
Claire Lynch’in bir anneyi merkeze alarak aile, sırlar ve aidiyet üzerine sarsıcı bir hikâye anlattığı romanı Aile İçi Bir Mesele, Dilara Alemdar’ın çevirisiyle Holden’den çıktı.
Lynch, romanında 1980’ler Britanyası’nda lezbiyen bir annenin çocuğunun velayetini kaybetmemek için verdiği mücadeleyi konu alıyor. Tarihsel gerçeklerin gölgesinde o dönemde bir kadın boşandığında çocuklarının velayetini alması olağan kabul edilebilirdi. Ancak aynı kadın lezbiyense, meselenin rengi değişirdi. 80'lerde Britanya'da boşanma davalarına giren lezbiyen annelerin yaklaşık %90'ı çocuklarının velayetini kaybetti. Bazıları partnerleriyle ilişkilerini gizlemek zorunda kaldı. Bazılarının çocuklarıyla görüşmesine ancak belirli koşullar altında izin verildi. Böylece pek çok kadın için son derece acımasız bir seçim ortaya çıktı: “Kendin olmak mı, anne kalabilmek mi?”
“Genç bir kadın kalbinin sesini dinlemeye karar verdiğinde kocası beklemediği bir tepki verir. Çirkin bir boşanma süreci başlar ve küçük bir kız çocuğu annesinden koparılır.
1982. Dawn, Hazel isimli bir kadınla karşılaşana kadar kocasıyla kurduğu hayata alışmaya çalışan genç bir annedir. İki kadın arasında oluşan bağ karşı konulamayacak kadar güçlüdür. Bir anda hayat, Dawn’ın hiç beklemediği kadar karmaşık ama aynı zamanda daha neşeli bir hâle bürünür. Ancak sorumlulukları vardır. Tutması gereken sözler ve ilgilenmesi gereken bir kızı vardır.
2022. Heron, doktorundan aldığı bir haberle dünyası altüst olmuş yaşlı bir adamdır. Sessiz ve alışkanlıklarla örülü bir yaşamın içine sıkışıp kalmıştır. Kızına gerçeği söylemek ise neredeyse imkânsız görünmektedir. Heron yıllardır sakladığı diğer sırlar gibi hastalığını da kızına açıklayamaz.”