
Ebru Duruman’ın beden, doğa ve bellek arasındaki geçirgen ilişki üzerinden kimliğin akışkan doğasını araştırdığı “Sessiz Mevcudiyet” başlıklı kişisel sergisi 25 Ekim’e kadar Dirimart Pera’da sanatseverlerle buluşturuyor.
Ebru Duruman’ın en yeni resimlerini bir araya getiren “Sessiz Mevcudiyet”, benliğin sınırlarına ve kimliğin yaşantılar yoluyla aralıksız yeniden şekillenen yapısına odaklanıyor. Üretimlerinde beden ile duygusal alanların etkileşimini, soyutlama ve figürasyonun birlikteliğiyle tuvale aktaran Duruman; canlı renkler, akışkan çizgiler ve dinamik fırça darbeleriyle içsel çatışmaları ve duyusal deneyimleri irdeliyor. Sanatçı bu sergisinde, insan bedeni ile doğal unsurları iç içe geçirerek kimliği durağan bir durumdan ziyade bellek, dönüşüm ve deneyimlerle sürekli yoğrulan canlı bir süreç olarak ele alıyor.
Kişisel bir dönüşüm evresinden beslense de ortak bir insani sorgulamaya uzanan sergi, “Hayatın bizi değiştirmesinden sonra kendimiz olarak kalabilir miyiz?” sorusunun izini sürüyor. Bedenlerin ormanlar, nehirler ve taşlarla bütünleştiği; insan bedeninden doğan peyzajlar ve çözülen yüzlerin yer aldığı kompozisyonlarda içsel ile dışsal arasındaki sınırlar bulanıklaşıyor. Sergi, geçmiş benliğin bütünüyle silinmeyip dönüşen ve yaşayan bir ize evrildiği bir oluş hâlini temsil ediyor.
Künye:
1. Ebru Duruman, Becoming Wild, 2026, Tuval üzerine yağlıboya, Oil on canvas, 140 x 180 cm
2. Ebru Duruman, What Remains, 2026, Tuval üzerine yağlıboya, Oil on canvas, 200 x 300 cm