
Arjantin doğumlu Britt Snyder, figüratif resimlerinde mistik, metafizik ve gizem yüklü öğeleri harmanlıyor. Birbirine karışmış suratlar, dönüşmüş ve deformasyona uğramış bedenler ve belirsiz vücutlar Snyder'in resimlerinin en dikkat çekici özelliklerinden birkaçı.
Bulanık fırça darbeleri ve hayaleti andıran figürler gerçeklik ile hayal hissini daha da belirsizleştiriyor. Snyder uçuculuk ve kimliksizlik temalarından beslenerek üretimlerini sürdürdüğünün altını çiziyor. Sanatçı 23 Haziran – 20 Temmuz tarihleri arasında “Edge of Realism” adlı sergiyle Abend Gallery’de olacak.
Müzik tarihinin 20.yüzyıldaki en haşarı çocuklarından olan Iggy Pop, bu sefer beyaz perdede rahat durmayacak! Bu yıl son stüdyo albümü Post Pop Depression’ı yayımlamasının ardından Blood Orange filmindeki rolü ile konuşulmaya başlandı. 17 Mayıs’ta Amerika’da vizyona girmesi planlanan filmin yönetmeni Tony Tobias. Genç karısı Isabelle’nin (Kacey Barnfield), tehlikeli eski sevgilisinin (Ben Lamb) yeniden gün yüzüne çıkması ile rahatı bozulan rockstar Bill’in (Iggy Pop) etrafında gelişen konusu ile beklenen Blood Orange’nin ülke sınırlarına teşrif edeceği tarihi sabırsızlıkla bekliyoruz.
Karmen Ayvazyan, somut bir gerilim hissi uyandıran ve rahatsız edici duygularla yüklü fotoğraflarıyla bilinirlik kazandı. Ayvazyan denince akla gelenler arasında canlı renkler, moda çekimleri, absürt detaylar ve zıtlıklar başı çekiyor.
"Hair" serisiyle gerçeküstü imgelere imza atan Belçika merkezli fotoğrafçı, sık sık gündelik nesneleri çalışmalarında kullanıyor. Saçları başrole taşıdığı serisinde yemek tabağı, hediye kutusu ya da fincan gibi gündelik eşyaların içine birer tutam saç yerleştiren Ayvazyan, iticiliğin gücünden ilham alıyor.
İlki 1999 yılında Colorado’da yapılan Coachella Festivali, her yıl birbirinden ‘büyük’ isimleri line up’ında dizmeyi ve müzikseverlerin iştahını kabartmayı her seferinde başarıyor. Bu yıl ise Coachella’nın gizli kahramanları bambaşka bir ekim ayı yaşatmayı planlayarak harekete geçiyor. 7-8-9 Ekim’de efsaneler ligini Colorado’da sahaya çıkartmaya hazırlanan Coachella ekibinin hazırladığı Desert Trip adeta bir megafest! The Rolling Stones, Bob Dylan, Paul McCartney, Neil Young, Roger Waters, The Who gibi isimlerden oluşan festivalin biletleri de takdir edersiniz ki klasmanının hakkını veriyor. 9 Mayıs’ta satışa çıkacak olan biletler, konaklama ve diğer tüm detayların güncel haline ulaşmak için Desert Trip’in internet sitesini takipte kalın. Bu ekim tahmin ettiğimizden ağır(!) geçecek gibi.
2006 yılında kurulan ve akabinde bina inşası aynı yıl Amerikalı mimar Frank Gehry tarafından yapılan The Foundation Louis Vuitton, Fransa başta olmak üzere global anlamda çağdaş sanatı ve sanatçıları destekleyen bir topluluk. Bina şuan psychedelic dokunuşlar ile gündemde. Fransız kavramsal sanatçı Daniel Buren ile çalışan The Foundation Louis Vuitton ekibi, Buren’in ‘Observatory of Light’ eserini dış mekanlarıyla bütünleştiriyor. Pembe, yeşil, mavi ve sarı tonlarına sahip 13 faklı renk paneli, 3 600 parça cam ile dönebilir noktalarla mimariye sabitleyen Buren, adeta 20 farklı ‘yelkenli’ yaratacak. Gün ve mevsim değişkenlerine göre hareket etmesi planlanan bu panellerin, gün ışığı ile bir şova dönüşeceği kesin! The Louis Vuitton Foundation’ın bu özel sergileme için tarihi 11 Mayıs olarak duyurdu.
Tate, nisan ayında açıkladığı 2017 programına göre David Hockney, Wolfgang Tillmans, Rachel Whiteread, Giacometti ve Modigliani gibi dev isimlerin yanında Türk sanatçı Fahrelnissa Zeid’in de retrospektifine de yer verecek.
Müzede gerçekleşecek retrospektifler dışındaki karma sergilerin konuları da toplumsal sorunların tarihine odaklanacak. “Queer British Art” sergisi tam olarak homoseksüelliğin İngiltere’de yasal olarak tanınmasının 50. senesine denk getirilmiş. Sergi 1861-1967 yılları arasında, “değişik” oldukları için zorluklar yaşamış sanatçıları ele alıyor.
“Soul of A Nation: Art in the Age of Black Power” sergisi 1963-83 yılları arasında Amerika’da aktif olarak üretmiş siyahi sanatçıların zamanında nasıl tanımlandığı, reddedildiği ve tekrar bulunduğu üzerine.
“Red Star Over Russia” ise Ekim Devrimi’nin yüzüncü senesine ithafen Rus sanatının seneler içerisinde nasıl sağlam bir dil oturttuğunu inceliyor.
Sizi bir an için İngiltere uçuşlarına göz atmaya sevk edecek sergi programı ise:
9 Şubat-27 Mayıs 2017, David Hockney
15 Şubat-11 Haziran 2017, Wolfgang Tillmans
5 Nisan-1 Ekim 2017, Queer British Art
9 Mayıs-10 Ekim 2017, Giacometti
7 Haziran-15 Ekim 2017 Fahrelnissa Zeid
12 Temmuz-22 Ekim 2017, Soul of a Nation: Art in the Age of Black Power
8 Kasım 2017-18 Şubat 2018, Red Star Over Russia
22 Kasım 2017- 2 Nisan 2018, Modigliani
1980’lerden beri Lisson Gallery’de birçok sergi açmış olan Anish Kapoor, galerinin Milano şubesindeki ilk sergisine hazırlanıyor.
Kapoor bu sergide paslanmaz çelikten 14 yeni heykel sunuyor. Malzemeyi 90 dereceyi aşmama kaidesiyle bükerek ürettiği 30 cm civarındaki bu heykeller sanatçının diğer işlerine göre nispeten küçük.
Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki sergisinden de hatırladığımız üzere uzun seneler boyunca konkav ve konveks formlar üzerine çalışan sanatçı, bu yeni serisinde bükmeyle elde edilen görme biçimlerini ve çevresiyle oluşturduğu ilişkisini araştırıyor.
1990 doğumlu Alessandro Sicioldr yaşamına ve çalışmalarına İtalya'da devam ediyor. Yağlı boya ve renkli kalemlerle çalışan sanatçı, çalışmalarında çağdaş ve geleneksel teknikleri harmanlıyor.
Gerçeküstü görüntüler, tuhaf ve tekinsiz ortam tasvirleri sanatçının stilinde en dikkat çeken öğeler arasında yer alıyor. Erken çocukluk döneminde tedirgin edici konularla ilgilenmeye başlayan Sicioldr, genellikle rüyalardan ilham aldığını söylüyor. Mistik güçler, korku, bilinçaltı gibi konular sanatçının sık sık çalışmalarında işlediği temalar arasında yer alıyor.
Dünyanın dört bir yanından sanatseverler ve alıcılar Frieze Art Fair için New York’a akın etti. 5-8 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek olan fuar için, New York’taki Randall’s Ada’sında 25000 m2 lik devasa bir çadır kuruldu.
31 ülkeden 202 galerinin katılacağı fuarda galerilerin stantları dışında “Frieze Projects” programı da yer alıyor. Sanatçı konuşmaları, yerleştirme ve performans alanları ziyaretçilere etkileşimli bir portal kurmayı hedefliyor. Frieze’in genel fuar direktörü Victoria Siddall’a gore bu program çok önemli çünkü; bu sayede fuar sadece sanat eserlerinin alım satımıyla sınırlı kalmıyor, ayrıca sanatın yaratımına da katkıda bulunuyor.
Fuarda bu sene ziyaretçileri küçük süprizler de bekliyor. Mesela şanslı ziyaretçiler David Horvitz’in performatif sanat projesi için tuttuğu profesyonel bir kapkaççının “kurbanı”olabilir. Şanslı diyorum çünkü bu kapkaççı cepleri boşaltacağına küçük heykelciklerle dolduruyor.
Ayrıca fuarda bir de eşek var. Maurizio Cattelan’ın 1994 seneli "Enter at Your Own Risk—Do Not Touch, Do Not Feed, No Smoking, No Photographs, No Dogs, Thank you" adlı enstelasyonu, barok avizeyle aydınlatılmış kocaman bir odanın ortasında canlı bir eşekten oluşuyor.
Gündem haberlerinden asla eksik olmayan Donald Trump’a da küçük göndermeler var. Frieze Sounds bölümünde vantrilok Liz Magic Laser, karnından konuşarak Donald Trump’ın sesiyle bir performans yapacak.
1988 doğumlu, Goldsmiths Üniversitesi çıkışlı melankolik prens James Blake, 2011 yılındaki ilk albümü James Blake ile müzik piyasasına sıkı bir giriş yapmayı başarmıştı. Albümde yer alan ‘Wilhelm Scream' hala vazgeçilmezlerden. Son albümü Overgrown’un ardından 3 yıllık sessizliğini bozan James, The Colour in Anything ile raflardaki yerini almaya hazırlanıyor fakat sanatçı albüm tanıtımı için farklı bir yöntem tercih etti: sokaklar!
Daha önce Norveçli yazar Ronald Dahl ile çalışan illüstratör Sir Quentin Blake ile James’in sokaklardaki tanıtımını duvar resimleri ve illüstrasyonları ile destekledi. Henüz biri Londra’da biri Brooklyn’de, iki duvar resmi görebildiğimiz bu iş birliğinin devamı merak konusu.