
Yılda 110 ülkeden ortalama 270 bin ziyaretçiyi ağırlayan Frankfurt Kitap Fuarı kapsamında, her yıl uluslararası kültürel ekonomiye katkı sağlama amacıyla düzenlenen The Arts+ Fair, 11-15 Ekim 2017 tarihleri arasında Frankfurt’ta gerçekleşecek.
Bu yılın temasının yeni yaratıcı ve kültürel endüstriler olarak belirlendiği fuara katılım için başvurular başladı. Geçen yılki etkinlikte David Hockney, Jeff Jarvis, Sasha Waltz gibi kültür-sanat dünyasından önemli isimler konuşmacı olarak yer almıştı.
Monocle, Google Arts & Culture, Van Gogh Museum, Taschen, Sky Arts, Kodak ve Europeana gibi önemli kültür-sanat firma ve kurumlarının da yer aldığı katılımcılar 2017’de yeni yaratıcı dünyayı şekillendiren 3D, yapay zeka ve sanal gerçeklik gibi temalar üzerine pek çok panel ve söyleşi gerçekleştirecek.
1943 Polonya doğumlu sanatçı Rafal Olbinski, Varşova Teknik Üniversitesi’nde mimarlık eğitimi aldıktan sonra Amerika’ya taşınarak çalışmalarına illüstrasyon ve resim yaparak devam etti. Ayrıca yaptığı tasarımlarla da adını duyuran sanatçının pek çok çalışması MoMA, Smithsonian Institution ve Suntory Museum gibi müzelerin daimi koleksiyonlarına dahil oldu.
Belçikalı sürrealist ressam Rene Magritte’ten ilham alan Olbinski, eserlerini şiirsel sürrealizm olarak adlandırdığı akımın içinde sınıflandırıyor. Özellikle opera sanatçıları için çizdiği albüm kapaklarıyla dikkat çeken sanatçı, pek çok sanat kurumu ve yayınından aldığı 150’nin üzerinde ödülle sürrealist resmin önemli isimleri arasında yer alıyor.
Yaşayan en önemli kadın sanatçılardan biri kabul edilen Japon sanatçı Yayoi Kusama’nın, Infinity Room adını verdiği altı adet çalışmasını bir araya getiren gezici sergi “Yayoi Kusama: Infinity Mirrors”, 23 Şubat’ta Washington Hirshhorn Museum and Sculpture Garden’da açılıyor.
10 yaşından beri gördüğü halüsinasyonlardan ilham alarak, 70 yıldır teknik olarak sonu olan fakat estetik açıdan sonsuzluğun deneyimlenebildiği üç boyutlu dünyalar yaratan sanatçı, 1975 yılından beri bir akıl hastanesinde yaşıyor.
Mekân, cinsellik, insan doğası ve varoluş gibi kavramlara odaklanan sanatçının sonsuzlukla bütünleşmeyi amaçlayan “Yayoi Kusama: Infinity Mirrors” sergisi, 14 Mayıs tarihine kadar Washington’da görülebilecek. Gezici sergi, 30 Haziran- 10 Eylül tarihleri arasında Seattle Art Museum’da sanatseverlerle buluşacak.
Dünya müziğinin enlerini belirleyen Grammy Müzik Ödülleri dün sahiplerini buldu. The Late Late Show’dan James Corden'ın sunduğu törende dağıtılan ödüller ise şöyle:
Yılın kaydı Hello-Adele
Yılın albümü: 25-Adele
Yılın şarkısı “Hello” - Adele Adkins & Greg Kurstin
En iyi yeni sanatçı Chance the Rapper
En iyi solo pop performansı “Hello” – Adele
En iyi vokal pop albümü "25" - Adele
En iyi rap performansı “No Problem” - Chance the Rapper Featuring Lil Wayne & 2 Chainz
En iyi rap albümü Coloring Book - Chance the Rapper
En iyi grup pop performans “Stressed Out" - Twenty One Plots
En iyi dans elektronik albüm “Skin” - Flume
En iyi alternatif müzik albümü "Blackstar"- David Bowie
En iyi enstrümantel albüm ‘’Culcha Vulch’’a - Snarky Puppy
En iyi metal müzik performansı ‘’Dystopia’’ - Megadeth
En iyi rock albümü “Tell Me I’m Pretty” - Cage the Elephant
En iyi R&B performansı “Angel” - Lalah Hathaway
En iyi R&B albümü “Lala” - Lalah Hathaway
En iyi Geleneksel R&B şarkısı “Angel” - Hod David & Musze
En iyi urban/çağdaş albüm ‘’Lemonade’’ Beyonce
En iyi müzik videosu "Formation"- Beyonce
En iyi rap şarkısı “Hotline Bling” - Drake
En iyi country solo performansı “My Church” Maren Morris
En iyi country ikili/grup performansı “Jolene” - Pentatonix ve Dolly Parton
En iyi country şarkısı “Humble and Kind” - Lori McKenna
En iyi country albümü “A Sailor’s Guide to Earth” - Sturgill Simpson
En iyi yeni nesil albümü “White Sun II” - White Sun
En iyi emprovize caz solosu “I’m So Lonesome I Could Cry” - John Scofield
En iyi caz enstrümantel albümü “Country for Old Men” - John Scofield
En iyi caz vokal albümü “Take Me to the Alley" - Gregory Porter
En iyi caz grubu albümü “Presidental Suite: Eight Variations on Freedom” - Ted Nash Big Band
En iyi Latin caz albümü “Tribute to Irakere: Live in Marciac” - Chucho Valdés
En iyi gospel performansı/şarkısı “God Provides” - Tamela Mann
En iyi Hristiyan müziği performansı / şarkısı Thy Will - Hillary Scott & the Scott Family
En iyi Hristiyan müziği albümü ‘’Love Remains’’ - Hillary Scott & the Scott Family
En iyi gospel albümü “Losing My Religion” - Kirk Franklin
Dünyanın en değerli ve kapsamlı on orijinal Picasso koleksiyonundan biri olan The Lump Collection, İngiliz koleksiyoner Dr. Frederick Mulder tarafından Avustralya’da özel bir müzayede ile satışa çıkarıldı.
Koleksiyonda sanatçıya ait linolyum baskı tekniğiyle muşamba veya tuval üzerine yapılmış 121 eser bulunuyor. Picasso’nun linolyum baskı çalışmalarının %25’inin bulunduğu koleksiyon, sanatçının tüm dönemlerine ait işlerini kapsıyor.
9.3 milyon dolar değerindeki The Lump Collection’ın satışından elde edilecek gelirin 1 milyon doları ise sosyal değişim projeleriyle adını duyuran The Funding Network derneğinin Avustralya’daki ofisine bağışlanacak.
İngiliz Film ve Televizyon Sanatları Akademisi (BAFTA) ödüllerinin bu yılki sahipleri belli oldu. La La Land bir kez daha beş dalda aldığı ödülleri ile töreninin yıldızı olurken, Manchester by the Sea ise iki dalda ödülün sahibi oldu.
Dağıtılan ödüller ise şöyle:
En İyi Film: Aşıklar Şehri
En İyi İngiliz Film: Ben, Daniel Blake
En İyi Yönetmen: Damien Chazelle - Aşıklar Şehri
En İyi Yabancı Film: Saul'un Oğlu
En İyi Belgesel:13th
En İyi Animasyon Filmi: Kubo ve Sihirli Telleri
En İyi Yönetmen: Damien Chazelle - Aşıklar Şehri
En İyi Özgün Senaryo: Yaşamın Kıyısında
En İyi Uyarlama: Lion
En İyi Erkek Oyuncu: Casey Affleck (Yaşamın Kıyısında)
En İyi Kadın Oyunucu: Emma Stone (Aşıklar Şehri)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Dev Patel (Lion)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Viola Davis (Fences)
En İyi Müzik: Aşıklar Şehri
En İyi Görüntü Yönetmeni: Aşıklar Şehri
En İyi Kurgu: Hacksaw Ridge
En İyi Kostüm Tasarımı: Florence
En İyi Yapım Tasarımı: Fantastik Canavarlar Nelerdir ve Nerede Bulunurlar?
En İyi Ses:Arrival
En İyi Özel Efektler:Orman Çocuğu
En İyi Çıkış Yapan Oyuncu: Tom Holland
Post-pop sürrealizm olarak adlandırılan kendine özgü tarzıyla tanınan Amerikalı sanatçı Casey Weldon, lisans eğitimini Kaliforniya’da bulunan Art Center College of Design’da tamamladıktan sonra şu anda da çalışmalarını sürdürdüğü New York’a taşındı. Melankolik bir atmosferde mizahi bir dille eserler veren sanatçı, çalışmalarında modern popüler kültürün ikonlarından esinleniyor.
Four-Eyed Cats adlı serisiyle dünya çapında dikkat çeken Weldon, aynı zamanda Amerikalı indie rock grubu Black Camaro’nun Zebraska adlı şarkısı için ürettiği animasyon video klip ile de tanınıyor. Eserlerinde bir şeyi kaybetmiş olmanın verdiği hüzne odaklanan sanatçı, çizgileriyle izleyicide nostaljik bir özlem hissi yaratmayı amaçlıyor.
Depeche Mode’un geçtiğimiz günlerde yayımladıkları Spirit isimli yeni albümlerinin Where’s The Rovolution adlı şarkısının yeni bir video klibi paylaşıldı.
Martin Gore bestesi olan Where’s The Revolution adlı şarkı, insanların farklı yöndeki ilerleyişleri ve toplumsal değişimi yansıtan ritimleriyle öne çıkıyor. Grubun 14. stüdyo albümü Spirit, 17 Mart’ta dinleyici ile buluşacak. Anton Corbijn’in yönettiği videoyu Youtube üzerinden izleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=jsCR05oKROA
Dünyanın en değerli ve kapsamlı on orijinal Picasso koleksiyonundan biri olan The Lump Collection, İngiliz koleksiyoner Dr. Frederick Mulder tarafından Avustralya’da özel bir müzayede ile satışa çıkarıldı.
Koleksiyonda sanatçıya ait linolyum baskı tekniğiyle muşamba veya tuval üzerine yapılmış 121 eser bulunuyor. Picasso’nun linolyum baskı çalışmalarının %25’inin bulunduğu koleksiyon, sanatçının tüm dönemlerine ait işlerini kapsıyor.
9.3 milyon dolar değerindeki The Lump Collection’ın satışından elde edilecek gelirin 1 milyon doları ise sosyal değişim projeleriyle adını duyuran The Funding Network derneğinin Avustralya’daki ofisine bağışlanacak.
1974 yılında Danimarka’da doğan sanatçı Jeppe Hein, çalışmalarını Berlin ile Kopenhag arasında sürdürüyor. 1970’lerin önemli akımları minimalizm ve kavramsal sanattan etkilenen sanatçı, interaktif enstalasyon çalışmalarında bu akımları mizahi bir dille ele alıyor.
2003 yılında Royal Danish Academy of Art’tan mezun olan Hein, öğrenciliği devam ederken kurduğu ve Danimarka’nın çeşitli bölgelerinde sanat etkinlikleri ve sergiler düzenleyen Otto ile adını duyurdu. Çalışmalarında sanatın iletişimsel potansiyeline odaklanan sanatçı, izleyicinin pasif pozisyonunu sorgulayan eserler üretiyor.