
Aralık ayında yeni albümleri Dream Synopsis’i yayımlamaya hazırlanan Last Shadow Puppets albüm öncesi Leonard Cohen’in Is This What You Wanted ile dönüşünün muhteşem olacağının sinyallerini vermişti. Albümün yayımlanmasına sayılı gün kala gruptan yeni bir hamle daha geldi.
Grup Fransız sanatçı Jacques Dutronc’un 1966 tarihli Cactus parçasına çektikileri klibi paylaştı. Alex Turner’ı Fransızca şarkı söylerken gördüğümüz bol danslı videonun yönetmen koltuğunda Ben Chappell oturuyor. Son albümlerinin üzerinden sekiz sene geçen Last Shadow Puppets geçen yılların acısını fazlasıyla çıkaracak gibi duruyor.
https://www.youtube.com/watch?v=xf5apyds8Xk
Çalışmalarını İtalya’da sürdüren illüstratör ve ressam Dilka Bear, aslında 1977 yılında Kazakistan’da doğdu. Asıl adı Dilyara Nassyrova olan sanatçı Almaty Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde mimarlık okuduktan sonra Cosmopolitan, Saatchi&Saatchi gibi kuruluşlarda grafik tasarımcı ve illüstratör olarak çalışmaya başladı.
Eserlerinde Bruegel ve Bosch gibi İtalyan Rönesans’ının önemli isimlerinin etkileri görülürken, bir yandan da Marion Peck ve Ray Caesar gibi çağdaş sanatçılardan da ilham alan Bear, Grimm Kardeşlerin yazdığı masallardan da etkilendiğini söylüyor. Tuvalin üzerine akrilik çalıştığı tabloları genellikle pop sürrealizm akımının başarılı örnekleri arasında gösterilen sanatçı, her birinin ayrı bir hikayesi olan figürlerini kendi hayal dünyalarında kurguluyor.
3 Şubat- 8 Mayıs 2017 tarihleri arasında Paris’te gerçekleşecek Palais de Tokyo 2017’nin sergi programı belli oldu.
Fransa’nın çağdaş sanat için ayrılmış en geniş müzesi olan Palais de Tokyo, 2017 yılında çevremizdeki objelerle girdiğimiz absürd ilişkileri ve bu objelerin bizi büyülü bir şekilde etkileyen güçlerini ele alıyor. Bu bağlamda birçok sergi, performans ve enstalasyon çalışmalarının yer alacağı dönemin ilk sergisi birçok sanatçının yer aldığı “All Watched Over by Machines of Loving Grace” olacak.
Expo Chicago ile yapılan iş birliği kapsamında ise Fransa’nın uluslararası sanat etkinliklerindeki görünürlüğünü arttırma amacıyla, Palais de Tokyo’nun Hors les Murs sergisi Paris’teki fuarın ardından Chicago’ya konuk olacak.
Invisible man olarak da tanınan dünyaca ünlü Çinli sanatçı Liu Bolin, görünmez bedenlerle yarattığı kamuflaj sanatını iki klasik yapıta uyarladı. İnsan bedenini bir tuval gibi kullanarak Leonardo Da Vinci’nin Mona Lisa’sı ve Picasso’nun Guernica’sına müdahale eden sanatçının eserleri “Art Hacker” sergisi ile 17 Kasım’dan itibaren New York’ta Klein Sun Gallery’de olacak.
Kaybolma ve yeniden belirme teması etrafında şekillenen sergide Bolin, sanat eserinin seri üretimi ve serbest dolaşımını sorguluyor. Modellerin uğraş gerektiren karmaşık boyamasının tüm detaylarıyla kişisel olarak ilgilenen sanatçının daha önce ürettiği Tianjin Explosions eseri de sergide görülebilecek eserler arasında yer alıyor. Bolin’in geçmiş ve gelecek, gerçek ve illüzyon, bireysellik ve tarih gibi ikilemleri ele aldığı “Art Hacker” sergisi 23 Aralık tarihine kadar New York’ta sanatseverleri bekliyor.
Bu senenin başında yaşamını yitiren David Bowie’nin doğum gününde Londra’da bir anma konseri düzenlenecek. 8 Ocak tarihinde Brixton Academy’de düzenlenecek konserde Bowie’nin dostlarının yanı sıra birlikte müzik yaptığı insanlar da buluşacak.
Dünyanın farklı noktalarında gerçekleşecek anma konserlerin her birinde 30 müzisyen bulunacak. Konserlerin serisinin ilkini oluşturan Londra ayağında sahne alacak isimler arasında Mike Garson, Adrian Belew, Mark Plati, Gerry Leonard, Sterling Cambell, Catherine Russel yer alıyor. Brixton Academy’de gerçekleştirilecek konserin biletleri 18 Kasım tarihinde satışa çıkıyor.
90’ların efsane yapımı, sinema dünyasının kara komedi alanında kült filmi, karakterleriyle bir neslin idolü Trainspotting’in 20 yılın ardından gelmesi beklenen devam filminin heyecanı daha tazeyken filme dair bir müjde daha geldi. Filmin yapımcılarının harekete geçmesiyle filmin soundtrack’i plak formatında basıldı.
Rhino Records etiketiyle raflardaki yerini alan albüm, Brian Eno’dan Iggy Pop’a, Pulp’tan New Order’a pek çok ismin şarkılarını da bir araya getiriyor. Dönemin şarkılarından oluşan soundtrack albüm yaklaşan film öncesi heyecanı katlayacak cinsten.
En son 2014 yılında üçleme albüm serisini yayımladıktan sonra anne olan ve ortalıktan kaybolan Lykke Li LIV adını verdiği bir grup projesiyle geri dönmüştü. Björn Yttling, Andrew Wyatt ve Pontus Winnberg’in Li’ye eşlik ettiği grup ilk klibi Wings of Love’ı geçtiğimiz ay yayımlamıştı.
Grup önceki şarkılarının devamı niteliğinde Dream Awake parçasına çektikleri kliple yolculuğuna devam ediyor. İsveçli sanat kolektifi INGRID’in bünyesinde toplanan grup üyelerini Li Fleetwood Mac ve ABBA’nın çocuğu olarak tanımlıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=_S6YEJu5HGw
Çalışmalarına Chicago’da devam eden sanatçı Nick Cave’in Until adını verdiği enstalasyon çalışması 15 Ekim’den beri MASS MoCA’da sergileniyor.
Until için MASS MoCA’nın futbol sahası büyüklüğündeki galeri alanını kullanan sanatçı, kendisinin şu ana kadar tasarladığı en büyük ve en karmaşık çalışmayı yaptı. Soundsuits adını verdiği giyilebilir heykellerini Amerika’da daha sonraları sosyal adaletin görsel imgelerinden birine dönüşen Rodney King’e uygulanan şiddete bir tepki olarak üreten Cave, Until’de de benzer bir mesajla Amerika’daki silahlanmaya, şiddete, ırkçılık ve cinsiyetçiliğe karşı duruyor.
Cave’in rüzgar gülleri, seramikten yapılmış hayvan ve meyve heykelleri, avizeler ve binlerce kristal ile hazırladığı enstalasyon çalışması Eylül 2017’ye kadar Massachusetts’te ziyarete açık olacak.
Enerjik renklerle sürreal bir hayal dünyasının içinde kurguladığı çalışmalarıyla dikkat çeken fotoğraf sanatçısı Reine Paradis, Fransa’da doğmuş fakat çalışmalarını Los Angeles’ta sürdürüyor. Jungle adını verdiği serisi ile bizi introspektif bir yolculuğa çıkaran sanatçı, lacivert ve turuncu renklerin birbiriyle dans ettiği sembolik bir dünya tasarlıyor.
Amerika ve Avrupa’da birçok sergi açan sanatçı, Gobelins School of Image Paris’te okumuş. Gerçek ve hayalin sınırlarını zorlayan eserlerinde Paradis, her kare için başka modeller ve objeler tasarlıyor. Gerçek lokasyonlarda çekim yapmadan önce tüm kurguyu hayal eden sanatçı aynı zamanda fotoğrafları için şahsen modellik de yapıyor.
Geçtiğimiz günlerde emekliliğini açıklayan Hayao Miyazaki cephesinden sürpriz bir haber geldi. Miyazaki önceden Studio Ghibli’de gösterimi yapılan kısa bir filminin uzun metrajını çekmek için geri dönüyor.
Studio Ghibli müzesinde gösterimi yapılan çeşitli kısa filmlerinden biri olan Boro the Caterpillar filminin uzun metraj versiyonunu çekmek istediğini açıklayan Miyazaki, söz konusu proje için emeklilik fikrini rafa kaldırdı. Film için 2020 yılını kendisine hedef koyan yönetmen, bu plana göre film vizyona girdiğinde 80 yaşında olacak.