
İsveçli tasarımcı Sara Andreasson, renkli çizimleriyle birçok marka, dergi ve kitap için illüstrasyon tasarlıyor. Renkli tarzı ve dinamik çizgileriyle fark edilen illüstrasyonların espirili yönü ağır basıyor. Multidisipliner bir sanatçı olarak değerlendirilebilecek Andreasson, aynı zamanda heykel çalışmaları üzerine de yoğunlaşıyor.
Görsel yaklaşımında basit şekiller, geometrik detaylar ve canlı renklerin ağır bastığı hızlıca fark edilen sanatçı aynı zamanda görsel editörlük de yapıyor. BBY isimli dergide çalışan illüstratör bakış açısını fotoğraf, sanat ve illüstrasyonlara yansıtıyor.
20. yüzyıl kavramsal sanatının en önemli isimlerinden olan Belçikalı şair ve yazar Broodthaers, 1964’te edebiyat kariyerine ara verip kendini sanat yapmaya adayacağını ilan etti. İlk sergisinin davetiyesinde ise şu sözler dikkat çekmişti: “Ben de ürettiklerimi satamayıp hayatta başarılı olamamaktan endişe duyuyordum.”
New York'ta MoMA'da yer alan ve 15 Mayıs'a dek ziyaret edilebilecek retrospektif sergisi ile izleyiciyle buluşan sanatçı şimdi de Paul Kasmin Gallery’de bir sergisiyle yer alıyor. 3 Mart-23 Nisan tarihleri arasında ziyaret edilebilecek olan sergi, sanatçıya ait kanvas, çizim, fotoğraf ve enstalasyonları barındırıyor.
Madridli sokak sanatçısı Sam3, gölgeleri andıran silüet tarzı boyamalarıyla tanınıyor. Ressam ve animasyon sanatçısı olan Sam3 sanatın kapalı kapılar ardındaki galerilerde değil sokaklarda olması gerektiğini düşünüyor ve bu amaçla sokakları boyuyor.
Soyut anlatımlar, dev figürler ve en önemlisi de siyah renk sanatçının çalışmalarında kullandığı önemli detaylar arasında yer alıyor. Sam3 sistemi eleştiren, düzene karşı sokak resimleriyle adından söz ettiriyor.
Adam Lupton sosyoloji, psikoloji, popüler kültür, tipografi, felsefe ve din gibi toplumsal bilimlerin çalışmalarını etkilediğini söylüyor. Çağdaş ve modern yaşamın nüanslarından beslendiğini ifade eden sanatçı grafik tasarım mezunu. Lupton'un işleri disiplinler arasındaki sınırın gitgide zayıfladığını kanıtlar nitelikte.
Genellikle işlerinde hareketli objeler yada öznelere yer veren Lupton, işlerine boyut katmayı seviyor. İç içe geçmiş bedenler ve organlar onun çalışmalarında sık sık karşımıza çıkan detaylar arasında ilk sıralarda yer alıyor. İlgi alanlarını üretim süreciyle birleştiren sanatçı işlerini genellikle yağlıboya tekniği ile üretiyor.
R. Leveille’nin "Savage Garden" isimli sergisi sanatçının 14 eserini izleyicilerle buluşturuyor. Çizim serüvenine ilk olarak illüstrasyon ile başlayan Amerikalı sanatçı kariyerinin başlarında oyun kartları ve çizgi romanlar tasarlamış. Sanatçının kadın, cinsellik ve ilişkileri konu alan çizimleri renkli tarzlarıyla dikkat çekiyor.
Leveille’nin Los Angeles’ta yer alan Corey Helford Gallery’de gerçekleşen sergisinde ise geleneksel sembollerin ön plana çıktığını görüyoruz. Sanatçının 19. yüzyıl öğelerinden beslenerek ürettiği resimler 26 Mart-16 Nisan tarihleri arasında Corey Helford Gallery’de sanatseverlerle buluşuyor.
Seul doğumlu sanatçı Choi Xooang, polimer kil kullanarak etkieyici heykeller tasarlıyor. Deformasyon ve gerçeküstü detaylarla süslü bu heykeller insan haklarına dikkat çekme mesajını taşıyor.
Orantısız vücut uzuvları, dönüştürülmüş ve hatta zaman zaman yer değiştirmiş organlar çoğunlukla metaforik anlamlar taşıyor. Sanatçı insan hakları ve eşitsizlik dışında günlük yaşam, iliişkiler, sosyal hayat, aile kurumu ve bunun gibi yaşamın içinden detaylardan da besleniyor. Xooang’ın rahatsız edici heykellerinin her biri ayrı bir hikaye anlatıyor.
Geçtiğimiz yıl, Nisan ve Ekim aylarında gerçekleştirdiği iki önemli müzayedenin ardından Bonhams, çok özel parçaların satışa çıkacağı İslam ve Hint Eserleri Müzayedesi’nin, 19 Nisan 2016 tarihinde Londra’da gerçekleşeceğini duyurdu. 315 lotluk müzayedede dikkat çekici ve nadide cam, seramik, hat sanatı, minyatür, heykel, bronz, halı ve tekstil parçalarına yer verilecek.
Bonhams İslam ve Hint Eserleri Bölüm Direktörü Oliver White, müzayede hakkında açıklamada bulundu: “Geçtiğimiz bir iki sene içinde, İslam ve Hint eserlerine olan ilgi giderek daha seçici bir hale geldi ve alıcılar her alanın en kıymetli parçalarına doğru yönelmeye başladılar. Bugün değerli parçaların peşinde olan koleksiyonerlerin güvenilir kaynaklara yönelmek istemesi sayesinde piyasa gücünü korumaya devam ediyor. Nisan ayında gerçekleşecek olan İslami Eserler ve Hint Sanatı satışımız bu talebi karşılayacak nitelikte, müzayedede yer alan değerli parçalar arasında, Mekke’nin resmedildiği 17. yüzyıldan İznik çinisi; 13. yüzyılda Bağdat’ta yaşamış önemli katip Yakut El- Musta'sımi’ye ait çok nadir bir eser olan hat (kaligrafi) albümü ve 19. yüzyılın son çeyreğine ait ipek İran (Heriz) halısı bulunuyor."
Mekke’de Kabe ve Mescid-i Haram’ı resmeden İznik Çinisi (tahmini değer 50,000-60,000 İngiliz Poundu), Victoria and Albert Museum, Louvre, British Museum, Benaki Museum ve Metropolitan Museum of Art gibi, dünyanın en ünlü İslami sanat koleksiyonlarının yer aldığı sanat kurumlarına ait eserlerle kıyaslanabilecek bir değere sahip. 13. yüzyıl sonlarında Bağdat’ta yaşamış ünlü hattat Yakut El- Musta'sımi’nin değerli ve nadir Hat Çalışmaları Albümü (Müfredat), tahmini olarak 100,000-200,000 İngiliz Pound’u değerinde. İpek Heriz Halı’nın (2.91cm x 2.16 cm; tahmini değeri 40,000-60,000 İngiliz Poundu) yanı sıra, müzayedede satışa sunulacak bir diğer değerli tekstil ürünü ise 19. yüzyıldan, Kırmızı İpekten Yapılmış Osmanlı Sancağı; değeri ise yaklaşık 30,000-40,000 İngiliz Poundu.
İlk görsel: I&I Lot 17 Kuran Tezhibi
Çalışmalarında günlük yaşamdan beslenen Ian Stevenson, işlerinde her türlü günlük objeye yer veren isimlerden. Onun çalışma alanı büyük ölçekli bir bina duvarı da olabiliyor çöp kutuları da.. Rutin günlük yaşamın koşturmacasında sanatçının işlerini fark edip de gülümseden geçmek bir hayli zor.
Çalışmalarını sokak dışında kumaş ve kağıt üzerinde de sergileyen sanatçının, ironik bir tarza sahip olduğunu söylemek mümkün. Fotoğraflar üzerine yaptığı çocuksu çizimleri, sokaklara yazdığı nüktedan cümleleriyle farklı bir tarzı olduğu kesin!
İsrailli sanatçı Ronit Baranga, mutasyona uğramış organlar kullandığı heykelleriyle tedirginlik hissi uyandırıyor. Fincanın içinde açılmış bir ağız, tabaktan çıkan parmaklar, iç içe geçmiş eller, şeytana benzeyen bebekler sanatçının resimlerinde sık sık karşımıza çıkan ürkütücü ögelerden sadece birkaçı.
Seramik ile çalışan Baranga, izleyicileri çarpan görüntüler yaratmayı sevdiğini söylüyor. Örneğin şık yemek takımlarını ironik bir dille dönüştürerek sanatçı seramiğe farklı bir bakış açısı getiriyor.
Londra merkezli illüstratör Grace Helmer, Camberwell College of Arts’da eğitim gördükten sonra birçok dergi, sanat yayını ve kitap için çizim yapmaya başladı. Şehrin kaosu ve günlük olaylardan etkilendiği çizimleriyle tanınan illüstratör bir dizi karikatür serisi de yayımladı.
Sanatçının mizah öğeleri yüklü çizimleri renkli bir dile sahip. Son zamanlarda gif tasarımlarıyla da dikkat çeken Helmer, çizim yapmayı günlük tutmaya benzetiyor.