
Lübnanlı sanatçı, yapımcı ve mühendis Fadi Tabbal, geçtiğimiz günlerde Beyrut’ta yaşanan patlama sonrası sanatçıların 34.935 dolarlık maddi kaybını telafi etmek için yeni bir proje başlattı.
Fadi Tabbal’ın kurucusu olduğu Tunefork Recording Studios, yardım projesi Beyrut Müzisyen Fonu’nun duyurusunu gerçekleştirdi. Fon aracılığıyla patlama sonrası ciddi bir ekonomik yıkımla karşı karşıya kalan müzisyenleri desteklemek isteyen kurum, bu kapsamda kampanyadan elde edilecek gelirin müzisyenlerin kaybolan, tahrip edilen veya kullanılamayacak hâle gelen ekipmanlarını telafi etmek için kullanılacağını belirtti. İlk hesaplamalara göre maddi kaybın yaklaşık 35 bin dolar civarında olduğu düşünülüyor.
Fon kapsamında tüm bağışlar Tunefork Recording Studios tarafından toplanacak ve patlamadan etkilenenler arasında eşit olarak paylaştırılacak. İsteyen kullanıcılar Tunefork'un internet sitesi üzerinden hasarlı müzik ekipmanlarının kapsamlı listesine ulaşabilecek.
Beyrut Müzisyen Fonu için buradan bağış yapabilirsiniz.
Kaynak: Pitchfork
Sanatçı KAWS, KAWS Companion serisinin 20. yılını AllRightsReserved ile ortak çalışması HOLIDAY SPACE Companion ile kutluyor.
KAWS, ünlü koleksiyonunun son versiyonu için astronot Companion’ı geri getirdi ve yeni çalışmasında bu kez onu uzaya gönderdi. Bu süreçte AllRightsReserved ekibi ile birlikte çalışan KAWS, proje kapsamında 2013'te MTV Music Video Awards Moonman’ın yeniden tasarımı için kullanılan Companion serisini merkezine aldı.
KAWS Companion'ın 20. yılını ve KAWS: HOLIDAY serisinin Seul, Taipei, Hong Kong, Japonya ve şimdi uzaydaki yerini kutlamak isteyen sanatçı, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu yıl birçok proje iptal edildi. Ben de evden güvenle deneyimlenebilecek bir proje meydana getirmek istedim. Companion'ın üzerinden 20 yıl geçti ve bunu kutlamak için tüm kısıtlamaları aşan özel bir şey yapmak istedim. Geçtiğimiz birkaç ay içinde o kadar sıkıştırılmış hissettim ki, böyle bir proje meydana getirmek bana gerçekten tüm bu zorlu süreçten uzaklaşmak için bir şans verdi."
KAWS: HOLIDAY SPACE bir balon vasıtasıyla storatosfer üzerinde iki saatlik bir yer çekimsiz yürüyüş için uzayda 41,5 kilometrelik yüksekliğe gönderildi.
Koleksiyon ana hatlarıyla altın, gümüş ve siyah olmak üzere üç yansıtıcı renkte ve yaklaşık 30 cm uzunluğunda tasarlandı. Çalışmayı yalnızca 17 Ağustos Pazartesi günü saat 22:00'de DDT mağazasında görebilirsiniz. Projenin fiyatı ise henüz bilinmiyor.
Kaynak: Somewhere Magazine
https://www.youtube.com/watch?v=JwWDtlr2oQI
Bugüne kadar piyasaya sürdüğü birbirinden özel film setleriyle tanınan Criterion Collection, The Irishman’e özel olarak hazırladığı blu-ray film setini önümüzdeki Kasım ayında sinemaseverlerle buluşturacağını duyurdu.
2020’nin son aylarında oldukça yoğun bir tempoda çalışacak olan Criterion Collection, birçok özel film için set çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Martin Scorsese’in The Irishman’inin yanı sıra diğer Netflix yapımları olan Roma ve Marriage Story de koleksiyonun bünyesine dâhil olmaya hazırlanıyor. Koleksiyon, Jim Jarmusch’un eklektik samuray-gansgter filmi Ghost Dog: Way of the Samurai’nin ise izleyiciler tarafından oldukça beğenilerek bir kült film olarak değerlendirileceğini özel olarak belirtiyor. Norman Jewison‘ın Moonstruck’ı ve Cher. Claudia Weill’in Girlfriends’i de önümüzdeki aylarda özel olarak piyasaya sürülecek setler arasında yer alıyor.
Criterion Collection, son olarak ünlü İtalyan yönetmen Federico Fellini’nin filmlerini içeren özel bir set üzerinde çalışıldığını da belirtiyor.
Criterion Collection’ın önümüzdeki aylarda sinemaseverlerle buluşacak set programına ve yapımlar hakkında daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Kaynak: Collider
"Artists Band Together" adlı yeni bir girişim, 15 tanınmış ve henüz mesleğin başındaki sanatçıyı Amerika Birleşik Devletleri'ndeki çeşitli seçmen girişimlerine fon sağlamak için sınırlı sayıda olmak şartıyla bandana üretmeye davet etti. Davet sonrası bu etkinlinğe katılan sanatçılar arasında Juliana Huxtable, Marilyn Minter, Christina Quarles, Hank Willis Thomas ve yakın zamanda aramızdan ayrılan ressam Luchita Hurtado gibi isimlerin yer aldığı açıklandı. Bizzat sanatçılar tarafından üretilen bu orijinal tasarımları alıcılarla buluşturmak içinse eBay ile bir ortaklık gerçekleştirildi.
Girişim, gençleri, ilk kez oy kullanacak seçmenleri ve uzun süre yurttaşlık haklarından mahrum bırakılmış toplulukları önümüzdeki Kasım ayında gerçekleştirilecek ABD seçimlerinde oy kullanmaya teşvik etmeyi amaçlıyor.
Girişim tarafından yapılan açıklamada, projeden elde edilecek gelirin tamamının Mijente, Rise ve Woke Vote dâhil olmak üzere seçmen katılımını artırmak için hareket eden programlara ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlara bağışlanacağı ifade edildi.
Projenin küratörlerinden Nora Halpern konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bu proje, birliği temsil eden bandananın tarihi serüvenine dayanmaktadır. Bu bandanalar kölelik karşıtı hareketten Rosie the Riveter'a kadar ittifak ve eylemin en önemli sembollerinden olmuştur.”
15 eser yalnızca eBay üzerinden 1Kasım’a kadar satışa sunulacak. Pazartesi gününden itibaren ilk sekiz sanatçının bandanaları her biri 35 dolar karşılığında olmak üzere bireysel sanat eseri kategorisinden temin edilebilecek. Bireysel alımlara paralel olarak her biri 175 dolar değerinde beşli set ve tüm çalışmaları içeren bir başka set ise 525 dolara piyasaya sürülecek.
1 Eylül'de yapılacak ikinci lansmanda, kalan yedi sanatçının eserleri sunulacak.
Geçen Perşembe günü 99 yaşında hayatını kaybeden Venezüella doğumlu ressam Luchita Hurtado, daha önce tasarımıyla ilgili şu açıklamalarda bulunmuştu:
"'Together Forever’, küresel bir pandemi sırasında ırksal eşitsizlik, çevre savunuculuğu ve hayatta kalmayı sadece iki kelimeyle ifade eden çağımızın önemli bir sloganı. Bundan daha önemli bir şey olduğunu sanmıyorum, insan ırkının ihtiyacı olan şey bu.”
Kaynak: Artsy
David Bowie'nin daha önce yayınlanmamış canlı kayıtlardan oluşan bir başka albümü daha dinleyicilerin beğenisine sunuldu. Something In The Air başlıklı kayıt, usta müzisyenin arşivinden çıkan bir dizi yeni çalışmanın sonuncusu olarak erişime açıldı.
15 şarkı kaydından oluşan Something In The Air, ilk olarak 1999'da Paris'teki Elysée Montmartre'de gerçekleştirilen bir gösteri sırasında kaydedildi. Bowie aynı gün bir tesadüf olarak Fransa'nın en yüksek sanat ödüllerinden biri olan the Commandeurs of the Ordre des Arts et des Lettres ile de ödüllendirildi.
Bowie tarafından gerçekleştirilen performans, aynı yıl yayımlanan Hours’un tanıtımı için gerçekleştirilen etkinliklerden biri olarak hayata geçmişti. Sanatçının daha önce görülmemiş fotoğraflarını da içeren Hours, 2020’nin başlarında açıklanmıştı.
1999 yılından kalma bir başka David Bowie albümü olan LiveAndWell.com, daha önce uzun süredir kullanılmayan BowieNet internet sitesi aboneleri tarafından erişime açıldı. LiveAndWell.com, Something In The Air’in aksine New York, Amsterdam, Rio De Janeiro ve İngiltere'de birkaç farklı şehirde gerçekleştirilen gösteriler sırasında kaydedildi.
Kaynak: Dazed
Empresyonist resmin ustalarından Claude Monet'nin nilüfer resimlerinden üçü; Renoir, Cézanne ve pek çok önemli ressamın başyapıtlarıyla birlikte National Gallery London'daki “Impressionist Decorations: The Birth of Modern Décor” sergisi kapsamında gösterilecek.
Monet'nin nilüferlerinin yanı sıra Edouard Manet'nin Jeanne’i (Spring) ve diğer bazı çalışmaları ile Pissarro'nun fayans karoları da sergi kapsamında gösterilecek 80’den fazla eser arasında yer alacak. Renoir, Morisot, Degas, Cassatt, Cézanne, Manet ve Caillebotte gibi önemli ressamları bir araya getirecek sergi için eserler Musée d’Orsay, The J. Paul Getty Museum, the Art Gallery of Ontario, the Dallas Museum of Art ve the Wadsworth Atheneum gibi önemli koleksiyonlardan ödünç alındı.
Sergi, empresyonistlerin galerilerin duvarlarından ziyade insanların evlerini süslemek için yaptıkları boyalı tuvalleri, panelleri ve nesneleri bir araya getirmeyi amaçlıyor. Empresyonist ressamlar 1860'lardan 1920'lere kadar 50 yıllık bir süre boyunca iç mekânları resim ve çeşitli nesnelerle dekore ettiler. Buna paralel olarak büyük şehirlerdeki apartman dairelerini ve kırsal kesimdeki evleri canlandırdıkları parlak ve neşeli çalışmalarıyla da dikkat çektiler.
Empresyonist ressamların National Gallery’de ilk kez gösterilecek dekoratif çalışmaları 11 Eylül 2021 ile 9 Ocak 2022 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. Aynı sergi 13 Nisan 2021 tarihinden itibaren Paris’teki the Parisian Musée d’Orsay’da da gösterilecek.
Kaynak: Somewhere
Sigur Rós grubunun üyelerinden Jónsi, yakın zamanda dinleyicilerle buluşacak yeni albümü Shiver’dan yeni bir şarkı paylaştı. Giovanni Ribisi tarafından yönetilen “Cannibal” isimli şarkının video klibinde Jónsi’ye Cocteau Twins’ten Elizabeth Fraser eşlik ediyor.
Şarkıyla ilgili kısa bir değerlendirmede bulunan Jónsi, şu ifadelere yer verdi:
“Sigur Rós müzik kariyerine başladığında her zaman Cocteau Twins ile karşılaştırıldık ve bundan hiç hoşlanmadım. Herhangi biriyle kıyaslanmaktan nefret ediyordum. İki üç yıl önce Cocteau Twins'le gerçek anlamda tanıştım ve onların çok iyi olduğunu gördüm, şimdi bu karşılaştırmayı daha iyi anlıyorum.”
Shiver, Jónsi’nin 2010’da çıkardığı ilk solo albümü Go’nun varisi olarak görülüyor. Jónsi’nin yapımcılığını A. G. Cook ile birlikte üstlendiği Shiver, 2 Ekim 2020’de dinleyicilerle buluşacak.
Jonsí geçtiğimiz Mayıs ayında ise İsveçli sanatçı Carl Michael von Hausswolff ile birlikte okyanustan ilham alan Dark Morph II isimli albümünü çıkardı. Projeyi Haziran ayında bir CBD çalışması takip etti.
Kaynak: Pitchfork
https://www.youtube.com/watch?v=vcveV3Ig_AU
Phillips, geçtiğimiz Cuma günü Southampton’daki yeni mekânını açtı. Kurum, bu açılış dolayısıyla müzayede evinin önümüzdeki sonbaharda satışa çıkaracağı çalışmaları içeren yeni bir sergiyi sanatseverlerin beğenisine sundu.
Sergi kapsamında gösterilen eserler arasında başı Jean-Michel Basquiat’ın Portrait of A-One A.K.A. King (1982) isimli tablosu çekerken çalışmanın önümüzdeki Kasım ayında düzenlenecek açık arttırmada 10 ila 15 milyon dolar arasında bir fiyata satılması bekleniyor. Açılışa özel olarak gerçekleştirilen sergi kapsamında aralarında Pablo Picasso, Ruth Asawa, Nicolas Party ve Matthew Wong’un da çalışmalarını içeren birçok tablo sanatseverlerle buluşuyor.
Konuyla ilgili bir değerlendirmede bulunan Phillips CEO’su Edward Dolman, şu ifadeleri kullandı:
“Hem sanat dünyasında hem de New York’un doğal ekosisteminde sismik bir değişim gördük. Southampton'daki yeni konumumuz, olağanüstü sanat eserlerinin, mücevher ve değerli parçaların sanatseverlerle buluşmasına ve görüntülenmesine olanak tanıyacak. Bu farklı deneyim, sanatın değerini takdir etmek için hâlâ çok önemli bir unsur.”
Başka bir Basquiat tablosu olan Victor 25448 (1987) ise Phillips'in 2 Temmuz'da düzenlenen sanal müzayedesinde en büyük ikinci satışı olarak tarihe geçti. Eser, 9.2 milyon dolara satıldı. Buna paralel olarak Portrait of A-One AKA King'in daha yüksek bir meblağa satılacağı düşünülüyor.
Pandemi sürecinde Hamptons'a taşınmak, bu yaz müzayede evleri ve galeriler arasında oldukça popüler bir hâle geldi. Zira New York’un en zengin sakinleri, salgın sürecini atlatmak için Long Island'ın güney kıyısındaki bu korunaklı alana taşındı. Sotheby's, Pace ve Hauser & Wirth son aylarda Hamptons'a taşınan galeriler arasında yer aldı.
Kaynak: Artsy
Son olarak Tenet’te aldığı rolle adından bahsettiren Elizabeth Debicki, Netflix’in İngiliz Kraliyet Ailesi’ne odaklanan dizisi The Crown’ın beşinci ve altıncı sezonlarında Prenses Diana’ya hayat verecek. Debicki, rolü dördüncü sezonda Diana’yı canlandıran Emma Corrin’den devralacak.
Jonathan Pryce, Lesley Manville ve Imelda Staunton ile birlikte diziye yeni sezonunda dâhil olacak Elizabeth Debicki, konuyla ilgili The Crown’ın resmi Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
“Prenses Diana’nın ruhu, onun kelimeleri ve eylemleri birçok insanın kalbinde yaşamaya devam ediyor. Bu usta işi seride ona hayat vermek benim için büyük bir ayrıcalık ve daha ilk bölümden beni etkisi altına aldı.”
Netflix’in son dönemde ön plana çıkan çalışmalarından birisi olan The Crown, Kraliyet Ailesi’nin 20. yüzyıldaki serüvenine odaklanıyor. 1940’lı yıllardan başlayarak ailenin hikâyesini kronolojik olarak aktaran dizi, son olarak 1961 doğumlu Diana’nın aileye katılmasıyla büyük bir dönüşümün parçası hâline geliyor.
Öte taraftan Debicki, diziye dâhil edilen birkaç İngiliz olmayan aktristen biri olarak izleyicilerin karşısına çıkacak.
Avustralyalı aktris daha önce Steve McQueen'in soygun filmi Widows ve BBC One mini dizisi The Night Manager'daki rolleriyle tanınıyor. Debicki ayrıca Guardians of the Galaxy, Vol 2 ve The Great Gatsby gibi gişe rekorları kıran filmlerde de rol aldı.
Kaynak: Independent & Variety
Mimarlık firması SO-IL, Atlanta, Georgia’daki High Museum of Art’ın bahçesine geçici bir süre için özel bir pavilyon yerleştirdi. 218 metre karelik geniş bir alana yayılan “Murmuration” başlıklı pavilyon, Atlanta’nın “ormandaki şehir” olarak adlandırılması düşüncesini ön plana çıkarıyor ve doğal yaşamla şehir algısı üzerine önemli mesajlar veriyor.
Kuş besleme alanlarından hayvanların sığınabileceği yuvalara kadar birçok farklı yapı içeren “Murmuration”, son yıllarda şehir yaşamından uzaklaşan ve kaybolan milyarlarca kuşun öyküsünü de bünyesinde barındırıyor. Örgü biçiminde meydana gelen eser, ziyaretçileri alana özel olarak gerçekleştirilen kurulumun bir parçası olarak vahşi yaşamla iç içe olmaya davet ediyor.
High Museum of Art’ın ziyaretçileri, müzeyi keşfederken bölgedeki ağaç yapıları çağrıştıracak biçimde sarkıtılan çelik paneller ve örgü biçimindeki yaprak dokuyla farklı bir dünyaya adım atıyor. Bu konuda uzun süre çalışma yürüten SO-IL, Atlanta merkezli olarak çalışan mühendislerle birlikte altı kubbeden meydana gelen ve şehrin tarım ağına da göndermelerde bulunan yerleştirmeyi meydana getiriyor. Alanda bulunan her bir kubbe, içerisinde barındırdığı yemlikler, dinlenme alanları ve diğer unsurlarla doğal yaşamla şehir dokusunu birleştiriyor ve biyolojik çeşitliliğe uygun bir yapı ortaya çıkarıyor. Tüm bu unsurlar müze ziyaretçilerini birlikte yaşama ve yok olma düşünceleri etrafında yeniden düşünmeye teşvik ediyor.
Çalışmaya çevresel koşullar altında bakıldığında canlılar için gölgelik alan vaadinde bulunan kubbeler, aynı zamanda yağmur suyu akışını kontrol etmesi ve havayı temizlemesiyle de farklı birtakım özellikler vadediyor. Pandemi sürecinde ziyaret edilebilecek açık hava alanlarına da işaret eden pavilyon, ağaçların yaşadğımız şehirlerde oynadığı hayati rol hakkındaki farkındalığı da artırıyor. Çalışma ayrıca kuşların yaşama alanlarının korunması gerektiği mesajını da doğrudan vererek özel bir anlam ifade ediyor.
“Murmuration”, önümüzdeki yıllarda farklı alanlara yerleştirilmesini kolaylaştırmak adına hızlıca kurulup toparlanabilecek bir yapıda tasarlandı.
Kaynak: Designboom