
Yeni bir albüm hazırlığında olduğu duyurulan Roger Waters’ın sıradaki solo albümüne dair kesin bilgiler paylaşıldı. Is This the Life We Really Want? adını taşıyan yeni Roger Waters albümü pek yakında dinleyici ile buluşacak.
1992 yılında çıkan Amused to Death adlı albümünden bu yana benzer bir albüm yapmayan Waters’ın yeni albümü müzisyenin uzun bir süre ara verdiği solo çalışmalarına geri dönüşünü niteliyor. Facebook hesabı üzerinden yaptığı açıklamada albümün çıkış tarihi için net bir tarih vermeyen müzisyenin, yeni albümünün 38 saniyelik tanıtım sound’unu youtube üzerinden dinleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=nTZTaeJ3Ndo
Çalışmalarını Los Angeles’ta sürdüren sanatçı Kris Lewis, genellikle insanı resmettiği figüratif yağlı boya tablolarıyla tanınıyor. Alfonse Bougereau, Andrew Wyeth, Hans Holbein, Albrecht Durer, Hieronymus Bosch, Gustav Klimt ve Jules-Bastien LePage gibi usta isimlerden ilham alan sanatçı, eserlerinde gizlenmiş hikayeleri, hassas duyguları ve bir gerçek arayışını barındırıyor.
1978 doğumlu Lewis, lisans eğitimini Philadelphia Güzel Sanatlar Üniversitesi İllüstrasyon Bölümü’nde tamamladı. Amerika’nın büyük eyaletleri başta olmak üzere Londra, Roma ve Hong Kong gibi şehirlerde de sergiler açan sanatçının çalışmaları, Juxtapoz, Art Nouveau Magazine ve Modern Painters gibi sanat dergilerinde de yayımlandı.
Her sezonunda farklı bir temayla izleyicilerin karşısına çıkan American Horror Story‘nin yedinci sezonuna dair haberler gelmeye başladı. Dizinin yaratıcılarından Ryan Murphy, yeni sezonun 2016 ABD başkanlık seçimlerini konu edeceğini açıkladı.
Yedinci sezonun isminin belirlenmediğini belirten Murphy, dizide Donald Trump’ın da bir karakter olarak yer alıp almayacağının henüz belli olmadığını dile getirdi. Dizinin ilk sezonundan bu yana oyuncu kadrosunda yer alan Evan Peters ve Sarah Paulson yedinci sezonda da izleyici karşısında olacak.
*Bu haber bantmag.com'dan alınmıştır.
İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan The Centre d’Art Contemporain, İtalyan sanatçı Roberto Cuoghi’nin 22 Şubat’ta açılacak ilk retrospektif sergisi “Perla Pollina”ya ev sahipliği yapacak.
Sanatçının, 1996 ile 2016 yılları arasında ürettiği 70 adet eserin yer aldığı sergi, gelenekselin dışında bir tarzda yapılmış tablo, çizim, heykel ve animasyon çalışmalarını barındırıyor.
Aynı zamanda sanatçının 500 sayfalık bir monografının eşlik ettiği “Perla Pollina”, günümüzün gizemli isimlerinden biri olan Cuogni’nin güzellik anlayışını sorgulayan eserlerini gözler önüne seriyor. Küratörlüğünü Andrea Bellini’nin üstlendiği sergi, 30 Nisan’a kadar The Centre d’Art Contemporain Genéve’de görülebilecek.
Lisans eğitimini Griffith Üniversitesi’nde tamamlayan ve güzel sanatlar bölümünü birincilikle bitiren sanatçı Monica Rohan, akışkan bir geçicilikle sarsılmaz bir realizm arasında kalan illüstrasyonlarıyla tanınıyor. Queensland’de geçirdiği çocukluğunun pastoral masumluğundan ve 19. yüzyıl romanlarından esinlenen sanatçının çizimleri genellikle otobiyografik yansımalar taşıyor.
Duygular ve duyguların yarattığı fiziksel şekillenmelerle ilgilenen Rohan, kullandığı desen, ışık ve renklerle çevresine karşı olan hassaslığını gözler önüne seriyor. Enerjik çizgileriyle izleyiciyi kendi kişisel hikayesine davet eden sanatçı, illüstrasyonlarıyla aynı zamanda insanların zayıflık ve sınırlarını keşfetmeyi amaçlayan bir içsel yolculuğa da çıkarıyor.
They Live, Escape from New York gibi filmleriyle tanınan John Carpenter’ın 1982 yapımı The Thing filminin soundtrack albümü 35 yıl aradan sonra yeniden piyasaya sürüldü.
The Howling (1981), Salem’s Lot (1979), Rosemary’s Baby (1968) ve Friday the 13th serisi gibi bazı korku filmlerinin müziklerini plak olarak basıp piyasaya süren Waxwork Records tarafından hazırlanan çalışma, 23 Şubat’ta satışa sunuluyor. Ön sipariş alan plak şirketi, kısa süre içinde tükenen ilk basımın ardından açıklama yaptı ve senenin ilerleyen dönemlerinde bir basım daha olacağını duyurdu.
Amerikan sanatının önemli eserlerinden biri olan ressam Grant Wood’un American Gothic tablosu, üç ay önce Paris’te gerçekleşen bir sergi için ilk kez Amerika dışına çıkarılmıştı. 25 Şubat’ta Londra’da açılacak “America after the Fall: Painting in the 1930s” sergisiyle ise eser, ilk kez İngiltere’de sanatseverlerle buluşacak.
The Royal Academy of Arts’ta gerçekleşecek sergide Wood’un ünlü tablosunun yanı sıra Jackson Pollock, Georgia O’Keeffe, Edward Hopper ve Philip Guston’ın önemli eserleri de yer alıyor. Özellikle Büyük Buhran yıllarında üretilen eserlere odaklanan sergi “America after the Fall: Painting in the 1930s”, 4 Haziran tarihine kadar Londra’da görülebilecek.
Heykel, video ve kolaj çalışmalarının yanı sıra kamuya açık alanlarda gerçekleştirdiği enstalasyonlarla dikkat çeken Amerikalı sanatçı Kurt Perschke, 2001 yılından beri ürettiği gezici sokak sanatı çalışması RedBall Project ile dünya çapında bir ün kazandı.
Sanatçının yaklaşık dört buçuk metre çapındaki şişme bir topu, dünyanın değişik şehirlerinin sembol alanlarına yerleştirmesiyle gerçekleştirdiği proje, dünyanın en uzun soluklu sokak sanatı çalışması olarak kabul ediliyor. 2006 yılında RedBall Project ile Americans fort he Arts tarafından ödüllendirilen Perschke, çalışma kapsamında 25 şehir gezerek insanları çalışmanın bir parçası olmaya davet ediyor.
Sanatçı Diana Al-Hadid’in yeni sergisi “Diana Al-Hadid: Liquid City”, 23 Şubat tarihinde Kaliforniya San Jose Museum of Art’ta açılıyor.
Hadid’in 2012 yılında tamamladığı yaklaşık dört metre uzunluğundaki heykel çalışması Nolli’s Orders’ın da içinde yer aldığı seçki, sanat tarihi ve bilimsel referanslarıyla gerçek ve hayal, bitmiş ile daha tamamlanmamış arasında kalan alanı keşfe çağırıyor.
Fiberglas ve plastik gibi günlük materyalleri kendi deyimiyle imkansız bir mimariye dönüştüren sanatçının “Diana Al-Hadid: Liquid City” sergisi, 24 Eylül tarihine kadar Kaliforniya San Jose Museum of Art’ta görülebilecek. Açılış akşamı 19:00-21:00 saatleri arasında ise serginin küratörü Lauren Schell Dickens, sanatçı ile bir söyleşi gerçekleştirilecek.
Şili sinemasının son dönemde öne çıkan yönetmenlerinden Pablo Larraín’in, Nobel Edebiyat ödüllü Pablo Neruda’nın hayatının önemli günlerine odaklanan son filmi Neruda’nın Türkçe altyazılı fragmanı yayımlandı.
Neruda’nın 1947 yılında siyasete atılması ve senatör seçilmesinin ardından birden hükümet tarafından hain ilan edilince kaçak durumuna düşer. Hükümet tarafından Neruda’nın peşine düşmesi için görevlendirilen polis dedektifi Oscar, çok geçmeden Neruda’yı takıntı haline getirecektir. Türkiye prömiyerini Antalya Uluslararası Film Festivali‘nde yapan ve 2016’nın En İyi Filmleri listelerinde üst sıralarda yer alan Neruda‘nın Türkiye vizyon tarihi ise 10 Mart olarak belirlenmiş. Filmin fragmanını youtube üzerinden izleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=RmdgkHQIP3E