzerinden kurgulanan yaklaşımını Bursa dışına taşıyarak İstanbul’da da sürdürüyor.
“Şehrin İtirazı” sergisi, 14 Eylül 2025 tarihine kadar pazartesi hariç her gün 10.00 – 18.00 saatleri arasında Mecidiyeköy Sanat’ta ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.
İlk fotoğraf Denef Huvaj'a aittir.
Yaşayan en önemli feministlerden ve kültür yorumcularından Jacqueline Rose’un günümüz dünyasını daha iyi kavramak için Albert Camus, Sigmund Freud ve Simone Weil’in yapıtlarına başvurduğu denemelerinden oluşan kitabı Veba – Çağımızda Ölümü Yaşamak, Burcu Tümkaya’nın çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı.
Kitapta yazar Batı’da, ölümü hayat düzenimizi ihlal eden, uzak tutulacak bir işgalci olarak düşünmenin başarısızlığa mahkûm savunmacı bir tavır olduğunu vurgulayarak “ölümü yaşamak”ta ısrar ediyor. Rose; ölüme yönelik radikal bir saygının daha eşit bir servet paylaşımıyla birlikte düşünülebileceğini öne sürerken, bu tezinden yola çıkarak Covid-19 pandemisi yahut Ukrayna’nın işgali gibi yakın dönemde meydana gelen felaketlerin yarattığı ruh durumlarını mercek altına alıyor.
“Ölüm ve ölmek artık insan deneyiminin sınırları dışına itilemediğinde veya bilinç tarafından reddedilemediğinde ne olur? Ölüm çok yakına geldiğinde, dahası soluduğun havaya karışma ihtimali doğduğunda kişi ölümle hatta “ölümü nasıl yaşar”?”
Kadın Dans Tiyatrosu, KADIN adlı performans ile ISS Türkiye’nin ana sponsorluğunda ve Özel Açı Lisesi iş birliğiyle 22 Haziran Pazar günü Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) sahneye çıkacak.
Üç bölümden oluşan KADIN performansı, Türkiye dâhil üç farklı ülkeden, üç kadının gerçek yaşam öyküsünü sahneye taşıyor. Şiddete karşı dayanışma, dansın evrensel diliyle sahnede vücut bulurken; izleyicilere hem duygusal hem de ilham verici bir deneyim sunuluyor. Gösteri, kadına yönelik şiddete karşı güçlü bir sanat diliyle farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Gösteriden elde edilecek tüm bilet gelirleri, ISS Türkiye aracılığıyla TOÇEV’in kız çocuklarının eğitimi için oluşturduğu fona aktarılacak.
Yaşları 13 ve 18 arasında olan Özel Açı Lisesi dans öğrencilerinden oluşan Kadın Dans Tiyatrosu, etkileyici ışık ve ses tasarımıyla öne çıkan bu gösterisinde, kadına yönelik şiddet konusuna dikkat çekmeyi ve görsel sanatlar yoluyla geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyor. Yönetmenliğini İlayda Özne Kankaynar’ın üstlendiği proje, toplumsal sorunlara sanat aracılığıyla çözüm odaklı bir yaklaşım sunuyor.
Topluluk, bugüne dek sahneledikleri her gösteriden elde ettikleri gelirleri, şiddet mağduru kadınlara ve kız çocuklarının eğitimine destek sağlayan sivil toplum kuruluşlarına bağışladı. Daha önce TOÇEV, TEV, KEDV, Yardım Sevenler Derneği ve KASİDER gibi kurumlara katkı sağlayan Kadın Dans Tiyatrosu, bu kez gelirlerini Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı’na (TOÇEV) bağışlayacak.
Kadın Dans Tiyatrosu’nun KADIN adlı dans performansının biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Anna Laudel İstanbul, “Kaldırımın Bittiği Nokta” ve “Anlaşıldığın Yerde” başlıklı iki karma sergiyi 31 Ağustos’a kadar Gümüşsuyu’ndaki galeri mekânında sanatseverlerle buluşturuyor.
İzleyiciyi hem kentin ritmiyle hem de bireysel varoluşun dönüşümleriyle yüzleşmeye davet eden “Kaldırımın Bittiği Nokta” ve “Anlaşıldığın Yerde” başlıklı karma sergiler, 12 sanatçının farklı teknik ve yaklaşımlarla ürettiği eserleri bir araya getiriyor.
“Kaldırımın Bittiği Nokta” başlıklı sergi, ziyaretçileri şehirle ve sokakla kurduğumuz bağı yeniden düşünmeye, gündelik hayatın telaşlı temposu içinde gözden kaçanları görmeye davet ediyor. Lennart Brede, Ramazan Can, Tuğçe Diri, Bilal Hakan Karakaya, Ardan Özmenoğlu, Daniele Sigalot, Cem Sonel ve Serpil Yeter’in eserlerini bir araya getiren seçki, kentin ritmine, yüzeyine ve hafızasına dokunan izleri sunarken, şehrin çeşitliliği kadar, bu çeşitlilikten ilham alan sanat üretimlerinin de farklı biçimlerini gözler önüne seriyor. Sergideki sanatçılar, sokağın ve şehrin farklı noktalarından ilham alarak, detaylarda saklı hikâyeleri çeşitli tekniklerle yeniden yorumluyor.
“Anlaşıldığın Yerde” ise izleyiciyi çiçeklenme teması etrafında dönüşüm üzerine düşünmeye teşvik ediyor. Ramazan Can, Ertuğrul Güngör & Faruk Ertekin, Bilal Hakan Karakaya, Ekin Su Koç, Ardan Özmenoğlu, Özlem Yenigül ve Hanefi Yeter’in eserlerinin yer aldığı sergi; resim, heykel, seramik ve dijital medya gibi farklı ifade biçimlerine yayılan geniş bir sanatsal yelpazeyi izleyicilere sunuyor. İlhamını anonim bir söz olan “İnsan, anladığı ve anlaşıldığı insanda çiçek açar” ifadesinden alan sergi, ziyaretçilerine bu ideali hatırlatıyor. Sergideki her bir eser, insanın ve nesnelerin her alanda deneyimlediği değişimlerin, görünmeyen potansiyelin ve zamana yayılan bir dönüşümün izlerini taşıyor.
Künye:
1. Serpil Yeter Salı Pazarı Serisi/Series, 2000 Chromogenic print on Fujifilm Fujicolor Crystal Archive Paper 40.5h x 60.5w cm (unframed) 16 x 23 7/8 in 42.5 x 62.5 x 1.5 cm (framed) 16 3/4 x 24 5/8 x 5/8 in Edition of 3 plus 1 AP (SY040)
2. Tuğçe Diri b. 1984 Artisanal Iteration Series, 'İstanbul', 2023 Oil on canvas 180h x 140w cm (unframed) 70 7/8 x 55 1/8 in 184h x 143w x 5d cm (framed) 72 1/2 x 56 1/4 x 2 in (TD162)
3. Ardan Özmenoğlu b. 1979 Blow my mind, 2024 Diasec 150h x 225w cm 59 x 88 5/8 in (AÖ563)
4. Hanefi Yeter b. 1947 Anlaşılmak, 2023 Acrylic paint on canvas 150h x 140w cm 59 x 55 1/8 in (HY314)
Çağdaş Amerikan edebiyatının sevilen yazarlarından Sally J. Pla’nın her yaştan okura ilham verecek ödüllü romanı İçimdeki Okyanus, Banu Ünal’ın çevirisiyle Günışığı Kitaplığı’ndan çıktı.
İçimdeki Okyanus; korkularının ve dalgaların karşısında cesaretle duran, yaşama ve sevdiklerine umutla tutunan farklı bir çocuğun etkileyici hikâyesini anlatıyor. Kırılgan duygular, sessizliğe sığınan ama sabırla kendi dalgasını bekleyen bir çocuğun dilinden okura ulaşıyor.
“Maudie, yaz tatillerini çok sevdiği babasıyla geçiren, otizmli bir çocuktur. O yaz, Kaliforniya ormanlarını yutan büyük yangında, babasının dağ kulübesi de küle döner. Babasının büyüdüğü sahil kasabasına taşınmak ve karavanda yaşamak zorunda kalırlar. Lüks hayat düşkünü annesinin ve üvey babasının yanına dönmek istemeyen Maudie, yeni arkadaşlar edinir. Usta sporcu Etta sayesinde dalga sörfü öğrenmeye başlar. Kasaba festivalindeki yarışma için hazırlanırken, aklında sadece kışın da babasıyla kalmak vardır…”
Selin, ilk albümü Tek Kişilik Masa’nın lansman konserini 20 Haziran tarihinde KüçükÇiftlik Bahçe’de gerçekleştirecek.
Pop, rock ve alternatif türleri harmanlayarak güçlü vokali ile birleştirdiği 12 şarkıdan oluşan albümü Selin ilk kez canlı olarak seslendirecek. Konsept albüm olan Tek Kişilik Masa’da Sertab Erener, Mabel Matiz, Dolu Kadehi Ters Tut ve Canozan düetleri de dikkat çekiyor.
Albümün çerçevesini “İnsanın içindeki gücü keşfetmek için o masaya tek başına oturmayı öğrenmesinin hikâyesi” olarak çizen Selin, lansman gecesinde sürpriz konuklar, özel sahne tasarımı ve güçlü canlı performansı ile unutulmaz bir gece yaşatmayı hedefliyor.
Tek Kişilik Masa’nın lansman konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.