
Arctic Monkeys geçtiğimiz günlerde, heyecanla beklenen yeni albümleri Tranquility Base Hotel & Casino'nun yayın tarihini açıkladı. Grubun 2013 yılında çıkardıkları AM albümlerinin üzerinden geçen beş yıllık bir aranın ardından yeni albümün tarihi 11 Mayıs olarak duyuruldu. Yeni albüm, uzun süredir iş birliği yapan James Ford ve Alex Turner tarafından ortaklaşa üretildi ve Los Angeles, Paris ve Londra olmak üzere üç şehirde kaydedildi. Albüme konuk olan müzisyenler arasında ise The Last Shadow Puppets’tan Zach Dawes, Mini Mansions’tan Tyler Parkford ve Tame Impala basçısı Cam Avery yer alıyor. Tranquility Base Hotel & Casino albümünde yer alan şarkılar:
1 Star Treatment
2 One Point Perspective
3 American Sports
4 Tranquility Base Hotel + Casino
5 Golden Trunks
6 Four Out Of Five
7 The World’s First Ever Monster Truck Front Flip
8 Science Fiction
9 She Looks Like Fun
10 Batphone
11 The Ultracheese
Albüm öncesi yayınlanan kısa tanıtım videosuna da aşağıdan göz atabilirsiniz.
Sürrealizm denilince akla gelen ilk isim ressam Salvador Dali’dir dersek yanlış olmaz. Salvador Dali sadece sanatıyla değil, yaşam tarzıyla da bir ikon olmayı ve çılgınlıklarıyla gündemde kalmayı başarmış bir sanatçı.
Hayvanlara olan ilgisi malum olan Dali’nin, resimlerinde sık sık gördüğümüz figürler harici, şehirde gezdirdiği karıncayiyeni de bir hâyli meşhur. Bu sıralar ise sanatçının ıstakozdan yaptığı telefonları konuşuluyor. Tasarımı çok konuşulan, ahize kısmı ıstakozdan olan beyaz telefonların son örneklerinden biri İngiltere’de satışa çıktı. Lakin İngiltere hükümeti duruma müdahale ederek, böyle önemli bir eserin ülke bünyesinde kalmasını sağlamak adına esere üç aylık bir yurt dışı çıkış yasağı getirdi.
Dünya üzerinde 11 adet bulunan bu ıstakoz telefonlar, eser adlarıyla Lobster Telephone’ların, 7’si beyazken 4’ü kırmızı renkte. Salvador Dali, Lobster Telephone’ları kendisi gibi sürrealist akımın öncülerinden olan şair Edward James ile birlikte tasarladı.
A Separation ve The Salesman filmleriyle iki Oscar kazanan ve politik duruşuyla istikrarlı bir tavrı olan Asghar Farhadi’nin yeni film Everybody Knows, 71. Cannes Film Festivali’nin açılış filmi olacak.
Yönetmenin başrollerini Penelope Cruz ve Javier Bardem’in paylaşacağı yeni filmi Everybody Knows, genç bir kızın kaçırılması olayına odaklanıyor. Auteur yönetmen Asghar Farhadi’nin yönetmen ve senaristliğini üstlendiği son filmi, 2004 yapımı Pedro Almodovar’ın Bad Education filminden beri Cannes Film Festivali’nin açılışını yapan ilk İspanyolca film olacak. Filmin oyuncu kadrosunda ayrıca Ricardo Darin, Bárbara Lennie, Eduard Fernández, Elvira Minguez, Ramón Barea, Carla Campra, Inma Cuesta gibi isimler bulunurken, Alberto Iglesias filmin müziklerini, Jose Luis Alcaine ise görüntü yönetmenliğini üstleniyor. 71. Cannes Film Festivali bu yıl 8-19 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek.
Sydney’deki bir otomat, şehir halkına şeker ve karbonhidratı unutturuyor, fiziksel ve zihinsel sağlığımıza daha iyi gelecek “şey”ler dağıtıyor. Called Intangible Goods / Maddi Olmayan Maddeler olarak adlandırılan otomat, “akıl için uygun şekilde paketlenmiş malzemeler” olarak tanımlanan paketler satıyor. Enstalasyon çikolata ve gazlı içecekler satmak yerine; duygusal ihtiyaçlarımıza yönelik amaç, arkadaşlık, cesaret temalı barlar ve paketler sunmaya dayanıyor.
Enstalasyonun arkasındaki sanatçı Mark Starmach, çalışması için “Çoğumuz için fiziksel ihtiyaçlarımızın büyük ölçüde karşılandığı bir toplumda yaşıyoruz ama çoğu zaman duygusal ve psikolojik yaşamlarımızı besleyemiyoruz. Bu eğlenceli ve interaktif çalışmanın, insanların akıllarında daha çok ihtiyacımız olan şeylerden bahsetmeleri için beklenmedik bir yol açmasını ve önemli bir neden hakkında farkındalıklarını arttırmasını umuyoruz” yorumunda bulunuyor.
Otomata, Martin Place, Pitt Street Mall ve Circular Quay civarlarında rastlayabilirsiniz. Çalışmadan elde edilen tüm gelir ise Akıl Sağlığı Derneği NSW (WayAhead) ve Şizofreni Araştırma Enstitüsüne (NeuRA) bağışlanacak.
Deneysel ve disiplinlerarası çalışan sanatçı Miguel Chevalier; üretimlerinde doğa ve oyun, akışlar ve ağlar, sanal şehirler ve gösterişli desenler gibi tekrarlayan temaları işliyor. Sanatçının 100'ü aşkın yeni eserini içeren “Digital Abysses”; bir dizi korkuluk kabininin yanı sıra, on adet daldırma sistemini de bünyesinde bulunduran, Bordeaux’da yer alan 3.500 metrekarelik bir sergi. Bordeaux Denizaltı Üssü’nün anıtsal alanlarını ele alan sergi, bu ekosistemlerin kırılganlığı konusundaki endişeleri ortaya çıkaran ve biyo çeşitliliği koruma ihtiyacını vurgulayan bir dizi dijital sanat enstalasyonuyla bizi denizaltı dünyasını keşfe çıkarıyor.
“Digital Abysses”, görünen ve görünmeyen canlı varlıklarla ilişkimizi şiirsel ve mecazi bir şekilde araştırırken, ziyaretçilere rüya ve gerçeklik arasında bir gezinti sunuyor. Toplanmış kabuk, fosil gibi çok sayıda nadir veya tuhaf nesnenin bir araya geldiği ve sunulduğu alanlar oldukça dikkat çekici. Sergideki dolaplar, 3D baskılı heykeller, videolar, dijital baskılar, su altı flora ve faunadan esinlenerek tasarlanan lazer kesimlerden oluşuyor. Yeni Atlantis ve Kelp Ormanı gibi başlıklar taşıyan etkileşimli alanlar, denizaltı dünyasında dijital olarak çeşitli referansları yeniden inşa ediyor.
Fransa Bordeaux’da, Bordeaux Denizaltı Üssü’nde gerçekleşen sergi 9 Mart - 20 Mayıs tarihleri arasında ziyaret edilebilir.
Dublin Şehir Kütüphaneleri ve Dublin Kent Konseyi iş birliğiyle düzenlenen, bu yıl 23. yılına giren International DUBLIN Literary Award (Uluslararası Dublin Edebiyat Ödülü)’ın 10 romandan oluşan 2018 yılı kısa listesi açıklandı.
Listede iki İrlandalı yazarın romanı yer alırken, geri kalan sekiz roman Fransa, Almanya, İtalya, Norveç, Meksika, Güney Kore, Güney Afrika ve Amerikalı yazarların eserlerinden seçildi.
Ödülü kazanan romanın yazarına 100.000 € para ödülü verilecek. Eğer kitap tercüme edildiyse ödül, yazar 75.000 € ve çevirmen 25.000 € alacak şekilde bölüştürülecek.
13 Haziran’da sonuçları açıklanacak yarışmada kısa listede yer alan 10 yazar ve eseri:
1)Alina Bronsky - Baba Dunja’s Last Love (Ukrainian/German) Translated from the German by Tim Mohr. Published by Europa Editions.
2)Yuri Herrera - The Transmigration of Bodies (Mexican) Translated from the Spanish by Lisa Dillman. Published by And Other Stories.
3)Roy Jacobsen - The Unseen (Norwegian) Translated from Norwegian by Don Bartlett & Don Shaw. Published by MacLehose Press.
4)Han Kang - Human Acts (South Korean) Translated from Korean by Deborah Smith. Published by Portobello Books and Random House, USA.
5)Eimear McBride - The Lesser Bohemians (Irish) Published by Faber & Faber.
6)Mike McCormack - Solar Bones (Irish) Published by Tramp Press.
7)Antonio Moresco - Distant Light (Italian) Translated from Italian by Richard Dixon. Published by Archipelago Books.
8)Marie Ndiaye - Ladivine (French) Translated from French by Jordan Stump. Published by MacLehose Press.
9)Yewande Omotoso - The Woman Next Door (South African/Nigerian/Barbadian) Published by Chatto & Windus.
10)Elizabeth Strout - My Name is Lucy Barton (American) Published by Penguin, UK
Avrupa’nın en önemli müzik festivallerinden biri olan Roskilde Festival, bu yıl da 30 Haziran - 7 Temmuz tarihleri arasında Danimarka’nın Roskilde kentinde düzenlenecek. Her yıl birbirinden ünlü isimleri ağırlayan festivalde bu yıl öne çıkanlar arasında: Eminem, Gorillaz, Bruno Mars, Nine Inch Nails, St Vincent, David Byrne, Dua Lipa, Nick Cave & The Bad Seeds, Kali Uchis, Interpol, Massive Attack, Anderson .Paak & The Free Nationals, Four Tet ve Charlotte Gainsbourg gibi isimler yer alacak.
İlki 1971 yılında düzenlenen ve seneler geçtikçe kendi kitlesini yaratan Roskilde Festival’in bu yılki sekiz günlük programı ile ilgili festivalin Program Başkanı Anders Wahrén: “Nick Cave & The Bad Seeds ve Massive Attack gibi ikonik eklemelerin yanı sıra popstar Dua Lipa gibi isimlerin de olduğu bir lineup sunabilmek harika bir duygu” dedi. Roskilde Festival, yaklaşık 25.000 gönüllü etrafında çevrelenen; modern, çığır açıcı, kâr amacı gütmeyen ve yardımsever insanlar tarafından organize edilen bir festival. Elde edilen bütün kâr, Roskilde Festivali Yardım Toplumu tarafından ulusal ve uluslararası olmak üzere yardım ve kültürel amaçlarla bağışlanıyor. Festivalle ilgili detaylara https://lineup.roskilde-festival.dk/ adresinden göz atabilirsiniz.
Andy Warhol Müzesi, Warhol'un New York'taki ilk on yılına odaklanan kapsamlı bir araştırmanın yer aldığı "Adman: Warhol Before Pop"u sunmaya hazırlanıyor. Sergi zeminini 1950'lerin New York'u ve onun gelişmekte olan reklam endüstrisi oluştururken aynı zamanda Amerikan sanatının biçimlendirici yıllarına odaklanıyor ve böylece Andy Warhol'un kariyerinin başlangıcına dair bilgiler veriyor.
Amerikan Pop Art hareketinin önde gelen figürlerinden Andy Warhol, 1960'larda ortaya çıkan sanatsal ifade, şöhret kültürü ve reklam arasındaki ilişkiyi araştırır. Eserleri; çizim, performans, film, video enstalasyonu ve yazı gibi çok çeşitli sanat biçimlerini kapsar ve güzel sanatlar ile ana akım estetikleri arasındaki çizgiyi tartışmalı bir şekilde bulanıklaştırır.
Sergi kapsamında; nadir çizim ve fotoğraflardan vintage reklamlara, sanatçı kitaplarından yeniden düzenlenen vitrinlere kadar 300'den fazla nesne ile Warhol'un pek çok eseri ilk defa kamuya açık olarak gösterilecek. Sergi, 27 Nisan-2 Eylül tarihleri arasında The Andy Warhol Müzesi’nde düzenlenecek.
Stanley Kubrick'in bilim kurgu başyapıtı 2001: A Space Odyssey, 3 Nisan'daki 50. yıl dönümünü kutlamak için orijinal 70mm formatında yeniden beyaz perdeye aktarılacak. Film, 18 Mayıs'ta birçok seçkin sinemada gösterimlerini gerçekleştirecek.
Dağıtım şirketi Warner Bros basın açıklamasında, filmin orijinal kamera negatiflerinin kullanıldığını, negatiflerin sadece fotokimyasal tekniğiyle ve ilk kaydından bu yana ilk kez yenilendiğini vurguladı. Dijital hile, remastered veya revizyonist gibi herhangi bir düzenleme yapılmadığını da ekledi. Son filmi Dunkirk’i 70 mm formatında izleyiciyle buluşturan yönetmen Christopher Nolan ise 2001: A Space Odyssey filminin yenilenmiş hâlini 12 Mayıs'ta Cannes Film Festivali'nin Cannes Klasikleri Bölümü’nde sunan kişi olacak.
“2001: A Space Odyssey'i, ilk kez Londra'daki Leicester Square Theatre'da babamla görmüştüm” diyen Nolan: “Yeni nesil için bu analog deneyimi yeniden yaratmak ve Cannes Film Festivali'nde Kubrick'in şaheseri olan filmin 70mm'lik yeni baskısını tüm analog görkemiyle sunmak bir ayrıcalık ve şereftir” diye ekledi.
Dünyaca ünlü Louvre Müzesi, sanat tarihinin önemli isimlerinden olan Fransız sanatçı Eugene Delacroix’in eserlerinden oluşan bir sergiye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.
Sanatçı tüm dünyada Fransız Devrimi’nin simgesi kabul edilen, 1830 yılında yaptığı Liberty Leading the People / Halka Yol Gösteren Özgürlük adlı yağlı boya tablosuyla, Fransız resim sanatının kült ressamları arasında yerini almayı başarmıştı. Fransız romantik resim ekolünün temsilcisi sayılan Delacroix, bu akımın en yetkin yapıtlarını ortaya koyan ressamlardan biri olarak kabul ediliyor.
29 Mart'tan itibaren görülebilecek olan sergide, sanatçının ünlü The Massacre at Chios / Sakız Adası Katliamı tablosunun da bulunduğu toplam 180 eseri görebilecek.