
Miguel Scheroff adındaki genç ressam korkutucu gerçeklikte resimler yaratıyor. Gerçeklik ile kurgu arasında gidip gelen bu çizimleri yağlı boya tekniği ile hazırlayan sanatçı, genellikle büyük ölçekli çalışıyor.
Derisi soyulmuş insan yüzleri, canlı ve rahatsız edici bakışlar ve kurtarılmayı bekleyen insanlar sanatçının çalışmalarında sıklıkla kullandığı öğelerden birkaçı. Bir laboratuvar ya da ameliyat masasından bir sahneyi andıran çizimlerin gerçeğe benzerliği ürkütüyor.
Minimal ve yaratıcı enstalasyonlarıyla dikkat çeken sanatçı Daniel Arsham, yaşamına New York'ta devam ediyor. Disiplinlerarası işler üreten sanatçı, gerçeküstü kurulumlar üzerinde çalışıyor. İllüzyon etkisi yaratan eserleriyle dikkat çekiyor.
"The Future Was Then" isimli sergisi SCAD Museum of Art'da görülebilecek olan sanatçı, beyaz rengi ağırlıkla kullanmasıyla dikkat çekiyor. Kırılmış duvarlar içinden çıkan insan bedenleri, iç içe geçen duvar parçalarının sonsuz tekrar edişi Arsham'ın sıklıkla başvurduğu detaylar arasında yer alıyor. Sanatçının son sergisi 24 Temmuz'a dek görülebilir.
Mumbaili tasarımcı Sanket Avlani’nin önderlik ettiği Taxi Fabric projesi, Mumbai’nin taksilerini adeta birer gökkuşağına dönüştürüyor. Proje günlük taksileri rengarenk tasarlayarak aynı zamanda yerel tasarımcılara işlerini sergileyebilecekleri yeni bir alan sunuyor.
Tavandan kapılara ve koltuklara kadar tasarımcılar tarafından boyanan taksiler Hindistan’nın en kalabalık şehri Mumbai’den ilham alarak tasarlandı. Sizce de bu taksiler yoğun trafiğiyle meşhur İstanbul sokaklarına da yakışmaz mı?
Moritz Aust fotoğraflarında gizli hikayeler biriktiren bir Alman sanatçı. Çalışmalarında keşif sürecinin izlerini takip edebildiğimiz Aust, şaşırtıcı manzaraları objektifine yansıtıyor. Genellikle doğada çekimler yapan sanatçı, insanları tanımak ve hikayelerini duymaktan hoşlandığını söylüyor. Ve tabii bu hikayeleri fotoğraflarında işliyor.
Sosyal medyada popülerliğiyle dikkat çeken Aust, henüz 19 yaşında olmasına rağmen adından sıkça söz ettiriyor. Romantik dili, sürreal kareleri ve karanlık dünyasıyla daha uzun yıllar konuşulacağa benziyor.
Milano merkezli sanatçı ve heykeltıraş Danielle Papuli, kağıttan yapılmış enstalasyonlar üzerinde çalışıyor. "Sculptographies" isimli serisinde görkemli heykel çalışmalarıyla dikkat çeken sanatçı, mekana özgü üretimde bulunuyor. Kağıt ile çalışmayı "canlı, sürekli ve değişen" olarak betimleyen sanatçı, farklı katmanlar ve damarlar üzerinde titiz bir şekilde uzun süre çalıştığını söylüyor.
İnce detaylar üzerinde yoğunlaşan ve üzerinde çalıştığı kurulumlara boyut ve derinlik katma konusunda adeta ustalaşan Papuli, görsel illüzyonlar yaratmayı da seviyor görünüyor.
1986 doğumlu Sasha Kurmaz, yaşamına ve çalışmalarına Ukrayna’da devam ediyor. Çalışmalarında protest bir tavır hakim olan Kurmaz, ironik ve şiirsel bir dili olduğunu düşünüyor. Post-Sovyet gerçekliğinin çalışmalarında çok etkisi olduğunu söyleyen sanatçı, sokaklara süprizli imzalar atıyor.
Birçok farklı disiplinde üretimlerine şahit olduğumuz sanatçı, en çok sokakta izler bıraktığı gülümsetici müdehaleleriyle tanınıyor. Örneğin renkli puantiyelerle kapladığı bir minübüs ya da rengarenk boyadığı merdivenler onun tarzının en iyi örneklerini oluşturuyor. Kurmaz, toplumsal aksaklıklara şakalı bir dille dikkat çekmeyi hedefliyor.
IFEMA tarafından düzenlenen ARCOmadrid, bu yıl 24-28 Şubat tarihleri arasında gerçekleşiyor. Birbirinden önemli uluslararası galerileri ağırlayan fuar aynı zamanda sanatçı keşfi ve araştırması için de bir fırsat yaratıyor. Toplamda 27 ülkeden 221 galeriyi ağırlayacak olan ARCOmadrid, aynı zamanda 18 açılış, 167 genel program ve 18 solo projeyi de sanatseverlerle buluşturacak.
Bu yıl 35. yaşını kutlayacak olan ARCOmadrid, yeni yaşı vesilesiyle geçmiş ve geleceğe de bir bakış sunuyor. Javier Hontoria’nın küratörlüğünü yapacağı fuar, bu yıl da oldukça kapsamlı programıyla dikkat çekiyor. Bir dizi söyleşi, panel ve paralel etkinlik serisiyle programını zenginleştiren fuar Solo Projects, Opening ve 35 Anniversary başlığı altında bölümlere de yer veriyor.
Hazır Madrid’e gitmişken aynı döneme denk gelen JustMAD’e uğramamak olmaz. 23-28 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek ve alternatif fuar tanımını karşılayan JustMAD, yedinci edisyonuyla sanatseverlerle buluşuyor. Calle Hortaleza’da gerçekleşen fuar, çağdaş sanat tutkusunu paylaşan yeni kitleler ve koleksiyonerlere ulaşmayı hedeflediğini söylüyor.
Rotanın sondurağı ise yine aynı tarihlere denk gelen: Art Madrid Contemporary Art Fair. 24-28 Şubat tarihleri arasında 11. kez sanatseverlerle buluşacak olan fuar, bu yıl 46 galeri ve yaklaşık 200 sanatçıyı ağırlayacak.
Atina doğumlu sokak sanatçısı Alexandros Vasmoulakis, yaşamına ve çalışmalarına Atina ve Londra arasında devam ediyor. Güzel sanatlar eğitimi alan sanatçı, çalışmalarını bağımsız olarak sürdürüyor. Duvarlar üzerine çizdiği kadın portreleriyle dikkat çeken sanatçı, ayrıca birçok solo ve karma sergiye katılıyor.
Sokak sanatı dışında enstalasyon, resim ve kolaj çalışmaları da olan Vasmoulakis, soyut figürler üzerine çalışıyor. İzleyiciyi şaşırtmayı sevdiğini söyleyen sanatçı, çalışmalarında sıklıkla terk edilmiş mekanları kullanıyor.
Manzara fotoğrafları üzerinde çalışan Jati Putra Pratama, bildiğimiz manzara klişesini yıkıyor. Gerçeküstü manzaralar yaratan ve fotoğraflayan sanatçı sık sık fotoğraf manipülasyon tekniğini kullanıyor. Olağandışı açılar yaratıyor, birbirinin içine katlanmış görüntüler oluşturuyor.
Gerilim ya da bilim kurgu filminden çıkmış hissi yaratan fotoğraflar, Endonezya doğumlu grafik tasarımcının kısa süre içinde Instagram üzerinde popüler olmasını sağladı. Dünyanın farklı yerlerinden çektiği fotoğrafları kendi sürreal ortamında manipüle eden sanatçının dönüştürdüğü kareler Inception filminden sahnelere benzetiliyor.
Sanat dünyasının en önemli sergilerinden “Art Expo New York 2016”ya Türkiye’den katılacak tek sanatçı, Amigdala’nın yaratıcısı Sonia Serpil Aslan oldu.
14 -17 Nisan tarihlerinde New York’ta düzenlenecek olan “Art Expo New York 2016”ya özgün eserleriyle katılacak olan Sonia Serpil Aslan, iki boyutlu desen çalışmaları ve etkileyici çocuk heykelleri ile sergiye katılacak ve Türkiye’yi temsil edecek tek Türk oldu.
Geçen Aralık ayında Miami Art Fair’da eserleriyle yer alan sanatçı, “Dünyada böyle önemli bir sanat oluşumunda sanatımı daha geniş kitlelere göstermek ve dolayısıyla Türkiye’yi en iyi şekilde temsil ediyor olmak gurur verici” dedi. 4 tane iki boyutlu desen çalışması ve 3 heykel ile sergiye katılacağının altını çizen Aslan,“Resim, grafik, çizim ve heykelin hayatımdaki yeri çok farklı. Resim ve heykel benimle bütünleşen alanlar. Çizim salt resim ve heykelin alt yapısıdır ve bir sanatçının olmazsa olmazıdır” diye konuştu.