NELER OLUYOR
  • 10-10-2017

    Tokyo National Art Center’a bu kez ünlü mimar Tadao Ando konuk oluyor. Ando’nun Japon mimar kimliğinin yanı sıra profesyonel boksör olduğu da biliniyor. Ünlü mimarın 1969 yılına kadar bağımsız çalıştıktan sonra mimarlık kariyerine tam anlamıyla döndüğünü söyleyebiliriz. O dönemden beri Ando, Massachusetts'deki Clark Sanat Enstitüsü’nün genişlemesi üzerine çalıştı ve Shangai'daki Poly Grand Tiyatro da dahil olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerinde bir dizi ünlü proje tasarladı. Mimari, çevresel restorasyon ve felaket sonrası yeniden yapılanma üzerine yoğunlaşan sosyal katkı projelerinde aktif olarak yer aldı.

    ​Tokyo National Art Center bu sergi ile aynı zamanda 10. yılını kutluyor. “Tadao Ando: Endeavors” başlıklı sergi altı bölümden oluşuyor. Seyici sergi vesilesiyle mimarın hayatını, kreasyonlarını ve mevcut hırslarını keşfedilebiliyor. Sergi mekânları, mimarın kendisi tarafından tasarlanan 270'ten fazla model, eskiz ve çizimden oluşuyor. Sergi içinde Ando'nun kişisel çalışma alanının bir kısmı, mimarın gündelik hayatına göz atılarak tam ölçekte yeniden yaratıldı. Sergi 18 Aralık tarihine kadar görülebilir.

    0
    0
    579
  • 10-10-2017

    David Fincher ve Charlize Theron'ın yapımcılığını üstlendiği yeni drama serisi Mindhunter, Amerika'nın en tüyler ürpertici seri katillerinin ruhunu keşfedecek.  Netflix, daha önce bu yeni dedektiflik hikâyesinin anlatılacağı dizi için tam uzunlukta bir fragman da yayımlamıştı.

    ​Kurgusal olmayan bir kitap olan Mindhunter'tan yola çıkarak, 1979'da bir çift FBI ajanı tarafından, FBI Elite Seri Suç Birimi’nde, gelecekteki suçları önlemek amacıyla hapsettikleri kitlesel katillerle röportaj yapan ve analiz eden dedektifler konu alınacak. Başrollerinde Jonathan Groff, Holt McCallany, Anna Torv ve Hannah Gross’u izleyeceğimiz Mindhunter’ın ilk sezon bölümlerini Asif Kapadia, Tobias Lindholm ve Andrew Douglas gibi isimler de yönetecek. 13 Ekim’de gösterimi gerçekleşecek dizinin ikinci fragmanına aşağıdan göz atabilirsiniz.

    https://www.youtube.com/watch?v=evdxH50J3rs

    0
    0
    334
  • 10-10-2017

    Daha önce İstanbul’da da çalışmalar yapan Fransız sokak sanatçısı JR, bu kez yine Meksika – Amerika sınırında.

    Sanatçı, geçtiğimiz aylarda sınıra yerleştirdiği göçmen çocuk çalışması ile göçmenlik sorununa dikkatleri çekmişti. Yine aynı konu üzerine yoğunlaşan JR, ülkede çizgileri aşan bir pikniğe ev sahipliği yaptı. 

    ​Sanatçı, Giant Picnic adını verdiği bu çalışması ile San Diego'nun hemen güneyindeki sınır kasabası Tecate'e Eye of Dreamer adlı, iki gözün yer aldığı uzun bir çizim yerleştirdi. Ve onlarca insan bu çizimin üzerine bir araya gelerek dev bir pikniğin parçası oldular. Çalışmasını kendi Instagram hesabından paylaşan sanatçı altına “Aynı yemeği yiyen, aynı suyu paylaşan, aynı müziğin tadını çıkaran insanlar”  notunu düştü.

    0
    0
    1512
  • 09-10-2017

    John Winston Ono Lennon, 9 Ekim 1940'da Birleşik Krallık'ın Liverpool kentinde dünyaya geldi. Efsanevi İngiliz müzik grubu Beatles'ın kurucularından John Lennon, Beatles hayranı olduğunu iddia eden ve akli dengesi yerinde olmadığı öne sürülen Mark David Chapman tarafından, 8 Aralık 1980’de New York’ta kaldığı otelin önünde öldürüldü. 40 yaşında hayata veda eden Lennon öldüğünde Time dergisi “Müzik Öldü” başlığıyla bu durumu açıklayarak Lennon’ın müzikal hayatı ve üretimleri için söylenebilecek en güçlü yorumda bulunmuştu. İşte John Lennon’ın 40 yıllık hayatında ve sonrasında olanların bazıları;

    8 Aralık 1980’de vurulduktan sonra, Yoko Ono kocasının cesedini krematoryuma götürüp yaktırdı. Bazı hayranları küllerin Central Park’taki bir bölge olan Strawberry Fields’da olduğunu idda etse de Yoko Ono yerini hiç söylemedi.

    1974 senesinde John Lennon ve Elton John Whatever Gets You Thru the Night adlı birlikte kaydettikleri şarkının liste başı olması durumunda Madison Square Garden’da vereceği konserde birlikte sahne alacakları konusunda iddiaya girdiler. Lennon İddiayı kaybetti ve 1974 senesinde Elton John ile birlikte son konserini gerçekleştirmiş oldu.

    Lennon kısa hikâyeler ve şiirler konusunda istekli bir yazardı. Ölümünden sonra yayımlanan üç kitap yazmıştı: In His Own Write, A Spaniard in the Works ve Skywriting by Word Of Mouth. Lennon yaptığı bazı röportajlarında, emekli olduğunda çocuk hikâyeleri yazmak istediğini de açıklamıştı.

    John Lennon; 23 Ağustos 1974’te, Manhattan’daki evinin terasında çırılçıplak dururken bir UFO’nun gökyüzünde süzüldüğünü gördü. Sekreteri May Pang’i yanına çağırdı ve o da bu objeyi görüp polisi aradı. Polis aynı bölgeden, bu konuyla ilgili birçok telefon aldıklarını söylemişti.

    Lennon, 1979 yılında, Bermuda’da Double Fantasy’i kaydederken, ilhamını B-52s grubunun solisti Cindy Wilson’ın, Ono’yu hatırlatan sesinin yer aldığı Rock Lobster şarkısında buldu.

    John Lennon gerçek bir hayvanseverdi. Hayatı boyunca evinde birçok köpek ve kedi bakmıştı. Çocukken Elvis adında bir kedisi vardı. Hayatı boyunca sahip olduğu kedilerinin sayısı ise 17’ye ulaşmıştır.

    ​John Lennon kahvaltı etmeyi çok severdi. Sekreteri May Pang’in dediğine göre bol malzemeli yöresel İngiliz kahvaltısını hem hazırlamayı hem de etmeyi çok severdi.

    0
    0
    1159
  • 09-10-2017

    Sanat ve teknoloji iş birliği çizgisini benimsemiş Teamlab, Pekin'de dijital bir orman yaşatıyor. Teamlab’ın Çin'deki ilk büyük solo sergisi olan “Living Digital Forest” oldukça ilgi topluyor. Teamlab ekibine özgü kurulum, kolektifin en temsili eserlerinin on beşinde bulunuyor ve benzersiz sanatsal dijital teknolojisini Çinli izleyicilere sunuyor.

    ​Çalışma 1,500 metrekarelik sergi alanını, gerçek zaman projeksiyonları ve interaktif teknolojiyi kullanarak sinestezik bir labirente dönüştürüyor. Çiçek resmi, hareketle izleyicinin eylemlerinin etkisi altında kayarak büyüyor. 400'den fazla uzmandan oluşan medya sanat grubu Teamlab projelerini dünya çapında sundu. Grup kolektif geleneksel ifade biçimine meydan okumak için iş birliği deneyleri yaparak, sanat ve teknolojinin sınırlarını zorluyor. Mifuneyama Rakuen parkındaki bu sergi, topluluğun geçmiş projelerindeki gibi doğayla olan yakın ilişkiyi yansıtıyor. Kolektif doğal dünyaya zarar vermeden yorumlamayı tercih ettiğini belirtiyor.

    0
    0
    339
  • 07-10-2017

    Gonzalo Borondo, 7 Ekim'de Marseille'nın Avrupa'nın en büyük antika pazarlarından biri olan Marché aux Puces’nin ortasında bugüne kadarki en büyük fuarı olan Matière Noire'yi açacak. Catherine Coudert ve Galerie Saint Laurent ile ortaklaşa üretilen ve Carmen Main'in küratörlüğünde hazırlanan bu gösteri, Borondo ve yakın arkadaşı İtalyan sanatçı Edoardo Tresoldi tarafından ortaklaşa üretildi.


    Sergide, evrenin varolmasına izin veren, çıplak gözle gizlenmiş, çağdaş dijital teknolojilerle süzülen karanlık madde unsurları ele alınıyor. 4.000 metrekarelik alan hem sergi mekanı hem de esin kaynağı. Eserlerin çoğunda kullanılan hammadde sitede bulunan cisimler. Eserler, BRBR Filmleri, Carmen Main, Diego López Bueno, Edoardo Tresoldi, Isaac Cordal ile birlikte yaratılan animasyonlar, hologramlar, enstalasyonlar, resimler, videolar, projeksiyon, algılama ve yorumlama olmak üzere üç bölüme ayrıldı.


    Dijital patlamadan önce doğan, sekiz uluslararası çok disiplinli sanatçının ekibi tarafından üretilenler modern zamanların dijital arşivlerine olan bağımlılığa bir tepki niteliğinde.

    0
    0
    488
  • 06-10-2017

    5 – 8 Ekim tarihleri arasında ziyaret edilebilecek olan Frieze London, 15. yılında tüm ihtişamıyla açıldı. Fuar, yükselen ve köklü sanatçılar tarafından iddialı sunumlar sergileyen, dünyanın pek çok yerinden 160'tan fazla galerileriyi bir araya getirdi.

    Frieze London kapsamında çağdaş sanatçılar mekâna özgü yeni eserler sunarken, fuar dahilinde olan Frize Projeleri, Frieze Film ve Frize Sanatçı Ödülü gibi komisyonların galası da yapıldı. Aynı zamanda Frieze Müzik ve Frieze Sohbetleri ile dinamik bir dizi panel tartışması ve konuşmalarla fuarın etkileşim oranı arttırıldı. Bu yılın sanatçı ödülünü ise Kiluanji Kia Henda isimli Angola kökenli sanatçı aldı.

    ​Fuar bu yıl keşif, radikal ve feminist uygulamalar odağında gelişirken “Sex Work: Feminist Art & Radical Politics” başlığı ile dikkat çekiyor. Özellikle 1970'lerden beri feminist uygulamaların en uç noktalarında çalışan kadın sanatçılar bu kapsamda bir araya geliyor. 

    0
    0
    285
  • 06-10-2017

    J. K. Rowling’in senaryosunu yazdığı, başrolünde Eddie Redmayne‘i izlediğimiz Fantastic Beasts and Where to Find Them (Fantastik Canavarlar Nelerdir Nerede Bulunurlar) oldukça ses getirmişti. İlk filmde Eddie Redmayne’e Katherine Waterston, Johnny Depp ve Ezra Miller gibi isimler eşlik etmişti. ABD’de 16 Kasım 2018’de gösterime gireceği açıklanan Fantastic Beasts and Where to Find Them 2‘dan Eddie Redmayne‘in canlandırdığı karakter Newt Scamander’ın seyahat izin belgesi aldığını gösteren bir görsel paylaşıldı. Filmin henüz diğer oyuncu kadrosu belli değil ancak yönetmen koltuğunda David Yates yer alıyor. 

    0
    0
    977
  • 05-10-2017

    Dünyanın en prestijli ödüllerinden biri olan Nobel Edebiyat Ödülü, bu yıl İngiliz yazar Kazuo Ishiguro’ya verildi.

    Ödül, geçtiğimiz yıl Bob Dylan’a verilmişti. Bu yılki açıklamada Ishiguro’ya verilme gerekçesi olarak romanlarındaki büyük duygusal güç ile dünyayla kurduğumuz hayali bağ duygusunun altındaki uçurumları görünür kılması, olarak gösterildi.

    ​Ishiguro’nun Günden KalanlarAvunamayanlar, Değişen Dünyada Bir Sanatçı, ÖksüzlüğümüzBeni Asla Bırakma, Noktürnler ve Gömülü Dev isimli kitapları Yapı Kredi Yayınları tarafından dilimizde yayımlanmıştı. Ayrıca yazarın Beni Asla Bırakma isimli romanı Time’ın İngilizce yazılmış en iyi 100 roman listesine girmiş, 2010 yılında yönetmen Mark Romanek tarafından aynı adla sinemaya aktarılmıştı. 

    0
    0
    11567
  • 05-10-2017

    Woody Allen’ın son filmi Wonder Wheel’den fragman yayımlandı. Film, 1950’lerde Coney Adası’ndaki lunaparkın kalabalığı içinde hayatları kesişen dört karakterin hikâyesini anlatıyor.

    ​Sürekli duygusal dalgalanmalar yaşayan, bir zamanların aktristi, şimdinin garsonu Ginny (Kate Winslet); onun atlı karınca operatörü, kaba saba kocası Humpty (Jim Belushi); babası Humpty ile uzun yıllar konuşmamış olsa da şimdi onun evinde gangsterlerden saklanan Carolina (Juno Temple) ve oyun yazarı olmanın hayaliyle yaşayan yakışıklı ve genç cankurtaran Mickey (Justin Timberlake)… Sinematografisi Vittorio Storaro’ya ait olan film, 1950’lerin tablo gibi güzellikle dolu Coney Adası'nı fon alan bir tutku, şiddet ve ihanet hikâyesi. Başrollerini Kate Winslet, Justin Timberlake, Jim Belushi ve Juno Temple’ın paylaştığı Wonder Wheel filmi 22 Aralık’ta sinemalarda. Fragmana aşağıdan göz atabilirsiniz.

    https://www.youtube.com/watch?v=jsQ7633OZNc

    0
    0
    3102
DAHA FAZLA