
Işık ve renk yansımalarını çizimlerinde sıklıkla kullanan Gustavo Silva Nuñez, hiperrealist tarzıyla tanınıyor. Öyle ki sanatçı resimlerini tamamladıktan sonra içinde kendinin de olduğu fotoğraflar da çekerek bu resimlerin fotoğraf olmadığını kanıtlamak istiyor. Instagram'da hatrı sayılır miktarda takipçisi olan Nuñez, suyun büyüleyici etkisini resimlerine birebir taşıyor.
Su dalgalanmaları, ışıltıları ve kabarcıkları Nuñez'in çizimlerinde sıklıkla kullandığı görsel efektler arasında yer alıyor. Gerçekçi çizimleriyle adından sıkça söz ettiren sanatçı, çalışmalarında illüzyon etkisi yaratan öğelere yer vermekten hoşlandığını söylüyor.
1988 Slovakya doğumlu Maria Svarbova, Restorasyon ve Arkeoloji bölümlerini bitirdikten sonra 2010 yılında fotoğrafla ilgilenmeye başaldı. Çalışmaları sürrealizm ve art nouveau etkileri barındıran Svarbova, rüyalardan ilham aldığını söylüyor. Saf ve minimalist tarzıyla dikkat çeken sanatçının çalışmaları birçok dergi ve yayında yer aldı.
Sanatçının fotoğraflarına ilk baktığınızda onların birer resim olduğunu düşünme ihtimaliniz çok yüksek. Zira sanatçı fotoğrafları üzerindeki dijital manipülasyonlarıyla canlı, pastel renkler, yumuşak çizgiler katarak bu fotoğrafların birer çizim olduğu hissiyatına kapılmamıza neden oluyor.
Vittorio Ciccarelli, 1980 İtalya doğumlu bir sanatçı. Şu anda yaşamını ve çalışmalarını Aversa'da sürdüren Ciccarelli, küçüklüğünü sanat kitapları arasında geçirdiğini söylüyor. Çalışmalarında gündelik nesneleri kullanmayı seven sanatçı, eserlerini kimi zaman kesilmiş buruşturulmuş bir biçimde kimi zamansa materyallerin arkasında sunuyor.
Kolaj çalışmalarıyla tanınan Ciccarelli, kayıp ve de unutulmuş güzel şeyleri yeniden ortaya çıkartmayı sevdiğini söylüyor. Sanatçının günlük objelere farklı anlamlar yükleyen işleri ironik bir üsluba sahip.
16- 19 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek olan, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Güney Asya’nın en önemli çağdaş sanat fuarlarından biri olan Art Dubai yine birçok sanatseveri ağırlıyor. Fuar bu yıl Contemporary, Modern ve Marker ana başlıkları altında üç ana program etrafında şekilleniyor.
Art Dubai'de sergilerin paralelinde birçok eğitici workshop, film ve radyo ile ilgili seminerler de gerçekleşecek. Fuarda bu yıl Türkiye’den Krampf Gallery, Rampa, Sanatorium, x-ist ve Galeri Zilberman yer alacak.
Moskova doğumlu fotoğrafçı Elena Kholkina şimdiye kadar Ozon Raw, ACHE, Open Lab ve Kinki gibi dergilerle çalışmış bir fotoğrafçı. Moda tasarımcılarıyla da çeşitli iş birlikleri içerisinde yer alan sanatçı Alexandra Grecco, Dreamandawake ve Dell Stewart gibi projelerde çalışmaya devam ediyor.
Fotoğrafları ürkütücü bir atmosfer hissi barındıran sanatçı, aynı zamanda naif bir samimiyet duygusu da hissettiriyor. Rene Magritte resimlerinden ilham alan Kholkina’nın çalışmaları adeta birer yağlı boya tablo gibi.
İskandinav sanatçılar Elmgreen ve Dragset New York’ta yer alan Rockefeller Center’a 1950'ler tarzı bir yüzme havuzu yerleştirmek için kolları sıvadılar. Public Art Fund siparişiyle gelişecek olan proje şüphesiz ki yine sıra dışı tasarımlarıyla tanıdığımız ikilinin imzasını taşıyacak.
Bildiğimiz havuz görünümündeki yerleştirmenin tek farkı dikey biçimde konumlandırılacak oluşu. 13 Nisan’da yerleştirilecek enstalasyonda, paslanmaz çelikten bir merdiven ve bir tramplen de yer alacak. Marcel Duchamp’ın readymade kavramsal çerçevesine atıfta bulunan proje heyecanla beklenmeye başlandı bile.
Sokak resimleriyle tanıdığımız İtalyan sanatçısı Blu, 18 Mart’ta Palazzo Pepoli’de açılacak karma sergi öncesi kendi resimlerini yok etti. "Street Art-Banksy&Co. Sanatın kentsel hali" sokak sanatçılarının çalışmalarını müzeye taşımayı planlayan bir sergi. Bu çalışmalar arasında İtalya’nın Banksy’si ünvanıyla tanınan ve kimliğini gizleyen sanatçı Blu’nun eserleri de bulunuyor.
Müze her ne kadar eserleri kendi bünyesinde sergileyerek yıkımdan ve zamanın aşındırmalarından korunmasını sağlamak istediğini söylese de müzeye girişin 13 euro’luk bir ücrete tabi tutulması tepki topladı. Sokak sanatının müzede sergilenişi uzun yıllardır tartışılıyor, gerek sanatseverler gerekse sanatçılar tarafından eleştiriliyor. Ancak Blu kuru eleştiriyle kalmak yerine eserlerini silmeyi tercih etti. Blu ve aktivistler sanatçının iki yıldır Bologna sokaklarında yer alan çizimlerinin üzerini boyayarak ve kazıyarak yok ettiler.
İsviçreli sanatçı Nina Lindgren, karton kutularla etkileyici enstalasyonlar yaratıyor. Karton kutuları kullanarak şehir silüetleri yaratan sanatçı Floating City isimli yerleştirmesiyle adından çokça söz ettirdi. Kutu parçalarını adeta birer yapboz gibi bir araya getiren Lindgren yüzen heykelleriyle tanınıyor.
İlham almak için bolca seyahat eden sanatçı illüstrasyon ve grafik tasarım çalışmalarıyla da biliniyor. Hikayeler ve masallardan ilham aldığını söyleyen Lindgren, günlük hikayelerden de etkilendiğini belirtiyor.
Ryojı Ikeda, Japonya'nın önde gelen elektronik kompozitör ve görsel sanatçılarından biri. Uluslararası alanda ses ve görüntü çalışmalarıyla iyi bir üne sahip olan Ikeda, yeni medya alanında ve insanların etrafındaki dünyadaki bilgileri algılama potansiyellerini konu edinen çalışmalar yapıyor.
Test pattern (2008) projesi Ikeda'nım yeni medya çalışmalarına örnek olarak verilebilir. Etkileyici ses ve görsel ortamlarda, büyük ölçekli kurulumlarda çalışan sanatçı bu işinde 'bilgisayar programlama' ve 'bilgiyi dönüştürme' konularından esinlenmiş. 30 metre uzunluğunda, 10 metre genişliğindeki test deseni üzerinde 5 adet projeksiyon yer alıyor. Sekronize bir şekilde yanıp sönen bu ekranlar ve arka fondaki değişen ses veri akışını ifade ediyor. Uluslararası dünyada birçok performans ve sergisi olan Ikeda, müzik alanındaki çalışmalarıyla da tanınıyor.
Amsterdam merkezli tasarımcı ve sanat yönetmeni Rosa de Jong cam deney tüpleri içine yüksek binalar yerleştiriyor. Küçük evler, gemi ve binalar deney tüplerinin içinde başka bir dünyadan görüntüler gibi sergileniyor. Tüplerin içine sıkışmış ve çıkmak istercesine konumlanmış manzaralar, görenleri steril bir masal dünyasına davet ediyor.