NELER OLUYOR
  • 01-08-2019

    Robert De Niro, Al Pacino ve Joe Pesci’yi bir araya getiren Martin Scorsese’nin yeni filmi The Irishman’dan ilk fragman yayımlandı. Film, 20. yüzyılın en önemli figürleri ile çalışmış ünlü tetikçi ve İkinci Dünya Savaşı gazisi Frank Sheeran’ın gözünden savaş sonrası Amerika’da organize suç dünyasını anlatıyor. Amerikan tarihinin aydınlatılmamış en büyük gizemlerinden efsanevi sendika patronu Jimmy Hoffa’nın kayboluşunu konu alan film, organize suçun perde arkasında yaşanan çatışmalar, rekabet ve siyasi bağlantılarla dolu bir yolculuğa çıkarıyor.

    ​​Film, 27 Eylül’de New York Film Festivali’nde gösterildikten sonra, aynı sene içinde sinemalarda ve Netflix’te de gösterime girecek. 

    https://www.youtube.com/watch?v=WGIPij2Je6M

    0
    0
    1313
  • 01-08-2019

    Tayvan’da bulunan National Chiang Kai-shek Memorial Hall’u “Reshaped Realiy: 50 Years of Hyperrealistic Sculpture” (Yeniden Şekillenmiş Gerçeklik: Hiperrealistik Heykelin 50 yılı) adlı sergi kaplıyor. Sergide yer alan sanatçılar arasında Ron Mueck, Patricia Piccinini, Sam Jinks, Tony Matelli, Jamie Salmon, Carole A. Feuerman ve Zharko Basheski gibi isimler var.

    ​Hiperrealistik sembolik çalışmalar insan formunun çarpıtılmış özelliklerini inceliyor. 1960’lar ve 1970’lerden bu yana, çeşitli heykeltıraşlar insan vücudunun fiziksel olarak gerçek hayatta olduğu gibi görünümüne dayanan bir realizm biçimine dahil oldular. Bu sergi, bedenlerimizi nasıl gördüğümüzün sürekli değişmekte olduğunu vurgulamak için sembolik realizme yaklaşımımızda rol oynayan 5 farklı kilit noktasını ortaya çıkarmayı hedefleyen ilk sergi olma niteliğinde. Sergi 22 Eylül’e kadar devam edecek.

    0
    0
    1362
  • 31-07-2019

    Robert Eggers’ın yeni filmi The Lighthouse’tan ilk fragman yayımlandı. İlk uzun metraj filmi The Witch: A New-England Folktale’i dört sene önce yayımlayan yönetmenin yeni filmi prömiyerini geçtiğimiz mayıs ayında Cannes Film Festivali’nde gerçekleştirdi ve büyük beğeni topladı. ABD’de 18 Ekim’de vizyona girecek filmin ülkemizde ne zaman yayımlanacağı henüz bilinmiyor.

    ​Başrollerini Willem Dafoe ve Robert Pattinson’un paylaştığı film, 1980’lerde ücra ve gizemli bir Yeni İngiltere adasında deniz feneri gözcülüğü yapan iki kişinin hikâyesini anlatıyor.

    https://www.youtube.com/watch?v=Hyag7lR8CPA

    0
    0
    2340
  • 31-07-2019

    Kaliforniya Üniversitesi Berkeley’de Mimarlık Profesörü Ronald Rael ve San José Üniversitesi Tasarım Bölümü’nden Doçent Virginia San Fratello, bu Pazartesi günü ABD ve Meksika sınırının bulunduğu Teksas’taki El Paso’ya ve Meksika’daki Ciudad Juárez’e kurdukları üç adet pembe renkli tahterevallinin açılışını yaptı. Kurulan eserler ayrımın her iki yüzünü de birleştirmeyi hedeflerken bunu çocukların oyun oynayabileceği eğlenceli bir konseptle gerçekleştirmeyi hedefliyor. Yaklaşık 10 yıl önce düşünülen bu konsept Rael’e göre ülkeler arasında bir “dayanak noktası” sağlıyor. Rael ayrıca kurulumun “sınır duvarına neşe, heyecan ve birliktelik” getirdiğini de belirtiyor.

    ​Söz konusu kurulum ABD Başkanı Donald Trump’ın iki ülkeyi ayırmak için “duvar” örmeyi planladığı sınırda kuruldu. ABD yüksek mahkemesi yakın zamanda ABD Başkanı’nın Kaliforniya ve Meksika sınırında şu an bulunan bariyerin yerine duvar örmesi için Pentagon fonundan 2,5 milyar dolar kullanmasına izin verdi. 

    0
    0
    2313
  • 31-07-2019

    İspanya’nın Valensiya şehrinde bulunan Galerie Lelong & Co., Jaume Plensa adlı sanatçıya ait 7 adet heykelin sergileme haberini duyurdu. Suyun içinde bulunan her biri demirden yapılma heykeller, bir kadın kafasının devasa boyutta portresinden oluşuyor. Heykellerin isimleri ise Silvia, Isabella, Laura Asia, Maria, Minna, Carla ve Laurelle şeklinde. Her birinin gözleri kapalı ve bakışları kendi içlerine yönelmiş durumda.

    ​Heykeller sergilenmek için Hortensia Herrero Foundation (Hortensia Herrero Vakfı) tarafından getirildi. Grubun başlıca hedefi dünyanın en iyi heykeltıraşlarından birinin sanatçı hassasiyetini halka tanıtmak. Heykeller 26 Kasım’a kadar gösterimde kalacak. 

    0
    0
    1436
  • 30-07-2019

    Martin Scorsese’nin uzun zamandır merakla beklenen filmi The Irishman dünya galasını New York Film Festivali’nde gerçekleştirecek. Filmin başrollerinde yarı İrlandalı yarı Amerikalı tetikçi Frank Sheeran rolünde Robert De Niro ve sendika başkanı Jimmy Hoffa’yı canlandıran Al Pacino yer alıyor. Charles Brandt’in I Heard You Paint Houses adlı kitabından esinlenen filmde Joe Pesci mafya lideri Russell Bufalino’ya hayat veriyor.

    The Irishman, Scorsese’nin De Niro’yla dokuzuncu iş birliği, Pesci ile ise dördüncü fakat Pacino’yu yönettiği ilk film olma niteliğinde. Film aynı zamanda De Niro’yu ve Pacino’yu 2008’de birlikte rol aldıkları Righteous Kill’den  (Orijinal Cinayetler) bu yana ilk kez bir araya getiriyor.

    ​Film, 27 Eylül’de New York Film Festivali’nde gösterildikten sonra, aynı sene içinde sinemalarda ve Netflix’te de gösterime girecek. 

    0
    0
    1740
  • 30-07-2019

    22 Eylül’e kadar Galleria Continua, Les Moulins 24 farklı sanatçının eserini “güç” teması altında topluyor. “Pouvoir & Pouvoir” (Güç & Güç) adlı koleksiyon “güç” kavramına iki ayrı yönden yaklaşıyor. Herkesin günlük hareketlerini gözlemleyen teşkilatlı otorite olarak “mutlak güç” ve her insanın içinde yatan, içten gelen dayanma gücü olarak “içsel güç”.

    Sergide yer alan sanatçılar temaya kendi yaklaşımlarını getiriyorlar. Kimi güce bir potansiyel olarak yaklaşırken, kimi tesirli olarak ele alıyor. Serginin en ilgi çekici eserlerinden biri Fransız sokak sanatçısı JR’a ait. JR, “içten dışa” projesi kapsamında oluşturduğu anıtsal bir duvar ile karşımıza çıkıyor. Mozaik yüzlerden ve hikâyelerden oluşan bu devasa tablo her insanın içinde yaşayan gücü yakalamaya çalışıyor. Portreler, enerji ve fikirleriyle Les Moulins’in tarihini oluşturan, galerinin kendi çalışanlarından oluşan arkadaş canlısı yüzleri betimliyor.

    Sergide yer alan bir diğer eser ise Fransız sanatçı Kadar Attia’ya ait. Le Grand Miroir du Monde (Dünyanın Büyük Aynası) adlı devasa çalışma tüm yeri kaplıyor. Ayna parçalarından oluşan bir halı gibi görünen bu çalışma, çevresindeki şeyleri yansıtarak gerçek ve hayal ürünü arasında bir illüzyon yaratıyor.

    ​Sergiyi 22 Eylül’e kadar Fransa’nın Paris şehrinde bulunan Galleria Continua, Les Moulins’de inceleyebilirsiniz. 

    0
    0
    1282
  • 29-07-2019

    Peeta adlı sanatçı Almanya’da bir binanın ön cephesine anamorföz görünümlü dev bir duvar çizerek binayı başka bir boyuta taşıdı. Asıl ismi Manuel Di Rita olan İtalyan asıllı sanatçı Mannheim’da bulunan sokağın köşesindeki geometrik tasarımını 2019 stadt.wand.kunst mural projesi için çizdi.

    ​Peeta, kavisli şekillerle birleşen keskin çizgiler gibi soyut şekilleri mimari yapıların biçimini bozmak için kullanıyor. Bütün bu şekiller birleştiğinde büyük bir heykel görünümünü yaratıyor ve var olan yapıdan dışarı fırlamış gibi görünüyor. Sanatçının resim, heykel ve bütün eserleri yapısal markalama ve anamorfizmaların potansiyellerini keşfe çıkıyor. 

    0
    0
    2152
  • 29-07-2019

    Chiharu Shiota’nın ilk büyük sergisi 27 Ekim’e kadar Tokyo’da bulunan Mori Art Museum’da görülebilecek. Berlin’de yaşayan uluslararası sanatçı hatıra, kaygı, düşler, sessizlik ve benzeri soyut değerleri dile getiren performansları ve kurulumlarıyla tanınıyor. Genellikle kendi kişisel deneyimlerinden yola çıkarak oluşturduğu kişilik, sınırlar ve varoluş gibi evrensel konseptleri sorguladığı eserleri tüm dünyadan pek çok insanı kendine çekiyor.

    ​“The Soul Trembles” (Ruh Titrer) adlı Mori Art Museum’da (Mori Sanat Müzesi) bulunan sergi, Chiharu Shiota’nın 25 yıllık külliyatını detaylı bir biçimde deneyimlemek için büyük bir fırsat. Sergide, tüm alan siyah ve kırmızı iplerle kaplanmış durumda. Bu bağlı iplerin arasında yürüyen izleyiciler görünmez bağlar, anılar, tedirginlik, hayaller ve sessizliğin deneysel ve görsel olarak farkına varıyorlar. Sergi aynı zamanda Shiota’nın kariyerinin başlarındaki eserlerin gelişimini ve istikrarını takip eden bir arşiv niteliğinde olan Presence in Absence (Yoklukta Var Olma) adlı yeni bir eseri de içeriyor.

    0
    0
    1975
  • 26-07-2019

    Geçtiğimiz sene haziran ayında bir Egon Schiele uzmanı olan Jane Kallir Queens, New York’ta ihtiyaç sahipleri için düzenlen bir bit pazarında bulunan ve sanatçıya ait olduğu düşünülen bir çizimle ilgili e-posta aldı. Mailde gönderilen fotoğraf buğulu olduğu için Kallir yeni bir fotoğraf gönderilmesini istedi. Yaklaşık bir sene sonra net bir fotoğraf gönderildi ve resim orijinal gibi duruyordu. Resmin sahibi galeriye davet edildi ve Kallir resmi incelediğinde Schiele için 1918’de bazen tek başına bazen de annesiyle modellik yapan bir kadının çizimi olduğunu doğruladı. Resim, aynı çizim seansında çizildiğine inanılan diğer iki resmin yanına yerleştirildi. Yaklaşık 100.000 ve 200.000 dolar arasında değer biçilen resim şu anda Galerie St. Etienne’de gösterimde. Ayrıca resmi bulan kişi, resmin satışından ele edeceği gelirin bir kısmını ihtiyaç sahiplerine bağışlayacağını açıkladı. 

    0
    0
    1754
DAHA FAZLA
Geldanlage