05 OCAK, SALI, 2016

Ben Farkında Olmadan Yazdığım Karaktere Bürünürüm

Kitaplarının adında küfür olduğu için reklam yapamayan, farkında olmadan yazdığı karakterlere bürünen ve kitapları kendi deyimiyle “Allaha emanet” bir şekilde çok okunanlar listelerine giren Funda Mentaloğlu ya da asıl adıyla Zehra S. Azbay ile yayınlanmış ve yayınlanacak olan kitapları üzerine konuştuk.

Ben Farkında Olmadan Yazdığım Karaktere Bürünürüm

Bir kesim sizi Zehra S. Azbay, başka bir kesim Funda Mentaloğlu olarak tanıyor. Hatta eskiden modellik yaparken kullandığınız başka bir isminiz daha olmuş. Bu kadınlar kim, nereden geliyorlar?

Ben farkında olmadan yazdığım karaktere bürünürüm, oradan geliyorlar. 

Peki, Funda ile Zehra arasındaki farklar neler? 

Funda’yla çok benziyoruz ama o daha cesur. Kıskanıyorum cesaretini, bana da bulaştırıyor. Zaten okuyana da bulaştırıyor. Çok iyi bir yalancı ve benden daha rasyonel. En benzer yönümüz açıklık. 

Funda Mentaloğlu ©Korhan Karaoysal

Bu kadar farklı karaktere bürünmek sizi yormuyor mu? 

Ben farkında olmadığım için yormuyor da yakın çevrem için aynı şeyi söyleyemem. Bazen düşünüyorum da ben olsam benimle arkadaş olmazdım.

Yakın zamanda bürünmeyi düşündüğünüz yeni bir karakter var mı?

Evet var. İspanyol bir Çingenenin hikâyesini yazıyorum. 

Asıl adınızla (Zehra S. Azbay) çıkardığınız kitap satış listelerine dahi giremezken farklı bir isimle çıkardığınız kitaplar uzun süre çok satanlarda yer aldı. Bu durum içinizi burktu mu? 

İlk kitabım biraz yayınevinin azizliği biraz da benim aceleciliğimdi. O zaman yarattığım karakter bu kadar aktüel bir karakter değildi, işe yaramadı. Sonra başka bir karakter yarattım; bu defa işe yaradı. Çünkü bu karakterden bütün dünyada bir tane var. Düşünün bir, bu isimle isim benzerliği ihtimali yok. Fundamental (gereklilik/temel/kökten) hemen her dilde aynı anlamda. Global bir karaktere ev sahipliği yapıyor olmaktan içim burkulmaz gurur duyarım. 

Funda Mentaloğlu ©Korhan Karaoysal

S*ktirgitli Aşklar ve Amk Aşklar’dan sonra Küfürsüz Aşklar geliyor, bu kez neden küfürsüz? 

Çünkü fazla ileri gittik Amk Aşklar ile. (gülüyor)

Küfürsüz Aşklar’da da sokak ağzını mı kullandınız yoksa bu kez farklı üslupla mı yazdınız? 

Funda Mentaloğlu serilerinin dili, üslubu hep aynı kalacak. Canım Funda’dan kurtulmak isterse onu aynen bu sokak ağzıyla gömeceğim. Başka üslup kullanmak istersem de Zehra’nın kendi üslubu var.

Küfürsüz Aşklar’ın yazım sürecinde ne gibi değişiklikler yaptınız?

Saçlarımı gümüşe boyadım, kazılı taraflarını uzattım ve sosyal medyayı tamamen kaldırdım. Whatsapp dâhil. Zaten TV de kullanmıyordum; şimdi sadece mail ve telefon kaldı. Diyet ne kadar sürebilir hep beraber göreceğiz. Canımı sıkan tek şey kitaplar çıkarken tekrar kullanmam gerektiğini söylemeleri. 

Kitap isimleri ile içerik ne kadar tutuyor? Ayrıca kitaplarınızın isminde küfrün olması reklamı zorlaştırmıyor mu?

Funda Mentaloğlu serilerinin içeriğiyle ismi birbirini tutmaz. Küfürlü isimler olduğu için reklam da yapılamaz. Canlı yayına da çıkamıyoruz. Allaha emanet listelere kendi kendine giriyor. (gülüyor) 

Funda Mentaloğlu ©Korhan Karaoysal

Yazarken endişe duyduğunuz bir kesim oluyor mu? Oluyorsa neden?

Acemilik döneminde her şeyden endişe duyardım; annelerden, küçük kızlardan, başörtülü bacılardan, hükümetten, babamdan, sevgililerimden, herkesten endişe duyardım. Sonradan yazma eyleminin sınırsızlık olduğunu keşfettim. Zekat vermek gibi algılıyorum yazmayı. Eğer başkalarını da ilgilendirdiğini düşünmüşsem yazması artık emir gibi oluyor. Bu sefer siz kalemin kölesi oluyorsunuz. Artık tek endişem dürüstçe yazamamaktır.

Bir süre sizi Pucca’ya benzetenler oldu, bunun canınızı sıktığını biliyorum. Peki, Funda ile Pucca arasındaki temel farklar neler?

Fark temelden ziyade daha çok hitap ettiğimiz kesim. Onlar aynı değil. Funda’nın okuyucusu tutkunun peşinde koşan kadınlar, Pucca’nınkiler ise koca peşinde. Okuyucu bizi ayırdı nihayet. Yazdıklarımız da aynı değil, onun edebi bir alt yapısı yok. 

Kimi çevreler tarafından Bukowski’nin kadın haline benzetildiniz. Bu durum sizde nasıl bir his uyandırdı?

Bukowski’yle yakın bir tarihte tanıştım. Bence kendisi Tanrı ve kaleminde çok sihirli bir şey var. Başlarda yüksündüğümü düşündüm çünkü kendi kalemimi aşırı benzettim. 50 yıl önce Kadınlar romanını yazmış ve ben bilmeden Siktirgitli Aşklar’ı yazmışım. Okurken kahkahalar attım, hem kitaba hem de tuhaf biçimde aynı yaptığımız esprilere. Sonradan iyice kurcaladım Bukowski’yi. Hakkında gerekli ve gereksiz her şeyi öğrendim. Bizi bu kadar aynı kılan şey çocukluğumuzun ortak travmalarıymış. Sayesinde bu travmaları da çöp kutusuna atmışlığım var. Bukowski’yi taklit etmediğimden emin bir şekilde, dişisi unvanını onurla taşırım. 

Bir röportajda hedef kitlenizi sorduklarında “14-45 yaş arası kadınlar ve 25-50 yaş arası üç beş tane erkek” demişsiniz. Sokak ağzı erkeklere daha yakın değil mi, hedefteki erkek kitle neden daha az?

Uğraşmak istemedim erkek okuyucuyla. Onların dilini çözmek için ben bile başka erkek yazarları tarıyorum. Kendim anlamıyorum ki. Kadınlar öyle değil ama. Onlara doğru aletleri verirseniz harikalar yaratabilirler. 

Osman Palabıyık ve Funda Mentaloğlu ©Korhan Karaoysal

Kendinizi rock star olarak tanımladığınız doğru mu?

Şu dünyada şarkı söyleyemeyen tek rock star benim.

Yakın zamanda Küfürsüz Aşklar dışında bir kitap daha gelecek mi? 

Zehra Azbay olarak bir de deneme kitabım geliyor. Arka arkaya çıkacaklar. İsmi, Bağışlayan Aşkın Adıyla Oku. Funda’yla alakası olmayıp satış kaygısı gütmeyen bir eser. Edebi ve kesinlikle küfürsüz. 

Umarım gelecek kitapların kaderi güzel olur, son olarak okurlarımıza ne söylemek istersiniz? 

Okumak hayat kurtarır.

0
10630
2
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage