
22 Nisan 2018’de ikinci sezon yayınına başlayacak olan HBO’nun popüler bilim kurgu dizisi Westworld’un merakla beklenen resmi fragmanı yayımlandı. İkinci sezon çekimlerine oyuncu kadrosunda yer alan Zahn McClarnon’ın sağlık sorunu nedeniyle ara verilmişti. Bu sezon diziye, Vikings’ten tanıdığımız Gustaf Skarsgard, Tyrant dizisinden Fares Fares, Betty Gabriel, Katja Herbers, Tessa Thompson, Louis Herthum ve Neil Jackson gibi oyuncular dâhil olacak. Dizinin soundtrack’lerini ise besteci Ramin Djawadi üstleniyor. İkinci sezon fragmanına aşağıdan göz atabilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=sjVqDg32_8s
Danimarka, 1792'de trans-Atlantik köle ticaretinin yasaklanmasına rağmen, yasağı uygulamak için acele etmedi. Kural 11 yıl sonra yürürlüğe girdi ve kölelik 1848'e kadar devam etti. Bu süreçte isyan eden Mary Thomas, yargılandı ve Atlantik üzerinden Kopenhag'daki bir kadın cezaevine kaçtı.
Halk heykellerinin çoğunun beyaz adamları temsil ettiği Danimarka'da, Jeannette Ehlers ve La Vaughn Belle adlı iki sanatçı, Karayipler'deki Danimarkalı sömürge yönetimine karşı ateşli bir isyan başlatmış olan 19. yüzyıldan kalma asi kraliçe Mary Thomas’ın çarpıcı heykelini ortaya çıkardı. Bu heykel Danimarka’nın ilk siyah heykeli olarak dikkat çekiyor. Ben Kraliçe Meryem adıyla anılan heykel, bir zamanlar şeker ve rom için kullanılan bir deponun, hapishaneden yaklaşık bir mil uzakta bulunan cephesinde yer alıyor. Heykel yaklaşık 23 metre boyunda, kafası sarılı ve çıplak ayakla oturuyor. Geniş sırtlı sandalyede, bir elinde meşaleyi tutuyor diğer elinde ise şeker kamışı kesmek için kullanılan bir alet yer alıyor.
2015'te IŞİD tarafından, Irak'ın Musul kentinde yıkılan Lamassu isimli kanatlı boğa heykelinin bir kopyası artık Londra sokaklarında. Irak asıllı Amerikalı sanatçı Michael Rakowitz, Londra'daki Trafalgar Meydanı'nda 10 bin boş hurma şerbeti kutusu kullanarak heykeli yeniden oluşturdu.
Rakowitz çalışması hakkında: "12 yıl önce Irak Müzesi’nde yağmalanan 8 binden fazla eseri yeniden inşa etmeyi amaçlayan Görünmez Düşman Olmamalı adlı projeye başladım. Ancak Irak'ta savaş, arkeolojik alanları da kapsayacak şekilde genişledi" diye konuştu.
IŞİD, Koruyucu Tanrı isimli Lamassu heykeli dahil yüzlerce yıllık birçok eseri tahrip etmesiyle sanat tarihine ağır bir yara bırakmıştı. Aslı eski Asur'un başkenti Ninova'da bulunan eser, Milattan Önce 700 tarihinde inşa edilmiş, günümüze kadar ayakta kalmıştı. Eser, 2020 yılına kadar Trafalgar Meydanı'ndaki Dördüncü Sütun isimli kaidede sergilenecek.
Çağdaş sanatın sansasyonel isimlerinden biri olan Damien Hirst yine tepki oklarını üzerine çekti. Şu günlerde Beverly Hills’de yer alan Gagosian Gallery’de açılan, sanatçının tablolarından oluşan “The Veil Paintings” sergisi bir yandan Hirst hayranlarını ağırlarken diğer yandan da Avustralya’nın Perth şehrinde bir sahilde bulunan, tasarım ekibi Cool Shit tarafından gerçekleştirilen Damien Hirst’ün şnorkelli yerleştirmesi ayrı bir gündem konusu.
Sanatçı eserlerinde kesip biçerek, formaldehite daldırarak sergilediği koyunlar, köpek balıkları ve domuzlarıyla meşhur. Hatta 2012 yılında Tate Modern’de açılan “In and Out of Love” sergisi sırasında da 10 bine yakın kelebeğin ölümüne yol açmıştı. Hayvan haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle sayısız kez mahkemelik olan ve protesto edilen sanatçı bu kez Tiger Shark adlı çalışmasını eleştirmek için yapılan yerleştirmeyle gündeme geldi. Enstalasyon, Hirst’in Tiger Shark heykelinin yapımında kullandığı köpekbalığını yakalayıp çıkarttırdığı sahille aynı yerde bulunuyor.
Damien Hirst’in formaldehite daldırdığı Tiger Shark, 12 milyon dolara satılarak bir rekor kırmıştı. Cool Shit ekibi ise Hirst’in o köpek balığını ararken ve 12 milyonu beklerken ki hâlini canlandırmak istedi.
Dün akşam karanlık bir atmosfer içinde turuncu tonda bir portresini paylaşıp, “bu gece” yazan The Weeknd, sürpriz bir yeni EP yayımladı.
Altı şarkıdan oluşan yeni EP’nin adı ise My Dear Melancholy. My Dear Melancholy’de oldukça heyecan verici isimler de yer alıyor. Sanatçının daha önce de birlikte çalıştığı Daft Punk’ın yanı sıra kendisinden yeni albüm haberi beklediğimiz DJ Gesaffelstein ve Nicolas Jaar karşımıza çıkan isimler arasında. EP’nin prodüktörlüğünü ise Skrillex, Mike WiLL Made-It, Daheala, Cirkut ve Marz üstleniyor. Henüz finleme fırsatınız olmadıysa sizi My Dear Melancholy’den Call Out My Name şarkısıyla baş başa bırakıyoruz.
https://www.youtube.com/watch?v=rsEne1ZiQrk
Bu yılın Emmy Ödülleri’nde en iyi dizi seçilen ve en çok ödül kazanan, aynı zamanda Altın Küre’den de zaferle dönen The Handmaid's Tale ikinci sezon fragmanını paylaştı. Margaret Atwood’un The Handmaid’s Tale romanından uyarlanan ve Türkçeye Damızlık Kızın Öyküsü olarak çevrilen dizinin ikinci sezonu toplam 13 bölümden oluşacak ve 25 Nisan’da Hulu’da başlayacak.
Bugüne kadar toplam 30 ödül kazanan ve başrollerini Elisabeth Moss, Joseph Fiennes, Samira Wiley ve Alexis Bledel gibi oyuncuların paylaştığı The Handmaid’s Tale; Gilead isimli distopik bir evrende, kadınları doğurganlıkları üzerinden farklı sınıflara ayırarak, onlara dayatılan roller dâhilindeki hayatlarını inceliyor. Fragmana aşağıdan göz atabilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=dKoIPuifJvE
Louis XIV'in Versailles sarayına ilham veren Fransız Barok şairi Vaux-le-Vicomte’nin adını taşıyan Vaux-le-Vicomte Şatosu , büyük salonu için Charles Le Brun tarafından tasarlanan anıtsal bir fresk olmadan uzun zamandır duruyordu. Paris'in güneydoğusundaki Maincy'de, 17. yüzyıla ait sanatçı ve iç mimar, büyük salonun kubbeli tavanını boyamaya başlamak üzereyken, kralın maliye bakanı Nicolas Fouquet, zimmetine para gerçirdiği gerekçesiyle ihanetten tutuklandı ve tavanın boyanması için ayrılan ödenek de böylece ortadan kayboldu.
Vaux-le-Vicomte, 1875'te Alfred Sommier tarafından satın alınmadan ve restore edilmeden önce birkaç aristokrat ailesinin elinden geçti. 50 yıl önce evi halka açmış olan Alfred Sommier torunları, şimdilerde Le Brun'un hiç yaşayamamış başyapıtı The Palace of the Sun'ı yeniden yaratmak için dijital teknolojiden yardım alıyor. Aile, Le Brun'un 1830'da uçan bir kartal ve gökyüzü açıklığından oluşan tavanının, yaşamsal boyuttaki vizyonunu tamamlamak istedi. Fakat orijinal yapı değiştirilemez veya kaldırılamazdı çünkü Vaux-le-Vicomte, Fransa'nın tarihi bir anıtı olarak sınıflandırılmıştı. Video projeksiyon haritalama teknolojisi artık “geri dönüşümlü” bir çözüm sunuyor.
ALMA-Astrid Lindgren Anma Ödülü’nün bu yılki kazanan yazarı Jacqueline Woodson oldu.
ALMA-Astrid Lindgren Anma Ödül töreni, 27 Mart 2018’ de Bolonya’da gerçekleştirildi. Ödülü hep kitap tarafından dilimizde yayımlanan Bir Başka Brooklyn isimli kitabın sahibi Amerikalı yazar Jacqueline Woodson kazandı. Jüri, Jacqueline Woodson için “Savunmasızlıklarla uğraşan ve kendi varlığı için mücadele eden genç insanlarla tanışmamızı sağlıyor. Ağır olmayan bir dil ile derin hikayeler yazan Woodson, üzüntü ve umut arasında bölünmüş günlük hayatı eşsiz bir şiirsel ton ile anlatır” ifadelerini kullandı.
Irkçılık, ayrışma, ekonomik adaletsizlik, sosyal savunmasızlık, önyargılar ve cinsel kimlik yazarın kitaplarında ele aldığı temalardır. Yetişkinler, gençler ve çocuklar için yazan Jacqueline Woodson’ın kitapları on iki dile çevrildi.
Astrid Lindgren Anma Ödülü’nde aday gösteren kurumlar arasında İTEF-İstanbul Uluslararası Edebiyat Festivali yer aldı. Türkiye'den katılan adaylar ise Fatih Erdoğan ve Çocuk Vakfı oldu.
Oscarlı senarist Dalton Trumbo'nun, efsanevi denizci Hernan Cortes’in hayatını ele aldığı ve 2014 yılında sinemaya uyarlanmak istediği senaryosu dizi olarak projelendiriliyor. Prodüksiyonu Amazon tarafından yürütülecek proje, dört saatlik mini dizi formatında izleyici karşısına çıkacak ve başrolü Javier Bardem üstlenecek. Dizinin yürütücü yapımcılığını yönetmen Steven Spielberg üstlenirken dizinin yaratıcısı ve senaristi ise Schindler's List’in Oscarlı senaristi Steven Zaillian olacak.
Yönetmen koltuğunda da Steven Spielberg’ün oturacağı mini dizi, Trumbo’nun Hollywood tarafından kara listeye alındıktan 10 yıl sonra senaryoya bağlı kalınarak Aztek İmparatorluğuyla ilk iletişimi kuran ve tarihin akışını etkileyen Hernan Cortes ve Aztek İmparatoru Montezuma arasındaki ilişkiyi konu alacak.
Hong Kong'un başlıca kültürel sahnesi olan Art Basel Hong Kong, altıncı edisyonunu gişe rekorları kıran eserleri ve şık sokak sanatıyla açmaya hazırlanıyor. 29-31 Mart tarihleri arasında düzenlenecek olan fuar, kentin sanat takviminin kilit taşı ve başarısı, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler için kentin çekiciliğini sağlıyor.
Art Basel Hong Kong bu yıl, 32 ülkeden 248 galeriye ev sahipliği yapıyor. Fuar alanı; Galleries, Insights, Discoveries, Kabinett, Encounters ve Film başlıkları altına ayrılıyor. Özellikle Asya sanatının önemli isimlerinin ve galerilerinin ön plana çıktığı fuarda, hem tarihsel odaklı hem de yerleşik ve yeni ortaya çıkan sanatçılar tarafından son yıllarda yapılan çalışmalarla, bölgenin çeşitliliğine derinlemesine bir bakış sunuyor.