
Sanat eserine dokunmayın!", Sydney'deki bu yeni sergide asla göremeyeceğiniz bir uyarı. Snoösphere'i sonuna kadar yaşamak istiyorsanız, aksine etkileşim halinde olmalısınız.
Snoösphere, “Snoezelen” adı verilen Hollandalı uyarıcı ve rahatlama ortamlarından esinlenen, The Big Anxiety Festival'de yer alan fütüristik, “duyusal aşırı yükleme” tanımlı bir eser.
Snoösphere, otistik sanatçılarla çalışmalar içinde olan Lull Studios tarafından geliştirildi. duyusal aşırı yükleme bünyesinde olan sanatçılardan biri otizmi olan Singapurlu bir sanatçı-araştırmacı olan Dawn-Joy Leong'du. ABC'ye verdiği bir röportajda, bazı duyusal deneyimlerin otistik izleyicileri tetikleyeceğini belirtiyor. Deneyimlenebilen sanatın bilim ile bileşimini yansıtan bu sergide, her şeye dokunulabiliyor. Snoösphere, Paddington'daki UNSW Galerilerinde 11 Kasım tarihine kadar görülebilir.
2013 yılında grubun kendi ismini taşıyan MGMT isimli albümlerini yayımlayan Andrew VanWyngarden ve Ben Goldwasser, daha önce verdikleri albüm müjdesinin ardından sonunda yeni bir şarkı ile karşımıza çıktı. Little Dark Age isimli şarkılarıyla daha önceki denemelerini sonlandırarak, kendi electro pop tarzına dönen MGMT, albümün tamamının 2018 yılının başında çıkacağını da duyurdu. David MacNutt ve Nathaniel Axel'in Little Dark Age şarkısı için yaptığı video klibe ise aşağıdan göz atabilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=rtL5oMyBHPs
Rami Malek’in Freddie Mercury’nin biyografik filmi Bohemian Rapsody’de karmaşık ve büyüleyici bir rol oynayacağı duyurulmuştu. Şimdi de filmle ilgili görseller paylaşılmaya başlandı. The Usual Suspects ve X-Men serisi gibi yapımlarda oldukça başarılı olan Bryan Singer’ın yöneteceği otobiyografik filmde Rami Malek’e eşlik edecek olan Ben Hardy, Joe Mazello ve Gwilym Lee ise diğer Queen üyelerini canlandıracak. Ben Hardy, Roger Taylor’a; Gwilym, Lee Brian May’ye; Mazello ise John Deacon’a hayat verecek. Filmin senaryosunu ise Stephan Hawking hayatının anlatıldığı Theory Of Everything filminden tanıdığımız Anthony McCarten yazdı. McCarten yazdığı senaryo ile En İyi Uyarlama Senaryo Oscar’ına aday olmuştu.
Queen’in hayatta olan üyeleri Roger Taylor ve Brian May de filmde müzik yapımcıları olarak görev alacak. Queen’in sahne performanslarını da odağına alacak film, 25 Aralık 2018 vizyona girecek.
İngilizce yazılmış romanlara verilen, dünyanın en saygın edebiyat ödüllerinden biri sayılan Man Booker Ödülü'nün bu yılki sahibi George Saunders oldu. George Saunders ödüle, Türkçeye Arafta ismiyle çevrilen ilk romanı Lincoln in the Bardo ile layık görüldü.
Saunders bu önemli ödül için Paul Auster, Ali Smith, Emily Fridlund, Mohsin Hamid ve Fiona Mozley gibi önemli yazarlar ile yarıştı. Arafta, Amerikan İç Savaşı’nın kahramanı, eski ABD Başkanı Abraham Lincoln’ın yedi yaşındaki oğlu Willie Lincoln’ı kaybetmesinin ardından girdiği içsel serüveni, arka planda Amerika Birleşik Devletleri’nin o dönemdeki gelişmeleriyle harmanlayarak anlatıyor.
Man Booker Roman Ödülü Seçici Kurul Başkanı Baroness Lola Young, Arafta’nın ödüle layık görülme gerekçesini şu sözlerle açıkladı: “Kazanan kitap, yeniliğiyle, yazım tarzıyla bir adım öne çıkıyordu. Jürilerden biri kitabı gökyüzünde patlayan havai fişeklere benzetti. Kitap; ölüm, yas, mahrumiyet gibi konulardaki düşüncelerimizi sorgulatıyor ve bunu yaparken kendi faniliğimizle, başkalarının ve özellikle sevdiklerimizin faniliğiyle barışmamızı sağlıyor.”
Van Abbemuseum’da açılan “Rasheed Araeen: A Retrospective”, sanatçı Rasheed Araeen’in ilk kapsamlı sergisi. 60 yıllık bir süreci kapsayan sergi; nesiller boyu sanatçılar, yazarlar ve düşünürler üzerinde derin etkisi olan bir çalışma grubunu sunuyor.
“Rasheed Araeen: A Retrospective” ayrı bölümlerden oluşuyor. 1950'lerde ve 60'ların başında Karachi'deki resim çalışmalarındaki ilk deneyleri; öncü minimalist heykeller; 1964'te Londra'ya gelişinden sonra Araeen'in siyasi izini takip eden 70'li ve 80'li yılların önemli parçaları; Uyanış adlı 80'li ve 90'lı yıllara ait dokuz adetlik haç biçiminde eseri; yeni geometrik tabloları ve duvar yapılarından oluşuyor. Bununla birlikte, Araeen'in yazarlığı, editöryal ve küratöryal projeleri ile ilgili materyaller genişletilmiş sanatsal uygulamanın bir parçası olarak sunulacak.
André Aciman'ın 2007 yılında yazdığı romanına dayanan ve açılışını ocak ayında Sundance Film Festivali’nde yapan Call Me By Your Name, büyük olay yaratmıştı. Türkiye’de Filmekimi programında da yer alan Call Me By Your Name, Elio adında İtalyan bir genç ile, ailesinin yazlık misafiri Oliver arasındaki aşka odaklanmıştı. Yönetmen Luca Guadagnino filmin çekilecek olan devamı için; “Timothée Chalamet ve Armie Hammer’la yeniden bir araya gelip bir devam filmi çekmeyi planlıyorum. Senaryo şimdiden hazırlandı hatta. Filmde Elio’yu canlandıran Timothée’nin 25 yaşına geldiği zamanı anlatacağız.” şeklinde açıklamalarda bulundu. Oscar’a aday gözüyle bakılan filmin finaliyle ilgili kafamıza takılan tüm soruları için devam filmi heyecanlandırırken önümüzdeki günlerde daha detaylı bilginin paylaşılacağı bekleniyor.
Kutluğ Ataman’ın William Sheakspeare’in Tüm Eserleri adlı video çalışması, Belçika’nın Antwerp şehrinde, Royal Atheneum of Antwerp’te sergileniyor. Kutluğ Ataman ve ekibi William Sheakspeare’in Tüm Eserleri adlı çalışma kapsamında Shakespeare’in tüm eserlerini tek tek, elle yeniden yazdı. Çalışmada yazılan bu metinler, video kapsamında 35 mm film üzerinden yansıtıldı. Yansıtılan sessiz videoda görülen el yazıları hızlı bir akışla, metinleri anlaşılmaz bir hale getiriyor.
İslam kültüründe yazının dekoratif olarak kullanılmasına atıfta bulunan çalışma, bir işaret sisteminden ötekine geçerken anlamın nasıl değişebileceğinin ve sönüp gittiğinin altını çiziyor.
https://www.youtube.com/watch?v=Ik7MoyOHFTc&feature=youtu.be
There Will Be Blood’ta Daniel Day-Lewis ile birlikte çalışan Paul Thomas Anderson, 20. yüzyılın ortalarını bir kez daha keşfedeceği bir film projesiyle karşımızda. Yeni filmi 1950'li yılların Londra’sında haute couture dünyasına ve Charles James adında bir terzinin hayatına odaklanıyor. Kendinden taviz vermeyen bir terzinin hikâyesinin aktarılacağı filmin adı Phantom Thread olarak belirlendi.
Filmin Danie Day-Lewis ile birlikte oyuncu kadrosunda Lesley Manville, Camilla Rutherford ve Pip Phillips gibi oyuncular yer alıyor. Daha önce doksanlarda ayakkabı yapmak için oyunculuğu bırakıp İtalya’ya yerleşen Day-Lewis bu rol için oyunculuğa ara verip kıyafet dikmeyi öğrendi. 25 Aralık’ta vizyona girecek filmden yakınlarda fragman paylaşılması da bekleniyor.
Londra Pi Artworks Galeri’de Fatma Bucak’ın ilk solo sergisi açıldı. “Sticks and Stones” adını taşıyan sergide Bucak’ın çağımızın iki yaygın mücadelesi üzerinde durduğunu görüyoruz: İfade özgürlüğü ve hareket özgürlüğü. Sanatçı sergide kullandığı fotoğraf, video ve yerleştirmelerle bu iki özgürlüğün iç içe geçmişliğini gösteriyor.
Malzeme olarak çubuklar ve taşlar sergide sık sık görülüyor. Serginin en dikkat çeken çalışmaları arasında gösterilen Damascus Rose serginin kapanışında bir törene ev sahipliği yapacak. Bucak, Damascus Rose adlı çalışmasında Şam’dan Londra’ya giden gül dallarını kullanıyor ve gül dalları burada kök salacak umuduyla yeryüzündeki bir yatağa ekilmeyi bekliyor. Çalışmayla Şam ve Londra arasındaki rotanın tehlikeli yolculuğu ve savaştan kaçan milyonlarca Suriyeli mültecinin durumu yansıtılıyor.
Sergi 21 Kasım tarihine kadar ziyarete açık olacak.
Diogo Machado ya da bilinen adıyla Add Fuel, en büyük ve dikkat çeken çalışmasını geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdi. İllüstürasyon ve sokak sanatı üzerine çalışmaları olan sanatçı Louvor da Vivacidade (Yaşayan Kente Övgüler) eserini Lisbon’da sergiledi.
Add Fuel, şehrin simgelerinden olan Portekiz fayanslarını, yine aynı şekilde bölgede gelenekselleşmiş Azulejo tekniğiyle harmanlayarak sokak sanatındaki 10. yılını kutladı. Tarihi, mimari ve geleneksel elementleri bir arada kullanan sanatçı, bölgedeki tarihi Estrela Town Hall’ın merdiven paneli üzerinde çalıştı. Bölgenin daha önce üzerinde bulunan fayans parçalarından yola çıkarak, varolan kompozisyona eklentiler yapıp aynı zamanda tarihi dokuyu yeniden canlandırdı.
https://vimeo.com/237447280