
Baksı Müzesi, Türk sinemasının usta yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz’un yalnızlık temalı fotoğraf seçkisi “Hayatta ve Fotoğrafta En İyi Pozu Yalnızlar Verir” ile Amerikalı sanatçı Mike Berg’in geleneksel dokumayı soyut sanatla buluşturan “Innocent of Theory” (Kuramdan Arınmış) sergilerini 30 Ekim’e kadar eşzamanlı olarak sanatseverlerle buluşturuyor.
Bayburt’un Bayraktar Köyü’nde yer alan ve geleneksel üretim biçimleriyle çağdaş sanatı buluşturan Baksı Müzesi, sonbahar döneminde iki farklı disiplini ve iki özgün bakışı bir araya getiriyor. Müzenin kente uzaktan bakan konumu, doğası ve sessizliğiyle diyalog kuran bu iki sergi; izleyicileri hem fotoğraftaki yalın duruşlar hem de dokumalardaki çizgiler üzerinden mekân, boşluk, zaman ve sınırlar kavramlarını yeniden düşünmeye çağırıyor.
Zeki Demirkubuz’un Avrupa, Amerika ve Asya’da çektiği karelerden oluşan “Hayatta ve Fotoğrafta En İyi Pozu Yalnızlar Verir”, dramatik kurgudan ve görsel yönlendirmelerden arındırılmış yalın bir fotoğraf dili sunuyor. Sinemasındaki içe dönük ve gözlemci bakışı bu kez sabit karelere taşıyan Demirkubuz; ışık, insan ve mekân ilişkisini Bayburt coğrafyasının suskunluğu ve Çoruh’un akışıyla buluşturarak fotoğraf, mekân ve yalnızlık arasında güçlü bir karşılaşma yaratıyor.
Amerikalı sanatçı Mike Berg’in yalnızca kilimlere odaklanan “Innocent of Theory” (Kuramdan Arınmış) sergisi ise geleneksel dokuma sanatını çağdaş ve soyut bir dille yeniden yorumluyor. Geometrik biçimler ve yüzeyde yaratılan boşluklarla iki ve üç boyut arasındaki görsel algıları sorgulayan Berg, teori ile üretim pratiğini birbirinden ayırmadan iç-dış, doluluk-boşluk ve gelenek-çağdaşlık gibi karşıtlıkları Baksı’nın el sanatları mirasıyla harmanlıyor.
Künye:
1-2. Zeki Demirkubuz, “Hayatta ve Fotoğrafta En İyi Pozu Yalnızlar Verir”
3-4. Mike Berg, “Innocent of Theory”