
Fantastik edebiyat deyince akla ilk gelen isimlerden olan Neil Gaiman, American Gods’ın önümüzdeki sene yayına başlayacak dizisinin ardından yeni bir dizinin daha yapımcı kadrosuna dahil oldu. Parallels filminin dizi uyarlaması ekibine eklemlenen Gaiman’a Nikita ve Sleepy Hollow yapımlarından da tanıdığımız Albert Kim eşlik edecek.
Ziyaretçilerini paralel evrenler arasında yolculuğa çıkaran Parallels filminin dizi uyarlaması Netflix’te yayımlanacak. Yönetmenliğini Chris Leone’nin üstleneceği yapım, The Building adıyla izleyiciyle buluşacak. Dizinin kadrosunda yer alacak isimler henüz açıklanmış değil.
2015 yılının Ekim ayında düzenlenen konuk programı Arctic Circle, 25 sanatçı ve küçük bir mürettebatı Kuzey Kutbu’nun on derece güneyine bir gemi yolculuğuna çıkardı. İngiliz sanatçı Joshua Abarbanel’in de dahil olduğu bu yolculuk iki hafta boyunca Svalbard takımadaları etrafında yeni sanatsal deneyimler yaşamak amacıyla gerçekleştirildi.
Abarbanel bu yolculuk için yaklaşık 40 cm uzunluğunda buzdan bir Norveç gemisi heykeli yaptı ve Arktik Okyanusu’na bıraktı. Eriyip yapıldığı ana madde haline geri dönecek olan heykel; geçicilik, dünyevilik ve doğanın kırılganlığına dikkat çekmek için tasarlandı. Svalbard Fiyortları çevresinde bırakılan gemiler suyun içinde büyülü bir görsellik sunarken, sanatçının yaptığı çalışmalar 16 Aralık tarihine kadar Los Angeles Harbor College Fine Art Gallery’de “Joshua Abarbanel: Finding North” başlığı altında görülebilecek.
https://vimeo.com/191522368
ABD’nin en uzun soluklu ve popüler yapımlarından Simpsons dizisinin nevi şahsına münhasır babası Homer Simpson’ın felsefesi ders oluyor. Amerikan kültürünü, gündelik yaşantısını ve alışkanlıklarını ironik bir dille anlatan dizinin vurdumduymaz karakteri Glasgow Üniversitesi öğrencileriyle buluşacak.
Bilindik isim ve akımların Homer Simpson’ın gözünden ele alınacağı dersin eğitmeni John Donaldson’ın “D’oh! The Simpsons Introduce Philophy” adıyla açacağı ders, Camus, Marx, Kant gibi felsefecileri popüler kültürün en önemli figürlerinden birinin saf ve tartışılabilir bakış açısıyla değerlendirecek. Ders aynı zamanda Homer’in sıklıkla başvurduğu absürtlükten beslenecek.
Amerikalı fotoğraf sanatçısı Kelia Anne MacCluskey, çocukluğunda çıktığı yolculuklarda fotoğraf çekmeye başlayarak bu tutkusunu fark etti. Daha sonra Savannah College of Art&Design’da Fotoğraf Bölümü okuyan sanatçı, kariyerinin başında çalışmalarını kendi gençliğine ait hafta sonu anıları, aşklar ve abartılmış acılar gibi temalar etrafında üretmeye başladı.
Romantik bir dokusu olan fotoğraflarında tutku, şüphe ve cinselliğin keşfi gibi gençliğin temelinde olan kavramlara odaklanan MacCluskey, kullandığı solgun ama pastel renklerle şiirsel bir anlatım tarzı benimsiyor. Aynı zamanda da bir şair olan sanatçı, bize yaşadığımız dünyanın naif bir temsilini sunuyor.
Çalışmalarını Los Angeles’ta sürdüren fotoğraf sanatçısı Amber Marie Chavez, kapana kısılmışlık hissinden referans alarak bireyin dayanıklılığına vurgu yapan kareleriyle dikkatleri üzerine çekiyor. Yıkım, boğulma hissi ve çiğlik gibi temalara odaklanan sanatçının fotoğrafları aynı zamanda otobiyografik özellikler de taşıyor.
Kendisi gibi bir fotoğraf sanatçısı olan ikiz kardeşi Ashlie Chavez ile ürettikleri “Symbiotic” adlı serisiyle tanınan sanatçı, kardeşi ile beraber verdikleri bir röportajda Egon Schiele ve Cindy Sherman gibi sanatçılardan ilham aldıklarını belirtiyor. Genellikle analog fotoğraflar çekmeyi tercih eden Chavez, fotoğrafın yanı sıra sinemayla da ilgileniyor.
Richard Kelly’nin kült eseri Donnie Darko 15. yılı anısına restore edilerek vizyona girmeye hazırlanıyor. Başrolünde Jake Gyllenhaal’ın oynadığı film ünlü aktörün dünyaca tanındığı ilk film olma özelliğini taşıyor.
Film, Donnie Darko isimli gencin ara sıra gördüğü insan-tavşan karışımı bir varlığın dünyanın sonu hakkında uyarılarda bulunmasını ve çözümlenemeyen bazı olayların izinden çocuğu sürüklemesini konu alıyor. Bu kült korku bilimkurgu klasiğinin restorasyonlu fragmanını Youtube üzerinden izleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=fA3DZa6bifE
Gucci’nin kreatif direktörü Alessandro Michele, dört uluslararası sanatçıdan markanın Tokyo mağazasında bir enstalasyon çalışması gerçekleştirmelerini istedi. Gucci’nin sanat ve moda dünyalarını birbirinin içinde eritme amacıyla kurduğu 4 Rooms adlı yaratıcı girişimin ilk parçası olan The Herbarium, Japon sanatçı Chiharu Shiota tarafından tasarlandı.
Mekânın içinde yer alan tüm objeleri ve Gucci aksesuarlarını kırmızı iplikle kaplayan sanatçı, enstalasyon için toplam 28 kilometre uzunluğunda iplik kullandı. Özgün tarzını markayı sembolize eden botanik desenlerle birleştiren Shiota, dev bir örümcek ağını andıran enstalasyonla sarmal bir labirent yarattı. Bir sanal gerçeklik deneyimine dönüştürülen çalışma internet üzerinden de izlenebilirken, 27 Kasım tarihine kadar Tokyo’da Gucci Ginza mağazasında görülebilecek.
Elektronik müzik tarihinin efsanelerinden Roland TR-808 drum machine’in hikâyesini anlatan belgesel 808’in fragmanı yayımlandı. Eleştirmenlerden tam not alan belgesel fragamanı şimdiden heyecan yarattı.
Belgeselin yönetmen koltuğunda oturan isim Alexander Dunn. Belgeselin kadrosunda yer alan isimler ise hayli iddialı: Rick Rubin, Pharrell Williams, Fatboy Slim, Questlove, Damon Albarn, Beastie Boys.
https://www.youtube.com/watch?v=LMPzuRWoNgE
Rolling Stones'un henüz şöhretin zirvesine çıkmadığı dönemini belgelemek isteyen Mick Jagger, grubun kariyerinin henüz başlarındayken kaldığı evin müzeye dönüştürülmesine ön ayak oldu. Grup üyelerinin 1962 senesinde Londra'da kaldıkları daireyi sergi alanına dönüştüren Jagger, hiçbir detayı atlamamış.
Ekibiyle beraber apartman dairesini yeniden kurgulayan Jagger, evin dağınıklığından, bira şişelerine, sigara küllüklerine, etrafa saçılmış plaklara o yılları tekrardan diriltmek için elinden geleni yapmış. Eski zamanlarını unutmaya hiç niyeti olmayan grup geçtiğimiz aylarda grubun kayıt yaptıkları stüdyoyu yeniden canlandırdığı Exhibitionism - The Rolling Stones sergisi ile karşımıza çıkmıştı.
Son dönemin soundtrack plak furyasına katılan son yapım Fight Club oldu. 90’lı yılların kült yapımlarından David Fincher imzalı Fight Club filminin müzikleri plak formatında yayımlanıyor. Başrollerini Brad Pitt ve Edward Norton’ın paylaştığı 1999 yapımı filmin müzikleri o sene yayımlandıktan sonra bir daha basılmamıştı.
Filmdeki sabun yapımına gönderme yapacak şekilde pembe renkte basılan plakların ön dağıtımı geçtiğimiz günlerde yapıldı. Ters köşe senaryosu, iddialı replikleri ve akılda yer eden oyuncu performanslarıyla popülerliğini hâlâ koruyan filmin plaklarının basımını üstlenen şirket ise Mondo oldu.