
2000 yılından beri gerçekleşen Art Toronto, Kanada’da şehrin merkezinde konumlanan uluslararası çağdaş sanat fuarından biri. Kanada sanat piyasasına eşsiz bir erişim sağlayan fuar, bölgenin en önemli yıllık sanat olaylarından biri.
Art Toronto, 18. yılında PLATFORM iş birliğiyle Kanada’nın önde gelen kurumları, uluslararası galeriler, sanat dünyasından önemli kişiler ve konferanslarla birlikte 27-30 Ekim arası Metro Toronto Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek.
Güney Koreli Busan Uluslararası Film Festivali’nin organizatörleri Pazartesi günü yaptığı açıklamada, gelecek Ekim ayında festivalin ana yarışması New Currents'in jüri başkanlığını yönetmen Oliver Stone’un üstleneceğini açıkladılar. Yeni akımları, gelişmekte olan yönetmenleri tanıtmak üzere tasarlanan festival 2013’te dağıtılan anti-militarizm broşürleri ile olay yaratmıştı. Oliver Stone’un da görüş olarak hükümetlerin yolsuzluklarını ve açgözlü olmalarını eleştirdiğini düşündüğümüzde, festivalin duruşuyla eşleştiğini görebiliriz.
Bu yılki diğer jüri üyeleri arasında daha önce Cannes’da da tanıdığımız yönetmen Bahman Ghobadi, Claire Denis, Wim Wenders, Agnès Godard ve 1990'lı yılların Kore Yeni Dalga yönetmeni Jang Sun-woo olacak. 22’ncisi düzenlenen Uluslararası Busan Film Festivali 12-21 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek.
Litvanyalı illüstratör A. Bran, kentin ortasındaki terk edilmiş bir binayı dönüştürdü. Bu yaratıcı dönüşüm EDIT sokak sanatı festivali için gerçekleşti.
Binanın yeni hali kentin kamusal sanat kaidelerinden biri haline geldi. Önceki hali yıkık dökük ve gri silik bir renkte olan yapı, dönüşümden sonra eğlenceli ve pozitif bir atmosfere büründü. Böylece festival ile illüstratörün girişiminin festivalin gerçekleştiği Klaipeda bölgesi üzerindeki etkisi sanat yoluyla kent için neler yapabileceğine dair bir örnek oluştu.
Emil Melmoth’un “The Wanderer's Dissection” isimli sergisi New York’ta Last Rites Gallery’de açıldı. Sergi, 9 Eylül’e kadar görülebilecek.
Anatomik figürlerden oluşan heykeller, yaratılıştan ölüme, nihilizmden varoluşçuluğa uzanan felsefi skalasıyla oldukça pesimistik bir etki uyandırıyor. Sürrealist biçimde ve karanlık bir sunuşta sergilenen eserler görülmeye değer.
Glasgow’da yer alan, St George's Cross’da Nirvana’dan esinlenerek oluşturulan yeni bir Vegan kafe açılıyor. “In Bloom” adlı yeni Vegan cafe, Nirvana'nın ünlü yazı tipine son derece benzeyen bir logo tasarımına sahip.
Henüz açılış tarihi belli olmayan kafenin sosyal medyaya sızan menülerinden en ilginç olanı Karma Cola isimli organik kolaları. Yiyecek ve içeceklerle kendine has bir menü hazırlayacak olan kafenin açılış tarihi de şimdiden merak konusu.
New York’taki Booth Gallery’de iki yeni sergi açıldı. Biri Maria Kreyn’in “May You Live in Interesting Times” sergisi, diğeri ise Ronit Baranga’nın “Embraced” adlı sergisi. Bu iki sergi de Booth Gallery’de , 9 Eylül’e kadar görülebilecek.
Genellikle figüratif resimleriyle bilinen Maria Kreyn’in sergisi, mylar baskı tekniği kullanılarak yapılan eserlerden oluşuyor. Dinamik bir kompozisyon içeren eserlerde duygusal bir derinlik ve sıcaklık aranıyor. Baranga ise solo sergisinde bir dizi korkutucu sofra fotoğrafı sunuyor.
Nick Cave’in 2016 Massachusetts Çağdaş Sanat Müzesi’nde “Until” isimli sergisi düzenlenmişti. Sergide yer alan enstalasyon ise oldukça ilgi çekmişti.
Çoğu yanardöner binlerce objeden oluşturulan enstalasyon, sanatçının şimdiye kadar yaptığı en geniş çalışma. Görsel ve duyusal bir goblen oluşturan enstalasyon, toplumsal cinsiyet ve etnik köken bağlamından yola çıkarak Amerika’nın silah politikalarını eleştiriyor.
https://www.youtube.com/watch?v=YxtaD4IFq1Y
Başrollerinde Julianne Moore, Taron Egerton, Mark Strong ve Colin Firth‘ün yer aldığı Kingsman: The Golden Circle oldukça ilginç tanıtım stratejilerine devam ediyor. Birçok mecrada farklı fragmanlara yer veren filmin yönetmen koltuğunda ise Matthew Vaughn yer alıyor. Kingsman serisinin ikincisi olan The Golden Circle’da Jeff Bridges, Halle Berry, Channing Tatum ve Elton John gibi isimler de oyuncu kadrosunda bulunuyor.
Erice Rieger tarafından Amerika'da bir alışveriş merkezi içerisindeki çatının penceresinden 13.000 tane renkli ip sarkıtıldı. Bu rengarenk enstalasyona da Hot Lunch ismi verildi.
Rieger, Minneapolis'te gerçekleştirdiği diğer ip kullandığı çalışmalarıyla biliniyor. Ancak sanatçının geçmiş çalışmalarının hepsi açık alandaydı, ilk defa üretimi bir kapalı mekâna yerleştirildi. Hot Lunch sadece göz alıcı değil aynı zamanda anlamlı. Eserin adı, sanatçının lise öğle döneminde yaşadığı kişisel zorlukları sembolize ediyor.
Nick Cave’in 2016 Massachusetts Çağdaş Sanat Müzesi’nde “Until” isimli sergisi düzenlenmişti. Sergide yer alan enstalasyon ise oldukça ilgi çekmişti.
Çoğu yanardöner binlerce objeden oluşturulan enstalasyon, sanatçının şimdiye kadar yaptığı en geniş çalışma. Görsel ve duyusal bir goblen oluşturan enstalasyon, toplumsal cinsiyet ve etnik köken bağlamından yola çıkarak Amerika’nın silah politikalarını eleştiriyor.