
IFEMA tarafından bu yıl otuz altıncısı gerçekleştirilen ARCOmadrid 2017, katılımcı sayılarına göre bir değerlendirme yaparak pazarın hareketlendiğini doğruladı.
Toplamda yaklaşık 100 bin ziyaretçinin katılımıyla gerçekleşen fuar, ARCOmadrid’in uluslararası sanat alanında ilgi çektiğini bir kez daha kanıtladı. Avrupa ve Latin Amerika arasındaki sanat pazarını ve etkileşimi hareketlendiren ARCOmadrid, İspanya Kral ve Kraliçesi ile Arjantin Devlet Başkanı ve eşi tarafından yapılan bir törenle açılmıştı.
Bu yıl da geleneği devam ettirerek 12 sanatçının 18 çalışmasını satın alan Museo Nacional Centro de Arte Reina Sofia, fuar için toplamda 389,200 euro harcadı. Bunun yanı sıra; Artium, MoMA ve Des Moines Art Centre gibi kurumlar da fuardan eser satın alanlar arasında yer aldı.
Singapurlu fotoğraf sanatçısı Nguan, fazla sergi açmaması ve çalışmalarını satmayı tercih etmemesi ile dünya çapında ilgi çekti. 2010 yılında çıkardığı ilk kitabı Shibuya’nın PDN Annual tarafından yılın en iyileri arasında gösterilmesiyle dikkatleri üzerine toplayan sanatçı, şehir yaşamına odaklandığı How Loneliness Goes ile de büyük başarı elde etti.
Nguan, fotoğraflarında genellikle hayali bir atmosferin hakim olduğu pastel renklerle Singapur’un günlük yaşamını ve şehir hayatını ele alıyor. Amerika’da bulunan Northwestern University’de film ve video eğitimi alan sanatçının eserlerinden bir seçki, Singapore Art Museum’un daimi koleksiyonunda yer alıyor.
Francis Bacon’ın ünlü sevgilisi ve Londra East End’in tanınan suçlularından George Dyer’ın ressam tarafından çizilen triptik portresi, ilk kez bir müzayedede satışa sunulacak.
Bacon’ın 1963 yılında resmettiği ve daha önce Roald Dahl’a ait olan portre, Londra’da bulunan Christie’s’de sergilendikten sonra Mayıs ayında New York’ta alıcılarıyla buluşacak.
Ünlü ressamın 40’tan fazla resmine ilham kaynağı olan Dyer’ın satılacak ilk triptik portresinin satış fiyatının 50 ile 70 milyon dolar arasında olacağı tahmin ediliyor.
Lafayette Anticipations tarafından; kadın, feminizm ve sanat alanında bu yıl üçüncüsü düzenlenecek Vikipedi Uluslararası Yayın Marathonu “Editathon Art+Feminisms”, 4 Mart tarihinde saat 11:00’de başlıyor.
Paris Archives Nationales’te başlayacak etkinlik, iki gün boyunca Vikipedi’nin sanat sayfalarında bulunan seksist ifadeleri ve cinsiyet eşitsizliğini azaltmayı amaçlıyor. Yazı düzenleme konusunda workshopların gerçekleştirileceği marathon, aynı zamanda Wu Tsang, Vaginal Davis, Boychild ve Bendik Giske gibi isimlerin performansları ile Elvan Zabunyan, Kvardek Du ve Hypatia Vourloumis’in söyleşilerine ev sahipliği yapacak.
Flora Katz’ın küratörlüğünü üstlendiği “Editathon Art+Feminisms”, 5 Mart tarihinde saat 21:00’e kadar devam edecek.
89. Oscar ödüllerinin kazananları belli oldu. 14 dalda aday olan La La Land filminin altı ödülle döndüğü törende, Moonlight ise en iyi film ödülünü kazandı.
Moonlight filmindeki Juan rolüyle öne çıkan Mahershala Ali, Oscar kazanan ilk Müslüman oyuncu olarak akademi tarihine geçti. En iyi film ödülünün kazananı olarak önce La La Land filminin duyurulduğu törende zarfların karıştırıldığı söylenerek tekrar anons yapıldı ve Moonlight ekibi sahneye davet edildi. Ödüllerin tam listesi ise şöyle:
En İyi Film: Moonlight
Yabancı Dilde En İyi Film: The Salesman (İran)
En İyi Animasyon: Zootopia
En İyi Yönetmen: Damien Chazelle – La La Land
Özgün Senaryo: Manchester By The Sea – Kenneth Lonergan
Uyarlama Senaryo: Moonlight – Barry Jenkins, Tarell Alvin Mccraney
Kadın Oyuncu: Emma Stone – La La Land
Erkek Oyuncu: Casey Affleck – Manchester By The Sea
Yardımcı Kadın Oyuncu: Viola Davis – Fences
Yardımcı Erkek Oyuncu: Mahershala Ali – Moonlight
Belgesel: O.J.: Made In America
Kostüm Tasarımı: Fantastic Beasts And Where To Find Them
Makyaj & Saç Tasarımı: Suicide Squad
Yapım Tasarımı: La La Land
Kurgu: Hacksaw Ridge – John Gilbert
Görüntü Yönetimi: La La Land – Linus Sandgren
Görsel Efekt: The Jungle Book
Özgün Müzik: La La Land
Özgün Şarkı: “City Of Stars”; La La Land
Ses Kurgusu: Arrival
Ses Miksajı: Hacksaw Ridge
1980 doğumlu İspanyol sanatçı Okuda San Miguel, 2000 yılında Madrid’te bulunan Complutense University’den güzel sanatlar diplomasıyla mezun oldu. Çalışmalarına ilk başlarda terk edilmiş tren yolları ve fabrikalarda başlayan sanatçı, daha sonra kilise veya park gibi kamusal alanları renklendirmeye devam etti.
Gökkuşağı renkleri kullanarak ürettiği geometrik mural ve heykellerle sokak sanatına kendine özgü bir stil getiren Miguel, eserlerinde genellikle varoluş, evren, sonsuzluk, yaşamın anlamı ve kapitalist düzenin yarattığı özgürlük algısı gibi kavramlara referans veriyor. Hindistan, Amerika, Japonya, Şili, Brezilya, Güney Afrika ve Avrupa’nın pek çok şehrinde çalışmaları bulunan sanatçı, çalışmalarını Pop sürrealizm olarak nitelendiriyor.
Romantik akımının en önemli temsilcilerinden Fransız şair, romancı ve oyun yazarı Victor Hugo bugün doğdu. Sefiller, Notre Dame'ın Kamburu gibi eserleriyle tanınan ünlü yazar hakkında az bilinenleri sıraladık.
-Yazarın Demain, dès l'aube adlı şiiri kızının ölümünü ve onun mezarına ziyareti anlatmaktadır.
-Romantik akımın kurucusu olarak anılan François-René de Chateaubriand, Hugo’nun en çok etkilendiği kişi oldu. Sadece eserlerinde değil tüm hayatında onun gibi olmaya çalıştı.
-Bir İdam Mahkumunun Son Günü adlı eseri toplumsal vicdanı sorgulayan hikâyesiyle o dönemde birçok okuyucuyu etkilemiş; hatta Albert Camus, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi yazarların eserlerinde de derin izler bırakmıştır.
-Notre Dame'ın Kamburu adlı eserinin bıraktığı etki şehir mimarisine de etkiledi. Romanın dünyada hızla yayılmasından sonra uzun süredir ihmal edilen Notre Dame Katedrali restore edildi.
-1862 yılında yayımlanan Sefiller romanı, Hippolyte Taine, Gustav Flaubert, Goncourt kardeşler, Charles Baudelaire gibi dönemin önde gelen yazarları tarafından başarısız olarak görüldü.
-22 Mayıs 1885'te 83 yaşındayken zatürreden öldü.
İspanya’nın Madrid şehrinde kurulan anonim sanat kolektifi Luzinterruptus, kamusal alanlarda yaptıkları ve şehirle iç içe geçen çalışmalarla tanınıyor. Karanlığı tuval olarak benimseyen grup, enstalasyonlarında ham madde olarak ışık ve led kullanıyor. Sanatçılar, sokaklarda kullandıkları ışıklar sayesinde yetkililerin ve vatandaşların dikkatini şehirde var olan sosyal problemlere çekmeye çalıştıklarını söylüyor.
Genellikle kısa süreli enstalasyon çalışmaları yapan Luzinterruptus, toplumsal meselelerle ilgilendikleri kadar şehrin gizli kalmış olağanüstü güzelliklerini ortaya çıkarmayı amaçlıyor. Bazen sadece ışıkla, bazense farklı nesnelerle dikkat çekici enstalasyonlara imza atan sanatçıların çalışmaları arasında, Literature vs. Traffic, Rain Interactive ve Labyrinth of Plastic Waste sayılabilir.
Çalışmalarını Seul’de sürdüren Koreli sanatçı Jungho Lee, 2007 yılından beri pek çok yayın için illüstrasyonlar hazırlıyor. Bugünlerde kitaplar üzerine odaklanan sanatçı, yakın bir zamanda kendi illüstrasyon kitabını piyasaya sürmek için çalışıyor.
2016 yılı Dünya İllüstrasyon Ödülleri’nde genel profesyonellik dalında birincilik ödülünün sahibi olan Lee, mavi rengin hakim olduğu illüstrasyonlarında genellikle sürreal bir atmosfer içinde pek çok imge ve metafor kullanıyor. Yarattığı minimal görsellikle belli anı, duygu, korku ve rüyaları betimleyen sanatçı, illüstrasyonlarına modern bir stille melankolik bir dokunuş yapıyor.
Geçtiğimiz yıllarda adından çokça söz ettiren ve kendi sergisinin küratörlüğünü üstlendiği için pek çok eleştiriye maruz kalan ünlü sanatçı Damien Hirst, Venedik Bienali kapsamında ”Treasures from the Wreck of the Unbelievable” adlı bir sergi gerçekleştirecek.
9 Nisan’da açılacak kişisel sergi için ekibiyle birlikte su altında çalışan İngiliz sanatçı, farklı boyutlarda ve formlarda yaklaşık 250 adet heykeli deniz tabanına yerleştirdi. Sanatçının çalışmasında yer alan en büyük obje ise dört milyon dolar değerinde bakır taşından yapılmış bir Medusa heykeli.
Çalışma hakkında şimdiye kadar sadece kısa video ve bir kaç fotoğraf paylaşılsa da sergi, Hirst’in 2004 yılından beri İtalya’da gerçekleştirdiği en kapsamlı sergi olma özelliği taşıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=h2_8WD6NzuE