
Fransız sosyolog ve filozof Roger Caillois’nın insanlık tarihini oyunun merceğinden okuduğu eseri Oyunlar ve İnsanlar, Haldun Bayrı’nın çevirisiyle Doğu Batı Yayınları’ndan çıktı.
Caillois, oyun oynamayı yalnızca çocukça bir eğlence ya da boş zaman aktivitesi olarak görmek yerine kültürün, hukukun, sanatın ve toplumsal kurumların temelini oluşturan kurucu bir unsur olarak tanımlıyor. Oyunları; yarışma (agôn), şans (aléa), -mış gibi yapma (mimicry) ve baş dönmesi (ilinx) olmak üzere dört temel kategoriye ayırıyor. Kuralların disiplini ile özgürlüğün coşkusu arasındaki o hassas dengeyi kusursuz biçimde inceliyor. Antikçağın ritüellerinden modern dünyanın kumarhanelerine, borsadan profesyonel spor müsabakalarına kadar uzanan geniş bir yelpazede, toplumların karakterini oynadıkları oyunlar üzerinden analiz ediyor.
Caillois; disiplinlerarası yaklaşımı, oyun tipolojisi, mimetizm (taklit) ve kutsal üzerine geliştirdiği teorilerle sosyoloji, psikanaliz, edebiyat eleştirisi ve modern oyun çalışmaları alanlarında Jacques Lacan, Georges Bataille ve Jean Baudrillard gibi isimleri derinden etkilemiştir. Ayrıca Caillois’nın oyun ve kültür ilişkisi üzerine kurduğu sosyolojik çerçeve, Türkiye’deki tiyatro ve kültür tarihçiliğinde de izler bırakmıştır. Metin And, oyunun kültürel kökenlerini ve ritüelleri çözümlerken Huizinga ile birlikte Caillois’nın şans, rekabet ve taklit kategorilerine sıklıkla atıfta bulunmuştur.