
Şu sıralar nasıl bir haberle karşımıza çıkacak diye merak ettiğimiz Marina Abramović, yeni filmiyle heyecan uyandırıyor. Sanatçı yönetmen Marco Del Fiol ile birlikte ürettiği The Space In Between: Marina Abramović and Brazil isimli film isminden anlaşılacağı gibi Brezilya’da geçiyor. Abramović sanatı için ilham almak amaçlı Brezilya yollarına dökülüyor.
Yeni bir sanat eseri yaratma aracıyla çıkan bu yolculuk şamanlar, şifacılar ve ritüellerden etkileniyor. 13 Mart’ta gösterime girecek olan film tam bir içel yolculuk hikayesi. Sanatçının geçmiş deneyimlerini, performans ve anılarını yeni arayışlarla birleştiren The Space In Between: Marina Abramović and Brazil şimdiden merak uyandırıyor. Fragmanı şuradan izleyebilirsiniz.
Katsuyo Aoki, seramik heykeller üzerine çalışan bir sanatçı. Sık sık kafatası figürlerini işlediği çalışmaları karmaşık ve incelikli bir yapıya sahip. Detaylar üzerinde çalışmayı seven Aoki, kırılgan porselen üzerinde güçlü sembolleri işliyor.
Ruhani öğeler, güç, korku, savaş gibi temaları ele aldığı çizimleriyle bilinen Aoki, “Dark Glove” isimli sergisiyle 21 Şubat'a dek New York’taki Jason Jacques Gallery'de olacak. Sergi sembolik formlar ve desen ağırlıklı oluşuyla dikkat çekiyor. Mitler, alegori, tarih, din gibi kavramlarla yüzleştiren sergi, sanatçının karmaşık dünyasının kısa bir sunumu niteliğinde.
Bernie Mitchell, heykel tablolarıyla farklı bir tarz yaratıyor. Alçıdan yaptığı heykel resimleriyle üç boyutlu tablolar tasarlıyor. 90'lı yıllardan beri alçı işleri ile uğraşan Mitchell, yıllar içinde ustalaşarak işini bir hobi olarak da devam ettirmiş. Resme üç boyut katan ve sadece boya ile resim yapılmayacağını bizlere bir kez daha gösteren Mitchell, genellikle hayvan figürleri çiziyor.
Çalışmalarına basit denemeler ve arpa, buğday sapları ile deri parçaları kullanarak başlayan Mitchell, zamanla kendi tekniğini geliştirmiş. Şimdilerde hala duvar ustalığına devam ediyor ancak artık müşterilerine özel duvarlar tasarlıyor. Mitchell'in işlerini nasıl yaptığını görmek için tıklayın.
Portekizli sokak sanatçısı Alexandre Farto'yu, “Vhils” ismiyle daha once duymuş olabilirsiniz. Duymadıysanız, size tanıştıralım: Sıradışı duvar resimleriyle dikkat çeken sanatçı, duvarlara portreler çizerken boya kullanmak yerine duvarları kazımayı tercih ediyor. Bunu yaparken, kimi zaman kullanılmaya devam eden kimi zamansa terk edilmiş binaları tercih ederek üzerlerine etkileyici portrelerini işliyor.
Daha çok metruk yapılar üzerindeki işlerine rastladığımız Vhils, binalar üzerindeki boyalarını sökerek ve duvarın katmanlarını kırarak birbirinden etkileyici portreler çiziyor. Son olarak Urban Xchange Festivali için bir portre çizen sanatçı, çığır açan oyma tekniğiyle üretimine devam ediyor. Tahmin edersiniz ki fırça, boya ya da sprey yerine matkap kullanmayı tercih ediyor.
18. yüzyıl önemli Fransız sanatçılarından Jean-Baptiste Huet, ölümünden 200 yıl sonra solo sergisiyle sanatseverlerle buluşuyor. Paris’te yer alan Cognacq-Jay Museum’da gerçekleşecek serginin küratörlüğünü Benjamin Couilleaux üstleniyor. "The Pleasure of Nature" isimli sergi, sanatçının natüralist yaklaşımı üzerinde yoğunlaşıyor.
Doğa, bitki ve hayvan tasvirleri, 1745 yılında doğan sanatçının yeteneğini gözler önüne seriyor. Kariyerinin çoğunu Paris’te geçiren Huet, masalsı ve zarif tarzıyla biliniyor. 6 Şubat’ta açılan sergi 5 Haziran’a dek ziyaret edilebilir.
New Yorklu sanatçı Thomas Doyle, heykelleriyle minyatür dünyalar yaratıyor. Günlük eylemleri küçük heykellerle canlandırarak, büyük pencereden küçük hayatlara bakmamızı sağlıyor. Ev ve aile ortamı, doğal afet, savaş, ölüm gibi birçok hayattan olayın da canlandırıldığı bu heykeller sanatçının dünyasının kapılarını aralıyor. Sanatçının fanus içindeki minyatür heykel serisi çok konuşulmuştu. Şimdiyse daha gerçek haayttan kesitler üzerine çalımaya yöneldiği söylenebilir.
Doyle’un çalışmaları şu anda “Feel Big Live Small” grup sergisiyle The Mini Time Machine Museum of Miniatures’de ve "If the creek don’t rise" solo sergisiyle Hudson River Museum’da yer alıyor.
Widewalls, en iyi 10 sulu boya resim yapan çağdaş sanatçıyı derledi. Tek Türk isim olarak Şükran Moral'ın yer aldığı listede sanatçı "muhafazakarlar arasında fikrini söylemekten korkmayan kadın" olarak tanımlanıyor. Ve Moral listede Bordello, 2014 çizimiyle yer alıyor.
Listedeki diğer isimlere gelecek olursak daha çok heykelleriyle ünlü olan Larry Bell, film yıldızlarının portrelerini çizmesiyle tanınan Don Bachardy, tuval ve kağıt üzerine çalışan Cecily Brown, genç Rus sanatçı Dima Rebus gibi isimleri görüyoruz. Ayrıca çalışmalarında seks ve cinselliği işleyen Nadine Faraj, çiçeklerden ilham alan Lourdes Sanchez, ikonik mimari yapıları resmeden Amy Park, İtalyan modernist ressam Antonio Calderara ve büyük ölçekli çalışan Ekaterina Smirnova da yer alıyor.
New Yorklu sanatçı Chen Long Bin, ahşap oyma heykeller içinde kitap, gazete ve dergileri dönüştürüyor. Son derece gerçekçi 3 boyutlu çalışmalar tasarlayan sanatçının işleri uzaktan taştan yapılmış gibi görünse de yakından bakıldığında aslında günlük malzemelerin kullanıldığı fark ediliyor.
1964 Tayvan doğumlu olan sanatçı Tung - Hai Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü'nde ve New York Görsel Sanatlar Okulu'nda öğrenim görmüş. Günlük materyallerden beslenen sanatçı üretimlerinde alışılmamış malzemeleri kullanmaktan hoşlandığını söylüyor.
İtalyan ressam Agostino Arrivabene, Amerika'daki ilk kişisel sergisini açıyor. Sürealist sanatçı, 4 Mart-16 Nisan tarihleri arasında Cara Gallery'de gerçekleşecek olan "Hierogamy" isimli sergisinde karanlık tarzını sürdürüyor.
Çalışmalarında rüyalar ve bilinç alıtının hüküm sürdüğü sanatçı zaman zaman da ürkütücü bir tarza sahip olabiliyor. Gizemli suratlar, ruhani desenler ve karanlık güçler onun çalışmalarında sık sık kullandığı detaylardan sadece birkaçı. Çalışmalarında kurban, ölüm, kader, ceza konularını işleyen sanatçının yeni sergisi 16 Nisana dek New York'ta yer alan Cara Gallery'de görülebilir.
Los Angeles merkezli heykeltıraş Kazuhiro Tsuji, hiperrealist heykelleriyle tanınan bir sanatçı. Resim, fotoğraf ve heykele ilgisinin çocukluk yıllarında başladığını söyleyen sanatçı canlı olmadığına inanmanın çok zor olduğu heykeller tasarlıyor.
Film setlerinde plastik makyaj yaparken heykel sektörüne geçiş yapan sanatçıyı birçoğumuzAbraham Lincoln heykeliyle tanıdık. Gerçeğe yakınlığıyla dikkat çeken bu heykeli niceleri takip etti. Ancak sanat çevresinin asıl dikkatini çeken ise kült sanatçıların heykelleri oldu. Bir yumruğun ucunda iri gözleriyle bakan Dali, zarif duruşuyla düşünen Andy Warhol ve iki el arasında masumca duran Frida sanatçının çok konuşulan heykelleri arasında yer alıyor.