
Şikago merkezli illüstratör Irina Kruglova, ikonik portreleri çizimlerine taşıyor. Monscribbles adıyla tanınan sanatçı, minimal çizgileri ve renkli tarzıyla dikkat çekiyor. Siyah beyaz çizgileri, desen detaylarını ve tekrar eden formları çizimlerinde sıklıkla kullanıyor.
Kruglova’nın bugüne kadar illüstrasyonlarında yer verdiği ikonik portreler arasında: Pharrell, Bill Murray, Frida Kahlo, Martin Luther King, Ibeyi, Marvin Gaye, Picasso, Solange, Hayao Miyazaki ve Terry Richardson gibi isimler yer alıyor.
Giacomo Carmagnola korkutucu foto-manipülasyon çalışmalarıyla tanınıyor. İtalya, Treviso’da yaşayan sanatçı, rahatsız edici görseller tasarladığını söylemekten de çekinmiyor.
Digital kolaj çalışmaları üzerine yoğunlaşan Carmagnola, eski fotoğrafları photoshop'ta kendi tarzında dönüştürüyor. Çalışmalarında sembolik ve tarihi fotoğrafları sıklıkla kullanan sanatçı korkunçluğun etkileyiciliğinden ilham aldığını söylüyor.
Ego sorunsalı, günlük problemler, rutin hayat koşturmacası Tristan Pigott'un resimlerinde gerçeküstü anlatılar ile bezenerek karşımıza çıkıyor. Abartılı anlatımı ve espirili yaklaşımı ile dikkat çeken sanatçı, kompozisyonlarında sıklıkla psikolojik özellikleri deşiyor.
Anksiyete, depresyon, küstahlık gibi psikolojik ve duygusal durumları çizimlerine yansıtan sanatçı, model olarak arkadaş ve aile çevresini kullandığını söylüyor. Sanatçı çalışmalarında moda öğelerinden de faydalanarak eğlenceli bir tarz yakalıyor.
Igor ve Marina üretimlerine birlikte devam eden evli, ressam bir çift. Birbirlerinin fikirlerinden beslendiklerini ve ilham aldıklarını belirten ikili, resimleri üzerinde birlikte çalıştıklarını söylüyorlar. Bu çalışma yönteminin zaman zaman çatışmalara da yol açabildiğini belirten Igor ve Marina, Rönesans dönemi tablolarını andıran çizimleriyle dikkat çekiyor.
Chagall, Kandinsky, Malevich, Picasso ve Matisse gibi sanatçılardan ilham aldıklarını belirten ikili, Rus geleneklerinden, cesur renklerden ve sürrealizmden beslendiklerini belirtiyor.
Maurizio Cattelan: America adlı eser 18 karatlık bir tuvalet. Maurizio Cattelan’ın yeni üretimi olan eserin geçmişte yapılan tuvalet tasarımındaki sanat eserlerinden farkı kullanıma uygun hazırlanmış bir çalışma olması. Ellemek, üzerine oturmak, hatta tuvaletinizi yapmak gibi birçok yakın temas harekette bulunabileceğiniz Maurizio Cattelan: America, sanatçının 2011 yılında açıkladığı emeklilik planının da bir nevi sona erdiğini gösteriyor.
Üretmemenin işkenceye dönmesi üzerine yeni bir eser tasarladığını söyleyen sanatçının altın tuvaleti mayıs başında Guggenheim New York'ta sergilenmeye başlayacak. Eserin değeri ise henüz açıklanmış değil.
Multi-disipliner çalışan Levi van Veluw, ağırlıklı olarak kendi portrelerinden ilham aldığını söylüyor. Video, heykel, çizim ve fotoğraf alanında birçok üretimi olan sanatçı karanlık ve karamsar bir dile sahip.
Malzeme, desen, form bakımından karakteristik bir çizgisi olan Veluw, spontane çalıştığını belirtiyor.
Ağırlıklı olarak özne konumunda kendisini kullanan sanatçı, çalışmalarında birçok farklı malzemeden faydalanıyor. Üretimlerinin korkutucu ve tedirgin edici bir tarafı olduğunu kabul eden sanatçı mutluluk hissinin ona ilham vermediğini söylüyor.
Leandro Erlich, optik yanılsamalı çalışmalarıyla tanınıyor. Mimar bir aileden geliyor olmasının çalışmalarında büyük etkisi olduğunu söyleyen sanatçı enstalasyonlarında illüzyona büyük yer ayırıyor. Kapsamlı bir set tasarımı sonrasında çekilen fotoğraflar, kafa kurcalayıcı nitelikte.
Erlich'in etkilendiği isimler arasında Alfred Hitchcock, Luis Bunel ve David Lynch bulunuyor. Arjantinli sanatçı şimdiye kadar birçok proje gerçekleştirdi. Hepsi de kendi alanında oldukça iddialı olan projelerin temelinde 'mizah' unsuru yer alıyor. Sanatçının çalışmalarında ters dönmüş binalar, havuzun altında yürüyebilen insanlar, yerçekimine kafa tutan unsurlar sıkça karşımıza çıkıyor.
Moda fotoğrafının dünyaca ünlü isimlerinden, İsviçreʼli fotoğraf sanatçısı Michel Comte, müzik, moda ve sanat dünyasından tanınmış kişilerin sıra dışı fotoğraflarını çekiyor. Michel Comteʼun objektifinde kişiler, günümüzün medya çağında birer ikona dönüşürken, sanatçı aynı zamanda çağdaş yorumuyla onları zamansız kılıyor.
Kadınları birer objeye dönüştürmeden çekiciliklerini ve güçlerini ortaya koymayı başaran sanatçı, fotoğraflarında insanların kendine has özelliklerini dışa vuruyor. Comteʼun fotoğrafları Viyana Kunst Haus, Venedik Penny Guggenheim Müzesi, Verona Centro Internazionale di Fotografia, Munih Pinakothek der Moderne, Dusseldorf NRW-Forum, Zürih Museum für Gstaltung gibi birçok müzede sergilendi ve koleksiyonlara dahil edildi.
Matteo Berton, Bologna'da yaşayan bir illüstratör. Sentez, birleşim ve detaylar üzerinden çalışmalarını sürdüren sanatçının illüstrasyonları birçok dergi ve reklam projesinde yer aldı. Sık sık solo ve karma sergilere katılan sanatçı aynı zamanda çizgi roman projelerine de dahil oldu.
Karmaşık ve renkli görünümler sanatçının çoğunlukla kullandığı çizimler arasında yer alıyor. Kalabalık ortamlar, sıkışmış bedenler ve kaos ortamı Berton’un günümüz toplumunu eleştirirken kullandığı detaylardan sadece birkaçı.
Rus illüstratör Mikhail Vyrtsev, sürreal portreler yaratıyor. Genellikle sulu boya çalışan sanatçı, kaza anlarını resmetmesiyle dikkat çekiyor. Vyrtsev’in resimlerinde, döngü, tekrar, iç içe geçme temaları sık sık karşımıza çıkıyor.
1988 doğumlu sanatçı, yemek eğitiminin ardından grafik tasarım okudu. Hiciv ve gerçeküstü detaylarla bezeli çalışmalarıyla birçok dergi ve yayında işleri sergilenen Vyrtsev, rahatsız edici detaylardan ilham aldığını söylüyor.