
Led Zeppelin’in daha önce yayımlanmamış Communication Breakdown versiyonu gün yüzüne çıktı. 1 Nisan 1971 tarihinde BBC’nin merkez Londra’daki Paris Tiyatrosu binasında kaydedilen şarkı, 4 Nisan 1971’de yine BBC’nin konser programında yayımlanmıştı. Bu tarihten sonra şarkıya resmi olarak bir daha erişilememişti.
Şimdiye dek Iron Maiden, Zeparella, Slash ve The Jeff Healey Band gibi gruplar tarafından da coverlanan Communication Breakdown’ın henüz ortaya çıkan kaydı bilinen versiyonundan daha uzun. Efsanevi İngiliz grubun 1969 tarihli Led Zepplin albümünde yer alan beş dakikalık Communication Breakdown, grubun Heartbroker ile beraber en popüler şarkılarından biri olarak da kabul ediliyor. Hatta grubun tüm konserlerinde ve turnelerinde mutlaka çaldığı tek şarkı olma özelliğine sahip. Şarkının bu versiyonunu soundcloud üzerinden dinleyebilirsiniz.
Üçüncü sezonu hayranlarının yüreği ağzında bırakarak tamamlayan Sherlock’un 4. sezonunundan ilk teaser yayınlandı. 2017 senesinde tekrar izleyiciyle buluşması planlanan dizi öldüğü sanılan Sherlock’un ezeli düşmanı Moriarty’nin “Did you miss me?” diye ortaya çıkmasıyla son bulmuştu 3. sezonun ardından sene başında İngiltere’nin Viktorya döneminde geçen özel bir bölümü yayınlanan dizinin yeni teaser’ı ziyadesiyle heyecan uyandırıcı.
Sherlock’un daha endişeli ve dağınık gözüktüğü yeni sezon trailer’ı herkesin tehlike altında olduğu daha karanlık bir sezonun da habercisi. Başrollerini Benedict Cumberbatch ve Martin Freeman’ın paylaştığı dizinin akıbeti şimdiden merak konusu.
https://www.youtube.com/watch?v=qlcWFoNqZHc
Woody Allen’ın merakla beklenen son filmi Café Society vizyon için gün sayıyor. 1930’ların Hollywood dünyasında geçen film Hollywood’un skandallarla örülü hayatına Allenvari bir bakış sunuyor.
Yönetmenin “O dönem beni hep büyülemiştir. Muazzam bir tiyatro yaşamı, kafe ve restoran kültürüyle şehrin en heyecanlı dönemiydi. Nereye giderseniz gidin, tüm New York sofistike gece yaşamıyla çalkalanıyordu” diye hayranlığını dile getirdiği yıllara dair bu eğlenceli filmin başrollerini Jesse Eisenberg, Kristen Stewart Steve Carell ve Blake Lively paylaşıyor. 12 Ağustos’ta vizyona girecek film etkileyici performansları ve oyuncu seçimi kadar göz kamaştırıcı görselleriyle de hayli iddialı.
https://www.youtube.com/watch?v=Y2c1y1HT0yo
Kirsten Dunst Sylvia Plath’ın 1963 tarihli romanı Sırça Fanus’u çekmeye hazırlanıyor. En son Jeff Nichols’ın Midnight Special filminde izleyici karşısına çıkan Dunst bu kez kamera arkasına geçiyor.
30 yaşında intihar eden Plath’ın ölümünden 1 ay önce yayınlanan ve yarı otoiyografik kabul edilen Sırça Fanus ilk olarak 1979 senesinde Larry Peerce tarafından beyazperdeye uyarlanmıştı. 1950’ler dünyasının New York’unda ayakta kalmaya çalışan bir kadının hikayesini anlatan Sırça Fanus Plath’ın en meşhur eseri aynı zamanda.
Kitabın başkahramanı Esther Greenwood’u Dakota Fanning’in canlandıracağı filmin senaryo uyarlamasını Nellie Kim’le beraber yürüten Dunst, bu ilk uzun metraj girşiminin altından kalkabilecek mi şimdiden merak konusu.
Geçtiğimiz aylarda Ritual Spirit isimli dört parçalık EP’siyle uzun süreli sessizliğini bozan Massive Attack, EP’deki dört şarkıyı Fantom isimli kendilerine ait bir akıllı telefon uygulamasıyla yayınlamıştı. Grup şimdi de yeni şarkılarını yine aynı metotla dinleyicileriyle paylaşıyor.
Yıl sonuna kadar yeni bir EP ve bir albüm yayınlayacağını duyuran Massive Attack, muhtemelen yeni EP’de yer alacak olan The Spoils, Come Near Me ve Dear Friend ismindeki üç şarkıyı Fantom uygulaması aracılığıyla dinleyicilerine sundu. İTunes’tan indirilebilen uygulamayla kullanıcılar yeni şarkıları dinlerken aynı zamanda kendi remikslerini de yapabilecek.
Grammy ödüllü Amerikalı müzisyen Jack White, sahibi olduğu plak şirketi Third Man Records’la ilginç projelerini hayat geçirmeye devam ediyor. Başarılı müzisyen şimdi de The Icarus Craft ismini verdiği özel pikabı yüksek irtifalı bir balona bağlayarak uzaya yollamaya hazırlanıyor. White böylece yıllardır beklediği “uzayda çalınan ilk plak” hayalini de gerçekleştirmiş olacak. Pikapta çalınacak ilk kayıtsa Carl Sagan - A Glorious Dawn olarak belirlendi.
Tasarımı eski NASA üyesi Kevin Carrico tarafından yapılan The Icarus Craft, 30 Temmuz günü Nashville’deki Third Man Records yerleşkesinden özel bir balon eşliğinde uzaya gönderilecek. Detroit ve Nashville’de özel partilerle kutlanacak fırlatma etkinliği Third Man Records’ın websitesinden de canlı yayınlanacak.
1991 yılında hayatını kaybeden Theodor Seuss Geisel’in ya da bilinen adıyla Dr. Seuss’un gizli çizim koleksiyonu gün yüzüne çıkıyor. Sanatçı, büyülü hayvanların maceralarını anlattığı 60’tan fazla çocuk hikayesinin sahibi ancak bu ortaya çıkmamış çizimler onun karanlık tarafını simgeliyor.
Eserlerinin ancak ölümünden sonra eşi tarafından paylaşılmasını isteyen Dr. Seuss, çizimlerine Midnight Paintings adını vermiş. Çok sevilen karikatür tarzı ile rahat anlaşılır çizimlerinde Seuss’un dünyasını insan biçimini almış kaplumbağa, sincap, balık ve kediler süslüyor.
“The Art of Dr. Seuss Exhibition” 30 Temmuz tarihine kadar Vancouver Pendulum Gallery’de olacak.
Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN) tarafından iki yılda bir verilen ve daha önce Chuck Berry, Leonard Cohen ve Randy Newman'a takdim edilen Şarkı Yazarlığı Ödülü’ne bu kez Tom Waits ve John Prine layık görüldü.
Jürisinde Elvis Costello, Peter Wolf ve Bono’nun yer aldığı PEN Şarkı Yazarlığı Ödülü hakkında konuşan PEN sözcüsü, Tom Waits ve John Prine olmadan Amerikan müziğini düşünmenin imkansız olduğunu söylerken, “İkisi de bu ülkenin müziği için çok önemli şarkılar üretti” dedi.
Ünlü performans sanatçısı Marina Abramović geçtiğimiz günlerde Alman Tagesspiegel gazetesiyle yaptığı röportajında hayatı boyunca üç kez çocuk aldırdığını ve eğer çocuğu olsaydı bunun çalışmaları için bir felaket olacağını açıkladı!
İnsan bedeninde sınırlı bir enerji olduğunu ve anne olduktan sonra bu enerjinin bölündüğünü savunan sanatçı; sanat dünyasında erkeklerin kadınlardan daha önde olmasının sebebini çocuk sahibi olmaya bağlıyor.
Özel hayatında eserlerine kıyasla daha geleneksel olduğunu söylese de, röportajda bir eş ve çocuk sahibi olmadığı için kendini tamamen özgür hissettiğini belirtiyor. Sanatçının 40 yılı aşkın süredir gerçekleştirdiği performansları ise tutku, disiplin ve iradeyle şekilleniyor.
Edebiyat dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olan Man Booker Ödülü’ne aday olan yazarların uzun listesi açıklandı. İngilizce olarak yazılmış romanlara verilen ödül 2013 yılına kadar sadece İngiliz İmparatorluğu'na bağlı ülkelerden ve İrlanda’dan yazarlara verilirken değişen kurallarla artık uluslararası bir kimliğe kavuştu.
Listeyi oluşturan seçici kurulda başkanlığı üstlenen Amanda Foreman, Jon Day, Abdulrazak Gurnah, David Harsent ve Olivia Williams gibi isimler yer alıyor. Listede daha önce iki kez Man Booker Ödülü’nü kazanan J.M. Coetzee, Deborah Levy, David Means güçlü adaylar arasında gösteriliyor. Ödülü geçtiğimiz sene Jamaikalı yazar Marlon James kazanmıştı.
Bu yılki ödülün kısa listesi 13 Eylül’de, kazanan yazar ise 25 Ekim’de açıklanacak.
Man Booker Ödülü’ne aday olan yazarlar ve eserleri:
Paul Beatty, The Sellout (Oneworld)
J.M. Coetzee, The Schooldays of Jesus (Harvill Secker)
A.L. Kennedy, Serious Sweet (Jonathan Cape)
Deborah Levy, Hot Milk (Hamish Hamilton)
Graeme Macrae Burnet, His Bloody Project (Contraband)
Ian McGuire, The North Water (Scribner UK)
David Means, Hystopia (Faber & Faber)
Wyl Menmuir, The Many (Salt)
Ottessa Moshfegh, Eileen (Jonathan Cape)
Virginia Reeves, Work Like Any Other (Scribner UK)
Elizabeth Strout, My Name Is Lucy Barton (Viking)
David Szalay, All That Man Is (Jonathan Cape)
Madeleine Thien, Do Not Say We Have Nothing (Granta Books)