
Amerikalı şarkıcı Tom Waits, Marc Ribot ile birlikte İkinci Dünya Savaşı sırasında faşist güçlere karşı savaşan partizanları anlatan Bella Ciao adlı şarkıyı İngilizce söyledi.
Marc Ribot’nun 1942’den günümüze direniş şarkılarını yeniden yorumladığı albümü Songs of Resistance’a (1942-2018), bugün itibarıyla birçok platformdan ulaşılabilecek. Syd Straw, Fay Victor ve Ohene Cornelius gibi müzisyenlerin destek verdiği albümdeki Tom Waits düeti olan Bella Ciao şarkısına yapılan video klip çalışması da paylaşıldı. Jem Cohen tarafından çekilen klipte kullanılan görüntüler ise Washington, DC’de gerçekleşen Trump karşıtı eylemlerden oluşuyor. Songs of Resistance (1942-2018) albümünün tamamını https://marcribot.bandcamp.com/album/songs-of-resistance-1942-2018 adresinden dinleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=n_pWpW4JlrM
2019 yılında vizyona girmesi beklenen ve yapımcılığını Martin Scorsese’nin üstleneceği Joker filminin yönetmeni Todd Phillips, Joaquin Phoenix’in hayat vereceği ikonik karaktere dair ilk görüntüyü pazar günü Instagram hesabından paylaştı.
Robert De Niro, Zazie Beetz, Marc Maron ve Alec Baldwin’in kadrosunda olduğu açıklanan yeni Joker filminde 80’lere gideceğiz ve Joker’in Joker olmadan önceki hâlini izleyeceğiz. Arthur Fleck adıyla karşımıza çıkacak Phoenix, filmde başarısız bir komedyeni canlandıracak.
Patrick Somerville tarafından hayata geçirilen, Emma Stone ve Jonah Hill’in başrollerini paylaştığı Maniac dizisinden yeni fragman paylaşıldı.
Yönetmen koltuğunda True Detective dizisinin birinci sezon baş yapımcılığı ve yönetmenliğini üstlenen Cary Joji Fukunaga’nın bulunduğu Maniac, bizim dünyamıza çok benzer bir dünyada, bizim zamanımıza çok benzer bir zamanda, iki yabancı Annie Landsberg (Emma Stone) ve Owen Milgrim’in (Jonah Hill), kendilerince uygun sebeplerle gizemli bir ilaç testinin son aşamasında karşı karşıya gelişini konu alıyor. Justin Theroux, Julia Garner, Sonoya Mizuno, Jemima Kirke, Sally Field, Sejal Shah ve Aaralyn Anderson’ın da oyuncu kadrosunda yer aldığı Maniac, 21 Eylül’de tüm dünya ile aynı anda Netflix üzerinden izlenebilecek.
https://www.youtube.com/watch?v=6-AgA_2GaCs
Safdie Kardeşler’in çekimlerine devam ettiği yeni filmi Uncut Gems, Netflix tarafından satın alındı. Filmin Amerika’daki dağıtımı A24 tarafından gerçekleşecek ancak diğer ülkelerde Netflix üzerinden izlenebilecek. En son Robert Pattinson’ı izlediğimiz Good Time ile oldukça çarpıcı bir film ortaya koyan yönetmenler Josh ve Benny Safdie, Uncut Gems’te bir süper kahraman filmi ile karşımıza çıkacaklar.
Başrolünde kuyumcu karakteri olarak Adam Sandler’ı ve Lakeith Stanfield izleyeceğimiz Uncut Gems’te yeniden bir soygun hikâyesiyle karşılaşacağımızı duyuran yönetmenler, New York’ta gerçekleşen bir elmas ticareti sırasında Adam Sandler’ın mallarının çalınmasıyla karmaşıklaşan hayatına odaklanacaklar. Safdie Kardeşler’in, bu filmde de temposu yüksek ve oldukça gerçekçi bir anlatım sunması bekleniyor. Yürütücü yapımcılığını Martin Scorsese’in üstlendiği filmin vizyon tarihi ile ilgili henüz kesin bilgi paylaşılmadı.
Coen Kardeşler’in beklenen yeni filmi The Ballad of Buster Scruggs’ın resmi fragmanı yayımlandı. 75. Venedik Film Festivali’nde bu yıl En İyi Senaryo Ödülü dalında Gümüş Aslan’ın sahibi olan Netflix orijinal filmi The Ballad of Buster Scruggs, altı bölümden oluşan ve Amerika sınırlarında geçen bir Batı antolojisi filmi.
Başrolünde Tim Blake Nelson’ın yer aldığı filmin diğer oyuncu kadrosunda James Franco, Brendan Gleeson, Ricky Gervais, Ralph Ineson, Zoe Kazan ve Liam Neeson yer alıyor. Film, 16 Kasım’da Netflix ve ardından sinemalarda gösterime girecek.
https://www.youtube.com/watch?v=TUbS__6p8ls
JKMM Mimarlık tarafından tasarlanan Amos Rex, Finlandiya’nın başkenti Helsinki’nin yeni yer altı müzesi olarak karşımıza çıkıyor. 1930’larda inşa edilen ikonik kulenin de bulunduğu Lasipalatsi Meydanı, Amos Rex’in çıkıntılı kubbeleri ve camdan tepeleriyle dalgalı bir denizi andırıyor.
1965’ten beri varlığını sürdürerek Helsinki’deki Amos Anderson Sanat Müzesi’nin merkezini oluşturan yapı, tarihi Lasipalatsi Meydanı için yapılan restorasyonun bir parçası. Yerin altı kazılarak oluşturulan mekân, Amos Anderson Sanat Müzesi’nin kararıyla müzenin varlığını sürdüren basın – yayın ofisleri yerine sanat alanlarına ayrılmasıyla bugünkü hâlini aldı. 13 bin metre küplük bir alana yayılan Amos Rex’in küratörü yer altı müzesinin geçmiş, gelecek ve günümüzü bir araya getirdiğini vurgularken yapı aynı zamanda 21. yy çağdaş sanat mimarisinin bir örneği olarak görülüyor.
Oscar ödüllü yönetmen Damien Chazelle ve oyuncu Ryan Gosling’in, altı Oscar ödüllü filmleri La La Land’ten sonra yeniden bir araya geldikleri ve Venedik Film Festivali’nin açılışını yapan First Man (Ay’da İlk İnsan) filminden altyazılı fragman yayımlandı.
Film, Neil Armstrong’u ve Apollo 11 uçuşunu odağına alarak aya yapılan insanlı ilk yolculuğun arkasındaki hikâyeyi konu alıyor. James R. Hansen’in kaleme aldığı biyografik roman First Man: A Life Of Neil Armstrong’tan ilham alınan film, Armstrong’un perspektifinden duygusal ve samimi bir anlatımla tarihin en tehlikeli görevlerinden biri için seçilen Armstrong’un, ailesinin ve iş arkadaşlarının yaptığı fedakarlıkları ve ödedikleri bedeli anlatıyor. Oyuncu kadrosunda Ryan Gosling, Claire Foy, Jason Clarke, Kyle Chandler, Corey Stoll, Ciaran Hinds, Christopher Abbott, Patrick Fugit ve Lukas Haas’ın yer aldığı film, 19 Ekim’de vizyona girecek.
https://www.youtube.com/watch?v=mCFA7gdDtuA
Medya sanatçısı Naoko Tosa “Invisible Beauty” isimli sergisinde, geleneksel Japon kültürüyle ileri teknolojiyi bir araya getiriyor. Hong Kong Galerisi’nde kaleydoskop multimedya deneyimi için düzenlenen alanda sergilenen sanatçının video çalışmaları, saniyede 2000 kare yakalayabilen yüksek hızlı bir kamera ile çekilen anları yansıtıyor. Mürekkep ve buz tanecikleri gibi malzemelerle renkli sıvıların kullanıldığı videolar ses dalgalarının geçişlerini yansıtıyor.
Naoko Tosa’nın çalışmaları New York Metropolitan Müzesi’nin dışında Londra Meclis Salonu, The Long Beach Müzesi ve Singapur’daki Japonya Tasarım Merkezi’nde sergilendi. Sanatçının birçok medya çalışması Genesis, Space Flower ve en ünlü olan Sound of İkebana başlıklarında sergilenmeye devam ediyor. Japon çiçek düzenlenme sanatından esinlenen Tosa, renkli boya ve yağlara ses titreşimleri göndererek ortaya çıkan görüntüleri yüksek hızlı kamerayla kayda alıyor. Sanatçının altın, inci gibi malzemeler kullanarak yarattığı Space Flower serisi, 17. yy’da tarihi Japon Sanat Okulu’nda öğretilen “rimpa”ya saygı niteliği taşıyor.
David August, 5 Ekim’de PIAS etiketiyle yayımlayacağı üçüncü albümü D'Angelo'dan önce albümle aynı adı taşıyan ilk parçasını temmuz ayında paylaşmıştı. Albümden 33CHANTS adlı ikinci bir single da paylaşan August, bu yıl yayımladığı DCXXXIX A.C. adlı ambient türdeki albümünden sonra bir süredir ara verdiği kendi tarzındaki elektronik tabana geri döndüğünü netleştirmiş oldu. Yeni albümündeki iki şarkısında da baskın olan gitar tınıları, organik ve güçlü vokaller ile birleşerek, zenginleştirilmiş bir David August tarzıyla karşı karşıya olduğumuzu işaret ediyor.
David August, aynı zamanda D'Angelo kapsamında 28Ağustos’ta Leipzig'te başlayıp 5 Aralık'ta Amsterdam'da sona erecek olan kapsamlı bir Avrupa turuna da çıktı. Aralarında, Londra, Berlin, Glasgow, Paris ve daha fazlasının olduğu tur programına ve albüm ile ilgili detaylara http://www.davidxaugust.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=jxH7bdQUl-s
Londra’da yer alan Victoria ve Albert Müzesi, “The Future Starts Here” sergisine ev sahipliği yapıyor. Bir dönemin moda objeleriyle en son teknolojiyi buluşturan sergi, geleceğin teknoloji dünyasını hayal eden bir nokta ile modern yaşamın karmaşıklığına dikkat çekiyor. Oumarou Idrissa ve oyuncu Miranda July’ın birlikte hazırladığı I’m the President, Baby ise sergide en çok ziyaret edilen enstalasyonlardan biri.
Ortak bir çalışma olan I’m the President, Baby, uyku ve telefon kullanımı arasındaki ilişkiyi inceliyor. Los Angeles asıllı Oumarou Idrissa, Nijerya’dan Londra’ya göçen bir taksi sürücüsü ve bir tür uyku bozukluğu olan insomnia hastası. Sergiye gelen ziyaretçiler, enstalasyonda yer alan göstergelerden Idrissa’nın uyku alışkanlığı ile uyuyamadığı zamanlarda Instagram, Uber, WhatsApp kullanımına ait kayıtları eş zamanlı olarak görebiliyor. Öte yandan sergideki mavi, yeşil, turuncu ve kırmızı perdeler, Idrissa’nın kullandığı app ve uyku durumlarına göre farklı tepkiler gösteriyor.
Victoria ve Albert Müzesi’nde yer alan I’m the President, Baby, “The Future Starts Here” sergisi kapsamında 4 Kasım’a kadar görülebilecek.