NELER OLUYOR
  • 05-08-2020

    Stephenie Meyer, Alacakaranlık serisini vampir Edward Cullen'in bakış açısıyla anlatan Midnight Sun’ı, projenin üzerinden 12 yıl geçtikten sonra nihayet okuyucularla buluşturdu. Dün sabah piyasaya sürülen kitap kitap listelerinde hızla üst sıralara tırmandı.

    Stephenie Meyer tarafından kaleme alınan Alacakaranlık serisinin vampir Edward Cullen perspektifinden yeniden anlatımına dayanan Midnight Sun isimli kitap projesi, taslak metnin basına sızdırılmasından sonra 2008 yılında rafa kaldırılmıştı.

    Meyer, kitabın taslak metninin bir şekilde ele geçirilip basına sızmasının ardından projeden vazgeçmiş ve konuyla ilgili, “Bu bir yazar hakkında olabilecek en büyük ihlallerden biri,” açıklamasını yapmıştı.

    Vejeteryan vampir Edward ve onun genç-insan sevgilisi Bella'nın hikâyesini Edythe Cullen ve Beau Swan’ın perspektifiyle buluşturan Meyer, hikâyenin cinsiyet değiştiren yeni bir versiyonu üzerine çalışıyordu. Geçtiğimiz Mayıs ayında projeye nihayet bir son verdiğini açıklayan Meyer, kitabın 4 Ağustos 2020’de okuyucularla buluşacağını duyurmuştu.

    Meyer’in Midnight Sun’ı için Amerika’da 1 milyon, Birleşik Krallık’taki Atom Books tarafından ise 300 bin ciltli kitap basıldı. İlk hafta verilerine göre satışların büyük bir patlama yapması bekleniyor.

    Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan yayıncı James Gurbutt, şu ifadeleri kullandı:

    Midnight Sun, her zaman için önemli bir projeydi. Hayranlar yıllar önce kitaptan bazı bölümleri okumuştu, bu yüzden onun devamını bekliyor ve daha fazlasını talep ediyorlardı. Şimdi, bu sızıntıdan yıllar sonra nihayet hikâyenin tamamına kavuşuyorlar. Kitapçıların yakın zamanda yeniden açıldığı gün, bunun tüm perakende kitap satıcıları için gerçekten önemli bir yayın olmasını umuyoruz.”

    Meyer ise konuyla ilgili yaptığı son açıklamalarda hikâyenin devamının Edward’ın bakış açısıyla anlatılmayacağını, bunun onun için bir son olduğunu belirtiyor. Meyer, bu yeni serüveni yazmanın “pek de hoş bir süreç” olmadığını da sözlerine ekliyor.

    ​Kaynak: The Guardian

    0
    0
    236
  • 05-08-2020

    Pandemi dolayısıyla uzun süredir birçok projesinin gecikeceğini açıklayan Disney, son dönem çalışmalarından Mulan’ın 4 Eylül 2020’de izleyicilerle buluşacağını duyurdu.

    Konuyla ilgili Variety’nin elde ettiği bilgilere göre Mulan, Disney+ aboneleri tarafından 29.99 dolara kiralanıp izlenebilecek. Bir Çin destanına dayanan film ayrıca Disney+ erişimi olmayan bölgelerdeki çeşitli sinema salonlarında da gösterime girecek.

    Dünyada özellikle film ve sanat endüstrisindeki büyük belirsizlik devam ederken Disney tarafından yapılan bu hamle, ileriye dönük yeni bir projenin ilk adımı olarak değerlendiriliyor. Orijinal plana göre geçtiğimiz Mart ayında izleyicilerle buluşması planlanan Mulan, stüdyonun pandemi nedeniyle aldığı karar doğrultusunda bekletilmiş ve piyasadan geri çekilmişti. Bununla birlikte gerek Amerika gerekse tüm dünya üzerindeki etkisi devam eden salgın, AMC ve Regal gibi büyük sinema salonu zincirlerinin kapılarını kapalı tutmasına neden olmuş, stüdyoları gelecek hamleleri konusunda oldukça zor bir duruma düşürmüştü.

    Temmuz ayına gelindiğinde Mulan ile ilgili belirsizlik devam ederken Disney bu konuda yeni bir hamle yapmak için çalışmalarını sürdürdü.

    Stüdyo tarafından yapılan son açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Geçtiğimiz birkaç ay bize açıkça gösterdi ki tüm dünyada etkili olan sağlık krizi nedeniyle önümüzdeki süreçte hiçbir şey yayımlayamayacağız. Bugün son gelişmeler bize gösteriyor ki Mulan için tüm yayın programını durdurmamız gerekiyor ve bu filmi merakla bekleyen izleyicileri derinden etkileyecek.”

    ​Kaynak: Variety

    0
    0
    130
  • 05-08-2020

    Netflix, American Horror Story’nin yaratıcıları tarafından kaleme alınan ve başrolünde Sarah Paulson’ın yer aldığı Ratched’in resmi fragmanını izleyicilerle paylaştı.

    18 Eylül 2020 Cuma günü tüm dünya ile aynı anda Netflix üzerinden izlenebilecek dizi, dünyanın en fazla iz bırakan karakterlerinden biri olan Hemşire Ratched’in hikâyesini izleyicilerle buluşturacak.

    Ryan Murphy ve Ian Brennan tarafından yaratılan Ratched, bir akıl hastahanesinde çalışan hemşire Mildred Ratched’in dram dolu hikâsine odaklanıyor. Mildred, 1947 yılında insanlar üzerinde deneyler yapan bir hastahanede çalışmak üzere Kuzey California’ya gelir. Zaman içinde hastahanedeki insanlarla sıkı ilişkiler kuran Mildred’in davranışları ve tepkileri zamanla değişmeye başlar ve işler bir süre sonra daha da karanlık bir hâl alır.

    ​Evan Romansky tarafından Guguk Kuşu’nun efsanevi Hemşire Racthed karakterinden ilham alınarak meydana getirilen Ratched’in başrollerinde Sarah Paulson, Finn Wittrock ve Judy Davis gibi isimler yer alıyor. 

    https://www.youtube.com/watch?v=3YXro-vCxAQ

    0
    0
    170
  • 04-08-2020

    Simon Killer ve Afterschool’un yönetmeni Antonio Campos'un son filmi The Devil All the Time etkileyici oyuncu kadrosuyla bu yılın öne çıkan filmlerinden oldu. Tom Holland, Bill Skarsgård, Riley Keough, Jason Clarke, Sebastian Stan, Haley Bennett, Harry Melling, Eliza Scanlen, Mia Wasikowska ve Robert Pattinson’un rol aldığı Netflix filmi, bu yılın sonbahar festivallerini pas geçecek ancak 16 Eylül 2020’de izleyicilerle buluşması planlanıyor.

    Donald Ray Pollock’un romanından uyarlanan The Devil All the Time, bir Midwestern Gothic (Orta Batı Gotik) masalı olarak da kabul ediliyor. Yirmi yılı kapsayan bu ilginç masal, kendilerini ve sevdiklerini tehdit eden kötü güçlere karşı genç Arvin Russell'ın etrafında birleşen karakterlerin hikâyesini anlatıyor. Yönetmen Campos’un daha önceki çalışmalarından yola çıkarak geliştirdiği filmin bu adaptasyona sert bir duygusal bakış getireceği düşünülüyor.

    Campos, konuyla ilgili EW’ye yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanıyor:

    “Adaptasyon için zor bir kitaptı çünkü içinde sevdiğimiz birçok şey vardı. Güney gotiğinin ve noir’in büyük bir hayranıyım ve bu ikisini mükemmel bir şekilde bir araya getirmek istiyorum. Bazen bir adaptasyon gerçekleştirirken şöyle düşünebilirsiniz: Tamam, burada iyi bir fikrin tohumları var ama ben her şeyi atarak sıfırdan başlayacağım. Bu durum tam da şöyle: Her şeyi seviyoruz!”

    The Devil All the Time, 16 Eylül 2020’den itibaren Netflix üzerinden izlenebilecek.

    ​Kaynak: The Film Stage

    0
    0
    237
  • 04-08-2020

    Arcade Fire, geçtiğimiz hafta The Suburbs’ın 10. yıldönümünü kutlamak için sosyal mesafe kurallarını gözeterek canlı bir “Sprawl II (Mountains Beyond Mountains)” performansı gerçekleştirdi. Régine Chassagne ve Win Butler tarafından gerçekleştirilen performans, Good Morning America'dan Robin Roberts'ın ev sahipliğindeki bir canlı yayının parçası olarak hayat buldu. Chassagne ve Butler ayrıca 2004 tarihli Funeral’dan “The Suburbs” ve “Haiti”ye dair de birer performans gerçekleştirdi.

    Arcade Fire tarafından “Sprawl II.” ile ilgili yapılan paylaşımda ayrıca şu ifadelere yer verildi: “The Suburbs şimdi 10 yaşında. Hep birlikte yeniden müzik yapmak için sabırsızlanıyoruz. O zamana kadar güvende ve sağlıklı kalın.”

    Butler, geçtiğimiz Nisan ayında hayranları için 2017 tarihli Everything Now’dan “Work Is Flowing”i söylemişti. Sanatçı konuyla ilgili salgın sürecine de atıf yaparak şu değerlendirmelerde bulunmuştu: “Şu anda olanlarla ürkütücü bir şekilde yakınlık duyduğumuz birçok lirik ve müzikal tema üzerinde çalışıyorduk.”

    Arcade Fire tarafından yapılan paylaşıma buradan ulaşabilirsiniz.

    ​Kaynak: Pitchfork

    0
    0
    214
  • 04-08-2020

    Stephen King, doğaüstü güçlere sahip bir çocuğun mezarın ötesinden gelen bir suçluyla olan mücadelesini anlatan yeni suç romanı Later’ın Mart 2021 yılında okurla buluşacağını duyurdu.

    Geçtiğimiz pazartesi günü King, Twitter hesabından paylaştığı kitabın kapağı ile müjdeli haberi verdi. Kapakta yer alan “Sadece ölülerin sırrı yoktur” sloganı dikkat çekti. Later, diğer iki kitabı The Colorado Kid (2005) ve Joyland (2013) gibi Hard Case Crime tarafından basılacak.

    Kitap, King hayranlarının tanıdık olduğu temalarla öne çıkıyor: Ergenlik çağı, kötü güçlerin harekete geçmesi, masumiyet kaybı. Romanın kahramanı Jamie Conklin, doğaüstü yetenekleri sayesinde “kimsenin göremediğini görebiliyor, öğrenemediğini öğreneniliyor”. Jamie, bir NYPD dedektifine mezarın ötesinden gelen, ölümle tehdit eden ölü bir katili bulmasında yardımcı oluyor - ancak özel güçlerini “korkunç bir bedel” karşılığında kullanabiliyor.

    Kitabın editörü Charles Ardai yaptığı açıklamada şunları söyledi:“Later, büyümek ve şeytanlarla yüzleşmekle ilgili ister mecazi ister gerçek anlamda olsun -ki Stephen King romanlarında bu zaman zaman gerçekten olur- güzel bir roman. Korku verici, hassas, kalp kırıcı ve dürüst bu romanı okurlara sunmaktan heyecan duyuyoruz.”

    ​Kaynak: Independent

    0
    0
    233
  • 04-08-2020

    Wong Kar Wai, uzun zamandır beklenen yeni projesi Blossoms’ı hayata geçirmek için yola koyuldu. Yapım süreci için heyecanlı çalışmalar sürerken Blossoms Şanghay’ın tam başlıklı film posterleri izleyicilerle paylaşıldı. Salgın nedeniyle geciken ve 9 ay boyunca devam edecek prodüksiyonun ardından, filmin gelecek yılın bahar ayında Şanghay’da tamamlanması bekleniyor.

    Jin Yucheng’in romanından uyarlanan film, 60’lı yılların başından 90’larda sona erecek Çin Kültürel Devrimi’ni yaşayan Şanghay’daki üç karakterin izini sürecek. Yönetmenin geçtiğimiz yıl yaptığı çeşitli açıklamalara göre ise “Blossoms, In the Mood for Love ve 2046’nın üçüncü bölümü olarak” da görülebilir.

    Hu Ge, Ma Yili, Kris Wu ve  Xin Zhilei gibi isimlerin rol aldığı bilinen proje, iki farklı form şeklinmde izleyicilerle buluşacak. İlk olarak  Wong Kar-Wai tarafından yönetilecek bir dizi, ardından ise yapım şirketi Jet Tone Films’in açıklamarına göre yine usta yönetmen tarafından yönetilecek bir film izleyicilerin beğenisine sunulacak. Senaryosu Şanghaylı senarist Qin Wen tarafından kaleme alınan yapım, Akademi Ödüllü görüntü yönetmeni Peter Pau'nun görsel denetiminde gerçekleştirilecek.

    Filmin sinopsisi ise şu şekilde:

    Blossoms Şanghay, esrarengiz bir şekilde kendi kendine milyoner olan Bay Bao'nun (Hu Ge) hikâyesini izleyicilerle buluşturacak. Sorunlu bir geçmişi olan karakter, Şanghay’de henüz genç bir oportünist iken yükselmek için birçok şey yapar. 1990’lı yıllardaki devasa ekonomilk büyümeyi arka planda izleyicilerinm beğenisine sunan yapım, göz kamaştırıcı zenginliği ve onun peşinden koşan dört sembolik kadını anlatır: macera, onur, aşk ve masumiyet.

    Konuyla ilgili çelitli açıklamalar yapan Wong Kar-Wai, şu ifadeleri kullanıyor:

    “Jin Yucheng'in bir dönüm noktası olarak kabul edilebilecek romanı Blossoms, doğduğum şehre olan aşkımı görselleştirmek ve izleyicilerin beğenisine sunmak için harika bir zemin oldu. Yapım ile izleyicileri Şanghay’ın refah seviyesini yükselten 1990’lı yıllarınn başına götürüyorum ve onları Şanghay sakinlerinin hayatlarındaki entrikalarla yüzleştiriyorum.”

    ​Kaynak: The Film Stage

    0
    0
    125
  • 04-08-2020

    Çalışmalarında kullandığı canlı renklerle tanınan sanatçı Willian Santiago, Güney Brezilya’da yaşadığı şehir olan Londrina civarında gördüğü hayvanları belgelemeye ve onları eserlerinde temsil etmeye devam ediyor. Özellikle vahşi hayvan resimlerine hayat verirken ağırlıklı olarak parlak mavi, yeşil ve kırmızı rengi kullanan sanatçı, Brezilya sanatında sıkça görülen tahta blok baskıları ve geometrik şekilleri de çalışmalarına dâhil ediyor.

    İllüstrasyon çalışmalarıyla ilgili WePresent’e çeşitli açıklamalarda bulunan sanatçı şu ifadeleri kullanıyor:
    “Keşfetmeyi seviyorum. Bir illüstrasyon oluştururken en fazla zaman harcadığım konu da bu aslında. Renkler insanlarda farklı etkiler yapabiliyor. Ben çoğunlukla çalışmalarımın insanların eğlence dürtüsünü harekete geçirmesini istiyorum.”

    Santiago, çeşitli platformlardan yaptığı illüstrasyon paylaşımlarına Instagram hesabı üzerinden devam ediyor.

    ​Kaynak: ThisIsColossal

    0
    0
    262
  • 03-08-2020

    Londra’daki The Design Museum, 31 Temmuz Cuma günü orijinal köklerinden fütüristik rüyalarına kadar elektronik müziğin hipnotik dünyasını araştıran yeni sergisi ile uzun bir aranın ardından sanatseverlerle buluştu.

    Kraftwerk, The Chemical Brothers, Jeff Mills, Daphne Oram, Jean-Michel Jarre, Kevin Saunderson, Juan Atkins, Frankie Knuckles, Suzanne Ciani, Björk ve Aphex Twin gibi vizyon sahibi isimleri bir araya getiren bu yeni sergi; ziyaretçilerin tasarım, teknoloji ve yeniliğin bu ilginç türü nasıl dönüştürüp güçlendirdiğini keşfe çağırıyor.

    Salgın nedeniyle alınan önlemlere dikkat edilerek yeniden açılan The Design Museum, elektronik müzik, çağdaş tasarım, moda ve sanat arasındaki bağlara odaklanıyor ve tüm bu alanlar arasında yeni bağlantılar kuruyor. Bu kapsamda sanatçılar Andreas Gursky, Christian Marclay ve Jeremy Deller; grafik tasarımcılar Peter Saville ve the Designers Republic ile moda tasarımcıları Charles Jeffrey for Loverboy güçlerini birleştiriyor ve çalışmalarıyla ziyaretçileri yeni bir dünyaya doğru uzun bir yolculuğa çıkarıyor.

    Müzeye gelen ziyaretçiler Fransız DJ Laurent Garnier tarafından özel olarak tasarlanan dijital çalışma ve film müziklerini dinleme şansına sahip oluyor. Birçok farklı türden video çalışmasının da yer aldığı sergi, ziyaretçilere CORE ışığı yerleştirmeleri de içeren 1024 farklı mimari tasarım vadediyor.

    Yeni bir dizi düşüncesiyle canlı olarak gerçekleştirilen AV performanslarını da deneyimleme şansına sahip olan sanatseverler, çoklu-duyusal yerleştirmeler arasında oldukça sıra dışı bir yolculuğa çıkıyor. The Chemical Brothers’ın efsanevi canlı şovlarını ve filmlerini görme imkânı da bulan ziyaretçiler, ayrıca Smith & Lyall’le tanışma şansına erişiyor. Sanatçılar sergi kapsamında “No Geography” Tour’dan ilham alarak yarattıkları şovu, yeni düzenlemelerle geliştiriyor.

    Süreç zarfında Londra’daki The Design Museum’u ziyaret eden sanatseverler, Weirdcore’un Aphex Twin’in “Collapse” için yarattığı görsel dünyaya yakından tanık oluyor ve 50 yıllık efsanevi grup Kraftwerk'i 3D olarak deneyimleme şansına sahip oluyor.

    ​Küratörlüğünü Jean-Yves Leloup’un üstlendiği sergi hakkında daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    277
  • 03-08-2020

    Yeni bir çağdaş sanat platformu olan Schoeni Projects, yenilikçi bir anlayışla meydana getirdiği kültürler arası görsel serisini yaratıcı mekânlarda sanatseverlerle buluşturuyor.

    Londra’daki platformun açılış sergisi, çevrim içi olarak açılan ve randevu alarak 24 Ağustos 2020 tarihine kadar görülebilecek bir Victoria dönemi konağında gerçekleşiyor. Şu an için yenileme çalışmalarının sürdüğü konak gelecek yıl ziyaretçilerle buluşacak.

    “disCONNECT” başlıklı sergi içerisinde yer aldığı yapıyı tamamen dönüştürüyor ve Portekiz’den Alexandre Farto (Vhils) de dâhil olmak üzere 7 farklı ülkeden 10 sanatçının çalışmasıyla ortaya sıra dışı bir hikâye çıkarıyor.

    Schoeni Projects’teki, Hkwalls’un iş birliğiyle yaratılan sergi temel olarak sadece COVID-19’un etkilerini izleyicilerle buluşturmuyor, aynı zamanda küresel krizin yaratıcı ve fiziksel kısıtlamalarını da yansıtıyor. “disCONNECT”, salgına karşı psikolojik ve politik tepkileri merkeze alırken benzer şekilde bu iki unsur arasında teknolojinin rolünü de araştırıyor.

    Portekizli sanatçı Vhils, sergi kapsamında salgın sırasında Lizbon’daki stüdyosunda ürettiği bir işi sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Bir evin kütüphane kapılarını dönüştürdüğü eser, sanatçının dokunuşlarıyla yepyeni bir kimlik kazanıyor. Kapı, sokaktan toplanıp lazerle biçimlendirilerek odanın ortasına yerleştirilmiş metal plakalar da içeriyor ve “Camada Series #26” başlığını taşıyor.

    Vhils’in çalışmaları kapı, çeşitli basılı materyal ve elementleri bir araya getiriyor. Genellikle göz ardı edilen unsurları üretimlerinde kullanan sanatçı, bu farklı maddelerden kavramsal olarak yeni çıkarımlar yapmaktan hoşlanıyor.

    Vhils, 2017’de gerçekleştirdiği bir söyleşide şu ifadeleri kullanıyor: “Hâlihazırda mevcut olan tüm yüzey ve katmanları yok ederek bunları portrelerim için birer renk katmanı olarak kullanmak istiyorum. Bu benim için çok yoğun bir süreç. Bu işin nasıl sonuçlanacağını bilmediğiniz için yaratılışı da bir o kadar tuhaf ve kaotik.”

    ​Kaynak: Designboom

    0
    0
    242
DAHA FAZLA
Geldanlage